| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 44. Ayet (2:44:8) | الْكِتَابَۜ | الكتاب | l-kitâb(e) | Kitabı | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Siz Kitab’ı (Tevrat’ı) okuyup durduğunuz hâlde, kendinizi unutup başkalarına iyiliği mi emrediyorsunuz? (Yaptığınızın çirkinliğini) anlamıyor musunuz? | |||||
| 2 | Bakara 78. Ayet (2:78:5) | الْكِتَابَ | الكتاب | l-kitâbe | Kitabı | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bunların bir de ümmî[26] takımı vardır; Kitab’ı (Tevrat’ı) bilmezler. Onların bütün bildikleri bir sürü kuruntulardır. Onlar sadece zanda bulunurlar. | |||||
| 3 | Bakara 79. Ayet (2:79:4) | الْكِتَابَ | الكتاب | l-kitâbe | Kitabı | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Vay o kimselere ki, elleriyle Kitab’ı yazarlar, sonra da onu az bir karşılığa değişmek için, “Bu, Allah’ın katındandır” derler. Vay ellerinin yazdıklarından ötürü onların hâline! Vay kazandıklarından dolayı onların hâline! | |||||
| 4 | Bakara 87. Ayet (2:87:4) | الْكِتَابَ | الكتاب | l-kitâbe | Kitabı | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, Mûsâ’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) verdik. Ondan sonra ard arda peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa’ya mucizeler verdik. Onu Ruhu’l-Kudüs (Cebrail) ile destekledik. Size herhangi bir peygamber, hoşunuza gitmeyen bir şey getirdikçe, kibirlenip (onların) bir kısmını yalanlayıp bir kısmını da öldürmediniz mi? | |||||
| 5 | Bakara 101. Ayet (2:101:16) | كِتَابَ | كتاب | kitâbe | kitabı | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlara, Allah katından ellerinde bulunan Kitab’ı (Tevrat’ı) doğrulayıcı bir peygamber gelince, kendilerine kitap verilenlerden bir kısmı, sanki bilmiyorlarmış gibi Allah’ın Kitab’ını (Tevrat’ı) arkalarına attılar. | |||||
| 6 | Bakara 113. Ayet (2:113:15) | الْكِتَابَۜ | الكتاب | l-kitâb(e) | Kitabı | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yahudiler, “Hıristiyanlar bir temel üzerinde değiller” dediler. Hıristiyanlar da, “Yahudiler bir temel üzerinde değiller” dediler. Oysa hepsi Kitab’ı[31] okuyorlar. (Kitab'ı) bilmeyenler de tıpkı bunların söyledikleri gibi demişti. Artık onların aralarında uyuşamadıkları davada, kıyamet gününde hükmü Allah verecektir. | |||||
| 7 | Bakara 121. Ayet (2:121:3) | الْكِتَابَ | الكتاب | l-kitâbe | Kitabı | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kendilerine kitab verdiğimiz kimseler, onu gereği gibi okurlar. İşte bunlar ona inanırlar. Onu inkâr edenlere gelince, işte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir. | |||||
| 8 | Bakara 129. Ayet (2:129:10) | الْكِتَابَ | الكتاب | l-kitâbe | Kitabı | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara âyetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın. Şüphesiz, sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin.” | |||||
| 9 | Bakara 151. Ayet (2:151:11) | الْكِتَابَ | الكتاب | l-kitâbe | Kitabı | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Nitekim kendi aranızdan, size âyetlerimizi okuyan, sizi her kötülükten arındıran, size kitap ve hikmeti öğreten, ayrıca bilmediklerinizi de öğreten bir peygamber gönderdik. | |||||
| 10 | Bakara 176. Ayet (2:176:5) | الْكِتَابَ | الكتاب | l-kitâbe | Kitabı | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu (azab) da, Allah’ın, Kitab’ı hak olarak indirmiş olması (ve onların bunu inkâr etmesi) sebebiyledir. Kitap konusunda anlaşmazlığa düşenler ise derin bir ayrılık içindedirler. | |||||
| 11 | Bakara 213. Ayet (2:213:12) | الْكِتَابَ | الكتاب | l-kitâbe | Kitabı | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler konusunda, aralarında hüküm vermek üzere kitapları hak olarak indirdi. Kendilerine apaçık âyetler geldikten sonra o konuda ancak; kitap verilenler, aralarındaki kıskançlık yüzünden anlaşmazlığa düştüler. Bunun üzerine Allah iman edenleri, kendi izniyle, onların hakkında ayrılığa düştükleri gerçeğe iletti. Allah, dilediğini doğru yola iletir. | |||||
| 12 | Âl-i İmran 3. Ayet (3:3:3) | الْكِتَابَ | الكتاب | l-kitâbe | Kitabı | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 3,4. O, sana Kitab’ı hak ve kendisinden öncekileri doğrulayıcı olarak indirdi. O, daha önce Tevrat’ı ve İncil’i insanlar için birer hidayet olarak indirmişti. Furkan’ı[83] da indirdi. Şüphesiz, Allah’ın âyetlerini inkâr edenler için şiddetli bir azap vardır. Allah, mutlak güç sahibidir, intikam sahibidir. | |||||
| 13 | Âl-i İmran 7. Ayet (3:7:5) | الْكِتَابَ | الكتاب | l-kitâbe | Kitabı | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, sana Kitab’ı indirendir. Onun (Kur’an’ın) bazı âyetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihtir.[84] Kalplerinde bir eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun olmadık yorumlarını yapmak için müteşabih âyetlerinin ardına düşerler. Oysa onun gerçek manasını ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar, “Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır” derler. (Bu inceliği) ancak akıl sahipleri düşünüp anlar. | |||||
| 14 | Âl-i İmran 48. Ayet (3:48:2) | الْكِتَابَ | الكتاب | l-kitâbe | Kitabı | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ve Allah ona kitabı, hikmeti, Tevrat ve İncil’i öğretecek. | |||||
| 15 | Nisâ 54. Ayet (4:54:14) | الْكِتَابَ | الكتاب | l-kitâbe | Kitabı | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yoksa, insanları; Allah’ın lütfundan kendilerine verdiği şey dolayısıyla kıskanıyorlar mı? Şüphesiz biz, İbrahim ailesine de kitap ve hikmet vermişizdir. Onlara büyük bir hükümranlık da vermiştik.[122] | |||||
| 16 | Nisâ 105. Ayet (4:105:4) | الْكِتَابَ | الكتاب | l-kitâbe | Kitabı | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Biz sana Kitab’ı (Kur’an’ı) hak olarak indirdik ki, insanlar arasında Allah’ın sana öğrettikleri ile hüküm veresin. Sakın hainlerin savunucusu olma. | |||||
| 17 | Nisâ 113. Ayet (4:113:22) | الْكِتَابَ | الكتاب | l-kitâbe | Kitabı | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Eğer Allah’ın sana lütuf ve merhameti olmasaydı, onlardan bir grup seni saptırmaya çalışırdı. Hâlbuki onlar, ancak kendilerini saptırırlar, sana hiçbir zarar veremezler. Allah, sana kitabı (Kur’an’ı) ve hikmeti indirmiş ve sana bilmediğin şeyleri öğretmiştir. Allah’ın sana lütfu çok büyüktür. | |||||
| 18 | Mâide 48. Ayet (5:48:3) | الْكِتَابَ | الكتاب | l-kitâbe | Kitabı | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Sana da o Kitab’ı (Kur’an’ı) hak, önündeki kitapları doğrulayıcı, onları gözetici olarak indirdik. Artık, Allah’ın indirdiği ile aralarında hükmet ve sana gelen haktan ayrılıp da onların arzularına uyma. Sizden her biriniz için bir şeriat ve bir yol koyduk. Eğer Allah dileseydi, elbette sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat verdiği şeylerde sizi imtihan etmek için ümmetlere ayırdı. Öyle ise iyiliklerde yarışın. Hepinizin dönüşü Allah’adır. O zaman anlaşmazlığa düşmüş olduğunuz şeyleri size bildirecektir. | |||||
| 19 | Mâide 48. Ayet (5:48:10) | الْكِتَابِ | الكتاب | l-kitâbi | Kitabı | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Sana da o Kitab’ı (Kur’an’ı) hak, önündeki kitapları doğrulayıcı, onları gözetici olarak indirdik. Artık, Allah’ın indirdiği ile aralarında hükmet ve sana gelen haktan ayrılıp da onların arzularına uyma. Sizden her biriniz için bir şeriat ve bir yol koyduk. Eğer Allah dileseydi, elbette sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat verdiği şeylerde sizi imtihan etmek için ümmetlere ayırdı. Öyle ise iyiliklerde yarışın. Hepinizin dönüşü Allah’adır. O zaman anlaşmazlığa düşmüş olduğunuz şeyleri size bildirecektir. | |||||
| 20 | Mâide 110. Ayet (5:110:24) | الْكِتَابَ | الكتاب | l-kitâbe | Kitabı | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O gün Allah, şöyle diyecek: “Ey Meryem oğlu İsa! Senin üzerindeki ve annen üzerindeki nimetimi düşün. Hani, seni Ruhu’l-Kudüs (Cebrail) ile desteklemiştim. Beşikte iken de, yetişkin iken de insanlara konuşuyordun.[164] Hani, sana kitabı, hikmeti, Tevrat’ı, İncil’i de öğretmiştim.[165] Hani iznimle çamurdan kuş şekline benzer bir şey yapıyordun da içine üflüyordun, benim iznimle hemen bir kuş oluyordu.[166] Yine benim iznimle doğuştan körü ve alacalıyı iyileştiriyordun. Hani benim iznimle ölüleri de (hayata) çıkarıyordun. Hani sen, İsrailoğullarına açık mucizeler getirdiğin zaman, ben seni onlardan kurtarmıştım da onlardan inkâr edenler, “Bu, ancak açık bir büyüdür” demişlerdi. | |||||
| 21 | En'am 91. Ayet (6:91:18) | الْكِتَابَ | الكتاب | l-kitâbe | Kitabı | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın kadrini gereği gibi bilemediler.[183] Çünkü, “Allah, hiç kimseye hiçbir şey indirmedi” dediler.[184] De ki: “Mûsâ’nın insanlara bir nur ve hidayet olarak getirdiği, parça parça kâğıtlar hâline koyup ortaya çıkardığınız, pek çoğunu ise gizlediğiniz; (kendisiyle) sizin de, babalarınızın da bilmediği şeylerin size öğretildiği Kitab’ı kim indirdi?” (Ey Muhammed!) “Allah” (indirdi) de, sonra bırak onları, içine daldıkları batakta oynayadursunlar. | |||||
| 22 | En'am 114. Ayet (6:114:9) | الْكِتَابَ | الكتاب | l-kitâbe | Kitabı | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Size Kitab’ı (Kur’an’ı) hak olarak indiren O iken ben Allah’tan başka bir hakem mi arayacağım?” (de). Kendilerine kitap verdiklerimiz de onun, Rabbin katından hak olarak indirilmiş olduğunu bilirler. O hâlde, sakın şüphecilerden olma.[190] | |||||
| 23 | En'am 154. Ayet (6:154:4) | الْكِتَابَ | الكتاب | l-kitâbe | Kitabı | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra iyilik yapanlara nimeti tamamlamak, her şeyi açıklamak, hidayet ve rahmete erdirmek için Mûsâ’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) verdik ki, Rablerinin huzuruna varacaklarına iman etsinler. | |||||
| 24 | A'raf 196. Ayet (7:196:0) | الْكِتَابَۘ | الكتاب | l-kitâb(e) | Kitabı | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Çünkü benim velim, Kitab’ı (Kur’an’ı) indiren Allah’tır. O, bütün salihlere velilik eder. | |||||
| 25 | Nahl 64. Ayet (16:64:4) | الْكِتَابَ | الكتاب | l-kitâbe | Kitabı | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sana kitabı, ancak ayrılığa düştükleri şeyleri onlara açıklaman için ve iman eden bir topluma doğru yolu gösterici ve rahmet olarak indirdik. | |||||
| 26 | İsrâ 2. Ayet (17:2:3) | الْكِتَابَ | الكتاب | l-kitâbe | Kitabı | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mûsâ’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) verdik ve onu, “Benden başkasını vekil edinmeyin” diyerek, İsrailoğullarına bir rehber yaptık. | |||||
| 27 | İsrâ 71. Ayet (17:71:8) | كِتَابَهُ | كتابه | kitâbehu | Kitabı | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bütün insanları kendi önderleriyle birlikte çağıracağımız günü hatırla. (O gün) her kime kitabı sağından verilirse, işte onlar kitaplarını okurlar ve kıl kadar haksızlığa uğratılmazlar.[321] | |||||
| 28 | Kehf 1. Ayet (18:1:7) | الْكِتَابَ | الكتاب | l-kitâbe | Kitabı | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hamd, kuluna Kitab’ı (Kur’an’ı) indiren ve onda hiçbir eğrilik yapmayan Allah’a mahsustur. | |||||
| 29 | Meryem 12. Ayet (19:12:4) | الْكِتَابَ | الكتاب | l-kitâbe | Kitabı | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 12,13,14. (Yahya, dünyaya gelip büyüyünce onu peygamber yaptık ve kendisine) “Ey Yahya, kitaba sımsıkı sarıl” dedik. Biz, ona daha çocuk iken hikmet ve katımızdan kalp yumuşaklığı ve ruh temizliği vermiştik. O, Allah’tan sakınan, anne babasına iyi davranan bir kimse idi. İsyancı bir zorba değildi. | |||||
| 30 | Meryem 30. Ayet (19:30:6) | الْكِتَابَ | الكتاب | l-kitâbe | Kitabı | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bebek şöyle konuştu: “Şüphesiz ben Allah’ın kuluyum. Bana kitabı (İncil’i) verdi ve beni bir peygamber yaptı.” | |||||
| 31 | Furkan 35. Ayet (25:35:4) | الْكِتَابَ | الكتاب | l-kitâbe | Kitabı | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, Biz, Mûsâ’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) verdik ve kardeşi Hârûn’u da ona yardımcı kıldık. | |||||
| 32 | Kasas 43. Ayet (28:43:4) | الْكِتَابَ | الكتاب | l-kitâbe | Kitabı | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, ilk nesilleri yok ettikten sonra Mûsâ’ya -düşünüp ibret alsınlar diye- insanların kalp gözünü açan deliller ve bir hidayet rehberi, bir rahmet olarak Kitab’ı (Tevrat’ı) verdik. | |||||
| 33 | Ankebut 47. Ayet (29:47:4) | الْكِتَابَۜ | الكتاب | l-kitâb(e) | Kitabı | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte böylece biz sana kitabı indirdik. Kendilerine kitap verdiklerimiz ona inanırlar. Şunlar (Kitap ehlinden çağdaşın olanlar)dan da ona inananlar vardır. Bizim âyetlerimizi ancak kâfirler inkâr ederler. | |||||
| 34 | Ankebut 47. Ayet (29:47:7) | الْكِتَابَ | الكتاب | l-kitâbe | Kitabı | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte böylece biz sana kitabı indirdik. Kendilerine kitap verdiklerimiz ona inanırlar. Şunlar (Kitap ehlinden çağdaşın olanlar)dan da ona inananlar vardır. Bizim âyetlerimizi ancak kâfirler inkâr ederler. | |||||
| 35 | Ankebut 51. Ayet (29:51:6) | الْكِتَابَ | الكتاب | l-kitâbe | Kitabı | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kendilerine okunan kitabı sana indirmiş olmamız onlara yetmedi mi?[419] Şüphesiz bunda inanan bir kavim için bir rahmet ve bir öğüt vardır. | |||||
| 36 | Secde 23. Ayet (32:23:4) | الْكِتَابَ | الكتاب | l-kitâbe | Kitabı | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, biz Mûsâ’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) vermiştik. Sen de kitaba (Kur’an’a) kavuşma konusunda sakın şüphe içinde olma. Onu İsrailoğullarına bir yol gösterici kılmıştık. | |||||
| 37 | Fâtır 32. Ayet (35:32:3) | الْكِتَابَ | الكتاب | l-kitâbe | Kitabı | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra biz, o kitabı kullarımızdan seçtiğimiz kimselere (Muhammed’in ümmetine) miras olarak verdik. Onlardan kendine zulmedenler vardır. Onlardan ortada olanlar vardır. Yine onlardan Allah’ın izniyle hayırlı işlerde öne geçenler vardır. İşte bu büyük lütuftur. | |||||
| 38 | Sâffât 117. Ayet (37:117:2) | الْكِتَابَ | الكتاب | l-kitâbe | Kitabı | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz onlara (hükümlerimizi) açıklayan Kitab’ı (Tevrat’ı) verdik. | |||||
| 39 | Zümer 41. Ayet (39:41:4) | الْكِتَابَ | الكتاب | l-kitâbe | Kitabı | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Biz sana Kitab’ı (Kur’an’ı) insanlar için, hak olarak indirdik. Kim doğru yola girerse, kendisi için girmiş olur. Kim de saparsa, ancak kendi aleyhine sapar. Sen onlara vekil değilsin. | |||||
| 40 | Mü'min 53. Ayet (40:53:8) | الْكِتَابَۙ | الكتاب | l-kitâb(e) | Kitabı | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 53,54. Andolsun, biz Mûsâ’ya hidayet verdik. İsrailoğulları’na da, akıl sahipleri için bir öğüt ve doğruluk rehberi olarak o kitabı (Tevrat’ı) miras bıraktık. | |||||
| 41 | Mü'min 70. Ayet (40:70:3) | بِالْكِتَابِ | بالكتاب | bil-kitâbi | Kitabı | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, kitabı (Kur’an’ı) ve elçilerimize gönderdiklerimizi yalanlayanlardır. Onlar bilecekler. | |||||
| 42 | Fussilet 45. Ayet (41:45:4) | الْكِتَابَ | الكتاب | l-kitâbe | Kitabı | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun! Biz, Mûsâ’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) vermiştik de, onda ayrılığa düşmüşlerdi. Eğer (azabın ertelenmesi ile ilgili olarak ezelde) Rabbinden bir söz geçmiş olmasaydı, aralarında derhal hüküm verilirdi. Şüphesiz onlar Kur’an hakkında derin bir şüphe içindedirler. | |||||
| 43 | Şûrâ 17. Ayet (42:17:4) | الْكِتَابَ | الكتاب | l-kitâbe | Kitabı | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, hak olarak Kitab’ı ve mizanı[481] indirendir. Sen nereden bileceksin belki de o saat (kıyamet) yakındır. | |||||
| 44 | Ahkaf 12. Ayet (46:12:3) | كِتَابُ | كتاب | kitâbu | Kitabı | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bundan önce bir rehber ve bir rahmet olarak Mûsâ’nın kitabı da vardı. Bu ise, onu doğrulayan ve zulmedenleri uyarmak, iyilik yapanlara müjde olmak üzere Arap diliyle indirilmiş bir kitaptır. | |||||
| 45 | Hadîd 25. Ayet (57:25:7) | الْكِتَابَ | الكتاب | l-kitâbe | Kitabı | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, biz elçilerimizi açık mucizelerle gönderdik ve beraberlerinde kitabı ve mizanı (ölçüyü) indirdik ki, insanlar adaleti yerine getirsinler. Kendisinde müthiş bir güç ve insanlar için birçok faydalar bulunan demiri yarattık (ki insanlar ondan yararlansınlar). Allah da kendisine ve Resûllerine gayba inanarak yardım edecekleri bilsin. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir. | |||||
| 46 | Cum'a 2. Ayet (62:2:13) | الْكِتَابَ | الكتاب | l-kitâbe | Kitabı | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, ümmîlere[546], içlerinden, kendilerine âyetlerini okuyan, onları temizleyen, onlara kitabı ve hikmeti öğreten bir peygamber gönderendir. Hâlbuki onlar, bundan önce apaçık bir sapıklık içinde idiler. | |||||
| 47 | Hâkka 19. Ayet (69:19:4) | كِتَابَهُ | كتابه | kitâbehu | Kitabı | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte o vakit, kitabı kendisine sağından verilen kimse der ki: “Gelin, kitabımı okuyun!” | |||||
| 48 | Hâkka 25. Ayet (69:25:4) | كِتَابَهُ | كتابه | kitâbehu | Kitabı | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kitabı kendisine sol tarafından verilen ise şöyle der: “Keşke kitabım bana verilmeseydi.” | |||||
| 49 | İnşikâk 7. Ayet (84:7:4) | كِتَابَهُ | كتابه | kitâbehu | Kitabı | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kime kitabı sağından verilirse, | |||||
| 50 | İnşikâk 10. Ayet (84:10:4) | كِتَابَهُ | كتابه | kitâbehu | Kitabı | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Fakat kime kitabı arkasından verilirse, | |||||