| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Âl-i İmran 95. Ayet (3:95:2) | صَدَقَ | صدق | sadeka | doğru söyledi | ص د ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Allah, doğru söylemiştir. Öyle ise hakka yönelen İbrahim’in dinine uyun. O, Allah’a ortak koşanlardan değildi.” | |||||
| 2 | Yunus 2. Ayet (10:2:0) | صِدْقٍ | صدق | sidkin | doğruluk | ص د ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İçlerinden bir adama insanları uyar ve iman edenlere, Rableri katında kendileri için bir doğruluk makamı bulunduğunu müjdele diye vahyetmemiz, insanlar için şaşılacak bir şey mi oldu ki o kâfirler, “Bu elbette apaçık bir sihirbazdır” dediler? | |||||
| 3 | Yunus 93. Ayet (10:93:0) | صِدْقٍ | صدق | sidkin | iyi | ص د ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, biz İsrailoğullarını çok güzel bir yurda yerleştirdik ve onlara temiz rızıklar verdik. Kendilerine bilgi gelinceye kadar ayrılığa düşmediler. Şüphesiz ki, ayrılığa düşmüş oldukları şeyler hakkında Rabbin kıyamet günü aralarında hükmünü verecektir. | |||||
| 4 | İsrâ 80. Ayet (17:80:5) | صِدْقٍ | صدق | sidkin | doğruluk | ص د ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Rabbim! (Gireceğim yere) doğruluk ve esenlik içinde girmemi sağla. (Çıkacağım yerden de) beni doğruluk ve esenlik içinde çıkar. Katından bana yardımcı bir kuvvet ver.” | |||||
| 5 | İsrâ 80. Ayet (17:80:8) | صِدْقٍ | صدق | sidkin | doğruluk | ص د ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Rabbim! (Gireceğim yere) doğruluk ve esenlik içinde girmemi sağla. (Çıkacağım yerden de) beni doğruluk ve esenlik içinde çıkar. Katından bana yardımcı bir kuvvet ver.” | |||||
| 6 | Meryem 50. Ayet (19:50:8) | صِدْقٍ | صدق | sidkin | bir doğruluk | ص د ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlara rahmetimizden bağışta bulunduk. Onlar için yüce bir doğruluk dili var ettik (güzel bir söz ile anılmalarını temin ettik). | |||||
| 7 | Şu'arâ 84. Ayet (26:84:4) | صِدْقٍ | صدق | sidkin | doğruluk | ص د ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Sonra gelecekler arasında beni doğrulukla anılanlardan kıl.” | |||||
| 8 | Sebe' 20. Ayet (34:20:2) | صَدَّقَ | صدق | saddeka | doğru çıkardı | ص د ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şeytan, onlar hakkındaki zannını doğru çıkardı. İnananlardan bir grup dışında hepsi ona uydular. | |||||
| 9 | Fetih 27. Ayet (48:27:2) | صَدَقَ | صدق | sadeka | doğruladı | ص د ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, Allah, Peygamberinin rüyasını doğru çıkardı. Allah dilerse, siz güven içinde başlarınızı kazıtmış veya saçlarınızı kısaltmış olarak, korkmadan Mescid-i Haram’a gireceksiniz. Allah, sizin bilmediğinizi bildi ve size bundan başka yakın bir fetih daha verdi.[498] | |||||
| 10 | Kamer 55. Ayet (54:55:3) | صِدْقٍ | صدق | sidkin | doğruluk | ص د ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Muktedir bir hükümdarın katında, doğruluk meclisindedirler. | |||||
| 11 | Kıyamet 31. Ayet (75:31:2) | صَدَّقَ | صدق | saddeka | sadaka vermedi | ص د ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, (Peygamberi) doğrulamamış, namaz da kılmamıştı. | |||||