| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 181. Ayet (2:181:5) | سَمِعَهُ | سمعه | semi’ahu | işittikten | س م ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Her kim işittikten sonra vasiyeti değiştirirse, günahı ancak onu değiştirenlerin boynunadır. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir. | |||||
| 2 | Bakara 285. Ayet (2:285:22) | سَمِعْنَا | سمعنا | semi’nâ | İşittik | س م ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, mü’minler de (iman ettiler). Her biri; Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler ve şöyle dediler: “Onun peygamberlerinden hiçbirini (diğerinden) ayırt etmeyiz.” Şöyle de dediler: “İşittik ve itaat ettik. Ey Rabbimiz! Senden bağışlama dileriz. Sonunda dönüş yalnız sanadır.” | |||||
| 3 | Âl-i İmran 193. Ayet (3:193:3) | سَمِعْنَا | سمعنا | semi’nâ | işittik | س م ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Rabbimiz! Biz, ‘Rabbinize iman edin’ diye imana çağıran bir davetçi işittik, hemen iman ettik. Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla. Kötülüklerimizi ört. Canımızı iyilerle beraber al.” | |||||
| 4 | Nisâ 46. Ayet (4:46:9) | سَمِعْنَا | سمعنا | semi’nâ | işittik | س م ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yahudilerden öyleleri var ki, (kelimeleri yerlerinden kaydırıp) tahrif ederek onları anlamlarından uzaklaştırırlar. Dillerini eğip bükerek ve dine saldırarak “İşittik, karşı geldik”, “İşit, işitmez olası!” “Râ’inâ”[118] derler. Hâlbuki onlar, “İşittik ve itaat ettik; dinle ve bize bak” deselerdi, bu kendileri için daha hayırlı olurdu. Fakat Allah, küfürleri yüzünden kendilerini lânetlemiştir. Bu yüzden pek az iman ederler.[119] | |||||
| 5 | Nisâ 46. Ayet (4:46:23) | سَمِعْنَا | سمعنا | semi’nâ | işittik | س م ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yahudilerden öyleleri var ki, (kelimeleri yerlerinden kaydırıp) tahrif ederek onları anlamlarından uzaklaştırırlar. Dillerini eğip bükerek ve dine saldırarak “İşittik, karşı geldik”, “İşit, işitmez olası!” “Râ’inâ”[118] derler. Hâlbuki onlar, “İşittik ve itaat ettik; dinle ve bize bak” deselerdi, bu kendileri için daha hayırlı olurdu. Fakat Allah, küfürleri yüzünden kendilerini lânetlemiştir. Bu yüzden pek az iman ederler.[119] | |||||
| 6 | Mâide 7. Ayet (5:7:11) | سَمِعْنَا | سمعنا | semi’nâ | işittik | س م ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın üzerinizdeki nimetini ve “işittik, itaat ettik” dediğinizde ona verdiğiniz ve sizi kendisiyle bağladığı sağlam sözü hatırlayın. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir. | |||||
| 7 | Enfal 21. Ayet (8:21:0) | سَمِعْنَا | سمعنا | semi’nâ | işittik | س م ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşitmedikleri hâlde, “işittik” diyenler gibi de olmayın. | |||||
| 8 | Enfal 31. Ayet (8:31:0) | سَمِعْنَا | سمعنا | semi’nâ | İşittik | س م ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlara karşı âyetlerimiz okunduğu zaman, “Duyduk, istesek biz de bunun benzerini elbette söyleriz. Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir” dediler. | |||||
| 9 | Enbiyâ 60. Ayet (21:60:2) | سَمِعْنَا | سمعنا | semi’nâ | işittik | س م ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (İçlerinden bazıları), “İbrahim denilen bir gencin onları diline doladığını duyduk” dediler. | |||||
| 10 | Nûr 51. Ayet (24:51:14) | سَمِعْنَا | سمعنا | semi’nâ | işittik | س م ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Aralarında hüküm vermek için Allah’a (Kur’an’a) ve Resûlüne davet edildiklerinde, mü’minlerin söyleyeceği söz ancak, “işittik ve iman ettik” demeleridir. İşte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir. | |||||
| 11 | Kasas 55. Ayet (28:55:2) | سَمِعُوا | سمعوا | semi’û | işittikleri | س م ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Boş sözü işittikleri vakit ondan yüz çevirirler ve, “Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz de size. Selâm olsun size (bizden size zarar gelmez). Biz cahilleri istemeyiz” derler. | |||||
| 12 | Secde 12. Ayet (32:12:11) | وَسَمِعْنَا | وسمعنا | ve semi’nâ | ve işittik | س م ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Suçlular, Rablerinin huzurunda boyunlarını büküp, “Rabbimiz! (Gerçeği) gördük ve işittik. Artık şimdi bizi (dünyaya) döndür ki, salih amel işleyelim. Biz artık kesin olarak inanmaktayız” dedikleri vakit, (onları) bir görsen! | |||||
| 13 | Kalem 51. Ayet (68:51:8) | سَمِعُوا | سمعوا | semi’û | işittikleri | س م ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz inkâr edenler Zikr’i (Kur’an’ı) duydukları zaman neredeyse seni gözleriyle devirecekler. (Senin için,) “Hiç şüphe yok o bir delidir” diyorlar. | |||||