| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 182. Ayet (2:182:16) | رَح۪يمٌ۟ | رحيم | rahîm(un) | esirgeyendir | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Vasiyet edenin hataya meyletmesinden ve günaha girmesinden korkan bir kimse, (tarafların) aralarını düzeltirse ona hiçbir günah yoktur. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||
| 2 | Bakara 192. Ayet (2:192:6) | رَح۪يمٌ | رحيم | rahîm(un) | esirgeyendir | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer onlar (savaştan ve küfürden) vazgeçerlerse, (şunu iyi bilin ki) Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||
| 3 | Âl-i İmran 31. Ayet (3:31:14) | رَح۪يمٌ | رحيم | rahîm(un) | esirgeyendir | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” | |||||
| 4 | Nisâ 25. Ayet (4:25:58) | رَح۪يمٌ۟ | رحيم | rahîm(un) | esirgeyendir | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sizden kimin, hür mü’min kadınlarla evlenmeye gücü yetmezse sahip olduğunuz mü’min genç kızlarınızdan (cariyelerinizden) alsın. Allah, sizin imanınızı daha iyi bilir. Hepiniz birbirinizdensiniz. Öyle ise iffetli yaşamaları, zina etmemeleri ve gizli dost tutmamaları hâlinde, sahiplerinin izniyle onlarla evlenin, mehirlerini de güzelce verin. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa, onlara hür kadınların cezasının yarısı uygulanır. Bu (cariye ile evlenme izni), içinizden günaha düşmekten korkanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||
| 5 | Nisâ 96. Ayet (4:96:8) | رَح۪يمًا۟ | رحيما | rahîmâ(n) | esirgeyendir | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 95,96. Mü’minlerden özür sahibi olmaksızın (cihattan geri kalıp) oturanlarla, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler eşit olamazlar. Allah, mallarıyla, canlarıyla cihad edenleri, derece itibariyle, cihattan geri kalanlardan üstün kılmıştır. Gerçi Allah (mü’minlerin) hepsine de en güzel olanı (cenneti) va’detmiştir. Ama mücahitleri büyük bir mükâfat ile kendi katından dereceler, bağışlanma ve rahmet ile cihattan geri kalanlara üstün kılmıştır. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||
| 6 | Nisâ 100. Ayet (4:100:31) | رَح۪يمًا۟ | رحيما | rahîmâ(n) | esirgeyendir | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kim Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde gidecek çok yer de bulur, genişlik de. Kim Allah’a ve Peygamberine hicret etmek amacıyla evinden çıkar da sonra kendisine ölüm yetişirse, şüphesiz onun mükâfatı Allah’a düşer. Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. | |||||
| 7 | Nisâ 106. Ayet (4:106:7) | رَح۪يمًاۚ | رحيما | rahîmâ(n) | esirgeyendir | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’tan bağışlama dile. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||
| 8 | Nisâ 129. Ayet (4:129:22) | رَح۪يمًا | رحيما | rahîmâ(n) | esirgeyendir | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ne kadar uğraşırsanız uğraşın, kadınlar arasında adaleti yerine getiremezsiniz. Öyle ise (birine) büsbütün gönül verip ötekini (kocası hem var, hem yok) askıda kalmış kadın gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız, şüphesiz Allah çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir. | |||||
| 9 | Mâide 3. Ayet (5:3:61) | رَح۪يمٌ | رحيم | rahîm(un) | esirgeyendir | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ölmüş hayvan, kan, domuz eti, Allah’tan başkası adına boğazlanan, (henüz canı çıkmamış iken) kestikleriniz hariç; boğulmuş, darbe sonucu ölmüş, yüksekten düşerek ölmüş, boynuzlanarak ölmüş ve yırtıcı hayvan tarafından parçalanmış hayvanlar ile dikili taşlar[142] üzerinde boğazlanan hayvanlar, bir de fal oklarıyla kısmet aramanız[143] size haram kılındı. İşte bütün bunlar fısk (Allah’a itaatten kopmak)tır. Bugün kâfirler dininizden (onu yok etmekten) ümitlerini kestiler. Artık onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim. Size nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm’ı seçtim.[144] Kim şiddetli açlık durumunda zorda kalır, günaha meyletmeksizin (haram etlerden) yerse, şüphesiz ki Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. | |||||
| 10 | Mâide 34. Ayet (5:34:13) | رَح۪يمٌ۟ | رحيم | rahîm(un) | esirgeyendir | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ancak onları ele geçirmenizden önce tövbe edenler bunun dışındadırlar. Artık Allah’ın çok bağışlayıcı, çok merhamet edici olduğunu bilin. | |||||
| 11 | Mâide 74. Ayet (5:74:8) | رَح۪يمٌ | رحيم | rahîm(un) | esirgeyendir | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hâlâ mı Allah’a tövbe etmezler ve O’ndan bağışlanma istemezler? Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||
| 12 | Mâide 98. Ayet (5:98:9) | رَح۪يمٌۜ | رحيم | rahîm(un) | esirgeyendir | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bilin ki, Allah’ın cezası çetindir ve Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||
| 13 | En'am 54. Ayet (6:54:27) | رَح۪يمٌ | رحيم | rahîm(un) | esirgeyendir | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Âyetlerimize iman edenler sana geldikleri zaman, de ki: “Selâm olsun size! Rabbiniz kendi üzerine rahmeti (merhameti) yazdı. Şöyle ki: Sizden kim cahillikle bir kabahat işler de sonra peşinden tövbe eder, kendini düzeltirse (bilmiş olun ki) O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” | |||||
| 14 | En'am 145. Ayet (6:145:39) | رَح۪يمٌ | رحيم | rahîm(un) | esirgeyendir | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Bana vahyolunan Kur’an’da bir kimsenin yiyecekleri arasında leş, akıtılmış kan, domuz eti -ki o şüphesiz necistir- ya da Allah’tan başkası adına kesilmiş bir (murdar) hayvandan başka, haram kılınmış bir şey bulamıyorum. Fakat istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın kim bunlardan yeme zorunda kalırsa yiyebilir.” Şüphesiz Rabbin çok bağışlayandır, çok merhametlidir.[200] | |||||
| 15 | En'am 165. Ayet (6:165:21) | رَح۪يمٌ | رحيم | rahîm(un) | esirgeyendir | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, sizi yeryüzünde halifeler (oraya hâkim kimseler) yapan, size verdiği nimetler konusunda sizi sınamak için bazınızı bazınıza derece derece üstün kılandır. Şüphesiz Rabbin, cezası çabuk olandır. Şüphe yok ki O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||
| 16 | A'raf 153. Ayet (7:153:0) | رَح۪يمٌ | رحيم | rahîm(un) | esirgeyendir | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kötülükleri işleyip de sonra ardından tövbe edenler ile iman(larında sebat) edenlere gelince şüphe yok ki, Rabbin ondan (tövbeden) sonra elbette çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||
| 17 | Enfal 69. Ayet (8:69:0) | رَح۪يمٌ۟ | رحيم | rahîm(un) | esirgeyendir | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Artık elde ettiğiniz ganimetten helâl ve temiz olarak yiyin. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||
| 18 | Enfal 70. Ayet (8:70:0) | رَح۪يمٌ | رحيم | rahîm(un) | esirgeyendir | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey Peygamber! Elinizdeki esirlere söyle: Eğer Allah, kalplerinizde (iman, ihlâs, iyi niyet gibi) bir hayır (olduğunu) bilirse, sizden alınan fidyeden daha hayırlısını size verir ve sizi bağışlar. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||
| 19 | Tevbe 5. Ayet (9:5:0) | رَح۪يمٌ | رحيم | rahîm(un) | esirgeyendir | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Haram aylar çıkınca bu Allah’a ortak koşanları artık bulduğunuz yerde öldürün, onları yakalayıp hapsedin ve her gözetleme yerine oturup onları gözetleyin. Eğer tövbe ederler, namazı kılıp zekâtı da verirlerse, kendilerini serbest bırakın. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. | |||||
| 20 | Tevbe 27. Ayet (9:27:0) | رَح۪يمٌ | رحيم | rahîm(un) | esirgeyendir | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra Allah, bunun ardından yine dilediği kimsenin tövbesini kabul eder. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||
| 21 | Tevbe 91. Ayet (9:91:0) | رَح۪يمٌۙ | رحيم | rahîm(un) | esirgeyendir | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a ve Resûlüne karşı sadık ve samimi oldukları takdirde, güçsüzlere, hastalara ve (seferde) harcayacakları bir şey bulamayanlara (sefere katılmadıkları için) bir günah yoktur. İyilikte bulunan kimselerin (kınanması) için de bir sebep yoktur. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||
| 22 | Tevbe 99. Ayet (9:99:0) | رَح۪يمٌ۟ | رحيم | rahîm(un) | esirgeyendir | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bedevîlerden kimileri de vardır ki, Allah’a ve ahiret gününe inanır. Harcayacaklarını, Allah katında yakınlığa ve Peygamberin dualarını almağa vesile sayarlar. Bilesiniz ki bu, (Allah katında) onlar için yakınlıktır. Allah, onları rahmetine sokacaktır. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||
| 23 | Tevbe 102. Ayet (9:102:0) | رَح۪يمٌ | رحيم | rahîm(un) | esirgeyendir | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Diğer bir kısmı ise, günahlarını itiraf ettiler. Bunlar salih amelle kötü ameli birbirine karıştırmışlardır. Umulur ki Allah tövbelerini kabul eder. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||
| 24 | Yusuf 53. Ayet (12:53:15) | رَح۪يمٌ | رحيم | rahîm(un) | esirgeyendir | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Ben nefsimi temize çıkarmam, çünkü Rabbimin merhamet ettiği hariç, nefis aşırı derecede kötülüğü emreder. Şüphesiz Rabbim çok bağışlayandır, çok merhamet edendir” dedi. | |||||
| 25 | Yusuf 98. Ayet (12:98:9) | الرَّح۪يمُ | الرحيم | rrahîm(u) | esirgeyendir | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yakub, “Rabbimden sizin bağışlanmanızı dileyeceğim. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir” dedi. | |||||
| 26 | Nahl 110. Ayet (16:110:18) | رَح۪يمٌ۟ | رحيم | rahîm(un) | esirgeyendir | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra şüphesiz ki Rabbin, eziyete uğratıldıktan sonra hicret eden, sonra Allah yolunda cihad edip sabreden kimselerin yanındadır. Şüphesiz Rabbin bundan sonra da çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||
| 27 | Nahl 115. Ayet (16:115:22) | رَح۪يمٌ | رحيم | rahîm(un) | esirgeyendir | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, size ancak leş, kan, domuz eti ve Allah’tan başkası adına kesileni haram kıldı. Ama kim mecbur olur da istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın yemek zorunda kalırsa, şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.[307] | |||||
| 28 | Nahl 119. Ayet (16:119:19) | رَح۪يمٌ۟ | رحيم | rahîm(un) | esirgeyendir | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra, şüphesiz ki Rabbin; cahillik sebebiyle kötülük yapan, sonra bunun ardından tövbe eden ve durumunu düzeltenlerden yanadır. Şüphesiz Rabbin bundan sonra da elbette çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.[308] | |||||
| 29 | Nûr 22. Ayet (24:22:26) | رَح۪يمٌ | رحيم | rahîm(un) | esirgeyendir | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İçinizden varlık ve servet sahibi kimseler yakınlarına, düşkünlere ve Allah yolunda hicret edenlere (kendi mallarından bir şey) vermeyeceklerine yemin etmesinler. Onlar affetsinler, vazgeçip iyi muamelede bulunsunlar. Allah’ın sizi bağışlamasını arzu etmez misiniz? Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||
| 30 | Rum 5. Ayet (30:5:8) | الرَّح۪يمُ | الرحيم | rrahîm(u) | esirgeyendir | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 2,3,4,5. Rumlar, yakın bir yerde yenilgiye uğratıldılar. Onlar yenilgilerinden sonra birkaç yıl içinde galip geleceklerdir. Önce de, sonra da emir Allah’ındır. O gün Allah’ın (Rumlara) zafer vermesiyle mü’minler sevinecektir. Allah, dilediğine yardım eder. O, mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.[422] | |||||
| 31 | Duhân 42. Ayet (44:42:8) | الرَّح۪يمُ۟ | الرحيم | rrahîm(u) | esirgeyendir | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yalnız, Allah’ın yardım ettiği kimseler bunların dışındadır. Şüphesiz O, mutlak güç sahibidir, çok merhamet edendir. | |||||
| 32 | Ahkaf 8. Ayet (46:8:25) | الرَّح۪يمُ | الرحيم | rrahîm(u) | esirgeyendir | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yoksa, “Onu uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Eğer ben onu uydurmuşsam, Allah’tan gelecek olana (cezaya) karşı siz benim için hiçbir şey yapamazsınız. O, sizin, hakkında (düşüncesizce) yaygara kopardığınız şeyi daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şâhit olarak O yeter! O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” | |||||
| 33 | Fetih 14. Ayet (48:14:14) | رَح۪يمًا | رحيما | rahîmâ(n) | esirgeyendir | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah’ındır. O, dilediğini bağışlar, dilediğine ceza verir. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||
| 34 | Hucurât 5. Ayet (49:5:12) | رَح۪يمٌ | رحيم | rahîm(un) | esirgeyendir | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi, elbette kendileri için daha iyi olurdu. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||
| 35 | Mücadele 12. Ayet (58:12:23) | رَح۪يمٌ | رحيم | rahîm(un) | esirgeyendir | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Peygamber ile baş başa konuşacağınız zaman, baş başa konuşmanızdan önce bir sadaka verin. Bu, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Şâyet (sadaka verecek bir şey) bulamazsanız, bilin ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||
| 36 | Teğabun 14. Ayet (64:14:19) | رَح۪يمٌ | رحيم | rahîm(un) | esirgeyendir | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olabilecekler vardır. Onlardan sakının. Ama affeder, hoş görüp vazgeçer ve bağışlarsanız şüphe yok ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||
| 37 | Tahrim 1. Ayet (66:1:15) | رَح۪يمٌ | رحيم | rahîm(un) | esirgeyendir | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey peygamber! Eşlerinin rızasını arayarak, Allah’ın sana helâl kıldığı şeyi niçin sen kendine haram ediyorsun? Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||