" لَعَلَّكُمْ" Analizi


Kelime Kökü ve benzeşen aramasında 123 sonuç bulundu.
1 - 50 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Hûd 12. Ayet (11:12:1) فَلَعَلَّكَ فلعلك fe-le’alleke belki de  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Belki de sen, (müşriklerin) “Ona bir hazine indirilseydi veya beraberinde bir melek gelseydi ya!” demelerinden dolayı sana vahyolunanlardan bir kısmını göz ardı edeceksin ve o yüzden göğsün daralacak. Fakat sen, ancak bir uyarıcısın. Allah ise her şeye vekildir.
2 Kehf 6. Ayet (18:6:1) فَلَعَلَّكَ فلعلك fe-le’alleke herhalde sen  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Demek sen, bu söze (Kur’an’a) inanmazlarsa, arkalarından üzülerek âdeta kendini tüketeceksin![324]
3 Ahzab 63. Ayet (33:63:12) لَعَلَّ لعل le’alle belki  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) İnsanlar sana kıyametin vaktini soruyorlar. De ki: “Onun ilmi ancak Allah katındadır.” Ne bilirsin, belki de kıyamet yakında gerçekleşir.
4 Şûrâ 17. Ayet (42:17:9) لَعَلَّ لعل le’alle belki  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, hak olarak Kitab’ı ve mizanı[481] indirendir. Sen nereden bileceksin belki de o saat (kıyamet) yakındır.
5 Talak 1. Ayet (65:1:37) لَعَلَّ لعل le’alla belki  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey peygamber! Kadınları boşamak istediğinizde, onları iddetlerini dikkate alarak (temizlik hâlinde) boşayın ve iddeti sayın.[551] Rabbiniz olan Allah’a karşı gelmekten sakının. Apaçık bir hayâsızlık yapmaları dışında onları (bekleme süresince) evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar. Bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Kim Allah’ın sınırlarını aşarsa, şüphesiz kendine zulmetmiş olur. Bilemezsin, olur ki Allah, sonra yeni bir durum ortaya çıkarır.
6 Tâhâ 130. Ayet (20:130:19) لَعَلَّكَ لعلك le’alleke umulur ki  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) O hâlde, onların söylediklerine sabret ve güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabbini hamd ile tespih et. Gece vakitlerinde ve gündüzün uçlarında da tespih et ki hoşnut olasın.
7 Şu'arâ 3. Ayet (26:3:1) لَعَلَّكَ لعلك le’alleke sen neredeyse  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Muhammed! Mü’min olmuyorlar diye âdeta kendini helâk edeceksin!
8 Bakara 21. Ayet (2:21:11) لَعَلَّكُمْ لعلكم le’allekum belki  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize ibadet edin ki, Allah’a karşı gelmekten sakınasınız.
9 Bakara 52. Ayet (2:52:7) لَعَلَّكُمْ لعلكم le’allekum belki  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra bunun ardından şükredesiniz diye sizi affetmiştik.
10 Bakara 53. Ayet (2:53:6) لَعَلَّكُمْ لعلكم le’allekum belki  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Hani, doğru yolu tutasınız diye Mûsâ’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) ve Furkan’ı[16] vermiştik.
11 Bakara 56. Ayet (2:56:6) لَعَلَّكُمْ لعلكم le’allekum belki  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün ardından sizi tekrar dirilttik.
12 Bakara 63. Ayet (2:63:14) لَعَلَّكُمْ لعلكم le’allekum belki de siz  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Hani, (Tevrat ile amel edeceğinize dair) sizden sağlam bir söz almış, Tûr dağını da tepenize dikmiş ve “Sakınasınız diye, size verdiğimiz Kitab’ı sıkı tutun, onun içindekileri düşünün (gafil olmayın)” demiştik.
13 Bakara 73. Ayet (2:73:10) لَعَلَّكُمْ لعلكم le’allekum umulur ki  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) “Sığırın bir parçası ile öldürülene vurun” dedik. (Denileni yaptılar ve ölü dirildi.) İşte, Allah ölüleri böyle diriltir, düşünesiniz diye mucizelerini de size böyle gösterir.
14 Bakara 179. Ayet (2:179:8) لَعَلَّكُمْ لعلكم le’allekum böylece  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey akıl sahipleri! Kısasta sizin için hayat vardır. Umulur ki (bu hükme uyarak) korunursunuz.
15 Bakara 183. Ayet (2:183:14) لَعَلَّكُمْ لعلكم le’allekum umulur ki siz  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı.
16 Bakara 189. Ayet (2:189:26) لَعَلَّكُمْ لعلكم le’allekum umulur ki  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Sana, hilâlleri soruyorlar. De ki: “Onlar, insanlar ve hac için vakit ölçüleridir.[53] İyilik, evlere arkalarından girmeniz değildir. Ama iyi davranış, takva sahibi (Allah’a karşı gelmekten sakınan) insanın davranışıdır. Evlere kapılarından girin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.[54]
17 Bakara 219. Ayet (2:219:25) لَعَلَّكُمْ لعلكم le’allekum umulur ki  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: “Onlarda hem büyük günah, hem de insanlar için (bazı zahirî) yararlar vardır. Ama günahları yararlarından büyüktür.” Yine sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: “İhtiyaçtan arta kalanı.” Allah, size âyetleri böyle açıklıyor ki düşünesiniz.[63]
18 Bakara 242. Ayet (2:242:6) لَعَلَّكُمْ لعلكم le’allekum umulur ki  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Düşünesiniz diye Allah size âyetlerini böyle açıklamaktadır.
19 Bakara 266. Ayet (2:266:34) لَعَلَّكُمْ لعلكم le’allekum umulurki  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Herhangi biriniz ister mi ki, içerisinde her türlü meyveye sahip bulunduğu, içinden ırmaklar akan, hurma ve üzüm ağaçlarından oluşan bir bahçesi olsun; himayeye muhtaç çocukları var iken ihtiyarlık gelip kendisine çatsın; derken bağı ateşli (yıldırımlı) bir kasırga vursun da orası yanıversin? Allah, düşünesiniz diye size âyetlerini böyle açıklıyor.[75]
20 Âl-i İmran 103. Ayet (3:103:33) لَعَلَّكُمْ لعلكم le’allekum umulur ki  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O’nun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de O sizi oradan kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki doğru yola eresiniz.
21 Âl-i İmran 123. Ayet (3:123:9) لَعَلَّكُمْ لعلكم le’allekum umulur ki  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, siz son derece güçsüz iken Allah size Bedir’de yardım etmişti. O hâlde Allah’a karşı gelmekten sakının ki şükretmiş olasınız.
22 Âl-i İmran 130. Ayet (3:130:12) لَعَلَّكُمْ لعلكم le’allekum umulur ki  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Kat kat arttırılmış olarak faiz yemeyin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.[100]
23 Âl-i İmran 132. Ayet (3:132:4) لَعَلَّكُمْ لعلكم le’allekum umulur ki olursunuz  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a ve Peygambere itaat edin ki size merhamet edilsin.
24 Âl-i İmran 200. Ayet (3:200:10) لَعَلَّكُمْ لعلكم le’allekum umulur ki  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Sabredin. Sabır yarışında düşmanlarınızı geçin. (Cihat için) hazırlıklı ve uyanık olun ve Allah’a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.
25 Mâide 6. Ayet (5:6:61) لَعَلَّكُمْ لعلكم le’allekum umulur ki  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüp iseniz, iyice yıkanarak temizlenin. Hasta olursanız veya seferde bulunursanız veya biriniz abdest bozmaktan (def-i hacetten) gelir veya kadınlara dokunur (cinsel ilişkide bulunur) da su bulamazsanız, o zaman temiz bir toprağa yönelin. Onunla yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin (Teyemmüm edin). Allah, size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez. Fakat O, sizi tertemiz yapmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz.
26 Mâide 35. Ayet (5:35:13) لَعَلَّكُمْ لعلكم le’allekum umulur ki  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının, O’na yaklaşmaya vesile arayın ve O’nun yolunda cihad edin ki kurtuluşa eresiniz.
27 Mâide 89. Ayet (5:89:44) لَعَلَّكُمْ لعلكم le’allekum umulur ki  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, boş bulunarak ettiğiniz yeminlerle sizi sorumlu tutmaz. Ama bile bile yaptığınız yeminlerle sizi sorumlu tutar. Bu durumda yeminin keffareti, ailenize yedirdiğinizin orta hâllisinden on yoksulu doyurmak, yahut onları giydirmek ya da bir köle azat etmektir. Kim (bu imkânı) bulamazsa, onun keffareti üç gün oruç tutmaktır. İşte yemin ettiğiniz vakit yeminlerinizin keffareti budur. Yeminlerinizi tutun. Allah, size âyetlerini işte böyle açıklıyor ki şükredesiniz.[157]
28 Mâide 90. Ayet (5:90:15) لَعَلَّكُمْ لعلكم le’allekum umulur ki  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! (Aklı örten) içki (ve benzeri şeyler), kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak, şeytan işi birer pisliktir. Onlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz.[158]
29 Mâide 100. Ayet (5:100:15) لَعَلَّكُمْ لعلكم le’allekum umulur ki  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) De ki: “Pis ile temiz bir olmaz. Pisin çokluğu hoşuna gitse bile.” Ey akıl sahipleri! Allah’a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.
30 En'am 151. Ayet (6:151:41) لَعَلَّكُمْ لعلكم le’allekum umulur ki  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) De ki: “Gelin, Rabbinizin size haram kıldığı şeyleri okuyayım: O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anaya babaya iyi davranın. Fakirlik endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin. Sizi de onları da biz rızıklandırırız. (Zina ve benzeri) çirkinliklere, bunların açığına da gizlisine de yaklaşmayın.[203] Meşrû bir hak karşılığı olmadıkça, Allah’ın haram (dokunulmaz) kıldığı canı öldürmeyin.[204] İşte size Allah bunu emretti ki aklınızı kullanasınız.”
31 En'am 152. Ayet (6:152:34) لَعَلَّكُمْ لعلكم le’allekum umulur ki  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Rüşdüne erişinceye kadar yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın.[205] Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. Biz herkesi ancak gücünün yettiği kadarıyla sorumlu tutarız.[206] (Birisi hakkında) konuştuğunuz zaman yakınınız bile olsa âdil olun. Allah’a verdiğiniz sözü tutun. İşte bunları Allah size öğüt alasınız diye emretti.
32 En'am 153. Ayet (6:153:16) لَعَلَّكُمْ لعلكم le’allekum umulur ki  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) İşte bu, benim dosdoğru yolum. Artık ona uyun. Başka yollara uymayın. Yoksa o yollar sizi parça parça edip O’nun yolundan ayırır. İşte size bunları Allah sakınasınız diye emretti.
33 En'am 155. Ayet (6:155:7) لَعَلَّكُمْ لعلكم le’allekum umulur ki siz  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Bu (Kur’an) da bizim indirdiğimiz bereket kaynağı bir kitaptır. Artık ona uyun ve Allah’a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin.
34 A'raf 57. Ayet (7:57:28) لَعَلَّكُمْ لعلكم le’allekum herhalde  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) O, rüzgârları rahmetinin önünde müjde olarak gönderendir. Nihayet rüzgârlar ağır bulutları yüklendiği vakit, onları ölü bir belde(yi diriltmek) için sevk ederiz de oraya suyu indiririz. Derken onunla türlü türlü meyveleri çıkarırız. İşte ölüleri de öyle çıkaracağız. Ola ki ibretle düşünürsünüz.
35 A'raf 69. Ayet (7:69:26) لَعَلَّكُمْ لعلكم le’allekum umulur ki  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) “Sizi uyarması için içinizden bir adam aracılığıyla Rabbinizden size bir zikir (vahy ve öğüt) gelmesine şaştınız mı? Hatırlayın ki, Allah sizi Nûh kavminden sonra onların yerine getirdi ve sizi yaratılış itibariyle daha güçlü kıldı. Allah’ın nimetlerini hatırlayın ki kurtuluşa eresiniz.”
36 A'raf 158. Ayet (7:158:0) لَعَلَّكُمْ لعلكم le’allekum belki  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) De ki: “Ey insanlar! Şüphesiz ben, yer ve göklerin hükümranlığı kendisine ait olan Allah’ın hepinize gönderdiği peygamberiyim. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O, diriltir ve öldürür. O hâlde, Allah’a ve O’nun sözlerine inanan Resûlüne, o ümmî peygambere iman edin ve ona uyun ki doğru yolu bulasınız.”
37 A'raf 171. Ayet (7:171:0) لَعَلَّكُمْ لعلكم le’allekum belki  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Hani dağı sanki bir gölgelikmiş gibi onların üstüne kaldırmıştık da üzerlerine düşecek sanmışlardı. (Onlara:) “Size verdiğimiz Kitab’a sımsıkı sarılın ve onun içindekileri hatırlayın ki, Allah’a karşı gelmekten sakınasınız” demiştik.
38 A'raf 204. Ayet (7:204:0) لَعَلَّكُمْ لعلكم le’allekum umulur ki size  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Kur’an okunduğu zaman ona kulak verip dinleyin ve susun ki size merhamet edilsin.
39 Enfal 26. Ayet (8:26:0) لَعَلَّكُمْ لعلكم le’allekum belki  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) O vakti hatırlayın ki siz yeryüzünde güçsüz ve zayıf idiniz. İnsanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz.[247] Derken Allah sizi barındırdı, yardımıyla destekledi ve sizi temiz şeylerden rızıklandırdı ki şükredesiniz.
40 Enfal 45. Ayet (8:45:0) لَعَلَّكُمْ لعلكم le’allekum belki  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! (Savaş için) bir toplulukla karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah’ı çok anın ki kurtuluşa eresiniz.
41 Yusuf 2. Ayet (12:2:5) لَعَلَّكُمْ لعلكم le’allekum diye  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Biz onu, akıl erdiresiniz diye Arapça bir Kur’an olarak indirdik.
42 Ra'd 2. Ayet (13:2:23) لَعَلَّكُمْ لعلكم le’allekum böylece  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, gökleri gördüğünüz herhangi bir direk olmadan yükselten, sonra Arş’a[288] kurulan, güneşi ve ayı buyruğu altına alandır. Bunların hepsi belli bir zamana kadar akıp gitmektedir. O, her işi (hakkıyla) düzenler, yürütür, âyetleri ayrı ayrı açıklar ki Rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanasınız.
43 Nahl 15. Ayet (16:15:10) لَعَلَّكُمْ لعلكم le’allekum umulur ki  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) 15,16. Sizi sarsmaması için yeryüzünde sağlam dağlar; yolunuzu bulmanız için de nehirler, yollar ve nice işaretler meydana getirdi. İnsanlar yıldızlarla da yollarını bulurlar.
44 Nahl 78. Ayet (16:78:14) لَعَلَّكُمْ لعلكم le’allekum umulur ki  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, sizi analarınızın karnından, siz hiçbir şey bilmez durumda iken çıkardı. Şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi.
45 Nahl 81. Ayet (16:81:24) لَعَلَّكُمْ لعلكم le’allekum umulur ki siz  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, yarattıklarından sizin için gölgeler yaptı ve dağlarda da sizin için barınaklar var etti. Sizi sıcaktan koruyacak elbiseler ve savaşta sizi koruyacak zırhlar verdi. Böylece Allah, müslüman olasınız diye üzerinizde olan nimetini tamamlıyor.
46 Nahl 90. Ayet (16:90:15) لَعَلَّكُمْ لعلكم le’allekum umulur ki  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.
47 Enbiyâ 13. Ayet (21:13:9) لَعَلَّكُمْ لعلكم le’allekum çünkü  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara, “Kaçmayın, o içinde şımartıldığınız bolluğa ve yurtlarınıza dönün. Çünkü sorulacaksınız” denildi.
48 Hacc 36. Ayet (22:36:26) لَعَلَّكُمْ لعلكم le’allekum umulur ki  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Kurbanlık büyük baş hayvanları da sizin için Allah’ın dininin nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar saf saf sıralanmış dururken (kurban edeceğinizde) üzerlerine Allah’ın adını anın. Yanları üzerlerine düşüp canları çıkınca onlardan siz de yiyin, istemeyen fakire de istemek zorunda kalan fakire de yedirin. Şükredesiniz diye onları böylece sizin hizmetinize verdik.
49 Hacc 77. Ayet (22:77:11) لَعَلَّكُمْ لعلكم le’allekum umulur ki  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler, rükû edin, secde edin, Rabbinize kulluk edin ve hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz.
50 Nûr 1. Ayet (24:1:8) لَعَلَّكُمْ لعلكم le’allekum belki  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Bu, bizim indirdiğimiz ve (hükümlerini) farz kıldığımız bir sûredir. Düşünüp öğüt almanız için onda apaçık âyetler indirdik.