"şeyler" Analizi

Türkçe Meali ve birebir aynı aramasında 56 sonuç bulundu.
1 - 50 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 61. Ayet (2:61:36) مَا ما şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Hani, “Ey Mûsâ! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O hâlde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek, soğan versin” demiştiniz. O da size, “İyi olanı düşük olanla değiştirmek mi istiyorsunuz? Öyle ise inin şehre! İstedikleriniz orada var” demişti. Böylece zillet ve yoksulluk onları kapladı. Onlar, Allah’ın gazabına uğradılar. Bunun sebebi, onların; Allah’ın âyetlerini inkâr ediyor, peygamberleri de haksız yere öldürüyor olmaları idi. Bütün bunların sebebi ise, isyan etmek ve aşırı gitmekte oluşlarıydı.
2 Bakara 134. Ayet (2:134:6) مَا ما şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz.
3 Bakara 134. Ayet (2:134:9) مَا ما şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz.
4 Bakara 141. Ayet (2:141:6) مَا ما şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz.
5 Bakara 141. Ayet (2:141:9) مَا ما şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz.
6 Bakara 255. Ayet (2:255:39) بِمَا بما bimâ şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayandır. Diridir, kayyumdur.[70] O’nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O’nundur. İzni olmaksızın O’nun katında şefaatte bulunacak kimdir?[71] O, kulların önlerindekileri ve arkalarındakileri (yaptıklarını ve yapacaklarını) bilir. Onlar O’nun ilminden, kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. O’nun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır. (O, göklere, yere, bütün evrene hükmetmektedir.) Gökleri ve yeri koruyup gözetmek O’na güç gelmez. O, yücedir, büyüktür.[72]
7 Âl-i İmran 24. Ayet (3:24:13) مَا ما şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Bunun sebebi, onların, “Bize, ateş sadece sayılı günlerde dokunacaktır.” demeleridir. Uydurageldikleri şeyler dinleri konusunda kendilerini aldatmıştır.
8 Âl-i İmran 93. Ayet (3:93:8) مَا ما şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Tevrat indirilmeden önce, İsrail’in (Yakub’un) kendisine haram kıldığı dışında, yiyeceklerin hepsi İsrailoğullarına helâl idi. De ki: “Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi Tevrat’ı getirip okuyun.”
9 Âl-i İmran 180. Ayet (3:180:18) مَا ما şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın kendilerine lütfundan verdiği nimetlerde cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır! O kendileri için bir şerdir. Cimrilik ettikleri şey kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
10 Mâide 52. Ayet (5:52:24) مَٓا ما şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) İşte kalplerinde bir hastalık (nifak) bulunanların, “Başımıza bir felaketin gelmesinden korkuyoruz” diyerek onların arasında koşup durduklarını görürsün. Ama Allah, yakın bir fetih veya katından bir emir getirir ve onlar içlerinde gizledikleri şeye (nifaka) pişman olurlar.
11 Mâide 101. Ayet (5:101:8) اَشْيَٓاءَ اشياء eşyâe şeyler ش ي أ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Size açıklandığı takdirde, sizi üzecek olan şeylere dair soru sormayın.[161] Eğer Kur’an indirilirken bunlara dair soru sorarsanız size açıklanır. (Hâlbuki) Allah onları bağışlamıştır. Allah, çok bağışlayandır, halîmdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)
12 En'am 24. Ayet (6:24:8) مَا ما şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Bak, kendilerine karşı nasıl yalan söylediler ve iftira edip durdukları şeyler (uydurma ilâhları) onları nasıl yüzüstü bırakıp kayboluverdi?
13 En'am 31. Ayet (6:31:26) مَا ما şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar gerçekten ziyana uğramıştır. Nihayet onlara ansızın o saat (kıyamet) gelip çatınca, bütün günahlarını sırtlarına yüklenerek, “Hayatta yaptığımız kusurlardan ötürü vay hâlimize!” diyecekler. Dikkat edin, yüklendikleri günah yükü ne kötüdür!
14 En'am 33. Ayet (6:33:5) الَّذ۪ي الذي lleżî şeyler ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Muhammed! Biz çok iyi biliyoruz ki söyledikleri elbette seni incitiyor. Onlar gerçekte seni yalanlamıyorlar; fakat o zalimler Allah’ın âyetlerini inadına inkâr ediyorlar.
15 En'am 80. Ayet (6:80:18) شَيْـًٔاۜ شيـا şey-â(en) şeyler ش ي أ
Diyanet İşleri (Yeni) Kavmi onunla tartışmaya girişti. Dedi ki: “Beni doğru yola iletmişken, Allah hakkında benimle tartışmaya mı kalkışıyorsunuz? Hem sizin O’na ortak koştuklarınızdan ben korkmam; ancak Rabbimin bir şey dilemiş olması başka. Rabbimin ilmi her şeyi kuşatmıştır. Hâlâ düşünüp öğüt almayacak mısınız?”
16 En'am 88. Ayet (6:88:14) مَا ما şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) İşte bu, Allah’ın hidayetidir ki, kullarından dilediğini buna iletip yöneltir. Eğer onlar da Allah’a ortak koşsalardı, bütün yaptıkları boşa gitmişti.
17 En'am 94. Ayet (6:94:27) مَا ما şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, sizi ilk defa yarattığımız gibi teker teker bize geldiniz. Size verdiğimiz dünyalık nimetleri de arkanızda bıraktınız. Hani hakkınızda Allah’ın ortakları olduğunu zannettiğiniz şefaatçilerinizi de yanınızda görmüyoruz? Artık aranızdaki bağlar tamamen kopmuş ve (Allah’ın ortağı olduklarını) iddia ettikleriniz, sizi yüzüstü bırakıp kaybolmuşlardır.
18 A'raf 33. Ayet (7:33:27) مَا ما şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Rabbim ancak, açık ve gizli çirkin işleri, günahı, haksız saldırıyı, hakkında hiçbir delil indirmediği herhangi bir şeyi Allah’a ortak koşmanızı ve Allah’a karşı bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır.”
19 A'raf 53. Ayet (7:53:36) مَا ما şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar ise ancak, (“Görelim bakalım!” diyerek) Kur’an’ın bildirdiği sonucu (te’vilini) bekliyorlar. Onun bildirdiği sonuç gelip çattığı gün, önceden onu unutmuş olanlar derler ki: “Gerçekten Rabbimizin peygamberleri hakkı getirmişler. Şimdi bizim için şefaatçılar var mı ki bize şefaat etseler veya (dünyaya) döndürülsek de yaptıklarımızdan başkasını yapsak?” Gerçekten onlar kendilerine yazık etmişlerdir. (İlâh diye) uydurdukları (putlar) da onları yüzüstü bırakarak uzaklaşıp kaybolmuşlardır.
20 A'raf 118. Ayet (7:118:4) مَا ما şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Böylece hak yerini buldu ve onların yapmış oldukları şeylerin hepsi boşa çıktı.
21 A'raf 139. Ayet (7:139:8) مَا ما şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz bunların (din diye) içinde bulundukları şey yok olmaya mahkûmdur. Yapmakta olduklarının hepsi batıldır.”
22 Tevbe 9. Ayet (9:9:0) مَا ما şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın âyetlerini az bir karşılığa değiştiler de insanları O’nun yolundan alıkoydular. Bunların yapmakta oldukları şeyler gerçekten ne kötüdür!
23 Tevbe 35. Ayet (9:35:0) مَا ما şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) O gün bunlar cehennem ateşinde kızdırılacak da onların alınları, böğürleri ve sırtları bunlarla dağlanacak ve, “İşte bu, kendiniz için biriktirip sakladığınız şeylerdir. Haydi tadın bakalım, biriktirip sakladıklarınızı!” denilecek.
24 Yunus 12. Ayet (10:12:0) مَا ما şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) İnsana bir sıkıntı dokundu mu, gerek yan üstü yatarken, gerek otururken, gerekse ayakta iken (her hâlinde bu sıkıntıdan kurtulmak için) bize dua eder. Ama biz onun bu sıkıntısını ondan kaldırdık mı, sanki kendisine dokunan bir sıkıntı için bize hiç yalvarmamış gibi geçer gider. İşte o haddi aşanlara, yapmakta oldukları şeyler, böylece süslenmiş (hoş gösterilmiş)tir.
25 Yunus 81. Ayet (10:81:0) مَا ما şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Sihirbazlar atacaklarını atınca, Mûsâ dedi ki: “Sizin bu yaptığınız sihirdir. Allah, onu elbette boşa çıkaracaktır. Çünkü Allah, bozguncuların işini düzeltmez.
26 Hûd 21. Ayet (11:21:7) مَا ما şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) İşte bunlar, kendilerini ziyana uğratan kimselerdir. Uydurmakta oldukları şeyler de kendilerini yüz üstü bırakıp kaybolup gitmiştir.
27 Hûd 81. Ayet (11:81:23) مَٓا ما şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Konukları şöyle dedi: “Ey Lût! Biz Rabbinin elçileriyiz. Onlar sana asla ulaşamayacaklar. Geceleyin bir vakitte aileni al götür. İçinizden kimse ardına bakmasın. Ancak karın müstesna. (Onu bırak.) Çünkü onların (kavminin) başına gelecek olan azap, onun başına da gelecektir. Onların azabla buluşma zamanı sabahtır. Sabah yakın değil midir?!”
28 Hicr 84. Ayet (15:84:4) مَا ما şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Kazanmakta oldukları şeyler kendilerine bir fayda vermedi.
29 Nahl 87. Ayet (16:87:8) مَا ما şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar o gün Allah’a teslim olurlar ve uydurdukları şeyler de onları yüzüstü bırakıp kaybolur.
30 İsrâ 82. Ayet (17:82:4) مَا ما şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Biz Kur’an’dan, mü’minler için şifa ve rahmet olacak şeyler indiriyoruz. Zalimlerin ise Kur’an, ancak zararını artırır.
31 Kehf 42. Ayet (18:42:7) مَٓا ما şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Derken bütün serveti helâk edildi. (Yıkılmış) çardakları üzerine çökmüş hâldeki bağına yaptığı harcamalar karşısında ellerini oğuşturuyor ve şöyle diyordu: “Keşke Rabbime hiçbir kimseyi ortak koşmasaydım..”
32 Hacc 20. Ayet (22:20:3) مَا ما şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Onunla, karınlarının içindekiler ve derileri eritilir.
33 Hacc 30. Ayet (22:30:15) مَا ما şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Bu böyle. Kim Allah’ın hükümlerine saygı gösterirse, bu, Rabbi katında kendisi için bir hayırdır. Haramlığı size okunanların (bildirilenlerin) dışında[376] bütün hayvanlar size helâl kılındı. Artık putlara tapma pisliğinden kaçının, yalan sözden kaçının.
34 Hacc 62. Ayet (22:62:7) مَا ما şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Bu böyle. Çünkü Allah, hakkın ta kendisidir. O’nu bırakıp da taptıkları ise batılın ta kendisidir. Şüphesiz ki Allah yücedir, büyüktür.
35 Furkan 19. Ayet (25:19:3) بِمَا بما bimâ şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) (İlâh edindikleriniz) söyledikleriniz konusunda sizi yalancı çıkardılar. Artık kendinizden azabı savmaya gücünüz yetmeyecek ve kendinize yardım da edemeyeceksiniz. Sizden kim de zulüm ve haksızlık ederse, ona büyük bir azap tattırırız.
36 Şu'arâ 92. Ayet (26:92:4) مَا ما şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) 91,92,93. Cehennem de azgınlara gösterilecek ve onlara, “Allah’ı bırakıp da tapmakta olduklarınız nerede? Size yardım ediyorlar mı veya kendilerini kurtarabiliyorlar mı?” denilecek.
37 Neml 43. Ayet (27:43:2) مَا ما şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Daha önce Allah’tan başka taptığı şeyler ona engel olmuştu. Çünkü o inkâr eden bir kavimden idi.
38 Kasas 75. Ayet (28:75:15) مَا ما şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Her ümmetten bir şahit çıkarırız ve (kâfirlere), “Kesin delilinizi getirin” deriz. Onlar da gerçeğin Allah’a ait olduğunu bilirler ve (Allah’a ortak diye) uydurdukları şeyler kendilerini yüzüstü bırakıp kaybolup gitmişlerdir.
39 Sebe' 54. Ayet (34:54:4) مَا ما şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Tıpkı daha önce benzerlerine yapıldığı gibi, kendileriyle arzuladıkları arasına bir engel konmuştur. Çünkü onlar derin bir şüphe içindeydiler.
40 Yâsîn 42. Ayet (36:42:5) مَا ما şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Biz, onlar için o gemi gibi binecekleri nice şeyler yarattık.
41 Sâffât 39. Ayet (37:39:4) مَا ما şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Siz ancak işlediklerinizin karşılığı ile cezalandırılırsınız.
42 Zümer 47. Ayet (39:47:22) مَا ما şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer yeryüzünde bulunan her şey tümüyle ve onlarla beraber bir o kadarı da zulmedenlerin olsa, kıyamet günü kötü azaptan kurtulmak için elbette onları verirlerdi. Artık, hiç hesap etmedikleri şeyler Allah tarafından karşılarına çıkmıştır.
43 Zümer 50. Ayet (39:50:9) مَا ما şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Bunu kendilerinden öncekiler de söylemişti ama kazandıkları şeyler onlara hiçbir yarar sağlamamıştı.
44 Mü'min 73. Ayet (40:73:5) مَا ما şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) 73,74. Sonra onlara, “Allah’ı bırakıp da ortak koştuklarınız nerede?” denilir. Onlar da, “(Yüzüstü bırakıp) bizden uzaklaştılar. Hayır, demek ki, biz önceleri hiçbir şeye tapmıyormuşuz, (taptıklarımız bir hiçmiş)” derler. İşte Allah, inkârcıları böyle saptırır.
45 Mü'min 82. Ayet (40:82:23) مَا ما şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden önce gelenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar kendilerinden daha çok, daha güçlü ve onların yeryüzündeki eserleri daha üstündü. Fakat kazanmakta oldukları şeyler onlara bir fayda vermemişti.
46 Fussilet 48. Ayet (41:48:3) مَا ما şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Daha önce yalvardıkları (tanrılar) onları yüzüstü bırakıp uzaklaşmıştır. Kendileri için kaçacak bir yer olmadığını anlamışlardır.
47 Şûrâ 36. Ayet (42:36:4) شَيْءٍ شيء şey-in şeyler ش ي أ
Diyanet İşleri (Yeni) 36,37,38,39. (Dünyalık olarak) size her ne verilmişse, bu dünya hayatının geçimliğidir. Allah’ın yanında bulunanlar ise daha hayırlı ve kalıcıdır. Bu mükâfat, inananlar ve Rablerine tevekkül edenler, büyük günahlardan ve çirkin işlerden kaçınanlar, öfkelendikleri zaman bağışlayanlar, Rablerinin çağrısına cevap verenler ve namazı dosdoğru kılanlar; işleri, aralarında şûrâ (danışma) ile olanlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcayanlar, bir saldırıya uğradıkları zaman, aralarında yardımlaşanlar içindir.
48 Zuhruf 86. Ayet (43:86:3) الَّذ۪ينَ الذين lleżîne şeyler ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) O’nu bırakıp taptıkları şeyler şefaat edemezler. Ancak bilerek hakka şâhitlik edenler şefaat edebilirler.
49 Câsiye 10. Ayet (45:10:9) شَيْـًٔا شيـا şey-en şeyler ش ي أ
Diyanet İşleri (Yeni) Arkalarında da cehennem vardır. Dünyada kazandıkları ve Allah’tan başka edindikleri dostlar onlara hiçbir fayda vermez. Onlar için elbette büyük bir azap vardır.
50 Câsiye 10. Ayet (45:10:11) مَا ما şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Arkalarında da cehennem vardır. Dünyada kazandıkları ve Allah’tan başka edindikleri dostlar onlara hiçbir fayda vermez. Onlar için elbette büyük bir azap vardır.