"çok esirgeyendir" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 30 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 37. Ayet (2:37:11) الرَّح۪يمُ الرحيم rrahîm(u) çok esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Derken, Âdem (vahy yoluyla) Rabbinden birtakım kelimeler aldı, (onlarla amel edip Rabb’ine yalvardı. O da) bunun üzerine tövbesini kabul etti. Şüphesiz O, tövbeleri çok kabul edendir, çok bağışlayandır.
2 Bakara 173. Ayet (2:173:25) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) çok esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, size ancak leş, kan, domuz eti ve Allah’tan başkası adına kesileni haram kıldı. Ama kim mecbur olur da, istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın yemek zorunda kalırsa, ona günah yoktur. Şüphesiz, Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.[46]
3 Âl-i İmran 89. Ayet (3:89:11) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) çok esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Ancak bundan sonra tövbe edip kendilerini düzeltenler müstesnadır. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
4 Âl-i İmran 129. Ayet (3:129:16) رَح۪يمٌ۟ رحيم rahîm(un) çok esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Göklerdeki her şey ve yerdeki her şey Allah’ındır. O, dilediğini bağışlar, dilediğine azab eder. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
5 Nisâ 16. Ayet (4:16:14) رَح۪يمًا رحيما rahîmâ(n) çok esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Sizlerden fuhuş (zina) yapanların her ikisini de incitip kınayın. Eğer onlar tövbe edip ıslah olurlarsa, onları incitip kınamaktan vazgeçin. Çünkü Allah, tövbeleri çok kabul edendir, çok merhamet edendir.
6 Nisâ 23. Ayet (4:23:54) رَح۪يمًاۙ رحيما rahîmâ(n) çok esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Size şunlarla evlenmek haram kılındı: Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeş kızları, kız kardeş kızları, sizi emziren sütanneleriniz, süt kız kardeşleriniz, karılarınızın anneleri, kendileriyle zifafa girdiğiniz karılarınızdan olup evlerinizde bulunan üvey kızlarınız, -eğer anneleri ile zifafa girmemişseniz onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur- öz oğullarınızın karıları, iki kız kardeşi (nikâh altında) bir araya getirmeniz. Ancak geçenler (önceden yapılan bu tür evlilikler) başka.[113] Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
7 Nisâ 152. Ayet (4:152:17) رَح۪يمًا۟ رحيما rahîmâ(n) çok esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a ve peygamberlerine iman edenler ve onlardan hiçbirini diğerlerinden ayırmayanlara gelince, işte onlara Allah mükâfatlarını verecektir. Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
8 A'raf 167. Ayet (7:167:0) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) çok esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Hani Rabbin, elbette kıyamet gününe kadar onlara azabın en kötüsünü tattıracak kimseleri göndereceğini bildirmişti. Şüphesiz Rabbin, elbette cezayı çabuk verendir. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
9 Tevbe 104. Ayet (9:104:0) الرَّح۪يمُ الرحيم rrahîm(u) çok esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, kullarının tövbesini kabul edenin ve sadakaları alanın Allah olduğunu; tövbeyi çok kabul edenin, çok merhametli olanın Allah olduğunu bilmediler mi?
10 Tevbe 118. Ayet (9:118:0) الرَّح۪يمُ۟ الرحيم rrahîm(u) çok esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Savaştan geri kalan üç kişinin de tövbelerini kabul etti.[264] Yeryüzü bütün genişliğine rağmen onlara dar gelmiş, vicdanları da kendilerini sıktıkça sıkmış, böylece Allah’(ın azabın)dan yine O’na sığınmaktan başka çare olmadığını anlamışlardı. Sonra (eski hâllerine) dönsünler diye, onların tövbelerini de kabul etti. Şüphesiz Allah, tövbeyi çok kabul eden ve çok merhamet edendir.
11 Nahl 18. Ayet (16:18:10) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) çok esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Hâlbuki Allah’ın nimetini saymaya kalksanız onu sayamazsınız. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
12 Nûr 5. Ayet (24:5:11) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) çok esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Ancak tövbe edip bundan sonra ıslah olanlar müstesna. Çünkü Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
13 Nûr 62. Ayet (24:62:39) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) çok esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Mü’minler ancak Allah’a ve peygamberine inanan, onunla beraber toplumu ilgilendiren bir iş üzerindeyken ondan izin almadan çekip gitmeyen kimselerdir. O hâlde bazı işlerini görmek için senden izin isterlerse, içlerinden dilediğine izin ver ve onlar için Allah’tan bağışlama dile. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
14 Furkan 6. Ayet (25:6:12) رَح۪يمًا رحيما rahîmâ(n) çok esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) De ki: “O kitabı göklerin ve yerin sırrını bilen indirmiştir. Şüphesiz O, bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
15 Furkan 70. Ayet (25:70:16) رَح۪يمًا رحيما rahîmâ(n) çok esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Ancak tövbe edip de inanan ve salih amel işleyenler başka. Allah işte onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
16 Kasas 16. Ayet (28:16:13) الرَّح۪يمُ الرحيم rrahîm(u) çok esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ, “Rabbim! Şüphesiz ben nefsime zulmettim. Beni affet” dedi. Allah da onu affetti. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
17 Ahzab 5. Ayet (33:5:28) رَح۪يمًا رحيما rahîmâ(n) çok esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Onları babalarına nispet ederek çağırın. Bu, Allah katında daha (doğru ve) adaletlidir. Eğer babalarını bilmiyorsanız, onlar sizin din kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Hata ile yaptığınız bir işte size hiçbir günah yoktur. Fakat kasten yaptığınız şeylerde size günah vardır. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
18 Ahzab 24. Ayet (33:24:16) رَح۪يمًاۚ رحيما rahîmâ(n) çok esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Bunun böyle olması Allah’ın, doğruları, doğrulukları sebebiyle mükâfatlandırması, dilerse münafıklara azap etmesi yahut onların tövbesini kabul etmesi içindir. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
19 Ahzab 43. Ayet (33:43:13) رَح۪يمًا رحيما rahîmâ(n) çok esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) O, sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size merhamet eden; melekleri de sizin için bağışlanma dileyendir. Allah, mü’minlere çok merhamet edendir.
20 Ahzab 50. Ayet (33:50:62) رَح۪يمًا رحيما rahîmâ(n) çok esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah’ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber hicret eden, amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını ve teyzelerinin kızlarını sana helâl kıldık. Ayrıca, diğer mü’minlere değil de, sana has olmak üzere, mehirsiz olarak kendini Peygamber’e bağışlayan, Peygamber’in de kendisini nikâhlamak istediği herhangi bir mü’min kadını da (sana helâl kıldık.) Mü’minlere eşleri ve sahip oldukları cariyeleri hakkında farz kıldığımız şeyleri elbette bilmekteyiz. Bütün bunlar, sana herhangi bir zorluk olmaması içindir. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
21 Ahzab 59. Ayet (33:59:22) رَح۪يمًا رحيما rahîmâ(n) çok esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve mü’minlerin kadınlarına söyle, bedenlerini örtecek elbiselerini giysinler. Bu, onların tanınıp incitilmemelerine de daha uygundur. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
22 Ahzab 73. Ayet (33:73:15) رَح۪يمًا رحيما rahîmâ(n) çok esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, münafık erkeklere ve münafık kadınlara, Allah’a ortak koşan erkeklere ve Allah’a ortak koşan kadınlara azap etmek; mü’min erkeklerin ve mü’min kadınların da tövbelerini kabul etmek için insana emaneti yüklemiştir. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
23 Sebe' 2. Ayet (34:2:17) الرَّح۪يمُ الرحيم rrahîmu çok esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, yere gireni, yerden çıkanı; gökten ineni ve oraya yükseleni bilir. O, çok merhamet edicidir, çok bağışlayıcıdır.
24 Zümer 53. Ayet (39:53:21) الرَّح۪يمُ الرحيم rrahîm(u) çok esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
25 Hucurât 12. Ayet (49:12:32) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) çok esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Zannın birçoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.
26 Hucurât 14. Ayet (49:14:27) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) çok esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Bedevîler “İman ettik” dediler. De ki: “İman etmediniz. (Öyle ise, “iman ettik” demeyin.) “Fakat boyun eğdik” deyin.[500] Henüz iman kalplerinize girmedi. Eğer Allah’a ve Peygamberine itaat ederseniz, yaptıklarınızdan hiçbir şeyi eksiltmez. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
27 Hadîd 28. Ayet (57:28:22) رَح۪يمٌۙ رحيم rahîm(un) çok esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve peygamberine iman edin ki, size rahmetinden iki kat pay versin, size kendisiyle yürüyeceğiniz bir nur versin ve sizi bağışlasın. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
28 Mümtehine 7. Ayet (60:7:15) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) çok esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Ola ki Allah sizinle, içlerinden düşman olduğunuz kimseler arasına bir sevgi (ve yakınlık) koyar. Allah, hakkıyla gücü yetendir. Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
29 Mümtehine 12. Ayet (60:12:39) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) çok esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Peygamber! Mü’min kadınlar, Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, elleriyle ayakları arasında bir iftira uydurup getirmemek,[541] hiçbir iyi işte sana karşı gelmemek konusunda sana biat etmek üzere geldikleri zaman, biatlarını kabul et ve onlar için Allah’tan bağışlama dile. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
30 Müzzemmil 20. Ayet (73:20:78) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) çok esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Şüphesiz Rabbin, senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, yarısını ve üçte birini ibadetle geçirdiğini biliyor. Beraberinde bulunanlardan bir topluluk da böyle yapıyor. Allah, gece ve gündüzü düzenleyip takdir eder. Sizin buna (gecenin tümünde yahut çoğunda ibadete) gücünüzün yetmeyeceğini bildi de sizi bağışladı (yükünüzü hafifletti.) Artık, Kur’an’dan kolayınıza geleni okuyun. Allah, içinizde hastaların bulunacağını, bir kısmınızın Allah’ın lütfundan rızık aramak üzere yeryüzünde dolaşacağını, diğer bir kısmınızın ise Allah yolunda çarpışacağını bilmektedir. O hâlde, Kur’an'dan kolayınıza geleni okuyun. Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin, Allah’a güzel bir borç verin. Kendiniz için önceden ne iyilik gönderirseniz, onu Allah katında daha üstün bir iyilik ve daha büyük mükâfat olarak bulursunuz. Allah’tan bağışlama dileyin. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.