| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 23. Ayet (2:23:13) | وَادْعُوا | وادعوا | ved’û | ve çağırın | د ع و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer kulumuza (Muhammed’e) indirdiğimiz (Kur’an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sûre getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz, Allah’tan başka şahitlerinizi çağırın (ve bunu ispat edin). | |||||
| 2 | A'raf 194. Ayet (7:194:0) | فَادْعُوهُمْ | فادعوهم | fe-d’ûhum | çağırın onları da | د ع و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ı bırakıp tapındıklarınızın hepsi sizin gibi (yaratılmış) kullardır. Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi hemen onları çağırın da size cevap versinler (duanıza icabet etsinler). | |||||
| 3 | A'raf 195. Ayet (7:195:0) | ادْعُوا | ادعوا | d’û | çağırın | د ع و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onların yürüyecek ayakları mı var? Yahut tutacak elleri mi var? Veya görecek gözleri mi var, ya da işitecek kulakları mı var? De ki: “Haydi, çağırın ortaklarınızı, sonra bana tuzak kurun da bana göz açtırmayın bakalım!” | |||||
| 4 | Yunus 38. Ayet (10:38:0) | وَادْعُوا | وادعوا | ved’û | ve çağırın | د ع و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yoksa onu (Muhammed kendisi) uydurdu mu diyorlar? De ki: “Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi siz de onun benzeri bir sûre getirin ve Allah’tan başka, çağırabileceğiniz kim varsa onları da yardıma çağırın. | |||||
| 5 | Hûd 13. Ayet (11:13:10) | وَادْعُوا | وادعوا | ved’û | ve çağırın | د ع و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yoksa “onu (Kur’an’ı) uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi Allah’tan başka gücünüzün yettiklerini de (yardıma) çağırıp, siz de onun gibi uydurma on sûre getirin.” | |||||
| 6 | İsrâ 110. Ayet (17:110:2) | ادْعُوا | ادعوا | -d’û | dua edin (çağırın) | د ع و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “(Rabbinizi) ister Allah diye çağırın, ister Rahman diye çağırın. Hangisiyle çağırırsanız çağırın, nihayet en güzel isimler O’nundur.” Namazında sesini pek yükseltme, çok da kısma. İkisi ortası bir yol tut. | |||||
| 7 | İsrâ 110. Ayet (17:110:5) | ادْعُوا | ادعوا | -d’û | dua edin (çağırın) | د ع و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “(Rabbinizi) ister Allah diye çağırın, ister Rahman diye çağırın. Hangisiyle çağırırsanız çağırın, nihayet en güzel isimler O’nundur.” Namazında sesini pek yükseltme, çok da kısma. İkisi ortası bir yol tut. | |||||
| 8 | Kehf 52. Ayet (18:52:3) | نَادُوا | نادوا | nâdû | çağırın | ن د و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Allah’ın, “Ortağım olduklarını iddia ettiklerinizi çağırın” diyeceği, onların da çağıracakları, fakat kendilerine (çağırdıklarının) cevap vermeyecekleri ve bizim de aralarına bir uçurum koyacağımız günü hatırla! | |||||
| 9 | Furkan 14. Ayet (25:14:6) | وَادْعُوا | وادعوا | ved’û | çağırın | د ع و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Kendilerine) “Bugün bir kere yok olmayı istemeyin, birçok kere yok olmayı isteyin!” (denir.) | |||||
| 10 | Kasas 64. Ayet (28:64:2) | ادْعُوا | ادعوا | -d’û | çağırın | د ع و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlara, “Haydi ortaklarınızı çağırın!” denir. Onlar da çağırırlar fakat ortakları onlara cevap veremez. Azabı görürler. Keşke onlar (dünyada iken) doğru yola gelselerdi. | |||||
| 11 | Ahzab 5. Ayet (33:5:1) | اُدْعُوهُمْ | ادعوهم | ud’ûhum | onları çağırın | د ع و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onları babalarına nispet ederek çağırın. Bu, Allah katında daha (doğru ve) adaletlidir. Eğer babalarını bilmiyorsanız, onlar sizin din kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Hata ile yaptığınız bir işte size hiçbir günah yoktur. Fakat kasten yaptığınız şeylerde size günah vardır. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||
| 12 | Sebe' 22. Ayet (34:22:2) | ادْعُوا | ادعوا | -d’û | çağırın | د ع و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) De ki: “Allah’ı bırakıp da ilâh olduklarını iddia ettiklerinizi çağırın. Göklerde ve yerde zerre kadar bir şeye sahip değillerdir. Onların yerde ve gökte hiçbir ortaklıkları yoktur. Allah’ın onlardan bir yardımcısı da yoktur. | |||||
| 13 | Mü'min 14. Ayet (40:14:1) | فَادْعُوا | فادعوا | fe-d’û | o halde çağırın | د ع و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O hâlde, kâfirlerin hoşuna gitmese de, siz dini Allah’a has kılarak O’na ibadet edin. | |||||