"şeyle" Analizi

Türkçe Meali ve benzeşen aramasında 400 sonuç bulundu.
300 - 350 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
300 Lokman 23. Ayet (31:23:9) بِمَا بما bimâ şeyleri مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Kim inkâr ederse, onun inkârı seni üzmesin. Onların dönüşleri ancak bizedir. Biz de onlara yaptıklarını haber veririz. Allah, göğüslerin içindekini (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.
301 Secde 16. Ayet (32:16:9) وَمِمَّا ومما ve mimmâ ve şeylerden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, korkarak ve ümid ederek Rablerine ibadet etmek için yataklarından kalkarlar. Kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden de Allah için harcarlar.
302 Secde 17. Ayet (32:17:11) بِمَا بما bimâ şeylere مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Hiç kimse, yapmakta olduklarına karşılık olarak, onlar için saklanan göz aydınlıklarını bilemez.
303 Secde 25. Ayet (32:25:8) ف۪يمَا فيما fîmâ şeylerde فِي
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz Rabbin kıyamet günü, üzerinde ayrılığa düşmekte oldukları şeyler konusunda onlar arasında hüküm verecektir.
304 Ahzab 2. Ayet (33:2:10) بِمَا بما bimâ şeyleri مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Rabbinden sana vahyolunana uy. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
305 Ahzab 9. Ayet (33:9:20) بِمَا بما bimâ şeyleri مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani (düşman) ordular üzerinize gelmişti de biz onların üzerine bir rüzgâr ve göremediğiniz ordular göndermiştik. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görmektedir.[437]
306 Ahzab 58. Ayet (33:58:6) مَا ما mâ bir şeyle مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Mü’min erkekleri ve mü’min kadınları işlemedikleri şeyler yüzünden incitenler, bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmişlerdir.
307 Sebe' 22. Ayet (34:22:3) الَّذ۪ينَ الذين lleżîne şeyleri ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) De ki: “Allah’ı bırakıp da ilâh olduklarını iddia ettiklerinizi çağırın. Göklerde ve yerde zerre kadar bir şeye sahip değillerdir. Onların yerde ve gökte hiçbir ortaklıkları yoktur. Allah’ın onlardan bir yardımcısı da yoktur.
308 Sebe' 33. Ayet (34:33:32) مَا ما mâ şeylerden مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Zayıf ve güçsüz görülenler, büyüklük taslayanlara, “Hayır, bizi hidayetten saptıran gece ve gündüz kurduğunuz tuzaklardır. Çünkü siz bize Allah’ı inkâr etmemizi ve O’na eşler koşmamızı emrediyordunuz” derler. Azabı görünce de içten içe pişmanlık duyarlar. Biz de inkâr edenlerin boyunlarına demir halkalar geçiririz. Onlar ancak yapmakta olduklarının cezasını göreceklerdir.
309 Sebe' 54. Ayet (34:54:4) مَا ما mâ şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Tıpkı daha önce benzerlerine yapıldığı gibi, kendileriyle arzuladıkları arasına bir engel konmuştur. Çünkü onlar derin bir şüphe içindeydiler.
310 Fâtır 8. Ayet (35:8:24) بِمَا بما bimâ şeyleri مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Kötü ameli kendisine süslü gösterilip de onu güzel gören kimse, ameli iyi olan kimse gibi mi olacaktır? Şüphesiz Allah dilediğini saptırır, dilediğini hidayete erdirir. (Ey Muhammed!) Onlar için duyduğun üzüntüler yüzünden kendini helâk etme! Şüphesiz ki Allah, onların yaptıklarını hakkıyla bilendir.
311 Fâtır 10. Ayet (35:10:17) السَّيِّـَٔاتِ السيـات sseyyiâti kötü şeyleri س و أ
Diyanet İşleri (Yeni) Her kim şan ve şeref istiyorsa bilsin ki, şan ve şeref bütünüyle Allah’a aittir. Güzel sözler ancak O’na yükselir. Salih ameli de güzel sözler yükseltir.[447] Kötülükleri tuzak yapanlar var ya, onlar için çetin bir azap vardır. İşte onların tuzağı boşa çıkar.
312 Yâsîn 12. Ayet (36:12:6) مَا ما mâ şeyleri (işleri) مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz biz, ölüleri mutlaka diriltiriz. Onların yaptıklarını ve bıraktıkları eserlerini yazarız. Biz, her şeyi apaçık bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da) bir bir kaydetmişizdir.
313 Yâsîn 36. Ayet (36:36:11) وَمِمَّا ومما ve mimmâ ve nice şeylerden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Yerin bitirdiği şeylerden, insanların kendilerinden ve (daha) bilemedikleri (nice) şeylerden, bütün çiftleri yaratanın şanı yücedir.
314 Yâsîn 42. Ayet (36:42:5) مَا ما mâ şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Biz, onlar için o gemi gibi binecekleri nice şeyler yarattık.
315 Yâsîn 71. Ayet (36:71:6) مِمَّا مما mimmâ şeylerden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Görmediler mi ki, biz onlar için, ellerimizin (kudretimizin) eseri olan hayvanlar yarattık da onlar bu hayvanlara sahip oluyorlar.
316 Sâffât 39. Ayet (37:39:4) مَا ما mâ şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Siz ancak işlediklerinizin karşılığı ile cezalandırılırsınız.
317 Sâffât 95. Ayet (37:95:3) مَا ما mâ şeylere مَا
Diyanet İşleri (Yeni) İbrahim, şöyle dedi: “Yonttuğunuz putlara mı tapıyorsunuz?”
318 Sâffât 96. Ayet (37:96:3) وَمَا وما ve mâ ve (bu şeyleri) مَا
Diyanet İşleri (Yeni) “Oysa Allah sizi de, yaptığınız şeyleri de yaratmıştır.”
319 Sâd 17. Ayet (38:17:3) مَا ما mâ şeylere مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Muhammed! Onların söylediklerine karşı sabret. Güçlü kulumuz Dâvûd’u hatırla. O, Allah’a çok yönelen bir kimse idi.
320 Zümer 7. Ayet (39:7:25) بِمَا بما bimâ şeyleri مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer inkâr ederseniz, şüphesiz ki Allah sizin iman etmenize muhtaç değildir. Ama kullarının inkâr etmesine razı olmaz. Eğer şükrederseniz sizin için buna razı olur. Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın yükünü yüklenmez. Sonra dönüşünüz ancak Rabbinizedir. O da size yaptıklarınızı haber verir. Çünkü O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilir.
321 Zümer 24. Ayet (39:24:11) مَا ما mâ şeyleri مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Kıyamet günü kötü azaba karşı yüzüyle korunan kimse[469], (o gün) azaptan emin olan kimse gibi midir? Zalimlere, “Kazandıklarınızı tadın” denir.
322 Zümer 38. Ayet (39:38:11) مَا ما mâ şeyleri مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, eğer onlara, “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye sorsan elbette, “Allah”, derler. De ki: “Peki söyleyin bakalım? Allah’ı bırakıp da ibadet ettikleriniz var ya; eğer Allah bana herhangi bir zarar dokundurmak isterse, onlar Allah’ın dokundurduğu zararı kaldırabilirler mi? Yahut Allah bana bir rahmet dilese, onlar O’nun rahmetini engelleyebilirler mi?” De ki: “Allah bana yeter. Tevekkül edenler ancak O’na tevekkül ederler.”
323 Zümer 46. Ayet (39:46:13) ف۪يمَا فيما fî-mâ şeylerde فِي
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Ey göklerin ve yerin yaratıcısı olan, gaybı da, görünen âlemi de bilen Allah’ım! Ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kulların arasında sen hükmedersin.”
324 Zümer 47. Ayet (39:47:22) مَا ما mâ şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer yeryüzünde bulunan her şey tümüyle ve onlarla beraber bir o kadarı da zulmedenlerin olsa, kıyamet günü kötü azaptan kurtulmak için elbette onları verirlerdi. Artık, hiç hesap etmedikleri şeyler Allah tarafından karşılarına çıkmıştır.
325 Zümer 50. Ayet (39:50:9) مَا ما mâ şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Bunu kendilerinden öncekiler de söylemişti ama kazandıkları şeyler onlara hiçbir yarar sağlamamıştı.
326 Mü'min 5. Ayet (40:5:14) بِالْبَاطِلِ بالباطل bil-bâtili boş şeyler ileri sürerek ب ط ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan önce Nûh’un kavmi ve onlardan sonra gelen topluluklar da yalanlamıştı. Her ümmet kendi peygamberini yakalayıp cezalandırmaya azmetmişti. Hakkı yok etmek için batıl şeyler ileri sürerek tartışmışlardı. Bu yüzden onları kıskıvrak yakaladım. Benim cezalandırmam nasılmış, (gördüler)!
327 Mü'min 34. Ayet (40:34:11) مِمَّا مما mimmâ şeyler hakkında مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, daha önce Yûsuf da size apaçık deliller getirmişti de, onun size getirdikleri hakkında şüphe edip durmuştunuz. Daha sonra o ölünce de, “Allah, ondan sonra aslâ peygamber göndermez” demiştiniz. İşte Allah, aşırı giden şüpheci kimseleri böyle saptırır.
328 Mü'min 42. Ayet (40:42:6) مَا ما mâ şeyleri مَا
Diyanet İşleri (Yeni) “Siz beni Allah’ı inkâr etmeye ve hakkında hiçbir bilgim olmayan şeyleri O’na ortak koşmaya çağırıyorsunuz. Ben ise sizi mutlak güç sahibine, çok bağışlayana (Allah’a) çağırıyorum.”
329 Mü'min 73. Ayet (40:73:5) مَا ما mâ şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) 73,74. Sonra onlara, “Allah’ı bırakıp da ortak koştuklarınız nerede?” denilir. Onlar da, “(Yüzüstü bırakıp) bizden uzaklaştılar. Hayır, demek ki, biz önceleri hiçbir şeye tapmıyormuşuz, (taptıklarımız bir hiçmiş)” derler. İşte Allah, inkârcıları böyle saptırır.
330 Mü'min 77. Ayet (40:77:9) الَّذ۪ي الذي lleżî şeylerin ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) Sen sabret! Şüphesiz Allah’ın verdiği söz gerçektir. Onları tehdit ettiğimiz azâbın bir kısmını sana göstersek de (ya da göstermeden önce) seni vefât ettirsek de, sonunda onlar bize döndürüleceklerdir.
331 Mü'min 82. Ayet (40:82:23) مَا ما mâ şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden önce gelenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar kendilerinden daha çok, daha güçlü ve onların yeryüzündeki eserleri daha üstündü. Fakat kazanmakta oldukları şeyler onlara bir fayda vermemişti.
332 Mü'min 84. Ayet (40:84:9) بِمَا بما bimâ şeyleri مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Azabımızı gördükleri zaman, “Yalnız Allah’a inandık; O’na ortak koşmakta olduğumuz şeyleri inkâr ettik” dediler.
333 Fussilet 40. Ayet (41:40:24) بِمَا بما bimâ şeyleri مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Âyetlerimiz konusunda (yalanlama amacıyla) doğruluktan sapanlar bize gizli kalmaz. O hâlde kıyamet gününde ateşe atılan mı, yoksa güven içinde gelen kimse mi daha iyidir? Dilediğinizi yapın. Şüphesiz O, yaptıklarınızı hakkıyla görmektedir.
334 Fussilet 48. Ayet (41:48:3) مَا ما mâ şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Daha önce yalvardıkları (tanrılar) onları yüzüstü bırakıp uzaklaşmıştır. Kendileri için kaçacak bir yer olmadığını anlamışlardır.
335 Fussilet 50. Ayet (41:50:23) لَلْحُسْنٰىۚ للحسنى lel-husnâ daha güzel şeyler ح س ن
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun! Başına gelen bir zarardan sonra kendisine tarafımızdan bir rahmet tattırsak mutlaka “Bu benim hakkımdır, Kıyametin kopacağını da sanmıyorum. Andolsun, Rabbime döndürülürsem, şüphesiz O’nun yanında benim için daha güzel şeyler vardır” der. Andolsun, biz inkâr edenlere yaptıklarını mutlaka haber vereceğiz ve andolsun, onlara mutlaka ağır azaptan tattıracağız.
336 Şûrâ 36. Ayet (42:36:4) شَيْءٍ شيء şey-in şeyler ش ي أ
Diyanet İşleri (Yeni) 36,37,38,39. (Dünyalık olarak) size her ne verilmişse, bu dünya hayatının geçimliğidir. Allah’ın yanında bulunanlar ise daha hayırlı ve kalıcıdır. Bu mükâfat, inananlar ve Rablerine tevekkül edenler, büyük günahlardan ve çirkin işlerden kaçınanlar, öfkelendikleri zaman bağışlayanlar, Rablerinin çağrısına cevap verenler ve namazı dosdoğru kılanlar; işleri, aralarında şûrâ (danışma) ile olanlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcayanlar, bir saldırıya uğradıkları zaman, aralarında yardımlaşanlar içindir.
337 Şûrâ 38. Ayet (42:38:9) وَمِمَّا ومما ve mimmâ şeylerden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) 36,37,38,39. (Dünyalık olarak) size her ne verilmişse, bu dünya hayatının geçimliğidir. Allah’ın yanında bulunanlar ise daha hayırlı ve kalıcıdır. Bu mükâfat, inananlar ve Rablerine tevekkül edenler, büyük günahlardan ve çirkin işlerden kaçınanlar, öfkelendikleri zaman bağışlayanlar, Rablerinin çağrısına cevap verenler ve namazı dosdoğru kılanlar; işleri, aralarında şûrâ (danışma) ile olanlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcayanlar, bir saldırıya uğradıkları zaman, aralarında yardımlaşanlar içindir.
338 Zuhruf 26. Ayet (43:26:8) مِمَّا مما mimmâ şeylerden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Hani İbrahim, babasına ve kavmine şöyle demişti: “Şüphesiz ben sizin taptıklarınızdan uzağım.”
339 Zuhruf 32. Ayet (43:32:24) مِمَّا مما mimmâ şeylerden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Rabbinin rahmetini onlar mı bölüştürüyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Birbirlerine iş gördürmeleri için, (çeşitli alanlarda) kimini kimine, derece derece üstün kıldık. Rabbinin rahmeti, onların biriktirdikleri (dünyalık) şeylerden daha hayırlıdır.
340 Zuhruf 63. Ayet (43:63:12) الَّذ۪ي الذي lleżî şeylerden ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) İsa, apaçık mucizeleri getirdiği zaman şöyle demişti: “Ben size hikmeti getirdim ve hakkında ayrılığa düştüğünüz şeylerden bir kısmını size açıklamak için geldim. Öyle ise, Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.”
341 Zuhruf 86. Ayet (43:86:3) الَّذ۪ينَ الذين lleżîne şeyler ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) O’nu bırakıp taptıkları şeyler şefaat edemezler. Ancak bilerek hakka şâhitlik edenler şefaat edebilirler.
342 Duhân 25. Ayet (44:25:1) كَمْ كم kem nice şeyler كَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar geride nice bahçeler, nice pınarlar bıraktılar.
343 Câsiye 10. Ayet (45:10:9) شَيْـًٔا شيـا şey-en şeyler ش ي أ
Diyanet İşleri (Yeni) Arkalarında da cehennem vardır. Dünyada kazandıkları ve Allah’tan başka edindikleri dostlar onlara hiçbir fayda vermez. Onlar için elbette büyük bir azap vardır.
344 Câsiye 10. Ayet (45:10:11) مَا ما mâ şeyler مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Arkalarında da cehennem vardır. Dünyada kazandıkları ve Allah’tan başka edindikleri dostlar onlara hiçbir fayda vermez. Onlar için elbette büyük bir azap vardır.
345 Câsiye 13. Ayet (45:13:3) مَا ما mâ bulunan şeyleri مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Göklerdeki ve yerdeki her şeyi kendi katından (bir nimet olarak) sizin hizmetinize verendir. Elbette bunda düşünen bir toplum için deliller vardır.
346 Câsiye 13. Ayet (45:13:6) وَمَا وما ve mâ ve bulunan şeyleri مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Göklerdeki ve yerdeki her şeyi kendi katından (bir nimet olarak) sizin hizmetinize verendir. Elbette bunda düşünen bir toplum için deliller vardır.
347 Câsiye 17. Ayet (45:17:21) ف۪يمَا فيما fîmâ şeylerde فِي
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara din işi konusunda açık deliller verdik. Ama onlar ancak kendilerine bilgi geldikten sonra, aralarındaki hasetten dolayı ayrılığa düştüler. Şüphesiz Rabbin, hakkında ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kıyamet günü, aralarında hüküm verecektir.
348 Câsiye 28. Ayet (45:28:12) مَا ما mâ şeylerle مَا
Diyanet İşleri (Yeni) O gün her ümmeti diz çökmüş görürsün. Her ümmet kendi kitabına çağrılır. (Onlara şöyle denilir:) “Bugün (yalnızca) yaptıklarınızın karşılığı verilecektir.”
349 Câsiye 29. Ayet (45:29:9) مَا ما mâ şeyleri مَا
Diyanet İşleri (Yeni) İşte kitabımız, size karşı gerçeği söylüyor. Çünkü biz yapmakta olduklarınızı kaydediyorduk.