Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 6070, sondan 167. ayet; 92. sure ve bu surenin 12. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 3, harf sayısı 12 ve toplam ebced değeri ise 291 olarak hesaplanmıştır.
Şüphesiz bize düşen sadece doğru yolu göstermektir.
Kitap indirmek ve peygamber göndermek suretiyle hidayet ve dalâlet yollarını, hayrı ve şerri açıklamak Allah’a aittir. Bir önceki sûrede açıkça belirtildiği üzere Allah insana duyu ve bilgi vasıtaları, akıl ve irade vermiş; hayrı şerden, hakkı bâtıldan ayırma imkânını bahşetmiştir. 13. âyette Allah Teâlâ hem dünya hem de âhiret hayatının kendisine ait olduğunu ifade buyurarak, her iki dünyanın kendi yönetiminde olduğunu belirtmekte, dolayısıyla her iki dünyanın iyilik ve güzelliklerini O’ndan istememiz gerektiğini ima etmektedir.
Şüphesiz ki doğru yola ulaştırmak yalnızca bize aittir.
Doğru yolu göstermek bize aittir.
Kuşkusuz doğru yolu göstermek Bize aittir.
Kesinlikle hidayet etmek (doğru yola iletmek) Bize ait (bulunmaktadır, hidayet Allah’tandır).
Şüphe yok ki doğru yolu göstermek, bize düşer.
Bakın, şüphe yok ki doğru yolu göstermek bize aittir.
Bize düşen, insanlara ve cinlere kesinkes doğru, hak yolu kitap ve peygamberle göstermek, aydınlatıcı bilgiler vermektir.
Muhakkak ki doğru yolu göstermek bize aittir.
Şüphesiz, bize ait olan, yol göstermektir.
Muhakkak ki bize düşen, doğru yolu göstermektir.
Gerçekten kolay ve doğru yolda yaşatmak, Bize aittir.
Bize düşen, doğru yolu göstermektir
Şüphesiz bize düşen sadece doğru yolu göstermektir.
Bize düşen sadece doğru yolu göstermektir.
12, 13. Doğru yolu göstermek bize aittir. Şüphesiz ahiret de dünya da bizimdir.
Doğru yolu göstermek muhakkak bize aittir.
Her halde doğruyu göstermek bize
Şübhesiz bize âid olan, her halde doğru yol (u göstermekdir).
Muhakkak ki bize düşen, elbette doğru yolu göstermektir.(2)
(2)“Dalâletin (hak yoldan sapmanın) gāyet müdhiş ma‘nevî elemini hisseden bir adama, îmân ile hidâyet ihsân etmek, eğer tevhid nazarıyla (Allah’ın birliğine îman ile) bakılsa, birden o cüz’î (küçük) ve âciz ve fânî adam bütün kâinâtın hâlıkı (yaratıcısı) ve sultânı olan Ma‘bûdunun (ilâhının) muhâtab bir abdi (kulu) olmak ve o îman vâsıtasıyla bir saâdet-i ebediyeyi (Cenneti) ve şâhâne ve çok geniş ve şa‘şaalı bir mülk-i bâkīyi ve bâkī bir dünyayı ihsân etmek ve onun gibi bütün mü’minleri dahi derecelerine göre o lütfa mazhar etmek(kavuşturmak) olan bu ihsân-ı ekber (bu en büyük lütuf) yüzünde ve sîmâsında, bir Zât-ı Kerîm ve Muhsin’in(ikram ve ihsânı sonsuz olan Allah’ın) öyle bir hüsn-i ezelîsi ve öyle bir cemâl-i lâyezâlîsi (yok olmaz güzelliği) görünür ki, bir lem‘ası (parıltısı) ile bütün ehl-i îmânı kendine dost ve has kısmını da âşık yapıyor.” (Şuâ‘lar, 2. Şuâ‘, 5)
Doğruyu belirlemek bize aittir.
Şüphesiz doğru yola götürmek bize aittir.
Şüphesiz bize ait olan, yol göstermektir.
Gerçek şu ki, insanlığa doğru yolu göstermek Bize aittir. Çünkü Biz insanı sorumsuz ve başıboş bırakmış değiliz.
Elbette Hidayet / Yol Göstermek, bize düşer.
Doğru yolu ancak Biz gösteririz.1
1 Yani, hidâyet vermek, doğru yolu göstermek, hak ve bâtılı bildirmek, Peygamber ve kitap göndermek, kalplere iyi ve kötüyü ilham etmek sadece Allah’a aittir. Bunu siz, kendiliğinizden asla yapamazsınız. Bir kul, bir başka kula asla hidayet veremez. Belki onun hidayetine vesile olabilir.
BAKIN, Bize düşen doğru yolu göstermektir;
Hiç şüphe yok ki doğru yolu göstermek bize düşer. 3/73, 16/9, 17/9
ELBET doğru yolu göstermek sadece Bizim işimizdir;
Şüphe yok ki hidâyet yolunu göstermek Bize aittir.
Doğru yolu göstermek elbette Bizim işimizdir.
Doğru yola iletmek bize aittir.
Doğru yolu göstermek bize düşer
Doğru yolu göstermek bize düşer.
Doğru yola iletmek Bize aittir.
Yemin olsun, doğruya ve güzele kılavuzlamak sadece bizim işimizdir.
bayıķ bizüm üzerümüzedür ŧoġru yol göstermek.
Hidāyet göstermek benüm üstümedür.
Bizim öhdəmizə düşən yalnız doğru yolu göstərməkdir! (Mö’min və ya kafir olmaq isə hər kəsin öz işidir).
Lo! Ours it is (to give) the guidance
Verily We take(6167) upon Ourselves to guide,*
6167 Allah in His infinite mercy has provided full guidance to His creatures. All through His creation there are sign posts indicating the right way. To man He has given the five senses of perception, with mental and spiritual faculties for coordinating his physical perceptions and leading him higher and higher in thought and feeling. He has besides sent inspired men for further teaching and guidance.