| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 96. Ayet (2:96:8) | اَشْرَكُوا | اشركوا | eşrakû | ortak koşan(lar) | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, sen onların, yaşamaya, bütün insanlardan; hatta Allah’a ortak koşanlardan bile daha düşkün olduklarını görürsün. Onların her biri bin yıl yaşamak ister. Hâlbuki uzun yaşamak, onları azaptan kurtaracak değildir. Allah, onların bütün işlediklerini görür. | |||||
| 2 | Bakara 105. Ayet (2:105:9) | الْمُشْرِك۪ينَ | المشركين | l-muşrikîne | ve müşriklerden | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ne Kitab ehlinden inkâr edenler ve ne de Allah’a ortak koşanlar, Rabbinizden size bir iyilik gelmesini isterler. Oysa Allah, rahmetini dilediğine tahsis eder. Allah, büyük lütuf sahibidir. | |||||
| 3 | Bakara 135. Ayet (2:135:15) | الْمُشْرِك۪ينَ | المشركين | l-muşrikîn(e) | ortak koşanlardan | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Yahudiler) “Yahudi olun ve (Hıristiyanlar da) "Hıristiyan olun ki doğru yolu bulasınız” dediler. De ki: “Hayır, hakka yönelen İbrahim’in dinine uyarız. O, Allah’a ortak koşanlardan değildi.” | |||||
| 4 | Bakara 221. Ayet (2:221:3) | الْمُشْرِكَاتِ | المشركات | l-muşrikâti | müşrik (Allah'a ortak koşan) kadınlarla | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İman etmedikleri sürece Allah’a ortak koşan kadınlarla evlenmeyin. Allah’a ortak koşan kadın hoşunuza gitse de, mü’min bir cariye Allah’a ortak koşan bir kadından daha hayırlıdır. İman etmedikleri sürece Allah’a ortak koşan erkeklerle, kadınlarınızı evlendirmeyin. Allah’a ortak koşan hür erkek hoşunuza gitse de; iman eden bir köle, Allah’a ortak koşan bir erkekten daha hayırlıdır. Onlar ateşe çağırırlar, Allah ise izniyle, cennete ve bağışlanmaya çağırır. O, insanlara âyetlerini açıklar ki, öğüt alıp düşünsünler. | |||||
| 5 | Bakara 221. Ayet (2:221:10) | مُشْرِكَةٍ | مشركة | muşriketin | ortak koşan (hür) kadın- | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İman etmedikleri sürece Allah’a ortak koşan kadınlarla evlenmeyin. Allah’a ortak koşan kadın hoşunuza gitse de, mü’min bir cariye Allah’a ortak koşan bir kadından daha hayırlıdır. İman etmedikleri sürece Allah’a ortak koşan erkeklerle, kadınlarınızı evlendirmeyin. Allah’a ortak koşan hür erkek hoşunuza gitse de; iman eden bir köle, Allah’a ortak koşan bir erkekten daha hayırlıdır. Onlar ateşe çağırırlar, Allah ise izniyle, cennete ve bağışlanmaya çağırır. O, insanlara âyetlerini açıklar ki, öğüt alıp düşünsünler. | |||||
| 6 | Bakara 221. Ayet (2:221:15) | الْمُشْرِك۪ينَ | المشركين | l-muşrikîne | ortak koşan erkeklerle | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İman etmedikleri sürece Allah’a ortak koşan kadınlarla evlenmeyin. Allah’a ortak koşan kadın hoşunuza gitse de, mü’min bir cariye Allah’a ortak koşan bir kadından daha hayırlıdır. İman etmedikleri sürece Allah’a ortak koşan erkeklerle, kadınlarınızı evlendirmeyin. Allah’a ortak koşan hür erkek hoşunuza gitse de; iman eden bir köle, Allah’a ortak koşan bir erkekten daha hayırlıdır. Onlar ateşe çağırırlar, Allah ise izniyle, cennete ve bağışlanmaya çağırır. O, insanlara âyetlerini açıklar ki, öğüt alıp düşünsünler. | |||||
| 7 | Bakara 221. Ayet (2:221:22) | مُشْرِكٍ | مشرك | muşrikin | müşrik erkek- | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İman etmedikleri sürece Allah’a ortak koşan kadınlarla evlenmeyin. Allah’a ortak koşan kadın hoşunuza gitse de, mü’min bir cariye Allah’a ortak koşan bir kadından daha hayırlıdır. İman etmedikleri sürece Allah’a ortak koşan erkeklerle, kadınlarınızı evlendirmeyin. Allah’a ortak koşan hür erkek hoşunuza gitse de; iman eden bir köle, Allah’a ortak koşan bir erkekten daha hayırlıdır. Onlar ateşe çağırırlar, Allah ise izniyle, cennete ve bağışlanmaya çağırır. O, insanlara âyetlerini açıklar ki, öğüt alıp düşünsünler. | |||||
| 8 | Âl-i İmran 64. Ayet (3:64:16) | نُشْرِكَ | نشرك | nuşrike | ortak koşmayalım | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Ey kitap ehli! Bizimle sizin aranızda ortak bir söze gelin: Yalnız Allah’a ibadet edelim. O’na hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Allah’ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilâh edinmesin.” Eğer onlar yine yüz çevirirlerse, deyin ki: “Şahit olun, biz müslümanlarız.”[93] | |||||
| 9 | Âl-i İmran 67. Ayet (3:67:14) | الْمُشْرِك۪ينَ | المشركين | l-muşrikîn(e) | müşrikler- | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İbrahim, ne Yahudi idi, ne de Hıristiyan. Fakat o, hanif (Allah’ı bir tanıyan, hakka yönelen) bir müslümandı. Allah’a ortak koşanlardan da değildi.[94] | |||||
| 10 | Âl-i İmran 95. Ayet (3:95:11) | الْمُشْرِك۪ينَ | المشركين | l-muşrikîn(e) | ortak koşanlar- | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Allah, doğru söylemiştir. Öyle ise hakka yönelen İbrahim’in dinine uyun. O, Allah’a ortak koşanlardan değildi.” | |||||
| 11 | Âl-i İmran 151. Ayet (3:151:8) | اَشْرَكُوا | اشركوا | eşrakû | ortak koştuklarından | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri Allah’a ortak koştuklarından dolayı; inkâr edenlerin kalplerine korku salacağız. Barınakları da cehennemdir. Zalimlerin kalacakları yer ne kötüdür. | |||||
| 12 | Âl-i İmran 186. Ayet (3:186:14) | اَشْرَكُٓوا | اشركوا | eşrakû | ortak koşan(lar) | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, mallarınız ve canlarınız konusunda imtihana çekileceksiniz. Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve Allah’a ortak koşanlardan üzücü birçok söz işiteceksiniz. Eğer sabreder ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız bilin ki, bunlar (yapmaya değer) azmi gerektiren işlerdendir. | |||||
| 13 | Nisâ 12. Ayet (4:12:71) | شُرَكَٓاءُ | شركاء | şurakâu | ortaktırlar | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer çocukları yoksa, karılarınızın geriye bıraktıklarının yarısı sizindir. Eğer çocukları varsa, bıraktıklarının dörtte biri sizindir. (Bu paylaştırma, ölen karılarınızın) yaptıkları vasiyetlerin yerine getirilmesi, yahut borçlarının ödenmesinden sonradır. Eğer sizin çocuğunuz yoksa, bıraktığınızın dörtte biri onlarındır. Eğer çocuğunuz varsa, bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. (Yine bu paylaştırma) yaptığınız vasiyetin yerine getirilmesinden, yahut borçlarınızın ödenmesinden sonradır. Eğer kendisine varis olunan bir erkek veya bir kadının evladı ve babası olmaz ve bir erkek veya bir kız kardeşi bulunursa, ona altıda bir düşer.[108] Eğer (kardeşler) birden fazla olurlarsa, üçte birde ortaktırlar. (Bu paylaştırma varislere) zarar vermeksizin[109] yapılan vasiyetin yerine getirilmesinden, yahut borcun ödenmesinden sonra yapılır. (Bütün bunlar) Allah’ın emridir. Allah, hakkıyla bilendir, halîmdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir.) | |||||
| 14 | Nisâ 36. Ayet (4:36:4) | تُشْرِكُوا | تشركوا | tuşrikû | ortak koşmayın | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin altındakilere iyilik edin. Şüphesiz Allah, kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez. | |||||
| 15 | Nisâ 48. Ayet (4:48:6) | يُشْرَكَ | يشرك | yuşrake | ortak koşulmasını | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Bunun dışında kalan (günah)ları ise dilediği kimseler için bağışlar. Allah’a şirk koşan kimse, şüphesiz büyük bir günah işleyerek iftira etmiş olur. | |||||
| 16 | Nisâ 48. Ayet (4:48:15) | يُشْرِكْ | يشرك | yuşrik | ortak koşan | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Bunun dışında kalan (günah)ları ise dilediği kimseler için bağışlar. Allah’a şirk koşan kimse, şüphesiz büyük bir günah işleyerek iftira etmiş olur. | |||||
| 17 | Nisâ 116. Ayet (4:116:6) | يُشْرَكَ | يشرك | yuşrake | ortak koşulmasını | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışındaki günahları, dilediği kimseler için bağışlar. Allah’a ortak koşan, kuşkusuz, derin bir sapıklığa düşmüştür. | |||||
| 18 | Nisâ 116. Ayet (4:116:15) | يُشْرِكْ | يشرك | yuşrik | ortak koşarsa | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışındaki günahları, dilediği kimseler için bağışlar. Allah’a ortak koşan, kuşkusuz, derin bir sapıklığa düşmüştür. | |||||
| 19 | Mâide 72. Ayet (5:72:22) | يُشْرِكْ | يشرك | yuşrik | ortak koşarsa | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, “Allah, Meryem oğlu Mesih’tir” diyenler kesinlikle kâfir oldu.[154] Oysa Mesih şöyle demişti: “Ey İsrailoğulları! Yalnız, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin. Kim Allah’a ortak koşarsa, artık, Allah ona cenneti muhakkak haram kılmıştır. Onun barınağı da ateştir. Zalimler için hiçbir yardımcı yoktur.” | |||||
| 20 | Mâide 82. Ayet (5:82:9) | اَشْرَكُواۚ | اشركوا | eşrakû | ve inkar eden(leri) | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) İman edenlere düşmanlık etmede insanların en şiddetlisinin kesinlikle Yahudiler ile Allah’a ortak koşanlar olduğunu görürsün. Yine onların iman edenlere sevgi bakımından en yakınının da “Biz hıristiyanlarız” diyenler olduğunu mutlaka görürsün. Çünkü onların içinde keşişler ve rahipler vardır. Onlar büyüklük de taslamazlar. | |||||
| 21 | En'am 14. Ayet (6:14:24) | الْمُشْرِك۪ينَ | المشركين | l-muşrikîn(e) | ortak koşanlardan | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Göklerin ve yerin yaratıcısı olan, beslediği hâlde beslenmeye ihtiyacı olmayan Allah’tan başkasını mı dost edineceğim.” De ki: “Bana, (Allah’a) teslim olanların ilki olmam emredildi ve sakın Allah’a ortak koşanlardan olma (denildi).” | |||||
| 22 | En'am 19. Ayet (6:19:37) | تُشْرِكُونَۢ | تشركون | tuşrikûn(e) | sizin ortak koştuğunuz | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Şahitlik bakımından hangi şey daha büyüktür?” De ki: “Allah benimle sizin aranızda şahittir.[171] İşte bu Kur’an bana, onunla sizi ve eriştiği herkesi uyarayım diye vahyolundu. Gerçekten siz mi Allah ile beraber başka ilâhlar olduğuna şahitlik ediyorsunuz?” De ki: “Ben şahitlik etmem.” De ki: “O, ancak tek bir ilâhtır ve şüphesiz ben sizin Allah’a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım.” | |||||
| 23 | En'am 22. Ayet (6:22:7) | اَشْرَكُٓوا | اشركوا | eşrakû | ortak koşan(lara) | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onları tümüyle (mahşere) toplayıp da Allah’a ortak koşanlara, “Nerede, ilâh olduklarını iddia ettiğiniz ortaklarınız?” diyeceğimiz günü hatırla. | |||||
| 24 | En'am 22. Ayet (6:22:9) | شُرَكَٓاؤُ۬كُمُ | شركاؤكم | şurakâukumu | ortaklarınız | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onları tümüyle (mahşere) toplayıp da Allah’a ortak koşanlara, “Nerede, ilâh olduklarını iddia ettiğiniz ortaklarınız?” diyeceğimiz günü hatırla. | |||||
| 25 | En'am 23. Ayet (6:23:12) | مُشْرِك۪ينَ | مشركين | muşrikîn(e) | ortak koşanlar | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonunda onların manevraları, “Rabbimiz Allah’a andolsun ki biz (O’na) ortak koşanlar değildik” demelerinden başka bir şey olmayacaktır. | |||||
| 26 | En'am 41. Ayet (6:41:12) | تُشْرِكُونَ۟ | تشركون | tuşrikûn(e) | ortak koştuğunuz | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hayır! (Bu durumda) yalnız O’na dua edersiniz, O da dilerse (kurtulmak için) dua ettiğiniz sıkıntıyı giderir ve siz o an Allah’a ortak koştuklarınızı unutursunuz.” | |||||
| 27 | En'am 64. Ayet (6:64:10) | تُشْرِكُونَ | تشركون | tuşrikûn(e) | O'na ortak koşuyorsunuz | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Onlardan ve her türlü sıkıntıdan sizi Allah kurtarır. Ama siz yine de O’na ortak koşuyorsunuz.” | |||||
| 28 | En'am 78. Ayet (6:78:18) | تُشْرِكُونَ | تشركون | tuşrikûn(e) | sizin ortak koştuğunuz | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Güneşi doğarken görünce de, “İşte benim Rabbim! Bu daha büyük” dedi. O da batınca (kavmine dönüp), “Ey kavmim! Ben sizin Allah’a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım” dedi. | |||||
| 29 | En'am 79. Ayet (6:79:12) | الْمُشْرِك۪ينَۚ | المشركين | l-muşrikîn(e) | ortak koşanlar- | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Ben, hakka yönelen birisi olarak yüzümü, gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Ben, Allah’a ortak koşanlardan değilim.” | |||||
| 30 | En'am 80. Ayet (6:80:12) | تُشْرِكُونَ | تشركون | tuşrikûne | sizin ortak koştuğunuz | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kavmi onunla tartışmaya girişti. Dedi ki: “Beni doğru yola iletmişken, Allah hakkında benimle tartışmaya mı kalkışıyorsunuz? Hem sizin O’na ortak koştuklarınızdan ben korkmam; ancak Rabbimin bir şey dilemiş olması başka. Rabbimin ilmi her şeyi kuşatmıştır. Hâlâ düşünüp öğüt almayacak mısınız?” | |||||
| 31 | En'am 81. Ayet (6:81:4) | اَشْرَكْتُمْ | اشركتم | eşraktum | sizin ortak koştuğunuz | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Allah’ın, size, hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri O’na ortak koşmaktan korkmuyorsunuz da, ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden ne diye korkayım? Öyle ise iki taraftan hangisi güvende olmaya daha lâyıktır? Eğer biliyorsanız söyleyin.” | |||||
| 32 | En'am 81. Ayet (6:81:8) | اَشْرَكْتُمْ | اشركتم | eşraktum | ortak koşmaktan | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Allah’ın, size, hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri O’na ortak koşmaktan korkmuyorsunuz da, ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden ne diye korkayım? Öyle ise iki taraftan hangisi güvende olmaya daha lâyıktır? Eğer biliyorsanız söyleyin.” | |||||
| 33 | En'am 88. Ayet (6:88:11) | اَشْرَكُوا | اشركوا | eşrakû | ortak koşsalardı | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte bu, Allah’ın hidayetidir ki, kullarından dilediğini buna iletip yöneltir. Eğer onlar da Allah’a ortak koşsalardı, bütün yaptıkları boşa gitmişti. | |||||
| 34 | En'am 94. Ayet (6:94:21) | شُرَكٰٓؤُ۬اۜ | شركؤا | şurakâ/(u) | ortak olduklarını | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, sizi ilk defa yarattığımız gibi teker teker bize geldiniz. Size verdiğimiz dünyalık nimetleri de arkanızda bıraktınız. Hani hakkınızda Allah’ın ortakları olduğunu zannettiğiniz şefaatçilerinizi de yanınızda görmüyoruz? Artık aranızdaki bağlar tamamen kopmuş ve (Allah’ın ortağı olduklarını) iddia ettikleriniz, sizi yüzüstü bırakıp kaybolmuşlardır. | |||||
| 35 | En'am 100. Ayet (6:100:3) | شُرَكَٓاءَ | شركاء | şurakâ-e | ortak | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bir de cinleri Allah’a birtakım ortaklar yaptılar. Oysa onları O yarattı. Bilgisizce Allah’a oğullar ve kızlar da uydurdular. O, onların niteledikleri şeylerden uzaktır, yücedir. | |||||
| 36 | En'am 106. Ayet (6:106:13) | الْمُشْرِك۪ينَ | المشركين | l-muşrikîn(e) | ortak koşanlar- | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey Muhammed! Sen, Rabbinden sana vahyedilene uy. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Allah’a ortak koşanlardan yüz çevir. | |||||
| 37 | En'am 107. Ayet (6:107:5) | اَشْرَكُواۜ | اشركوا | eşrakû | ortak koşmazlardı | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah dileseydi ortak koşmazlardı. Biz seni onların başına bir bekçi yapmadık. Sen onlara vekil (onlardan sorumlu) da değilsin. | |||||
| 38 | En'am 121. Ayet (6:121:20) | لَمُشْرِكُونَ۟ | لمشركون | le-muşrikûn(e) | müşriklerden (olursunuz) | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Üzerine Allah adı anılmayan (hayvan)lardan yemeyin. Çünkü bu şekilde davranış fasıklıktır. Bir de şeytanlar kendi dostlarına sizinle mücadele etmeleri için mutlaka fısıldarlar. Onlara boyun eğerseniz şüphesiz siz de Allah’a ortak koşmuş olursunuz.[192] | |||||
| 39 | En'am 136. Ayet (6:136:14) | لِشُرَكَٓائِنَاۚ | لشركائنا | li-şurakâinâ | ortaklarımızındır | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın yarattığı ekinlerden ve hayvanlardan O’na bir pay ayırdılar ve akıllarınca, “Şu, Allah için, şu da bizim ortaklarımız (putlarımız) için” dediler. Ortakları için olan Allah’ınkine eklenmiyor. Allah için olan ise ortaklarınkine ekleniyor.. Ne kötü hükmediyorlar![194] | |||||
| 40 | En'am 136. Ayet (6:136:17) | لِشُرَكَٓائِهِمْ | لشركائهم | li-şurakâihim | ortaklarına ait | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın yarattığı ekinlerden ve hayvanlardan O’na bir pay ayırdılar ve akıllarınca, “Şu, Allah için, şu da bizim ortaklarımız (putlarımız) için” dediler. Ortakları için olan Allah’ınkine eklenmiyor. Allah için olan ise ortaklarınkine ekleniyor.. Ne kötü hükmediyorlar![194] | |||||
| 41 | En'am 136. Ayet (6:136:28) | شُرَكَٓائِهِمْۜ | شركائهم | şurakâihim | ortaklarına | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın yarattığı ekinlerden ve hayvanlardan O’na bir pay ayırdılar ve akıllarınca, “Şu, Allah için, şu da bizim ortaklarımız (putlarımız) için” dediler. Ortakları için olan Allah’ınkine eklenmiyor. Allah için olan ise ortaklarınkine ekleniyor.. Ne kötü hükmediyorlar![194] | |||||
| 42 | En'am 137. Ayet (6:137:5) | الْمُشْرِك۪ينَ | المشركين | l-muşrikîne | müşrikler- | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yine bunun gibi, Allah’a ortak koşanların çoğuna, koştukları ortaklar, çocuklarını öldürmelerini güzel gösterdi ki; onları helâke sürüklesinler ve dinlerini karıştırıp onları yanıltsınlar. Eğer Rabbin dileseydi, bunu yapamazlardı. Artık sen onları uydurdukları ile baş başa bırak. | |||||
| 43 | En'am 137. Ayet (6:137:8) | شُرَكَٓاؤُ۬هُمْ | شركاؤهم | şurakâuhum | ortakları | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yine bunun gibi, Allah’a ortak koşanların çoğuna, koştukları ortaklar, çocuklarını öldürmelerini güzel gösterdi ki; onları helâke sürüklesinler ve dinlerini karıştırıp onları yanıltsınlar. Eğer Rabbin dileseydi, bunu yapamazlardı. Artık sen onları uydurdukları ile baş başa bırak. | |||||
| 44 | En'am 139. Ayet (6:139:17) | شُرَكَٓاءُۜ | شركاء | şurakâ(u) | ortaktır | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bir de dediler ki: “Şu hayvanların karınlarındaki yavrular (canlı olursa) sırf erkeklerimize aittir. Karılarımıza ise haramdır.” Eğer ölü olursa, o vakit onda hepsi ortaktırlar. Allah, onların bu tür nitelemelerinin cezasını verecektir.[195] Şüphesiz O, hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir. | |||||
| 45 | En'am 148. Ayet (6:148:3) | اَشْرَكُوا | اشركوا | eşrakû | ortak koşan(lar) | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a ortak koşanlar diyecekler ki: “Eğer Allah dileseydi, biz de ortak koşmazdık, babalarımız da. Hiçbir şeyi de haram kılmazdık.” Onlardan öncekiler de (peygamberlerini) böyle yalanlamışlardı da sonunda azabımızı tatmışlardı. De ki: “Sizin (iddialarınızı ispat edecek) bir bilginiz var mı ki onu bize gösteresiniz? Siz ancak kuruntuya uyuyorsunuz ve siz sadece yalan söylüyorsunuz.” | |||||
| 46 | En'am 148. Ayet (6:148:8) | اَشْرَكْنَا | اشركنا | eşraknâ | biz ortak koşmazdık | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a ortak koşanlar diyecekler ki: “Eğer Allah dileseydi, biz de ortak koşmazdık, babalarımız da. Hiçbir şeyi de haram kılmazdık.” Onlardan öncekiler de (peygamberlerini) böyle yalanlamışlardı da sonunda azabımızı tatmışlardı. De ki: “Sizin (iddialarınızı ispat edecek) bir bilginiz var mı ki onu bize gösteresiniz? Siz ancak kuruntuya uyuyorsunuz ve siz sadece yalan söylüyorsunuz.” | |||||
| 47 | En'am 151. Ayet (6:151:9) | تُشْرِكُوا | تشركوا | tuşrikû | ortak koşmayın | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) De ki: “Gelin, Rabbinizin size haram kıldığı şeyleri okuyayım: O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anaya babaya iyi davranın. Fakirlik endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin. Sizi de onları da biz rızıklandırırız. (Zina ve benzeri) çirkinliklere, bunların açığına da gizlisine de yaklaşmayın.[203] Meşrû bir hak karşılığı olmadıkça, Allah’ın haram (dokunulmaz) kıldığı canı öldürmeyin.[204] İşte size Allah bunu emretti ki aklınızı kullanasınız.” | |||||
| 48 | En'am 161. Ayet (6:161:16) | الْمُشْرِك۪ينَ | المشركين | l-muşrikîn(e) | ortak koşanlar- | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Şüphesiz Rabbim beni doğru bir yola, dosdoğru bir dine, Hakk’a yönelen İbrahim’in dinine iletti. O, Allah’a ortak koşanlardan değildi.” | |||||
| 49 | En'am 163. Ayet (6:163:2) | شَر۪يكَ | شريك | şerîke | ortağı | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “O’nun hiçbir ortağı yoktur. İşte ben bununla emrolundum. Ben müslümanların ilkiyim.” | |||||
| 50 | A'raf 33. Ayet (7:33:16) | تُشْرِكُوا | تشركوا | tuşrikû | ortak koşmayı | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Rabbim ancak, açık ve gizli çirkin işleri, günahı, haksız saldırıyı, hakkında hiçbir delil indirmediği herhangi bir şeyi Allah’a ortak koşmanızı ve Allah’a karşı bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır.” | |||||