| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Kamer 8. Ayet (54:8:3) | الدَّاعِۜ | الداع | ddâ’(i) | çağırana | د ع و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Davetçiye doğru koşarlarken kâfirler, “Bu zor bir gün” derler. | |||||
| 2 | Fussilet 33. Ayet (41:33:5) | دَعَٓا | دعا | de’â | çağıran | د ع و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a çağıran, salih amel işleyen ve “Kuşkusuz ben müslümanlardanım” diyenden daha güzel sözlü kimdir? | |||||
| 3 | Âl-i İmran 104. Ayet (3:104:4) | يَدْعُونَ | يدعون | yed’ûne | çağıran | د ع و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır. | |||||
| 4 | Kasas 41. Ayet (28:41:3) | يَدْعُونَ | يدعون | yed’ûne | çağıran | د ع و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz onları, ateşe çağıran öncüler kıldık. Kıyamet günü de kendilerine yardım edilmeyecektir. | |||||
| 5 | Âl-i İmran 193. Ayet (3:193:5) | يُنَاد۪ي | ينادي | yunâdî | çağıran | ن د و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Rabbimiz! Biz, ‘Rabbinize iman edin’ diye imana çağıran bir davetçi işittik, hemen iman ettik. Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla. Kötülüklerimizi ört. Canımızı iyilerle beraber al.” | |||||