Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 6068, sondan 169. ayet; 92. sure ve bu surenin 10. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 2, harf sayısı 13 ve toplam ebced değeri ise 865 olarak hesaplanmıştır.
8,9,10. Fakat, kim cimrilik eder, kendini Allah’a muhtaç görmez ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) yalanlarsa, biz de onu en zor olana kolayca iletiriz.
Cimrilik edip kendisiyle yetinen, yani kendi gücüne ve elindekilere güvenip Allah’ın yardımına muhtaç olmadığını zanneden kişi için Allah’ın kolaylaştıracağı bildirilen zahmet yolu “en zor” anlamına gelen usrâ kelimesiyle ifade edilmiştir. Bu sebeple cümle genellikle “Biz onu en zora hazırlarız” şeklinde anlaşılmıştır. Allah’ın kulunu zor olana hazırlamasından maksat da kulun, Allah ve resulünün gösterdiği yolu kabul etmeyerek yanlışlarda ısrar etmesi, bu sûre bağlamında ise cimriliğini sürdürmesi neticesinde Allah’ın ondan hidayet ve yardımını çekmesi, onu kendi haline bırakmasıdır. Bu ise insan için en büyük mahrumiyettir. Çünkü bu şekilde kendi başına kalan kul helâl haram demeden nefsânî arzularını tatmine çalışır; kötülük yapmak, günah işlemek ona kolay gelir, bunlardan zevk alır. Sonuçta cehennemi boylar; dünyada cimrilik edip biriktirmiş olduğu servetini orada fidye olarak verip cehennem azabından kurtulmak ister ama bu da mümkün olmaz.
Ona da zor olanı (cehenneme gitmeyi) kolaylaştıracağız.
8,9,10,11. Ama cimrilik edip kendini ihtiyaçsız, yeterli gören ve güzeli yalanlayana da, zorluklara uğramasını kolaylaştırırız. Cehenneme yuvarlandığı zaman malı ona hiçbir yarar sağlamaz.[768]
[768] İyi ve kötü iki insan tipinin sonları hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XXI, 171-177.
Ona en zoru¹ kolaylaştıracağız.
Biz ona da en zorlu (ve zararlı) olanı (kötülük yollarını ve azaba uğramasını) kolaylaştıracağız (böylece adım adım rezalet ve felaketlere hazırlayacağız).
Artık ona da en güç yolu kolaylaştırırız.
Kim, yoksullara verir, Tanrıdan korkup suçtan çekinirse, güzel sözü, yani Kur’ân'ı, inancı, tevhid kelimesini, Müslümanlığı, cenneti gerçeklerse, ona en kolay yolu, yani dini, ibadeti, cennete girmeyi, Tanrı razılığına ermeyi, daha da kolay bir hale getiririz. Fakat kim nekeslik eder, zenginleşmeyi diler, güzel sözü yalanlarsa ona, güç olan ateşi, cehenneme girmeyi, azaba uğramayı kolaylaştırırız.
ona da güçlük, zorluk ve sıkıntıya giden yolu kolaylaştıracağız.
Ona da, en zor yolu, başarısızlığı, vicdan azâbını, âhiret azâbını kolaylaştıracağız.
Ona da en zor olan(a ulaşmay)ı kolaylaştıracağız.
Biz de ona en zorlu olanı (azaba uğramasını) kolaylaştıracağız.
Biz de onu, en şiddetli yola (ateşe) hazırlarız.
9, 10. Güzel Cenneti yalanlayan ise, Biz onu zora dayatacağız.
Güç yollara yollayacağız!
İşte onun için de zorluğa ve sıkıntıya giden yolu kolaylaştırırız.
8,9,10. Ama, cimrilik eden, kendini Allah'tan müstağni sayan, en güzel sözü yalanlayan kimsenin güçlüğe uğramasını kolaylaştırırız.
8, 9, 10, 11. Kim cimrilik eder, kendini müstağni sayar, en güzeli de yalanlarsa, biz de onu en zora hazırlarız. Düştüğü zaman da malı kendisine hiç fayda vermez.
Onu da en zor yola hazırlarız.
Onu da usraya (en zoruna) kolaylıyacağız
biz de ona en güc olanı kolaylaşdırırız.
8,9,10. Ama kim cimrilik eder ve kendini (Allah'ın sevâbına) muhtaç görmezse, ve o en güzel olanı yalanlarsa, onu da en zor olana (Cehenneme) muvaffak kılarız!
Zorlukları kolaylaştıracağız.
Biz ona güçlüğe götürecek yol için yine kolaylık veririz [⁶].
[6] Cehennem yollarını hazırlarız.
Biz de ona en güç olanı kolaylaştırırız.
Ona da, zorluk ve sıkıntıya giden ve sonu cehennemle biten yolu kolaylaştıracağız!
Ona Zorluğu kolaylaştıracağız.
Biz ona da zor olan (kâfirliği) daha da kolaylaştırırız.1
1 Esasen kâfirlik çok zordur. Allah’ı bırakıp ne olduğu belirsiz putlara tapmak, manasız ayinleri ibadet adı altında yapmak, içki, kumar ve fuhuş gibi insana zarar veren zorluklara göğüs germek ne kadar da zor şeylerdir. Ama bir insan bunları kendisine hayat tarzı olarak belirlerse artık kâfirlik ona kolay gelmeye başlar, alışır ve farkına varmadan sonunda cehenneme kavuşur.
onun için zorluğa ve sıkıntıya giden yolu kolaylaştırırız:
Biz de ona kolayı zorlaştırırız. 9/34-35, 63/10
işte ona da, zorluk ve felaketin en dibine giden yolu kolaylaştırırız;[5766]
[5766] Kötüye cehennemin kolaylaştırılması, tercihinin onda artık yerleşik bir meleke haline gelmesiyle açıklanabilir. Çünkü onun iç dünyası tercihine alışmış, hatta tercihinin tiryakisi olmuştur. Bu da ona cehennemin kolaylaştırılmasıdır. Bir mastar formu olarak yusrâ kolaylığın zirvesini, ‘usrâ ise zorluğun dibini ifade eder.
Onu da en zor olan için kolayca iletiriz.
9, 10. O en güzel kelimeyi (kelime-i tevhidi) yalan sayanı ise, en güç yola sardırırız.
Ona da en güç(yolda gitmey)i kolaylaştırırız.
Onu da en zora, kolayca ulaştırırız.
Biz de ona zorluğu kolaylaştırırız.
Ona da kötülük yolunu kolaylaştırırız.
Biz onu, en zor olana sevk edeceğiz.
8-10. daħı ammā ol kim çıġan oldı daħı ḥācetsüz oldı daħı yalan duttı görklüyi geñez eyleyevüz aña śarpı ya'nį ma'śįyet.
Aña geñez iderüz yamanlıḳ yolını.
Biz ona ən çətin olanı (Cəhənnəmi) müyəssər edəcəyik (onu Cəhənnəm üçün hazırlayacağıq!)
Surely We will ease his way unto adversity.
We will indeed make smooth for him the path to Misery;