| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Enfal 8. Ayet (8:8:0) | الْمُجْرِمُونَۚ | المجرمون | l-mucrimûn(e) | suçlular | ج ر م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu, suçlular hoşlanmasa da Allah’ın hakkı ortaya çıkarması ve batılı ortadan kaldırması içindi. | |||||
| 2 | Yunus 13. Ayet (10:13:0) | الْمُجْرِم۪ينَ | المجرمين | l-mucrimîn(e) | suçlular | ج ر م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, sizden önceki nice nesilleri peygamberleri, kendilerine apaçık deliller getirdikleri hâlde (yalanlayıp) zulmettikleri vakit helâk ettik. Onlar zaten inanacak değillerdi. İşte biz suçlu toplumu böyle cezalandırırız. | |||||
| 3 | Yunus 17. Ayet (10:17:0) | الْمُجْرِمُونَ | المجرمون | l-mucrimûn(e) | suçlular | ج ر م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Artık, Allah’a karşı yalan uydurandan veya O'nun âyetlerini yalanlayandan daha zâlim kimdir? Şüphe yok ki (böyle) suçlular asla kurtuluşa ermezler. | |||||
| 4 | Yunus 50. Ayet (10:50:0) | الْمُجْرِمُونَ | المجرمون | l-mucrimûn(e) | suçlular | ج ر م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Söyleyin bakalım, O’nun azabı size geceleyin veya gündüzün (ansızın) gelecek olsa, suçlular bunun hangisini acele isterler?!” (Bunların hiçbiri istenecek bir şey değildir.) | |||||
| 5 | Yunus 82. Ayet (10:82:0) | الْمُجْرِمُونَ۟ | المجرمون | l-mucrimûn(e) | suçlular | ج ر م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Suçluların hoşuna gitmese de, Allah, hakkı sözleriyle gerçekleştirecektir.” | |||||
| 6 | Yusuf 110. Ayet (12:110:19) | الْمُجْرِم۪ينَ | المجرمين | l-mucrimîn(e) | suçlular | ج ر م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Nihayet peygamberler ümitlerini kesecek hâle gelip yalanlandıklarını düşündükleri sırada, onlara yardımımız geldi de, böylece dilediğimiz kimseler kurtuluşa erdirildi. Azabımız ise, suçlular topluluğundan geri çevrilemez. | |||||
| 7 | Kehf 53. Ayet (18:53:2) | الْمُجْرِمُونَ | المجرمون | l-mucrimûne | suçlular | ج ر م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Suçlular (o gün) ateşi görünce, onun içine düşeceklerini iyice anlayacaklar ve ondan kurtuluş yolu da bulamayacaklardır. | |||||
| 8 | Rum 12. Ayet (30:12:5) | الْمُجْرِمُونَ | المجرمون | l-mucrimûn(e) | suçlular | ج ر م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kıyametin kopacağı günde, suçlular hayal kırıklığı içinde ümitsizliğe düşeceklerdir. | |||||
| 9 | Rum 55. Ayet (30:55:5) | الْمُجْرِمُونَۙ | المجرمون | l-mucrimûne | suçlular | ج ر م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kıyametin kopacağı gün suçlular, (dünyada) bir andan fazla kalmadıklarına yemin ederler. Onlar (dünyada haktan) işte böyle döndürülüyorlardı. | |||||
| 10 | Yâsîn 59. Ayet (36:59:4) | الْمُجْرِمُونَ | المجرمون | l-mucrimûn(e) | suçlular | ج ر م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Allah, şöyle der:) “Ey suçlular! Ayrılın bu gün!” | |||||
| 11 | Zuhruf 74. Ayet (43:74:2) | الْمُجْرِم۪ينَ | المجرمين | l-mucrimîne | suçlular | ج ر م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz suçlular cehennem azabında devamlı kalacaklardır. | |||||
| 12 | Kamer 47. Ayet (54:47:2) | الْمُجْرِم۪ينَ | المجرمين | l-mucrimîne | suçlular | ج ر م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz suçlular (müşrikler) sapıklık ve ateşler içindedirler. | |||||
| 13 | Rahman 41. Ayet (55:41:2) | الْمُجْرِمُونَ | المجرمون | l-mucrimûne | suçlular | ج ر م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Suçlular simalarından tanınır da, perçemlerinden ve ayaklarından yakalanırlar. | |||||