| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 178. Ayet (2:178:24) | وَاَدَٓاءٌ | واداء | ve edâun | ve (diyeti) ödemelidir | أ د ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hüre karşı hür, köleye karşı köle, kadına karşı kadın kısas edilir. Ancak öldüren kimse, kardeşi (öldürülenin vârisi, velisi) tarafından affedilirse, aklın ve dinin gereklerine uygun yol izlemek ve güzellikle diyet ödemek gerekir. Bu, Rabbinizden bir hafifletme ve rahmettir. Bundan sonra tecavüzde bulunana elem dolu bir azap vardır.[48] | |||||
| 2 | Bakara 283. Ayet (2:283:14) | فَلْيُؤَدِّ | فليؤد | felyu-eddi | ödesin | أ د ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer yolculukta olur da bir yazıcı bulamazsanız, o zaman alınmış rehinler yeterlidir. Eğer birbirinize güvenirseniz kendisine güvenilen kimse emanetini (borcunu) ödesin ve Rabbi Allah’tan sakınsın. Bir de şahitliği gizlemeyin. Kim şahitliği gizlerse, şüphesiz onun kalbi günahkârdır. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla bilendir. | |||||
| 3 | Âl-i İmran 75. Ayet (3:75:8) | يُؤَدِّه۪ٓ | يؤده | yu-eddihi | onu öder | أ د ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kitap ehlinden öylesi vardır ki, ona yüklerle mal emanet etsen, onu sana (eksiksiz) iade eder. Fakat onlardan öylesi de vardır ki, ona bir dinar emanet etsen, tepesine dikilip durmadıkça onu sana iade etmez. Bu da onların, “Ümmîlere karşı (yaptıklarımızdan) bize vebal yoktur” demelerinden dolayıdır. Onlar, bile bile Allah’a karşı yalan söylerler.[96] | |||||
| 4 | Âl-i İmran 75. Ayet (3:75:16) | يُؤَدِّه۪ٓ | يؤده | yu-eddihi | onu ödemez | أ د ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kitap ehlinden öylesi vardır ki, ona yüklerle mal emanet etsen, onu sana (eksiksiz) iade eder. Fakat onlardan öylesi de vardır ki, ona bir dinar emanet etsen, tepesine dikilip durmadıkça onu sana iade etmez. Bu da onların, “Ümmîlere karşı (yaptıklarımızdan) bize vebal yoktur” demelerinden dolayıdır. Onlar, bile bile Allah’a karşı yalan söylerler.[96] | |||||
| 5 | Nisâ 58. Ayet (4:58:5) | تُؤَدُّوا | تؤدوا | tueddû | vermenizi | أ د ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz ki Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir. | |||||
| 6 | Duhân 18. Ayet (44:18:2) | اَدُّٓوا | ادوا | eddû | teslim edin | أ د ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, şöyle demişti: “Allah’ın kullarını (esaret altındaki İsrailoğullarını) bana teslim edin. Çünkü ben güvenilir bir peygamberim.” | |||||