"لَئِنْ" Analizi

Arapça Metin (Harekeli) ve birebir aynı aramasında 25 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Mâide 12. Ayet (5:12:16) لَئِنْ لئن le-in eğer إِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, Allah İsrailoğullarından sağlam söz almıştı. Onlardan on iki temsilci -başkan- seçmiştik. Allah, şöyle demişti: “Sizinle beraberim. Andolsun eğer namazı kılar, zekâtı verir ve elçilerime inanır, onları desteklerseniz, (fakirlere gönülden yardımda bulunarak) Allah’a güzel bir borç verirseniz, elbette sizin kötülüklerinizi örterim ve andolsun sizi, içinden ırmaklar akan cennetlere koyarım. Ama bundan sonra sizden kim inkâr ederse, mutlaka o, dümdüz yoldan sapmıştır.”
2 Mâide 28. Ayet (5:28:1) لَئِنْ لئن le-in andolsun eğer إِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) “Andolsun! Sen beni öldürmek için elini bana uzatsan da ben seni öldürmek için sana elimi uzatacak değilim. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım.”
3 En'am 63. Ayet (6:63:11) لَئِنْ لئن le-in eğer إِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Sizler, açıktan ve gizlice O’na ‘Eğer bizi bundan kurtarırsa, elbette şükredenlerden olacağız’ diye dua ederken, sizi karanın ve denizin karanlıklarından (tehlikelerinden) kim kurtarır?”
4 En'am 77. Ayet (6:77:11) لَئِنْ لئن le-in eğer إِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Ay’ı doğarken görünce de, “İşte Rabbim!” dedi. Ay da batınca, “Andolsun ki, Rabbim bana doğru yolu göstermezse, mutlaka ben de sapıklardan olurum” dedi.
5 En'am 109. Ayet (6:109:5) لَئِنْ لئن le-in eğer إِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer kendilerine (başka) bir mucize gelirse, mutlaka ona inanacaklarına dair en güçlü yeminleriyle Allah’a yemin ettiler. De ki: “Mucizeler ancak Allah katındadır. O mucizeler geldiği vakit de inanmayacaklarını siz ne bileceksiniz?”
6 A'raf 134. Ayet (7:134:14) لَئِنْ لئن le-in eğer إِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Üzerlerine azap çökünce, “Ey Mûsâ! Rabbinin sana verdiği söz uyarınca bizim için dua et. Eğer azabı üzerimizden kaldırırsan, mutlaka sana inanacağız ve İsrailoğullarını seninle birlikte elbette göndereceğiz” dediler.
7 A'raf 149. Ayet (7:149:0) لَئِنْ لئن le-in eğer إِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) İsrailoğulları (yaptıklarına) pişman olup, gerçekten sapmış olduklarını görünce, “Eğer Rabbimiz bize acımaz ve bizi bağışlamazsa, mutlaka ziyana uğrayanlardan oluruz” dediler.
8 A'raf 189. Ayet (7:189:0) لَئِنْ لئن le-in eğer إِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, sizi bir tek nefisten yaratan ve kendisi ile huzur bulsun diye eşini de ondan[238] var edendir. (İnsan) eşiyle birleşince eşi hafif bir yük yüklenir (gebe kalır) ve (bir müddet) onu taşır. Gebeliği ağırlaşınca her ikisi de Rableri Allah’a, “Eğer bize iyi ve sağlıklı bir çocuk verirsen, elbette şükredenlerden olacağız” diye dua ederler.[239]
9 Tevbe 75. Ayet (9:75:0) لَئِنْ لئن le-in eğer إِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) İçlerinden, “Eğer Allah bize lütuf ve kereminden verirse, mutlaka bol bol sadaka veririz ve mutlaka salihlerden oluruz” diye Allah’a söz verenler de vardır.
10 Yunus 22. Ayet (10:22:0) لَئِنْ لئن le-in eğer إِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) O, sizi karada ve denizde gezdirip dolaştırandır. Öyle ki gemilerle denize açıldığınız ve gemilerinizin içindekilerle birlikte uygun bir rüzgârla seyrettiği, yolcuların da bununla sevindikleri bir sırada ona şiddetli bir fırtına gelip çatar ve her taraftan dalgalar onlara hücum eder de çepeçevre kuşatıldıklarını (batıp boğulacaklarını) anlayınca dini Allah’a has kılarak “Andolsun, eğer bizi bundan kurtarırsan, mutlaka şükredenlerden olacağız” diye Allah’a yalvarırlar.
11 Yusuf 14. Ayet (12:14:2) لَئِنْ لئن le-in andolsun إِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar da, “Andolsun biz kuvvetli bir topluluk iken onu kurt yerse (o takdirde) biz gerçekten hüsrana uğramış oluruz” dediler.
12 İbrahim 7. Ayet (14:7:4) لَئِنْ لئن le-in eğer إِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Hani Rabbiniz şöyle duyurmuştu: “Andolsun, eğer şükrederseniz elbette size nimetimi artırırım. Eğer nankörlük ederseniz, hiç şüphesiz azabım çok şiddetlidir.”
13 İsrâ 62. Ayet (17:62:7) لَئِنْ لئن le-in andolsun eğer إِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Yine demişti ki: “Benden üstün tuttuğun kişi bu mu, söyler misin? Andolsun eğer beni kıyamete kadar ertelersen, onun soyunu, pek azı hariç, (azdırarak) kontrolüm altına alacağım.”
14 Meryem 46. Ayet (19:46:8) لَئِنْ لئن le-in eğer إِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Babası, “Ey İbrahim! Sen benim ilâhlarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer vazgeçmezsen, mutlaka seni taşa tutarım. Uzun bir süre benden uzaklaş!” dedi.
15 Nûr 53. Ayet (24:53:5) لَئِنْ لئن le-in eğer إِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Münâfıklar, sen kendilerine emrettiğin takdirde mutlaka savaşa çıkacaklarına dair en ağır bir şekilde Allah’a yemin ettiler. De ki: “Yemin etmeyin. Sizden istenen güzelce itaat etmektir. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.”
16 Şu'arâ 116. Ayet (26:116:2) لَئِنْ لئن le-in eğer إِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Dediler ki: “Ey Nûh! (Bu işten) vazgeçmezsen mutlaka taşlananlardan olacaksın!”
17 Şu'arâ 167. Ayet (26:167:2) لَئِنْ لئن le-in andolsun eğer إِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Dediler ki: “Ey Lût! (İşimize karışmaktan) vazgeçmezsen mutlaka (şehirden) çıkarılanlardan olacaksın!”
18 Ahzab 60. Ayet (33:60:1) لَئِنْ لئن le-in andolsun eğer إِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) 60,61. Andolsun, eğer münafıklar, kalplerinde bir hastalık bulunanlar ve Medine’de kötü haberler yayıp ortalığı karıştıranlar (tuttukları yoldan) vazgeçmezlerse, elbette seni onların üzerine gitmeye teşvik edeceğiz. Onlar da (bundan sonra) orada lânete uğramış kimseler olarak seninle pek az süre komşu kalacaklardır. Nerede bulunurlarsa, yakalanırlar ve yaman bir şekilde öldürülürler.
19 Fâtır 42. Ayet (35:42:5) لَئِنْ لئن le-in andolsun eğer إِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Müşrikler, eğer kendilerine bir uyarıcı gelirse, ümmetlerden herhangi birinden daha çok doğru yol üzere olacaklarına dair en güçlü şekilde Allah’a yemin etmişlerdi. Fakat onlara bir uyarıcı gelince, bu ancak onların nefretlerini artırdı.
20 Yâsîn 18. Ayet (36:18:5) لَئِنْ لئن le-in eğer إِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Dediler ki: “Şüphesiz biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Eğer vazgeçmezseniz, sizi mutlaka taşlarız ve bizim tarafımızdan size elem dolu bir azap dokunur.”
21 Zümer 65. Ayet (39:65:8) لَئِنْ لئن le-in andolsun eğer إِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, sana ve senden önceki peygamberlere şöyle vahyedildi: “Eğer Allah’a ortak koşarsan elbette amelin boşa çıkar ve elbette ziyana uğrayanlardan olursun.”
22 Haşr 11. Ayet (59:11:13) لَئِنْ لئن le-in eğer إِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Kitap ehlinden o inkâr eden kardeşlerine, “Yemin ederiz ki, siz (Medine’den) çıkarılırsanız, muhakkak biz de sizinle beraber çıkarız. Sizin hakkınızda asla kimseye boyun eğmeyiz. Eğer size karşı savaşılırsa, size mutlaka yardım ederiz” diyerek münafıklık yapanlara bakmaz mısın? Hâlbuki Allah onların kesinlikle yalancı olduklarına şahitlik eder.
23 Haşr 12. Ayet (59:12:1) لَئِنْ لئن le-in andolsun eğer إِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, eğer (kardeşleri Medine’den) çıkarılırsa, onlarla beraber çıkmazlar. Kendilerine karşı savaşılırsa, onlara yardım etmezler. Yardım edecek olsalar bile andolsun mutlaka arkalarını dönüp kaçarlar, sonra kendilerine de yardım edilmez.
24 Münafikun 8. Ayet (63:8:2) لَئِنْ لئن le-in andolsun eğer إِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, “Andolsun, eğer Medine’ye dönersek, üstün olan, zayıf olanı oradan mutlaka çıkaracaktır” diyorlardı. Hâlbuki asıl üstünlük, ancak Allah’ın, Peygamberinin ve mü’minlerindir. Fakat münafıklar (bunu) bilmezler.[550]
25 Alak 15. Ayet (96:15:2) لَئِنْ لئن le-in eğer إِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) 15,16. Hayır! Andolsun, eğer vazgeçmezse, muhakkak onu perçeminden; o yalancı, günahkâr perçeminden yakalarız.