| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | İsrâ 57. Ayet (17:57:3) | يَدْعُونَ | يدعون | yed’ûne | yalvardıkları | د ع و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onların yalvardıkları bu varlıklar, “hangimiz daha yakın olacağız” diye Rablerine vesile ararlar. O’nun rahmetini umarlar, azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı gerçekten korkunçtur. | |||||
| 2 | Hacc 62. Ayet (22:62:8) | يَدْعُونَ | يدعون | yed’ûne | yalvardıkları | د ع و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu böyle. Çünkü Allah, hakkın ta kendisidir. O’nu bırakıp da taptıkları ise batılın ta kendisidir. Şüphesiz ki Allah yücedir, büyüktür. | |||||
| 3 | Lokman 30. Ayet (31:30:8) | يَدْعُونَ | يدعون | yed’ûne | yalvardıkları | د ع و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu böyledir. Çünkü Allah hakkın ta kendisidir, onu bırakıp da taptıkları ise batıldır. Şüphesiz Allah yücedir, büyüktür. | |||||
| 4 | Mü'min 20. Ayet (40:20:5) | يَدْعُونَ | يدعون | yed’ûne | yalvardıkları | د ع و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, hak ve adâletle hükmeder. Allah’tan başka taptıkları ise hiçbir hükümde bulunamazlar. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir. | |||||
| 5 | Zuhruf 86. Ayet (43:86:4) | يَدْعُونَ | يدعون | yed’ûne | yalvardıkları | د ع و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O’nu bırakıp taptıkları şeyler şefaat edemezler. Ancak bilerek hakka şâhitlik edenler şefaat edebilirler. | |||||