Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 6055, sondan 182. ayet; 91. sure ve bu surenin 12. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 3, harf sayısı 13 ve toplam ebced değeri ise 1741 olarak hesaplanmıştır.
Hani onların en bedbaht olanı (fesat çıkarmak için) ileri atılmıştı.
Başka sûrelerde örnekleri görüldüğü gibi burada da geçmiş bir kavmin hikâyesinden konuyla ilgili bir kesit verilmiştir. 8-10. âyetlerde insanın hayır veya şer yollarından birini seçebileceği, bu imkâna sahip olarak yaratıldığı bildirildikten sonra nihaî kurtuluşun da yıkımın da bu seçime bağlı bulunduğu uyarısı yapılmıştı. İşte 11-15. âyetlerde bu seçimi yanlış yapanlardan bir örnek ve insanlara bir ibret olmak üzere geçmişten bir topluluğun, Semûd kavminin yanlış seçimi ve bu yüzden başlarına gelen büyük felâket hatırlatılmıştır (bilgi için bk. A‘râf
7:73-79; Hûd
11:61-68).
Onların en azgını (deveyi kesmek için) ileri atılmıştı.
12,13. En azgınları ileri atıldığında, Allah'ın peygamberi onlara, “Allah'ın devesini bırakınız, onun su içmesine engel olmaktan sakınınız” demişti.
Onların en azgını ayaklandığı zaman,
Onların en 'zorlu eşkiyaları' (zorbalık ve küstahlıkla) ayaklanıp ortaya atılmıştı.
O zaman ki en bahtsızları atılmıştı da.
İçlerinden en yozlaşmış azgınları deveyi öldürmek üzere ayaklandığında,
En azgınları, çete reisi ortaya atılıp çıktığı zaman Sâlih:
“Dokunmayın.”dedi.
En bahtsızları ortaya atılınca.
En 'zorlu bedbahtları' ayaklandığında,
O vakit (Semûd kavminin) en azılısı, (bir mucize olarak kayadan çıkarılan Allah'ın devesini öldürmek için) fırlayınca;
En şakileri ortaya atıldıklarında,
Hani, yollamıştı en kötüsünü
Onların en azgın olanı (deveyi boğazlayarak fesat çıkarmak için) ileri atılmıştı.
11,12. Semud milleti, içlerinden en azgını ileri atılınca, azgınlığı yüzünden peygamberleri yalanladı.
11, 12, 13, 14, 15. Semûd kavmi azgınlığı yüzünden (Allah'ın elçisini) yalanladı. Onların en bedbahtı (deveyi kesmek için) atıldığında, Allah'ın Resûlü onlara: «Allah'ın devesine ve onun su hakkına dokunmayın!» dedi. Ama onlar, onu yalanladılar ve deveyi kestiler. Bunun üzerine Rableri günahları sebebiyle onlara büyük bir felâket gönderdi de hepsini helâk etti. (Allah, bu şekilde azap etmenin) âkıbetinden korkacak değil ya!
Allah Semûd kavmine Sâlih Peygamber’i göndermişti. Kendisinden mucize istediler. Allah ona pek güzel bir dişi deve gönderdi. Bu devenin otlaklarda serbestçe dolaşması, belli bir günde sulanması, deveye kimsenin kötülük etmemesi emredildi. Kudar b. Sâlif adında birisi, Hz. Sâlih’i yalanladı. Sonra deveyi kestiler. Allah, onların memleketlerini başlarına yıktı ve onları helâk etti. Onlardan kalan harabeler hâla mevcuttur.
En azgınları ayaklanmıştı.
En azgınları ileri atılınca,
O en yaramazları fırladığı zaman
(O kavmin) en şakıysi ayaklandığı zaman.
12,13. Hani onların en bedbahtı (deveyi kesmek için) ileri atılmıştı da Allah'ın peygamberi (Sâlih) onlara: “Allah'ın devesi(ni kesmekten) ve onun su içmesi(ni engellemekten sakının)!” demişti.
Onların kural tanımaz eşkıyaları (Elçinin getirdiği mesajlara karşı) ayaklandıkları zaman.
Hani en bedbahtı kalkıp deveyi öldürmeye kalkmıştı.
İçinden en azgını ayaklandığında.
Hani içlerinden en azgınları, ileri atılarak Sâlih Peygamberin karşısına dikilmişti.
Hani, o vakit en eşkiyası ileri atıldı.
11,12. Semûd (toplumu) içlerinden en azgını ileri atılınca, ta baştan (ona engel olmayarak) Hakk’ı yalanlamıştı.1
1 Semûd Kavmi için Bk: (A’raf: 73)
içlerinden en onulmaz azgınları, [zulüm yapmak için] ileri atılırken,
Onların en azgınları ileri atılmıştı. 11/62, 17/59
hani kavmin en azgını kışkırtmayla zıvanadan çıktığında,[5755]
[5755] Mutavaat kalıbı olan inbe‘ase, kışkırtılma durumunu ifade eder. Buna göre, günaha kışkırtan da günahı işleyen gibi suçludur.
Onların en şâkisi ayaklandığı zaman.
Bir ara onların en azılı olanları öne atıldığında, bu yalanlamaları iyice şiddetlendi.
En haydutları ayaklandığı zaman,
Bir gün onların en hayırsızı ileri atıldı.
En azgınları ileri atılmıştı.
Hani onların en bedbahtı baş kaldırmıştı.
En haydutları ortaya fırladığı zaman,
ol vaķt kim ķoptı yirinden bed baħŧıraġı.
Ol vaḳt ki durdı deveyi öldürmeg‐içün ol ḳavmüñ bedbaḫtraġı.
Onların ən rəzili (Allahın bir mö’cüzəsi olaraq qayanın içindən çıxartdığı dəvəni öldürməyə) qalxdığı zaman
When the basest of them broke forth
Behold, the most wicked man among them was deputed (for impiety).(6155)*
6155 The prophet Salih made a certain she-camel a Sign or Symbol, a test case, "This she-camel of Allah is a Sign unto you; so leave her to graze in Allah's earth and let her come to no harm, or ye shall be seized with a grievous punishment" (
7:73). but they plotted to kill her and sent the most wicked man among them to dare and do that deed of impiety. It was probably when she came to drink at the stream that she was hamstrung and killed. See
26:155, and
54:27.