"şeyden" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 31 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Nûr 23. Ayet (24:23:5) الْغَافِلَاتِ الغافلات l-ġâfilâti bir şeyden habersiz غ ف ل
Diyanet İşleri (Yeni) 23,24. İffetli ve (haklarında uydurulan kötülüklerden) habersiz mü’min kadınlara zina isnat edenler, gerçekten dünya ve ahirette lânetlenmişlerdir. İşlemiş oldukları günahtan dolayı dillerinin, ellerinin ve ayaklarının kendi aleyhlerine şahitlik edecekleri günde onlara çok büyük bir azap vardır.
2 Nebe' 1. Ayet (78:1:1) عَمَّ عم ‘amme hangi şeyden? عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Birbirlerine neyi soruyorlar?
3 Hûd 40. Ayet (11:40:11) كُلٍّ كل kullin her şeyden ك ل ل
Diyanet İşleri (Yeni) Nihayet emrimiz gelip, tandır kaynamaya başlayınca (sular coşup taşınca) Nûh’a dedik ki: “Her cins canlıdan (erkekli dişili) birer çift, bir de kendileri hakkında daha önce hüküm verilmiş olanlar dışındaki âilen ile iman edenleri ona yükle.” Ama, onunla beraber sadece pek az kimse iman etmişti.[274]
4 Nahl 48. Ayet (16:48:8) شَيْءٍ شيء şey-in her şeyden ش ي أ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın yarattığı şeyleri görmüyorlar mı? Onların gölgeleri Allah’a secde ederek ve tevazu ile boyun eğerek sağa ve sola dönmektedir.
5 Kehf 54. Ayet (18:54:13) شَيْءٍ شيء şey-in her şeyden ش ي أ
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, biz bu Kur’an’da insanlar için her türlü misali değişik şekillerde açıkladık. Fakat insan tartışmaya her şeyden daha çok düşkündür.
6 Enfal 60. Ayet (8:60:0) شَيْءٍ شيء şey-in herşeyden ش ي أ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve savaş atları hazırlayın. Onlarla Allah’ın düşmanını, sizin düşmanınızı ve bunlardan başka sizin bilmediğiniz fakat Allah’ın bildiği diğer düşmanları korkutursunuz. Allah yolunda her ne harcarsanız karşılığı size tam olarak ödenir. Size zulmedilmez.
7 Bakara 32. Ayet (2:32:7) مَا ما şeyden مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Melekler, “Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen, her şeyi hikmetle yapan sensin” dediler.
8 Bakara 134. Ayet (2:134:13) عَمَّا عما ‘ammâ şeyden عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz.
9 Âl-i İmran 92. Ayet (3:92:11) شَيْءٍ شيء şey-in şeyden ش ي أ
Diyanet İşleri (Yeni) Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiliğe asla erişemezsiniz. Her ne harcarsanız Allah onu bilir.
10 Mâide 13. Ayet (5:13:14) مِمَّا مما mimmâ şeyden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) İşte, verdikleri sözlerini bozmaları sebebiyledir ki onları lânetledik, kalplerini de kaskatı kıldık. Kelimeleri yerlerinden kaydırarak (tahrif edip) değiştiriyorlar. Akıllarından çıkarmamaları istenen şeylerden önemli bir kısmını da unuttular. (Ey Muhammed!) İçlerinden pek azı hariç, onların daima bir hainliğini görüyorsun. Yine de sen onları affet ve aldırış etme. Çünkü Allah, iyilik yapanları sever.
11 Mâide 14. Ayet (5:14:10) مِمَّا مما mimmâ şeyden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) “Biz hıristiyanız” diyenlerden de sağlam söz almıştık. Ama onlar da akıllarından çıkarmamaları istenen şeylerden önemli bir kısmını unuttular. Bu sebeple, biz de aralarına kıyamet gününe kadar sürecek düşmanlık ve kini salıverdik. Allah, ne yapmakta olduklarını onlara bildirecek!
12 Mâide 117. Ayet (5:117:5) مَٓا ما şeyden مَا
Diyanet İşleri (Yeni) “Ben onlara, sadece bana emrettiğin şeyi söyledim: Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin (dedim.) Aralarında bulunduğum sürece onlara şahit (ve örnek) idim. Ama beni içlerinden aldığında, artık üzerlerine gözetleyici yalnız sen oldun. Sen, her şeye hakkıyla şahitsin.”
13 Tevbe 51. Ayet (9:51:0) مَا ما şeyden مَا
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Bizim başımıza ancak, Allah’ın bizim için yazdığı şeyler gelir. O, bizim yardımcımızdır. Öyleyse mü’minler, yalnız Allah’a güvensinler.”
14 Yunus 94. Ayet (10:94:0) مِمَّٓا مما mimmâ şeyden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer sana indirdiğimiz şeyden şüphe içinde isen, senden önce Kitab’ı (Tevrat’ı) okuyanlara sor. Andolsun ki, sana Rabbinden hak gelmiştir. O hâlde, sakın şüphe edenlerden olma!
15 Hûd 62. Ayet (11:62:19) مِمَّا مما mimmâ şeyden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar şöyle dediler: “Ey Salih! Bundan önce sen, aramızda ümit beslenen bir kimseydin. Şimdi babalarımızın taptıklarına tapmamızı bize yasaklıyor musun? Şüphesiz, biz senin bizi çağırdığın şeyden derin bir şüphe içindeyiz.”
16 Yusuf 33. Ayet (12:33:6) مِمَّا مما mimmâ şeyden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Yûsuf, “Ey Rabbim! Zindan bana, bunların beni dâvet ettiği şeyden daha sevimlidir. Onların tuzaklarını benden uzaklaştırmazsan, onlara meyleder ve cahillerden olurum” dedi.
17 Ra'd 22. Ayet (13:22:9) مِمَّا مما mimmâ şeyden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, Rablerinin rızasına ermek için sabreden, namazı dosdoğru kılan, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli olarak ve açıktan Allah için harcayan ve kötülüğü iyilikle ortadan kaldıranlardır. İşte bunlar için dünya yurdunun iyi sonucu vardır.
18 Kehf 66. Ayet (18:66:9) مِمَّا مما mimmâ şeyden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ ona, “Sana öğretilen bilgilerden bana, doğruya iletici bir bilgi öğretmen için sana tabi olayım mı?” dedi.
19 Kehf 84. Ayet (18:84:9) شَيْءٍ شيء şey-in şeyden ش ي أ
Diyanet İşleri (Yeni) Biz onu yeryüzünde kudret sahibi kıldık ve kendisine her konuda (amacına ulaşabileceği) bir yol verdik.
20 Neml 16. Ayet (27:16:14) شَيْءٍۜ شيء şey/(in) şeyden ش ي أ
Diyanet İşleri (Yeni) Süleyman, Dâvûd’a varis oldu ve, “Ey insanlar, bize kuş dili öğretildi ve bize her şey verildi. Şüphesiz bu, apaçık bir lütuftur” dedi.
21 Mü'min 29. Ayet (40:29:21) مَٓا ما şeyden مَا
Diyanet İşleri (Yeni) “Ey kavmim! Bugün yeryüzüne hâkim kimseler olarak iktidar ve saltanat sizindir. Ama başımıza geldiğinde bizi, Allah’ın azabından kim kurtarır?” Firavun, “Ben size ancak kendi görüşümü bildiriyorum ve sizi ancak doğru yola götürüyorum” dedi.
22 Zuhruf 24. Ayet (43:24:5) مِمَّا مما mimmâ şeyden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) (Gönderilen uyarıcı,) “Ben size, babalarınızı üzerinde bulduğunuz dinden daha doğrusunu getirmiş olsam da mı?” dedi. Onlar, “Biz kesinlikle sizinle gönderilen şeyi inkâr ediyoruz” dediler.
23 Ahkaf 3. Ayet (46:3:13) عَمَّٓا عما ‘ammâ şeyden عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Biz, gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları hak ve hikmete uygun olarak ve belirli bir süre için yarattık. İnkâr edenler ise, uyarıldıkları şeylerden yüz çevirmektedirler.
24 Zâriyât 49. Ayet (51:49:3) شَيْءٍ شيء şey-in şeyden ش ي أ
Diyanet İşleri (Yeni) Düşünüp ibret alasınız diye her şeyden (erkekli dişili) iki eş yarattık.
25 Talak 7. Ayet (65:7:11) مِمَّٓا مما mimmâ şeyden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Eli geniş olan, elinin genişliğine göre nafaka versin. Rızkı dar olan da, Allah’ın ona verdiğinden (o ölçüde) harcasın. Allah, bir kimseyi ancak kendine verdiği ile yükümlü kılar. Allah, bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.
26 Meâric 39. Ayet (70:39:4) مِمَّا مما mimmâ şeyden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Hayır (ne mümkün)! Şüphesiz biz onları kendilerinin de bildikleri şeyden (meniden) yarattık.
27 Kehf 73. Ayet (18:73:4) بِمَا بما bimâ şeyden ötürü مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ, “Unuttuğum için bana çıkışma ve bu işimde bana güçlük çıkarma!” dedi.[331]
28 İsrâ 39. Ayet (17:39:2) مِمَّٓا مما mimmâ şeydendir مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Bunlar, Rabbinin sana vahyettiği bazı hikmetlerdir. Allah ile birlikte başka ilâh edinme. Sonra kınanmış ve Allah’ın rahmetinden kovulmuş olarak cehenneme atılırsın.
29 Hûd 1. Ayet (11:1:10) خَب۪يرٍۙ خبير ḣabîr(in) ve her şeyden haberdar خ ب ر
Diyanet İşleri (Yeni) 1,2. Elif Lâm Râ.[271] Bu Kur’an; âyetleri, hüküm ve hikmet sahibi (bulunan ve her şeyden) hakkıyla haberdar olan Allah tarafından muhkem (eksiksiz, sağlam ve açık) kılınmış, sonra da Allah’tan başkasına kulluk etmeyesiniz diye ayrı ayrı açıklanmış bir kitaptır. (De ki:) “Şüphesiz ben size O’nun tarafından gönderilmiş bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.”
30 Bakara 3. Ayet (2:3:6) وَمِمَّا ومما ve mimmâ ve şeyden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar gaybe[9] inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.
31 Kasas 54. Ayet (28:54:10) وَمِمَّا ومما ve mimmâ ve şeyden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) İşte onların, sabredip kötülüğü iyilikle savmaları ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcamaları karşılığında, mükâfatları kendilerine iki kez verilecektir.