Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1360, sondan 4877. ayet; 9. sure ve bu surenin 125. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 12, harf sayısı 54 ve toplam ebced değeri ise 4164 olarak hesaplanmıştır.
واما الذين في قلوبهم مرض فزادتهم رجسا الى رجسهم وماتوا وهم كافرون
واماالذينفيقلوبهممرضفزادتهمرجساالىرجسهموماتواوهمكافرون
Veemmâ-lleżîne fî kulûbihim meradun fezâdet-hum ricsen ilâ ricsihim vemâtû vehum kâfirûn(e)
Kalplerinde hastalık olanların ise, pisliklerine pislik katmış (küfürlerini artırmış), böylece kâfir olarak ölüp gitmişlerdir.
Sûrede ağırlıklı bir yere sahip olan münafıklar konusuna tekrar değinilmekte, onların alaycı ve çirkin davranışlarının müminlere bir zarar veremediği, hatta yürekten inanmış insanların imanlarını daha da güçlendirdiği, bu tutumlarının ancak kendi zararlarını arttırdığı ifade edilmektedir. 126. âyette sözü edilen musibetler hakkında çeşitli açıklamalar yapılmışsa da (bk. Taberî, XI, 73-74), münafıkların değişik vesilelerle gerçek ve çirkin yüzlerinin ortaya çıkmasına, rezil rüsvâ olmalarına rağmen bunlardan ders çıkarmadıklarına ve iki yüzlülükte ısrar ettiklerine işaret edildiği anlaşılmaktadır.
Kalplerinde hastalık bulunanlara gelince, onların da inkârlarını tamamen artırır ve onlar artık kâfir olarak ölürler.
Kalplerinde hastalık olanlara gelince, onların da murdarlıklarına murdarlık katmış ve onlar kâfir olarak ölüp gitmişlerdir.[186]
[186] Rics/murdarlık kelimesi hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, VIII, 399.
Kalplerinde hastalık olanlara gelince, bu onların kötülüklerine kötülük katmıştır. Ve onlar gerçeği yalanlayan nankörler olarak ölürler.
(Ama) Kalplerinde hastalık (inkârcılık, münafıklık, yalancılık ve çıkarcılık) olanlara gelince: (Bu sure ve ayetler, tüm Kur’ani mesaj ve müjdeler) Onların murdarlığına murdarlık katıp (adileştirir.Döneklikleri, ödleklikleri ve çeşitli kötülükleri sebebiyle manevi pislik yuvasına dönmüş ruhlarının hastalık ve husumetleri ziyadeleşir.) Ve artık bunlar (iflah olmayıp) kâfir olarak öleceklerdir.
Ama gönüllerinde hastalık olanların pisliklerine pislik katarak küfürlerini artırır ve onlar, kafir olarak ölüp giderler.
Öte yandan kalplerinde bir hastalık bulunanlarınsa, her yeni haber inançsızlıklarına inançsızlık katar ve böylece Allah'tan gelen gerçekleri örtbas eder bir yaşantıyla ölüp giderler.
İnen sûreler, kalpleri kararmış, aklından zoru olanların, hasta ruhluların da şüphelerini, küfürlerini ve nifaklarını artırır, üzerlerindeki lâneti, gazabı, azabı çoğaltır. Onlar artık kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfir olarak ölürler.
Kalplerinde hastalık olanlarınsa pisliklerine pislik katmıştır [8] ve onlar kâfir olarak ölmüşlerdir.
8.Yani küfürlerine küfür katmıştır. İnkarcılıklarından dolayı her sure inişinde inkarcılıkları yani küfürleri artmakta, küfürlerinin artması ise onlar için pisliklerinin artması anlamını taşımaktadır.
Kalblerinde hastalık olanların ise, iğrençliklerine iğrençlik (murdarlık) ekleyip-arttırmış ve onlar kâfir kimseler olarak ölmüşlerdir.
Kalblerinde bir hastalık (küfür ve nifak) olanların ise, bu sûreler, küfürlerine küfür kattı ve kâfir olarak ölüp gittiler.
Kalplerinde hastalık olanlara ise, (manevi) azap üstüne azap arttırdı. Ve onlar kâfir olarak öldüler.()
(*) Kur’anda, olacak bir şey eğer kesin ise, olmuş gibi geçmiş kipi ile ifade edilir. O zaman Medine’deki o münafıkların küfür üzere öleceklerini Allah bildiği için, “öldüler” diye ifade etmiştir. Veya daha önce münafık olarak ölenleri haber vermektedir.
Yürekleri bozuk olanlarınsa, evet artar murdarlık üstüne murdarlıkları, kâfir olaraktan ölüp giderler
Kalplerinde (şirk ve münafıklık gibi) bir hastalık bulunan kimselere gelince, (inen vahiy) onların inançsızlıklarına inançsızlık katar ve böylece hakkı tanımama tutumu içindeyken ölüp giderler.
Kalblerinde hastalık olanların ise pisliklerine pislik katmıştır; onlar kafir olarak ölmüşlerdir.
Kalplerinde hastalık (kâfirlik ve münafıklık) olanlara gelince, onların da inkârlarını büsbütün artırır ve onlar artık kâfir olarak ölürler.
Kalplerinde hastalık bulunanlara gelince... Onların da kötülüklerine kötülük katmıştır ve onlar kafirler olarak ölürler.
Kalblerinde bir hastalık olanlara gelince, onların da murdarlıklarına (küfürlerine) murdarlık (küfür) katmıştır ve kâfir olarak ölüp gitmişlerdir.
Kalblerinde bir maraz olanlara gelince: onların da küfürlerine küfür katmıştır ve kâfir olarak ölüb gitmişlerdir
Fakat (o sûreler) kalblerinde maraz (küfür ve nifaak) bulunanların küfürlerine küfür katıb artırdı ve onlar kâfir kâfir öldüler.
Kalblerinde bir hastalık (nifak) olanlara gelince ise, artık (her âyetimiz) onların küfürlerine küfür kattı ve onlar kâfir kimseler olarak öldüler.
İnen sureler, ancak kalplerinde hastalık bulunanların hastalıklarına hastalık katar ve bu inkâr etmiş halleriyle ölüp giderler.
Yüreklerinde hastalık bulunanlara gelince bu sûre onların murdarlıklarına bir murdarlık daha katar [²]. Onlar kâfir olarak ölürler.
[2] Onların şüphe ve küfürlerine bir şüphe ve küfür da ha katar.
Kalplerinde hastalık olanların ise pisliklerine pislik katmıştır ve onlar kâfirler olarak ölmüşlerdir.
Fakat kalplerinde kötü niyet, önyargı, inançsızlık ve benzeri hastalık olanlara gelince, Allah’ın ayetleri, onların inkârlarını büsbütün artırarak çirkinliklerine çirkinlik katar ve böylece bu inatçı nankörler, hakîkati reddeden bir kâfir olarak ölüp giderler.
Kalblerinde hastalık olanlara gelince; onların pisliklerine pislik kattı.
Onlar kâfir olarak öldüler.
(O sûre) kalplerinde hastalık olanların, pisliklerine pislik katar1 ve onlar da kâfir olarak ölür giderler.
1 Yani küfürlerine küfür, inançsızlıklarına inançsızlık, kötülüklerine kötülük ekler.
Öte yandan, kalplerinde bir hastalık bulunanlarınsa, her yeni haber inançsızlıklarına inançsızlık katar 166 ve böylece hakkı tanımama tutumu içindeyken ölüp giderler.
Kalplerinde hastalık bulunanların ise pislikleri artmıştır. Ve onlar, kâfir olarak ölüp gitmişlerdir. 3/7, 17/41- 82, 22/72
Bir de kalpleri hastalıklı kimseler var; ve bu onların çirkefliklerinin katmerlenmesine yol açmıştır; en sonunda onlar, (boğazlarına kadar gömüldükleri inkârda) kâfir olarak ölüp gidecekler.
Fakat kalplerinde bir hastalık olanlara gelince, (o sûrenin nüzûlü) onların küfürlerine küfür katıp arttırmıştır ve onlar kâfirler oldukları halde ölüp gitmişlerdir.
Fakat o sûreler, kalplerinde küfür ve nifak hastalığı bulunanların inkârlarına inkâr kattı ve onlar kâfir olarak öldüler. [17, 82; 41;44]
Fakat yüreklerinde hastalık olanlara gelince (bu), onların pisliklerine pislik katar. Ve onlar kafir olarak ölürler.
Kalplerinde hastalık olanların da pisliğine pislik katar. Onlar da kâfir olarak ölürler.
Kalplerinde hastalık bulunanların pisliklerine pislik katmıştır. Ve onlar, kafir olarak ölmüşlerdir.
İndirilen sûre, kalplerinde hastalık bulunanların da pisliğine pislik katar; sonunda onlar kâfir olarak ölürler.
Kalplerinde maraz olanlara gelince, inen sure onların pisliğine pislik ekler. Kâfir olarak ölüp gittiler onlar.
daħı ammā anlar kim göñülerinde śayrulıķdur arturdı anlara kāfirlıķ kāfirlıķlarına daħı öldiler anlar kāfirler iken.
Daḫı ol kişiler ki yüreklerinde ḫastalıḳ vardur, arturur rüsvāylıḳ rüs‐vāylıḳları üstine. Daḫı öldiler kāfirler‐iken.
Qəlblərində mərəz (şəkk-şübhə, nifaq) olanlara gəldikdə isə, (hər bir surə) onların murdarlığı (küfrə, nifaqı) üstünə bir murdarlıq da gətirər və onlar kafir olaraq ölərlər!
But as for those in whose hearts is disease, it only addeth wickedness to their wickedness, and they die while they are disbelievers.
But those in whose hearts(1376) is a disease,- it will add doubt to their doubt, and they will die in a state of Unbelief.*
1376 Cf.
2:10 and several similar passages. Just as the light, which to healthy eyes gives enlightenment, causes pain to the diseased eye, which emits unclean matter, so to those spiritually diseased, Allah's grace is unwelcome, and they put forth more doubts to cover their disease. And they die in their disease, and of their [disease. Note the aptness of the metaphor.