"çünkü" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 211 sonuç bulundu.
1 - 50 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 61. Ayet (2:61:49) يَكْفُرُونَ يكفرون yekfurûne (çünkü) inkar ediyorlar ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Hani, “Ey Mûsâ! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O hâlde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek, soğan versin” demiştiniz. O da size, “İyi olanı düşük olanla değiştirmek mi istiyorsunuz? Öyle ise inin şehre! İstedikleriniz orada var” demişti. Böylece zillet ve yoksulluk onları kapladı. Onlar, Allah’ın gazabına uğradılar. Bunun sebebi, onların; Allah’ın âyetlerini inkâr ediyor, peygamberleri de haksız yere öldürüyor olmaları idi. Bütün bunların sebebi ise, isyan etmek ve aşırı gitmekte oluşlarıydı.
2 Bakara 74. Ayet (2:74:12) وَاِنَّ وان ve inne çünkü إِنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki yarılır da içinden sular çıkar. Taş da vardır ki, Allah korkusuyla (yerinden kopup) düşer. Allah, yaptıklarınızdan hiçbir zaman habersiz değildir.
3 Bakara 160. Ayet (2:160:9) وَاَنَا وانا ve ene çünkü ben اَنَا۬
Diyanet İşleri (Yeni) Ancak tövbe edip durumlarını düzeltenler ve gerçeği açıkça ortaya koyanlar (lânetlenmekten) kurtulmuşlardır. Çünkü ben onların tövbelerini kabul ederim. Zira ben tövbeleri çok kabul edenim, çok merhamet edenim.
4 Bakara 168. Ayet (2:168:14) اِنَّهُ انه innehu çünkü o إِنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey insanlar! Yeryüzündeki şeylerin helâl ve temiz olanlarından yiyin! Şeytanın izinden yürümeyin. Çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır.
5 Bakara 208. Ayet (2:208:13) اِنَّهُ انه innehu çünkü o إِنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Hepiniz topluca barış ve güvenliğe (İslâm’a) girin. Şeytanın adımlarını izlemeyin. Çünkü o, size apaçık bir düşmandır.
6 Âl-i İmran 54. Ayet (3:54:4) وَاللّٰهُ والله va(A)llâhu çünkü Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar tuzak kurdular. Allah da tuzak kurdu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.[90]
7 Âl-i İmran 89. Ayet (3:89:8) فَاِنَّ فان fe-inne çünkü إِنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Ancak bundan sonra tövbe edip kendilerini düzeltenler müstesnadır. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
8 Âl-i İmran 112. Ayet (3:112:22) بِاَنَّهُمْ بانهم bi-ennehum çünkü onlar  أَنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah’ın ve (mü’min) insanların güvencesine sığınmadıkça kendilerini zillet kaplamıştır. Onlar Allah’ın gazabına uğradılar ve yoksulluk onları kapladı. Bunun sebebi onların; Allah’ın âyetlerini inkâr ediyor ve peygamberleri haksız yere öldürüyor olmaları idi. Bütün bunların sebebi ise, isyan etmekte ve (Allah’ın koyduğu) sınırları çiğnemekte oluşları idi.
9 Âl-i İmran 112. Ayet (3:112:32) بِمَا بما bimâ çünkü مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah’ın ve (mü’min) insanların güvencesine sığınmadıkça kendilerini zillet kaplamıştır. Onlar Allah’ın gazabına uğradılar ve yoksulluk onları kapladı. Bunun sebebi onların; Allah’ın âyetlerini inkâr ediyor ve peygamberleri haksız yere öldürüyor olmaları idi. Bütün bunların sebebi ise, isyan etmekte ve (Allah’ın koyduğu) sınırları çiğnemekte oluşları idi.
10 Âl-i İmran 148. Ayet (3:148:8) وَاللّٰهُ والله va(A)llâhu (çünkü) Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah da onlara hem dünya nimetini, hem de ahiretin güzel mükâfatını verdi. Allah, güzel davrananları sever.
11 Nisâ 2. Ayet (4:2:13) اِنَّهُ انه innehu çünkü bu إِنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Yetimlere mallarını verin. Temizi pis olanla (helâli haramla) değişmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin. Çünkü bu, büyük bir günahtır.
12 Nisâ 16. Ayet (4:16:10) اِنَّ ان inne çünkü إِنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Sizlerden fuhuş (zina) yapanların her ikisini de incitip kınayın. Eğer onlar tövbe edip ıslah olurlarsa, onları incitip kınamaktan vazgeçin. Çünkü Allah, tövbeleri çok kabul edendir, çok merhamet edendir.
13 Nisâ 22. Ayet (4:22:12) اِنَّهُ انه innehu çünkü bu إِنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Geçmişte olanlar hariç, artık babalarınızın evlendiği kadınlarla evlenmeyin. Çünkü bu bir hayâsızlık, öfke ve nefret gerektiren bir iştir. Bu, ne kötü bir yoldur.
14 Nisâ 34. Ayet (4:34:11) وَبِمَٓا وبما ve bimâ ve çünkü مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar.[115] Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından harcamakta (ve ailenin geçimini sağlamakta)dırlar. İyi kadınlar, itaatkârdırlar. Allah’ın (kendilerini) koruması sayesinde onlar da “gayb”ı[116] korurlar. (Evlilik yükümlülüklerini reddederek) başkaldırdıklarını gördüğünüz kadınlara öğüt verin, onları yataklarında yalnız bırakın. (Bunlar fayda vermez de mecbur kalırsanız) onları (hafifçe) dövün.[117] Eğer itaat ederlerse, artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. Şüphesiz Allah, çok yücedir, çok büyüktür.
15 Nisâ 34. Ayet (4:34:36) اِنَّ ان inne çünkü إِنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar.[115] Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından harcamakta (ve ailenin geçimini sağlamakta)dırlar. İyi kadınlar, itaatkârdırlar. Allah’ın (kendilerini) koruması sayesinde onlar da “gayb”ı[116] korurlar. (Evlilik yükümlülüklerini reddederek) başkaldırdıklarını gördüğünüz kadınlara öğüt verin, onları yataklarında yalnız bırakın. (Bunlar fayda vermez de mecbur kalırsanız) onları (hafifçe) dövün.[117] Eğer itaat ederlerse, artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. Şüphesiz Allah, çok yücedir, çok büyüktür.
16 Nisâ 35. Ayet (4:35:18) اِنَّ ان inne çünkü إِنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer karı-kocanın arasının açılmasından endişe ederseniz, erkeğin ailesinden bir hakem, kadının ailesinden bir hakem gönderin. İki taraf (arayı) düzeltmek isterlerse, Allah da onları uzlaştırır. Şüphesiz Allah, hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdardır.
17 Nisâ 94. Ayet (4:94:23) فَعِنْدَ فعند fe-’inda çünkü yanında ع ن د
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Allah yolunda sefere çıktığınız zaman, gerekli araştırmayı yapın. Size selâm veren kimseye, dünya hayatının geçici menfaatine (ganimete) göz dikerek, “Sen mü’min değilsin” demeyin. Allah katında pek çok ganimetler vardır. Daha önce siz de öyle idiniz de Allah size lütufta bulundu (müslüman oldunuz). Onun için iyice araştırın. Çünkü Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
18 Nisâ 94. Ayet (4:94:35) اِنَّ ان inne çünkü إِنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Allah yolunda sefere çıktığınız zaman, gerekli araştırmayı yapın. Size selâm veren kimseye, dünya hayatının geçici menfaatine (ganimete) göz dikerek, “Sen mü’min değilsin” demeyin. Allah katında pek çok ganimetler vardır. Daha önce siz de öyle idiniz de Allah size lütufta bulundu (müslüman oldunuz). Onun için iyice araştırın. Çünkü Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
19 Nisâ 135. Ayet (4:135:21) فَاللّٰهُ فالله fa(A)llâhu çünkü Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa, Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun. (Şahitlik ettikleriniz) zengin veya fakir de olsalar (adaletten ayrılmayın). Çünkü Allah ikisine de daha yakındır. (Onları sizden çok kayırır.) Öyle ise adaleti yerine getirmede nefsinize uymayın. Eğer (şahitlik ederken gerçeği) çarpıtırsanız veya (şahitlikten) çekinirseniz (bilin ki) şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
20 Nisâ 171. Ayet (4:171:36) اِنَّمَا انما innema çünkü إِنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Kitab ehli! Dininizde sınırları aşmayın ve Allah hakkında ancak hakkı söyleyin. Meryem oğlu İsa Mesih, ancak Allah’ın peygamberi, Meryem’e ulaştırdığı (emriyle onda var ettiği) kelimesi ve kendisinden bir ruhtur. Öyleyse Allah’a ve peygamberlerine iman edin, “(Allah) üçtür” demeyin.[136] Kendi iyiliğiniz için buna son verin. Allah, ancak bir tek ilâhtır. O, çocuk sahibi olmaktan uzaktır. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O’nundur. Vekil olarak Allah yeter.
21 Mâide 28. Ayet (5:28:12) اِنّ۪ٓي اني innî çünkü ben إِنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) “Andolsun! Sen beni öldürmek için elini bana uzatsan da ben seni öldürmek için sana elimi uzatacak değilim. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım.”
22 Mâide 82. Ayet (5:82:19) ذٰلِكَ ذلك żâlike çünkü ذَٰلِكَ
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) İman edenlere düşmanlık etmede insanların en şiddetlisinin kesinlikle Yahudiler ile Allah’a ortak koşanlar olduğunu görürsün. Yine onların iman edenlere sevgi bakımından en yakınının da “Biz hıristiyanlarız” diyenler olduğunu mutlaka görürsün. Çünkü onların içinde keşişler ve rahipler vardır. Onlar büyüklük de taslamazlar.
23 En'am 28. Ayet (6:28:15) وَاِنَّهُمْ وانهم ve innehum çünkü onlar إِنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Hayır, (bu yakınmaları) daha önce gizlemekte oldukları şeyler onlara göründü (de ondan). Eğer çevrilselerdi, elbette kendilerine yasaklanan şeylere yine döneceklerdi. Şüphesiz onlar yalancıdırlar.
24 En'am 56. Ayet (6:56:15) قَدْ قد kad çünkü قَدْ
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Sizin, Allah’tan başka ibadet ettiğiniz şeylere ibadet etmem bana kesinlikle yasaklandı. Ben sizin arzularınıza uymam. (Uyarsam) o takdirde sapmış olurum, hidayete erenlerden olmam.”
25 En'am 121. Ayet (6:121:9) وَاِنَّهُ وانه ve innehu çünkü o إِنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Üzerine Allah adı anılmayan (hayvan)lardan yemeyin. Çünkü bu şekilde davranış fasıklıktır. Bir de şeytanlar kendi dostlarına sizinle mücadele etmeleri için mutlaka fısıldarlar. Onlara boyun eğerseniz şüphesiz siz de Allah’a ortak koşmuş olursunuz.[192]
26 En'am 131. Ayet (6:131:2) اَنْ ان en çünkü  أَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Bu (peygamberlerin gönderilmesi), Allah’ın, halkları habersizken ülkeleri haksız yere helâk etmeyeceği içindir.
27 En'am 139. Ayet (6:139:20) اِنَّهُ انه innehu çünkü O إِنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Bir de dediler ki: “Şu hayvanların karınlarındaki yavrular (canlı olursa) sırf erkeklerimize aittir. Karılarımıza ise haramdır.” Eğer ölü olursa, o vakit onda hepsi ortaktırlar. Allah, onların bu tür nitelemelerinin cezasını verecektir.[195] Şüphesiz O, hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.
28 En'am 141. Ayet (6:141:28) اِنَّهُ انه innehu çünkü O إِنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) O, çardaklı-çardaksız olarak bahçeleri, ürünleri, çeşit çeşit hurmalıkları ve ekinleri, zeytini ve narı (her biri) birbirine benzer ve (her biri) birbirinden farklı biçimde yaratandır.[196] Bunlar meyve verince meyvelerinden yiyin. Hasat günü de hakkını (öşürünü)[197] verin, fakat israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.
29 En'am 145. Ayet (6:145:36) فَاِنَّ فان fe-inne çünkü إِنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Bana vahyolunan Kur’an’da bir kimsenin yiyecekleri arasında leş, akıtılmış kan, domuz eti -ki o şüphesiz necistir- ya da Allah’tan başkası adına kesilmiş bir (murdar) hayvandan başka, haram kılınmış bir şey bulamıyorum. Fakat istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın kim bunlardan yeme zorunda kalırsa yiyebilir.” Şüphesiz Rabbin çok bağışlayandır, çok merhametlidir.[200]
30 A'raf 13. Ayet (7:13:11) اِنَّكَ انك inneke çünkü sen إِنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, “Şimdi in aşağı oradan. Çünkü senin orada büyüklük taslamak haddine değil! Hemen çık! Çünkü sen aşağılıklardansın” dedi.
31 A'raf 30. Ayet (7:30:7) اِنَّهُمُ انهم innehumu çünkü onlar إِنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, bir kısmına hidayet etti, bir kısmına da sapıklık lâyık oldu. Çünkü onlar Allah’ı bırakıp şeytanları dost edinmişlerdi. Kendilerinin de doğru yolda olduklarını sanıyorlardı.
32 A'raf 31. Ayet (7:31:13) اِنَّهُ انه innehu çünkü O إِنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Âdemoğulları! Her mescitte ziynetinizi takının (güzel ve temiz giyinin). Yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.
33 A'raf 55. Ayet (7:55:5) اِنَّهُ انه innehu çünkü O إِنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Rabbinize alçak gönüllüce ve için için dua edin. Çünkü O, haddi aşanları sevmez.
34 A'raf 64. Ayet (7:64:11) اِنَّهُمْ انهم innehum çünkü onlar إِنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Derken kavmi onu yalanladı. Biz de onu ve gemide onunla beraber bulunanları kurtardık. Âyetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Çünkü onlar (vicdanları hakka kapalı) kör bir kavim idiler.
35 A'raf 82. Ayet (7:82:11) اِنَّهُمْ انهم innehum çünkü onlar إِنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Kavminin cevabı ise sadece, “Çıkarın bunları memleketinizden! Güya onlar kendilerini fazla temiz tutan insanlar!..” demek oldu.
36 A'raf 136. Ayet (7:136:6) بِاَنَّهُمْ بانهم bi-ennehum çünkü onlar  أَنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Bu yüzden onlardan intikam aldık. Âyetlerimizi yalanlamaları ve onları umursamamaları sebebiyle kendilerini denizde boğduk.
37 A'raf 146. Ayet (7:146:31) بِاَنَّهُمْ بانهم bi-ennehum çünkü onlar  أَنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayanları âyetlerimden uzaklaştıracağım. (Onlar) her âyeti görseler de ona iman etmezler. Doğru yolu görseler onu yol edinmezler. Ama sapıklık yolunu görseler onu (hemen) yol edinirler. Bu, onların, âyetlerimizi yalanlamaları ve onlardan hep gafil olmaları sebebiyledir.
38 A'raf 200. Ayet (7:200:0) اِنَّهُ انه innehu çünkü O إِنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer şeytandan bir kışkırtma seni dürterse, hemen Allah’a sığın. Şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
39 Enfal 13. Ayet (8:13:0) بِاَنَّهُمْ بانهم bi-ennehum çünkü onlar  أَنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Bu, onların Allah’a ve Resûlüne karşı gelmelerindendir. Her kim de Allah’a ve Resûlüne karşı gelirse bilsin ki Allah’ın cezası şiddetlidir.
40 Enfal 18. Ayet (8:18:0) وَاَنَّ وان ve enna çünkü  أَنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) İşte durum bu: (Allah, mü’minleri güzel bir şekilde dener). Bir de Allah, kâfirlerin tuzağını zayıf düşürendir.
41 Enfal 19. Ayet (8:19:0) وَاَنَّ وان ve enna çünkü  أَنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey inkârcılar!) Eğer fetih[245] istiyorsanız işte size fetih geldi. Eğer (peygambere karşı gelmekten) vazgeçerseniz, bu sizin için daha hayırlı olur. Eğer dönerseniz biz de döneriz. Çok olsa bile topluluğunuz size hiç fayda vermez. Çünkü Allah mü’minlerle beraberdir.
42 Enfal 42. Ayet (8:42:0) وَاِنَّ وان ve inne çünkü إِنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Hani siz vadinin (Medine’ye) yakın tarafında; onlar uzak tarafında, kervansa sizin aşağınızdaydı. (Onlar sayıca sizden öylesine fazla idi ki), şâyet buluşmak üzere sözleşmiş olsaydınız (durumu fark edince) sözleşmenizde ayrılığa düşerdiniz (savaşa yanaşmazdınız). Fakat Allah, olacak bir işi (mü’minlerin zaferini) gerçekleştirmek için böyle yaptı ki, ölen açık bir delille ölsün, yaşayan da açık bir delille yaşasın. Şüphesiz Allah, elbette hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
43 Enfal 46. Ayet (8:46:0) اِنَّ ان inne çünkü إِنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a ve Resûl’üne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.
44 Enfal 53. Ayet (8:53:0) بِاَنَّ بان bi-enne çünkü  أَنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Bunun sebebi şudur: Bir toplum kendilerinde bulunan (iyi davranışlar)ı değiştirmedikçe, Allah onlara verdiği bir nimeti değiştirmez ve şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
45 Enfal 58. Ayet (8:58:0) اِنَّ ان inne çünkü إِنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) (Antlaşma yaptığın) bir kavmin hainlik etmesinden korkarsan, sen de antlaşmayı bozduğunu aynı şekilde onlara bildir. Çünkü Allah, hainleri sevmez.
46 Enfal 61. Ayet (8:61:0) اِنَّهُ انه innehu çünkü إِنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer onlar barışa yanaşırlarsa, sen de ona yanaş ve Allah’a tevekkül et. Çünkü O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
47 Enfal 63. Ayet (8:63:0) اِنَّهُ انه innehu çünkü O إِنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) 62,63. Eğer seni aldatmak isterlerse bilmiş ol ki sana yetecek Allah’tır. O, seni bizzat kendi yardımıyla ve mü’minlerle destekleyen ve onların kalplerini uzlaştırandır. Şayet yeryüzündeki şeyleri tümüyle harcasaydın, sen onların kalplerini uzlaştıramazdın. Fakat, Allah onların arasını uzlaştırdı. Şüphesiz O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
48 Enfal 65. Ayet (8:65:0) بِاَنَّهُمْ بانهم bi-ennehum çünkü onlar  أَنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Peygamber! Mü’minleri savaşa teşvik et. Eğer içinizde sabırlı yirmi kişi bulunursa, iki yüz kişiye galip gelirler. Eğer içinizde (sabırlı) yüz kişi bulunursa, inkâr edenlerden bin kişiye galip gelirler. Çünkü onlar anlamayan bir kavimdir.
49 Tevbe 5. Ayet (9:5:0) اِنَّ ان inne çünkü إِنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Haram aylar çıkınca bu Allah’a ortak koşanları artık bulduğunuz yerde öldürün, onları yakalayıp hapsedin ve her gözetleme yerine oturup onları gözetleyin. Eğer tövbe ederler, namazı kılıp zekâtı da verirlerse, kendilerini serbest bırakın. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
50 Tevbe 6. Ayet (9:6:0) بِاَنَّهُمْ بانهم bi-ennehum çünkü onlar  أَنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer Allah’a ortak koşanlardan biri senden sığınma talebinde bulunursa, Allah’ın kelâmını işitebilmesi için ona sığınma hakkı tanı. Sonra da onu güven içinde olacağı yere ulaştır. Bu, onların bilmeyen bir kavim olmaları sebebiyledir.