| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 142. Ayet (2:142:4) | النَّاسِ | الناس | nnâsi | insanlar- | ن و س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Birtakım kendini bilmez insanlar, “Onları (müslümanları) yönelmekte oldukları kıbleden çeviren nedir?” diyecekler. De ki: “Doğu da, Batı da Allah’ındır. Allah, dilediği kimseyi doğru yola iletir.” | |||||
| 2 | Bakara 143. Ayet (2:143:8) | النَّاسِ | الناس | nnâsi | insanlar- | ن و س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Böylece, sizler insanlara birer şahit (ve örnek) olasınız ve Peygamber de size bir şahit (ve örnek) olsun diye sizi orta bir ümmet[36] yaptık. Her ne kadar Allah’ın doğru yolu gösterdiği kimselerden başkasına ağır gelse de biz, yönelmekte olduğun ciheti ancak; Resûl’e tabi olanlarla, gerisingeriye dönecekleri ayırd edelim diye kıble yaptık. Allah, imanınızı boşa çıkaracak değildir. Şüphesiz Allah, insanlara çok şefkatli ve çok merhametlidir.[37] | |||||
| 3 | Bakara 165. Ayet (2:165:2) | النَّاسِ | الناس | -nnâsi | İnsanlar- | ن و س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnsanlar arasında Allah’ı bırakıp da O’na ortak koşanlar vardır. Onları, Allah’ı severcesine severler. Mü’minlerin Allah’a olan sevgisi daha güçlü bir sevgidir. Zulmedenler azaba uğrayacakları zaman bütün kuvvetin Allah’ın olduğunu ve Allah’ın azabının pek şiddetli olduğunu bir bilselerdi! | |||||
| 4 | Mâide 49. Ayet (5:49:32) | النَّاسِ | الناس | nnâsi | insanlar- | ن و س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Aralarında, Allah’ın indirdiği ile hükmet. Onların arzularına uyma ve Allah’ın sana indirdiğinin bir kısmından (Kur’an’ın bazı hükümlerinden) seni şaşırtmalarından sakın. Eğer yüz çevirirlerse, bil ki şüphesiz Allah, bazı günahları sebebiyle onları bir musibete çarptırmak istiyor. İnsanlardan birçoğu muhakkak ki yoldan çıkmışlardır. | |||||
| 5 | Mâide 67. Ayet (5:67:19) | النَّاسِۜ | الناس | nnâs(i) | insanlar- | ن و س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey Peygamber! Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan, O’nun verdiği peygamberlik görevini yerine getirmemiş olursun. Allah, seni insanlardan korur. Şüphesiz Allah, kâfirler topluluğunu hidayete erdirmeyecektir. | |||||
| 6 | En'am 128. Ayet (6:128:14) | الْاِنْسِ | الانس | l-insi | insanlar- | أ ن س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onların hepsini bir araya toplayacağı gün şöyle diyecektir: “Ey cin topluluğu! İnsanlardan pek çoğunu saptırıp aranıza kattınız.” Onların insanlardan olan dostları, “Ey Rabbimiz! Bizler birbirimizden yararlandık ve bize belirlediğin süremizin sonuna ulaştık” diyecekler. Allah da diyecek ki: “Allah’ın diledikleri (affettikleri) hariç, içinde ebedî kalmak üzere duracağınız yer ateştir.” Ey Muhammed! Şüphesiz senin Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir. | |||||
| 7 | Enfal 48. Ayet (8:48:0) | النَّاسِ | الناس | nnâsi | insanlar- | ن و س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş ve, “Bu gün artık insanlardan size galip gelecek (kimse) yok, mutlaka ben de size yardımcıyım.” demişti. Fakat iki taraf (savaş alanında) yüz yüze gelince (şeytan), gerisingeriye dönüp, “Ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğiniz şeyler (melekler)[252] görüyorum. Ben Allah’tan korkarım. Allah, cezası çetin olandır” demişti. | |||||
| 8 | Tevbe 75. Ayet (9:75:0) | الصَّالِح۪ينَ | الصالحين | ssâlihîn(e) | yararlı insanlar- | ص ل ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İçlerinden, “Eğer Allah bize lütuf ve kereminden verirse, mutlaka bol bol sadaka veririz ve mutlaka salihlerden oluruz” diye Allah’a söz verenler de vardır. | |||||
| 9 | Yunus 92. Ayet (10:92:0) | النَّاسِ | الناس | nnâsi | insanlar- | ن و س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz de bugün bedenini, arkandan geleceklere ibret olman için, kurtaracağız. Çünkü insanlardan birçoğu âyetlerimizden gerçekten habersizdir. | |||||
| 10 | İbrahim 36. Ayet (14:36:6) | النَّاسِۚ | الناس | nnâs(i) | insanlar- | ن و س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Rabbim! Çünkü o putlar insanlardan birçoğunu saptırdılar. Artık kim bana uyarsa, o bendendir. Kim de bana karşı gelirse, şüphesiz sen çok bağışlayan, çok merhamet edensin.” | |||||
| 11 | Meryem 26. Ayet (19:26:8) | الْبَشَرِ | البشر | l-beşeri | insanlar- | ب ش ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Ye, iç, gözün aydın olsun. İnsanlardan birini görecek olursan, “Şüphesiz ben Rahmân’a susmayı adadım. Bugün hiçbir insan ile konuşmayacağım” de.[342] | |||||
| 12 | Hacc 8. Ayet (22:8:2) | النَّاسِ | الناس | nnâsi | insanlar- | ن و س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 8,9. İnsanlardan öylesi de vardır ki, bir ilmi, bir yol göstericisi, aydınlatıcı bir kitabı olmadığı hâlde kibirlenerek insanları Allah’ın yolundan saptırmak için, Allah hakkında tartışmaya kalkar. Ona dünyada bir rezillik vardır. Ona kıyamet gününde de yangın azabını tattıracağız. | |||||
| 13 | Hacc 18. Ayet (22:18:21) | النَّاسِۜ | الناس | nnâs(i) | insanlar- | ن و س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Görmedin mi ki şüphesiz, göklerde ve yerde olanlar, güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanların birçoğu Allah’a secde etmektedir. Birçoğunun üzerine de azap hak olmuştur. Allah, kimi alçaltırsa ona saygınlık kazandıracak hiçbir kimse yoktur. Şüphesiz Allah, dilediğini yapar. | |||||
| 14 | Kasas 23. Ayet (28:23:9) | النَّاسِ | الناس | nnâsi | insanlar- | ن و س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Medyen suyuna varınca, suyun başında (hayvanlarını) sulamakta olan bazı insanlar gördü. Bunların yanında da koyunlarını suya salmamak için uğraşan iki kız gördü. Mûsâ onlara, “(Koyunlarınızı burada tutmaktaki) maksadınız ne?” dedi. Onlar, “Çobanlar sulayıp çekilinceye kadar biz koyunlarımızı sulayamayız. Babamız ise çok yaşlı bir adamdır” dediler. | |||||
| 15 | Rum 8. Ayet (30:8:19) | النَّاسِ | الناس | nnâsi | insanlar- | ن و س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, kendi nefisleri(nin yaratılış incelikleri) hakkında hiç düşünmediler mi? Hem Allah, gökler ile yeri ve ikisi arasındakileri ancak hak ve hikmete uygun olarak ve belirli bir süre için yaratmıştır. Şüphesiz insanların birçoğu Rablerine kavuşacaklarını inkâr ediyorlar. | |||||
| 16 | Fâtır 28. Ayet (35:28:2) | النَّاسِ | الناس | nnâsi | insanlar- | ن و س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnsanlardan, (yeryüzünde) hareket eden (diğer) canlılardan ve hayvanlardan yine böyle çeşitli renklerde olanlar vardır. Allah’a karşı ancak; kulları içinden âlim olanlar derin saygı duyarlar. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır. | |||||
| 17 | Cin 6. Ayet (72:6:5) | الْاِنْسِ | الانس | l-insi | insanlar- | أ ن س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Doğrusu insanlardan bazı kimseler, cinlerden bazılarına sığınırlardı da, cinler onların taşkınlıklarını artırırlardı.” | |||||