"çocukla" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 36 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 233. Ayet (2:233:3) اَوْلَادَهُنَّ اولادهن evlâdehunne çocuklarını و ل د
Diyanet İşleri (Yeni) -Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için- anneler çocuklarını i-Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için- anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (annelerin) yiyeceği, giyeceği, örfe uygun olarak babaya aittir. Hiçbir kimseye gücünün üstünde bir yük ve sorumluluk teklif edilmez. -Hiçbir anne ve hiçbir baba çocuğu sebebiyle zarara uğratılmasın- (Baba ölmüşse) mirasçı da aynı şeyle sorumludur. Eğer (anne ve baba) kendi aralarında danışıp anlaşarak (iki yıl dolmadan) çocuğu sütten kesmek isterlerse onlara günah yoktur. Eğer çocuklarınızı (bir süt anneye) emzirtmek isterseniz örfe uygun olarak vereceğiniz ücreti güzelce ödediğiniz takdirde size bir günah yoktur. Allah’a karşı gelmekten sakının ve bilin ki, Allah yapmakta olduklarınızı hakkıyla görendir.
2 Bakara 233. Ayet (2:233:48) اَوْلَادَكُمْ اولادكم evlâdekum çocuklarınızı و ل د
Diyanet İşleri (Yeni) -Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için- anneler çocuklarını i-Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için- anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (annelerin) yiyeceği, giyeceği, örfe uygun olarak babaya aittir. Hiçbir kimseye gücünün üstünde bir yük ve sorumluluk teklif edilmez. -Hiçbir anne ve hiçbir baba çocuğu sebebiyle zarara uğratılmasın- (Baba ölmüşse) mirasçı da aynı şeyle sorumludur. Eğer (anne ve baba) kendi aralarında danışıp anlaşarak (iki yıl dolmadan) çocuğu sütten kesmek isterlerse onlara günah yoktur. Eğer çocuklarınızı (bir süt anneye) emzirtmek isterseniz örfe uygun olarak vereceğiniz ücreti güzelce ödediğiniz takdirde size bir günah yoktur. Allah’a karşı gelmekten sakının ve bilin ki, Allah yapmakta olduklarınızı hakkıyla görendir.
3 Bakara 266. Ayet (2:266:22) ذُرِّيَّةٌ ذرية żurriyyetun ve çocuklarının bulunduğu ذ ر ر
Diyanet İşleri (Yeni) Herhangi biriniz ister mi ki, içerisinde her türlü meyveye sahip bulunduğu, içinden ırmaklar akan, hurma ve üzüm ağaçlarından oluşan bir bahçesi olsun; himayeye muhtaç çocukları var iken ihtiyarlık gelip kendisine çatsın; derken bağı ateşli (yıldırımlı) bir kasırga vursun da orası yanıversin? Allah, düşünesiniz diye size âyetlerini böyle açıklıyor.[75]
4 Âl-i İmran 10. Ayet (3:10:9) اَوْلَادُهُمْ اولادهم evlâduhum çocukları و ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz, inkâr edenlere, ne malları, ne de evlatları Allah’a karşı hiçbir fayda sağlar. Onlar ateşin yakıtıdırlar.
5 Nisâ 9. Ayet (4:9:7) ذُرِّيَّةً ذرية żurriyyeten çocuklar ذ ر ر
Diyanet İşleri (Yeni) Kendileri, geriye zayıf çocuklar bıraktıkları takdirde, onlar hakkında endişeye kapılanlar, (yetimler hakkında da) ürperip korksunlar. Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar ve doğru söz söylesinler.
6 Nisâ 11. Ayet (4:11:4) اَوْلَادِكُمْ اولادكم evlâdikum çocuklarınız(ın alacağı miras) و ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin geriye) bıraktığının üçte ikisi onlarındır.[107] Eğer kız bir ise (mirasın) yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa, geriye bıraktığı maldan, ana babasından her birinin altıda bir hissesi vardır. Eğer çocuğu yok da (yalnız) ana babası ona varis oluyorsa, anasına üçte bir düşer. Eğer kardeşleri varsa, anasının hissesi altıda birdir. (Bu paylaştırma, ölenin) yapacağı vasiyetten ya da borcundan sonradır. Babalarınız ve oğullarınızdan, hangisinin size daha faydalı olduğunu bilemezsiniz. Bunlar, Allah tarafından farz kılınmıştır. Şüphesiz Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
7 Nisâ 12. Ayet (4:12:10) وَلَدٌۚ ولد veled(un) çocukları و ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer çocukları yoksa, karılarınızın geriye bıraktıklarının yarısı sizindir. Eğer çocukları varsa, bıraktıklarının dörtte biri sizindir. (Bu paylaştırma, ölen karılarınızın) yaptıkları vasiyetlerin yerine getirilmesi, yahut borçlarının ödenmesinden sonradır. Eğer sizin çocuğunuz yoksa, bıraktığınızın dörtte biri onlarındır. Eğer çocuğunuz varsa, bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. (Yine bu paylaştırma) yaptığınız vasiyetin yerine getirilmesinden, yahut borçlarınızın ödenmesinden sonradır. Eğer kendisine varis olunan bir erkek veya bir kadının evladı ve babası olmaz ve bir erkek veya bir kız kardeşi bulunursa, ona altıda bir düşer.[108] Eğer (kardeşler) birden fazla olurlarsa, üçte birde ortaktırlar. (Bu paylaştırma varislere) zarar vermeksizin[109] yapılan vasiyetin yerine getirilmesinden, yahut borcun ödenmesinden sonra yapılır. (Bütün bunlar) Allah’ın emridir. Allah, hakkıyla bilendir, halîmdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)
8 Nisâ 12. Ayet (4:12:14) وَلَدٌ ولد veledun çocukları و ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer çocukları yoksa, karılarınızın geriye bıraktıklarının yarısı sizindir. Eğer çocukları varsa, bıraktıklarının dörtte biri sizindir. (Bu paylaştırma, ölen karılarınızın) yaptıkları vasiyetlerin yerine getirilmesi, yahut borçlarının ödenmesinden sonradır. Eğer sizin çocuğunuz yoksa, bıraktığınızın dörtte biri onlarındır. Eğer çocuğunuz varsa, bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. (Yine bu paylaştırma) yaptığınız vasiyetin yerine getirilmesinden, yahut borçlarınızın ödenmesinden sonradır. Eğer kendisine varis olunan bir erkek veya bir kadının evladı ve babası olmaz ve bir erkek veya bir kız kardeşi bulunursa, ona altıda bir düşer.[108] Eğer (kardeşler) birden fazla olurlarsa, üçte birde ortaktırlar. (Bu paylaştırma varislere) zarar vermeksizin[109] yapılan vasiyetin yerine getirilmesinden, yahut borcun ödenmesinden sonra yapılır. (Bütün bunlar) Allah’ın emridir. Allah, hakkıyla bilendir, halîmdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)
9 Nisâ 75. Ayet (4:75:12) وَالْوِلْدَانِ والولدان vel-vildâni ve çocuklar و ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Size ne oluyor da, Allah yolunda ve, “Ey Rabbimiz! Bizleri halkı zalim olan şu memleketten çıkar, katından bize bir dost ver, bize katından bir yardımcı ver” diye yalvarıp duran zayıf ve zavallı erkekler, kadınlar ve çocukların uğrunda savaşa çıkmıyorsunuz?
10 Nisâ 98. Ayet (4:98:6) وَالْوِلْدَانِ والولدان vel-vildâni ve çocuklar و ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Ancak gerçekten zayıf ve güçsüz olan[128], çaresiz kalan ve hicret etmeye yol bulamayan erkekler, kadınlar ve çocuklar başkadır.
11 Nisâ 127. Ayet (4:127:27) الْوِلْدَانِۙ الولدان l-vildâni çocuklar و ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Kadınlar hakkında senden fetva istiyorlar. De ki: “Onlar hakkında size fetvayı Allah veriyor.” Kitapta, kendilerine (verilmesi) farz kılınan (miras)ı vermediğiniz ve evlenmek istediğiniz yetim kızlara, zavallı çocuklara ve yetimlere âdil davranmanıza dair, size okunmakta olan âyetler de bunu açıklıyor. Ne hayır yaparsanız, şüphesiz Allah onu bilir.
12 En'am 87. Ayet (6:87:3) وَذُرِّيَّاتِهِمْ وذرياتهم ve żurriyyâtihim ve çocuklarından ذ ر ر
Diyanet İşleri (Yeni) Babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bir kısmını da. Bütün bunları seçtik ve bunları dosdoğru bir yola ilettik.
13 En'am 140. Ayet (6:140:5) اَوْلَادَهُمْ اولادهم evlâdehum çocuklarını و ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Beyinsizlikleri yüzünden bilgisizce çocuklarını öldürenler, Allah’ın kendilerine verdiği rızkı -Allah’a iftira ederek- haram sayanlar, mutlaka ziyan etmişlerdir. Gerçekten onlar sapmışlardır. Doğru yolu bulmuş da değillerdir.
14 En'am 151. Ayet (6:151:16) اَوْلَادَكُمْ اولادكم evlâdekum çocuklarınızı و ل د
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) De ki: “Gelin, Rabbinizin size haram kıldığı şeyleri okuyayım: O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anaya babaya iyi davranın. Fakirlik endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin. Sizi de onları da biz rızıklandırırız. (Zina ve benzeri) çirkinliklere, bunların açığına da gizlisine de yaklaşmayın.[203] Meşrû bir hak karşılığı olmadıkça, Allah’ın haram (dokunulmaz) kıldığı canı öldürmeyin.[204] İşte size Allah bunu emretti ki aklınızı kullanasınız.”
15 Enfal 28. Ayet (8:28:0) وَاَوْلَادُكُمْ واولادكم ve evlâdukum ve çocuklarınız و ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Bilin ki mallarınız ve çoluk çocuğunuz birer deneme aracıdır. Allah katında ise büyük bir mükâfat vardır.
16 Yusuf 88. Ayet (12:88:9) وَاَهْلَنَا واهلنا ve ehlenâ ve çocuklarımıza أ ه ل
Diyanet İşleri (Yeni) Bunun üzerine (Mısır’a dönüp) Yûsuf’un yanına girdiklerinde, “Ey güçlü vezir! Bize ve ailemize darlık ve sıkıntı dokundu. Değersiz bir sermaye ile geldik. Zahiremizi tam ölç, ayrıca bize sadaka ver. Şüphesiz Allah, sadaka verenleri mükâfatlandırır” dediler.
17 Ra'd 23. Ayet (13:23:9) وَذُرِّيَّاتِهِمْ وذرياتهم ve żurriyyâtihim ve çocuklarından ذ ر ر
Diyanet İşleri (Yeni) Bu sonuç da Adn cennetleridir. Atalarından, eşlerinden ve çocuklarından iyi olanlarla beraber oraya girerler. Melekler de her bir kapıdan yanlarına girerler (ve şöyle derler):
18 Ra'd 38. Ayet (13:38:9) وَذُرِّيَّةًۜ وذرية ve żurriyye(ten) ve çocuklar ذ ر ر
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, senden önce de peygamberler gönderdik. Onlara da eşler ve çocuklar verdik. Allah’ın izni olmadan hiçbir peygamber bir mucize getiremez. Her ecelin (vadenin) bir yazısı vardır.
19 İbrahim 37. Ayet (14:37:5) ذُرِّيَّت۪ي ذريتي żurriyyetî çocuklarımdan ذ ر ر
Diyanet İşleri (Yeni) “Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bazısını, senin kutsal evinin (Kâbe’nin) yanında ekin bitmez bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz! Namazı dosdoğru kılmaları için (böyle yaptım). Sen de insanlardan bir kısmının gönüllerini onlara meylettir, onları ürünlerden rızıklandır, umulur ki şükrederler.”
20 İsrâ 3. Ayet (17:3:1) ذُرِّيَّةَ ذرية żurriyyete çocukları ذ ر ر
Diyanet İşleri (Yeni) Ey kendilerini Nûh ile birlikte (gemide) taşıdığımız kimselerin çocukları! Gerçek şu ki, o çok şükreden bir kuldu.
21 İsrâ 31. Ayet (17:31:3) اَوْلَادَكُمْ اولادكم evlâdekum çocuklarınızı و ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Yoksulluk korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin. Onları da, sizi de biz rızıklandırırız. Onları öldürmek gerçekten büyük bir günahtır.
22 Meryem 29. Ayet (19:29:10) صَبِيًّا صبيا sabiyyâ(n) çocukla ص ب و
Diyanet İşleri (Yeni) Bunun üzerine (Meryem, çocukla konuşun diye) ona işaret etti. “Beşikteki bir bebekle nasıl konuşuruz?” dediler.
23 Nûr 31. Ayet (24:31:56) الطِّفْلِ الطفل -ttifli çocuklara ط ف ل
Diyanet İşleri (Yeni) Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, zînet (yer)lerini göstermesinler. Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar. Zinetlerini, kocalarından, yahut babalarından, yahut kocalarının babalarından, yahut oğullarından, yahut üvey oğullarından, yahut erkek kardeşlerinden, yahut erkek kardeşlerinin oğullarından, yahut kız kardeşlerinin oğullarından, yahut müslüman kadınlardan, yahut sahip oldukları kölelerden, yahut erkekliği kalmamış hizmetçilerden, yahut da henüz kadınların mahrem yerlerine vakıf olmayan erkek çocuklardan başkalarına göstermesinler. Gizledikleri zinetler bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey mü’minler, hep birlikte tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz!
24 Nûr 59. Ayet (24:59:3) الْاَطْفَالُ الاطفال l-atfâlu çocuklarınız ط ف ل
Diyanet İşleri (Yeni) Çocuklarınız erginlik çağına geldiklerinde, kendilerinden öncekilerin izin istedikleri gibi izin istesinler. İşte Allah âyetlerini size böyle açıklar. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
25 Furkan 74. Ayet (25:74:8) وَذُرِّيَّاتِنَا وذرياتنا ve żurriyyâtinâ ve çocuklarımızı ذ ر ر
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, “Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah’a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle” diyenlerdir.
26 Yâsîn 41. Ayet (36:41:5) ذُرِّيَّتَهُمْ ذريتهم żurriyyetehum onların çocuklarını ذ ر ر
Diyanet İşleri (Yeni) Onların soylarını dolu gemide taşımamız da onlar için bir delildir.
27 Mü'min 8. Ayet (40:8:12) وَذُرِّيَّاتِهِمْۜ وذرياتهم ve żurriyyâtihim ve çocukları(ndan) ذ ر ر
Diyanet İşleri (Yeni) “Ey Rabbimiz! Onları da, onların babalarından, eşlerinden ve soylarından iyi olanları da, kendilerine vaad ettiğin Adn cennetlerine koy. Şüphesiz sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin.”
28 Fetih 11. Ayet (48:11:8) وَاَهْلُونَا واهلونا ve ehlûnâ ve çocuklarımız أ ه ل
Diyanet İşleri (Yeni) Bedevîlerin (savaştan) geri bırakılanları sana, “Bizi mallarımız ve ailelerimiz alıkoydu; Allah’tan bizim için af dile” diyecekler. Onlar kalplerinde olmayanı dilleriyle söylerler. De ki: “Allah, sizin bir zarara uğramanızı dilerse, yahut bir yarar elde etmenizi dilerse, O’na karşı kimin bir şeye gücü yeter? Hayır, Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.”
29 Vâkı'a 17. Ayet (56:17:3) وِلْدَانٌ ولدان vildânun çocuklar و ل د
Diyanet İşleri (Yeni) 17,18,19,20,21. Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş sürahileri, ibrikleri ve kadehleri, beğendikleri meyveleri ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar.
30 Mücadele 17. Ayet (58:17:6) اَوْلَادُهُمْ اولادهم evlâduhum çocukları و ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Onların malları da, evlatları da Allah’a karşı kendilerine bir yarar sağlamayacaktır. Onlar, cehennemliklerdir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.
31 Mümtehine 3. Ayet (60:3:5) اَوْلَادُكُمْۚۛ اولادكم evlâdukum çocuklarınız و ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Yakınlarınız ve çocuklarınız size asla fayda vermeyecektir. Kıyamet günü Allah aranızı ayıracaktır. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.
32 Mümtehine 12. Ayet (60:12:20) اَوْلَادَهُنَّ اولادهن evlâdehunne çocuklarını و ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Peygamber! Mü’min kadınlar, Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, elleriyle ayakları arasında bir iftira uydurup getirmemek,[541] hiçbir iyi işte sana karşı gelmemek konusunda sana biat etmek üzere geldikleri zaman, biatlarını kabul et ve onlar için Allah’tan bağışlama dile. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
33 Münafikun 9. Ayet (63:9:9) اَوْلَادُكُمْ اولادكم evlâdukum çocuklarınız و ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Mallarınız ve evlatlarınız sizi, Allah’ı zikretmekten alıkoymasın. Her kim bunu yaparsa, işte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.
34 Teğabun 14. Ayet (64:14:8) وَاَوْلَادِكُمْ واولادكم ve evlâdikum ve çocuklarınızdan و ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olabilecekler vardır. Onlardan sakının. Ama affeder, hoş görüp vazgeçer ve bağışlarsanız şüphe yok ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
35 Müzzemmil 17. Ayet (73:17:7) الْوِلْدَانَ الولدان l-vildâne çocukları و ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Hâl böyle iken inkâr ederseniz, çocukları ak saçlı ihtiyarlara çevirecek olan bir günden (kıyametten) nasıl korunursunuz?
36 İnsân 19. Ayet (76:19:3) وِلْدَانٌ ولدان vildânun çocuklar و ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Çevrelerinde, gördüğünde saçılmış inciler sanacağın, hep aynı gençlik ve güzellikte kalacak hizmetçiler dolaşır.