| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 800 | Hucurât 15. Ayet (49:15:1) | اِنَّمَا | انما | innemâ | şüphesiz | إِنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İman edenler ancak, Allah’a ve Peygamberine inanan, sonra şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenlerdir. İşte onlar doğru kimselerin ta kendileridir. | |||||
| 801 | Hucurât 18. Ayet (49:18:1) | اِنَّ | ان | inne | şüphesiz | إِنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz Allah, göklerin ve yerin gaybını bilir. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir. | |||||
| 802 | Zâriyât 15. Ayet (51:15:1) | اِنَّ | ان | inne | şüphesiz | إِنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 15,16. Şüphesiz Allah’a karşı gelmekten sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiği şeyleri alarak cennetlerde ve pınar başlarında bulunurlar. Şüphesiz onlar bundan önce iyilik yapan kimselerdi. | |||||
| 803 | Zâriyât 23. Ayet (51:23:4) | اِنَّهُ | انه | innehu | şüphesiz O | إِنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Göğün ve yerin Rabbine andolsun ki o (size va’dolunanlar), sizin konuşmanız gibi gerçektir. | |||||
| 804 | Zâriyât 30. Ayet (51:30:5) | اِنَّهُ | انه | innehu | şüphesiz O | إِنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar dediler ki: “Rabbin böyle buyurdu. Şüphesiz O, hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.” | |||||
| 805 | Zâriyât 50. Ayet (51:50:4) | اِنّ۪ي | اني | innî | şüphesiz ben | إِنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O hâlde Allah’a koşun. Şüphesiz ben, size O’nun katından gönderilmiş açık bir uyarıcıyım. | |||||
| 806 | Zâriyât 51. Ayet (51:51:7) | اِنّ۪ي | اني | innî | şüphesiz ben | إِنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah ile beraber başka bir ilâh edinmeyin. Gerçekten ben, size, Allah tarafından gönderilmiş açık bir uyarıcıyım. | |||||
| 807 | Zâriyât 58. Ayet (51:58:1) | اِنَّ | ان | inne | şüphesiz | إِنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz Allah rızık verendir, güçlüdür, çok kuvvetlidir. | |||||
| 808 | Tûr 17. Ayet (52:17:1) | اِنَّ | ان | inne | şüphesiz | إِنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 17,18. Şüphesiz Allah’a karşı gelmekten sakınanlar Rablerinin, kendilerine verdiği şeylerle zevk ve mutluluk duyarak cennetlerde ve nimetler içinde bulunurlar. Rableri onları cehennem azabından korumuştur. | |||||
| 809 | Tûr 47. Ayet (52:47:1) | وَاِنَّ | وان | ve inne | ve şüphesiz | إِنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz zulmedenlere bundan başka bir azap daha var.[509] Fakat onların çoğu bilmezler. | |||||
| 810 | Necm 27. Ayet (53:27:1) | اِنَّ | ان | inne | şüphesiz | إِنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz ahirete iman etmeyenler, meleklere dişi isimleri veriyorlar. | |||||
| 811 | Necm 30. Ayet (53:30:5) | اِنَّ | ان | inne | şüphesiz | إِنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte onların ilimden ulaşabildikleri nokta! Şüphesiz senin Rabbin, yolundan sapanı daha iyi bilir. O, hidayete ereni de daha iyi bilir. | |||||
| 812 | Necm 32. Ayet (53:32:8) | اِنَّ | ان | inne | şüphesiz | إِنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, ufak tefek kusurları dışında, büyük günahlardan ve çirkin işlerden uzak duran kimselerdir. Şüphesiz Rabbin, bağışlaması çok geniş olandır. Sizi, topraktan yarattığında da ve analarınızın karnında ceninler iken de, en iyi bilendir. Bunun için kendinizi temize çıkarmayın. Çünkü O, Allah’a karşı gelmekten sakınanları en iyi bilendir. | |||||
| 813 | Necm 43. Ayet (53:43:1) | وَاَنَّهُ | وانه | ve ennehu | ve şüphesiz O | أَنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz O, güldürür ve ağlatır. | |||||
| 814 | Necm 44. Ayet (53:44:1) | وَاَنَّهُ | وانه | ve ennehu | ve şüphesiz O | أَنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz O, öldürür ve diriltir. | |||||
| 815 | Necm 45. Ayet (53:45:1) | وَاَنَّهُ | وانه | ve ennehu | ve şüphesiz O | أَنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 45,46. Şüphesiz O, iki eşi, erkeği ve dişiyi, (rahme) atıldığında az bir sudan (meniden) yaratmıştır. | |||||
| 816 | Necm 47. Ayet (53:47:1) | وَاَنَّ | وان | ve enne | ve şüphesiz | أَنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz tekrar diriltmek de O’na aittir. | |||||
| 817 | Necm 48. Ayet (53:48:1) | وَاَنَّهُ | وانه | ve ennehu | ve şüphesiz O | أَنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz O, başkalarına muhtaç olmaktan kurtardı ve varlık sahibi kıldı. | |||||
| 818 | Necm 49. Ayet (53:49:1) | وَاَنَّهُ | وانه | ve ennehu | ve şüphesiz O | أَنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz O, Şi’râ’nın[514] Rabbidir. | |||||
| 819 | Necm 50. Ayet (53:50:1) | وَاَنَّهُٓ | وانه | ve ennehu | ve şüphesiz O | أَنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 50,51. Şüphesiz O, önce gelen Âd kavmini ve Semûd kavmini helâk etti ve hiç kimseyi bırakmadı. | |||||
| 820 | Kamer 47. Ayet (54:47:1) | اِنَّ | ان | inne | şüphesiz | إِنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz suçlular (müşrikler) sapıklık ve ateşler içindedirler. | |||||
| 821 | Kamer 54. Ayet (54:54:1) | اِنَّ | ان | inne | şüphesiz | إِنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz Allah’a karşı gelmekten sakınanlar cennetlerde, ırmak başlarındadırlar. | |||||
| 822 | Vâkı'a 49. Ayet (56:49:2) | اِنَّ | ان | inne | şüphesiz | إِنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 49,50. De ki: “Şüphesiz öncekiler ve sonrakiler, mutlaka belli bir günün belli bir vaktinde toplanacaklardır.” | |||||
| 823 | Vâkı'a 51. Ayet (56:51:2) | اِنَّكُمْ | انكم | innekum | şüphesiz siz de | إِنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 51,52. Sonra siz ey haktan sapan yalanlayıcılar! Mutlaka (cehennemde) bir ağaçtan, zakkumdan yiyeceksiniz. | |||||
| 824 | Hadîd 9. Ayet (57:9:13) | وَاِنَّ | وان | ve inne | ve şüphesiz | إِنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için kulu Muhammed’e apaçık âyetler indirendir. Şüphesiz Allah, size karşı çok esirgeyici, çok merhametlidir. | |||||
| 825 | Hadîd 17. Ayet (57:17:2) | اَنَّ | ان | enne | şüphesiz | أَنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bilin ki Allah, yeryüzünü ölümünden sonra diriltmektedir. Düşünesiniz diye gerçekten, size âyetleri açıkladık. | |||||
| 826 | Hadîd 18. Ayet (57:18:1) | اِنَّ | ان | inne | şüphesiz | إِنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz ki sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar ve Allah’a güzel bir borç verenler var ya, (verdikleri) onlara kat kat ödenir. Ayrıca onlara çok değerli bir mükâfat da vardır. | |||||
| 827 | Hadîd 20. Ayet (57:20:2) | اَنَّمَا | انما | ennemâ | şüphesiz | أَنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun, bir eğlence, bir süs, aranızda karşılıklı bir övünme, çok mal ve evlat sahibi olma yarışından ibarettir. (Nihayet hepsi yok olur gider). Tıpkı şöyle: Bir yağmur ki, bitirdiği bitki çiftçilerin hoşuna gider. Sonra kurumaya yüz tutar da sen onu sararmış olarak görürsün. Sonra da çer çöp olur. Ahirette ise (dünyadaki amele göre ya) çetin bir azap ve(ya) Allah’ın mağfiret ve rızası vardır. Dünya hayatı, aldanış metaından başka bir şey değildir. | |||||
| 828 | Hadîd 24. Ayet (57:24:8) | فَاِنَّ | فان | fe-inne | şüphesiz | إِنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar cimrilik edip insanlara da cimriliği emreden kimselerdir. Kim yüz çevirirse bilsin ki şüphesiz Allah ganîdir, zengindir, övülmeye lâyıktır. | |||||
| 829 | Hadîd 25. Ayet (57:25:25) | اِنَّ | ان | inne | şüphesiz | إِنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, biz elçilerimizi açık mucizelerle gönderdik ve beraberlerinde kitabı ve mizanı (ölçüyü) indirdik ki, insanlar adaleti yerine getirsinler. Kendisinde müthiş bir güç ve insanlar için birçok faydalar bulunan demiri yarattık (ki insanlar ondan yararlansınlar). Allah da kendisine ve Resûllerine gayba inanarak yardım edecekleri bilsin. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir. | |||||
| 830 | Hadîd 29. Ayet (57:29:12) | وَاَنَّ | وان | ve enne | ve şüphesiz | أَنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bunları açıkladık ki, kitap ehli, Allah’ın lütfundan hiçbir şeyi kendilerine has kılmaya güçlerinin yetmeyeceğini ve lütfun, Allah’ın elinde olduğunu, onu dilediği kimseye vereceğini bilsinler. Allah, büyük lütuf sahibidir. | |||||
| 831 | Mücadele 2. Ayet (58:2:20) | وَاِنَّ | وان | ve inne | ve şüphesiz | إِنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İçinizden kadınlarına zıhar[529] yapanlar bilsinler ki, o kadınlar onların anaları değildir. Onların anaları ancak, kendilerini doğuran kadınlardır. Şüphesiz onlar (zıhar yaparlarken) hoş karşılanmayan ve yalan bir söz söylüyorlar. Şüphesiz Allah çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır. | |||||
| 832 | Mücadele 5. Ayet (58:5:1) | اِنَّ | ان | inne | şüphesiz | إِنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a ve Resûlüne düşmanlık edenler, kendilerinden öncekilerin alçaltıldığı gibi alçaltılacaklardır. Oysa biz apaçık âyetler indirdik. Kâfirler için alçaltıcı bir azap vardır. | |||||
| 833 | Mücadele 7. Ayet (58:7:3) | اَنَّ | ان | enne | şüphesiz | أَنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Göklerdeki ve yerdeki her şeyi Allah’ın bildiğini görmüyor musun? Üç kişi gizlice konuşmaz ki, dördüncüleri O olmasın. Beş kişi gizlice konuşmaz ki altıncıları O olmasın. Bundan daha az, yahut daha çok da olsalar, nerede olurlarsa olsunlar, O mutlaka onlarla beraberdir. Sonra onlara yaptıklarını Kıyamet günü haber verecektir. Allah, her şeyi hakkıyla bilir. | |||||
| 834 | Mücadele 10. Ayet (58:10:1) | اِنَّمَا | انما | innemâ | şüphesiz | إِنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O kötü fısıltılar iman edenleri üzmek için ancak şeytandan kaynaklanmaktadır. Oysa şeytan, Allah’ın izni olmadıkça, mü’minlere hiçbir zarar verebilecek değildir. Öyle ise mü’minler ancak Allah’a tevekkül etsinler. | |||||
| 835 | Mücadele 12. Ayet (58:12:20) | فَاِنَّ | فان | fe-inne | şüphesiz | إِنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Peygamber ile baş başa konuşacağınız zaman, baş başa konuşmanızdan önce bir sadaka verin. Bu, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Şâyet (sadaka verecek bir şey) bulamazsanız, bilin ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||
| 836 | Mücadele 15. Ayet (58:15:6) | اِنَّهُمْ | انهم | innehum | şüphesiz onlar | إِنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, onlara çetin bir azap hazırlamıştır. Gerçekten onların yaptıkları şey ne kötüdür! | |||||
| 837 | Mücadele 20. Ayet (58:20:1) | اِنَّ | ان | inne | şüphesiz | إِنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a ve peygamberine düşman olanlar var ya, işte onlar en aşağı kimselerin arasındadırlar. | |||||
| 838 | Mücadele 21. Ayet (58:21:6) | اِنَّ | ان | inne | şüphesiz | إِنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, “Şüphesiz ben ve peygamberlerim galip geleceğiz” diye yazmıştır. Şüphe yok ki, Allah çok kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir. | |||||
| 839 | Haşr 4. Ayet (59:4:9) | فَاِنَّ | فان | fe-inne | şüphesiz | إِنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu, onların Allah’a ve Resûlüne karşı gelmeleri sebebiyledir. Kim Allah’a karşı gelirse bilsin ki, Allah’ın azabı şiddetlidir. | |||||
| 840 | Haşr 16. Ayet (59:16:10) | اِنّ۪ي | اني | innî | şüphesiz ben | إِنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Münafıkların durumu ise tıpkı şeytanın durumu gibidir. Çünkü şeytan insana, “İnkâr et” der; insan inkâr edince de, “Şüphesiz ben senden uzağım. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım” der. | |||||
| 841 | Mümtehine 6. Ayet (60:6:15) | فَاِنَّ | فان | fe-inne | şüphesiz | إِنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, onlarda (İbrahim ve beraberindekilerde) sizin için, Allah’ı ve ahiret gününü arzu edenler için güzel bir örnek vardır. Kim yüz çevirirse bilsin ki, Allah her bakımdan sınırsız zengindir, övülmeye lâyıktır. | |||||
| 842 | Mümtehine 8. Ayet (60:8:18) | اِنَّ | ان | inne | şüphesiz ki | إِنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, sizi, din konusunda sizinle savaşmamış, sizi yurtlarınızdan da çıkarmamış kimselere iyilik etmekten, onlara âdil davranmaktan men etmez. Şüphesiz Allah, âdil davrananları sever. | |||||
| 843 | Mümtehine 12. Ayet (60:12:36) | اِنَّ | ان | inne | şüphesiz | إِنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey Peygamber! Mü’min kadınlar, Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, elleriyle ayakları arasında bir iftira uydurup getirmemek,[541] hiçbir iyi işte sana karşı gelmemek konusunda sana biat etmek üzere geldikleri zaman, biatlarını kabul et ve onlar için Allah’tan bağışlama dile. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||
| 844 | Saf 4. Ayet (61:4:1) | اِنَّ | ان | inne | şüphesiz | إِنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hiç şüphe yok ki Allah, kendi yolunda, duvarları birbirine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever. | |||||
| 845 | Cum'a 8. Ayet (62:8:2) | اِنَّ | ان | inne | şüphesiz | إِنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Sizin kendisinden kaçıp durduğunuz ölüm var ya, o mutlaka size ulaşacaktır. Sonra gaybı da, görünen âlemi de bilen Allah’a döndürüleceksiniz de, O size yapmakta olduklarınızı haber verecektir.” | |||||
| 846 | Münafikun 1. Ayet (63:1:15) | اِنَّ | ان | inne | şüphesiz | إِنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Münafıklar sana geldiklerinde, “Senin, elbette Allah’ın peygamberi olduğuna şahitlik ederiz” derler. Allah senin, elbette kendisinin peygamberi olduğunu biliyor. (Fakat) Allah, o münafıkların hiç şüphesiz yalancılar olduklarına elbette şahitlik eder. | |||||
| 847 | Teğabun 12. Ayet (64:12:7) | فَاِنَّمَا | فانما | fe-innemâ | şüphesiz | إِنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a itaat edin, peygambere de itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz, bilin ki elçimize düşen sadece apaçık bir tebliğdir. | |||||
| 848 | Teğabun 14. Ayet (64:14:5) | اِنَّ | ان | inne | şüphesiz | إِنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olabilecekler vardır. Onlardan sakının. Ama affeder, hoş görüp vazgeçer ve bağışlarsanız şüphe yok ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||
| 849 | Talak 3. Ayet (65:3:12) | اِنَّ | ان | inne | şüphesiz | إِنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onu beklemediği yerden rızıklandırır. Kim Allah’a tevekkül ederse, O kendisine yeter. Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir. Allah, her şeye bir ölçü koymuştur. | |||||