| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 137. Ayet (2:137:5) | اٰمَنْتُمْ | امنتم | âmentum | sizin iman ettiğiniz | أ م ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer onlar böyle sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse, gerçekten doğru yolu bulmuş olurlar; yüz çevirirlerse onlar elbette derin bir ayrılığa düşmüş olurlar. Allah, onlara karşı seni koruyacaktır. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir. | |||||
| 2 | Nisâ 147. Ayet (4:147:7) | وَاٰمَنْتُمْۜ | وامنتم | ve âmentum | ve inanırsanız | أ م ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer şükreder ve iman ederseniz, Allah size niye azab etsin ki? Allah, şükrün karşılığını verendir, hakkıyla bilendir. | |||||
| 3 | Mâide 12. Ayet (5:12:21) | وَاٰمَنْتُمْ | وامنتم | ve âmentum | ve inanırsanız | أ م ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, Allah İsrailoğullarından sağlam söz almıştı. Onlardan on iki temsilci -başkan- seçmiştik. Allah, şöyle demişti: “Sizinle beraberim. Andolsun eğer namazı kılar, zekâtı verir ve elçilerime inanır, onları desteklerseniz, (fakirlere gönülden yardımda bulunarak) Allah’a güzel bir borç verirseniz, elbette sizin kötülüklerinizi örterim ve andolsun sizi, içinden ırmaklar akan cennetlere koyarım. Ama bundan sonra sizden kim inkâr ederse, mutlaka o, dümdüz yoldan sapmıştır.” | |||||
| 4 | A'raf 76. Ayet (7:76:6) | اٰمَنْتُمْ | امنتم | âmentum | sizin inandığınızı | أ م ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Büyüklük taslayanlar, “Şüphesiz biz sizin inandığınız şeyi inkâr edenleriz” dediler. | |||||
| 5 | A'raf 123. Ayet (7:123:3) | اٰمَنْتُمْ | امنتم | âmentum | inandınız mı? | أ م ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Firavun, “Ben size izin vermeden ona iman ettiniz ha!” dedi. “Şüphesiz bu halkını oradan çıkarmak için şehirde kurduğunuz bir tuzaktır. Göreceksiniz!” | |||||
| 6 | Enfal 41. Ayet (8:41:0) | اٰمَنْتُمْ | امنتم | âmentum | inanmış | أ م ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bilin ki, ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri mutlaka Allah’a, Peygamber’e, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolculara aittir. Eğer Allah’a; hak ile batılın birbirinden ayrıldığı gün, (yani) iki ordunun (Bedir’de) karşılaştığı gün kulumuza indirdiklerimize[251] inandıysanız (bunu böyle bilin). Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir. | |||||
| 7 | Yunus 51. Ayet (10:51:0) | اٰمَنْتُمْ | امنتم | âmentum | inanacaksınız | أ م ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Onlara) “Azap gerçekleştikten sonra mı O’na iman ettiniz? Şimdi mi!? Oysa siz onu acele istiyordunuz” (denilecek). | |||||
| 8 | Yunus 84. Ayet (10:84:0) | اٰمَنْتُمْ | امنتم | âmentum | iman ettiyseniz | أ م ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mûsâ, “Ey kavmim! Eğer siz gerçekten Allah’a iman etmişseniz, eğer O’na teslim olmuş kimseler iseniz, artık sadece O’na tevekkül edin” dedi. | |||||
| 9 | Yunus 90. Ayet (10:90:0) | اٰمَنْتُ | امنت | âmentu | iman ettim | أ م ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun da, askerleriyle birlikte zulmetmek ve saldırmak üzere, derhal onları takibe koyuldu. Nihayet boğulmak üzere iken, “İsrailoğulları’nın iman ettiğinden başka hiçbir ilâh olmadığına inandım. Ben de müslümanlardanım” dedi. | |||||
| 10 | Tâhâ 71. Ayet (20:71:2) | اٰمَنْتُمْ | امنتم | âmentum | inandınız mı? | أ م ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Firavun, “Demek, ben size izin vermeden önce ona (Mûsâ’ya) inandınız ha! Şüphe yok, o size sihiri öğreten büyüğünüzdür. Şimdi andolsun, sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve mutlaka sizi hurma dallarına asacağım. Hangimizin azabı daha şiddetli ve daha kalıcıymış, mutlaka göreceksiniz.” | |||||
| 11 | Şu'arâ 49. Ayet (26:49:2) | اٰمَنْتُمْ | امنتم | âmentum | inandınız mı? | أ م ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Firavun, “Ben size izin vermeden ona inandınız ha? Mutlaka o, size sihri öğreten büyüğünüzdür. Yakında bilip göreceksiniz siz! Andolsun, ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi asacağım” dedi. | |||||
| 12 | Yâsîn 25. Ayet (36:25:2) | اٰمَنْتُ | امنت | âmentu | inandım | أ م ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Şüphesiz ben sizin Rabbinize inandım. Gelin, beni dinleyin!” | |||||
| 13 | Şûrâ 15. Ayet (42:15:10) | اٰمَنْتُ | امنت | âmentu | ben inandım | أ م ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Bundan dolayı sen çağrıya devam et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların hevâ ve heveslerine uyma ve şöyle de: “Ben, Allah’ın indirdiği her kitaba inandım ve aranızda adaleti gerçekleştirmekle emrolundum. Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz sizedir. Bizimle sizin aranızda tartışılacak bir şey yoktur. Allah, hepimizi bir araya toplayacaktır. Dönüş de ancak O’nadır.” | |||||