| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 133. Ayet (2:133:17) | اِلٰهَكَ | الهك | ilâheke | senin tanrına | أ ل ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yoksa siz Yakub’un, ölüm döşeğinde iken çocuklarına, “Benden sonra kime ibadet edeceksiniz?” dediği, onların da, “Senin ilâhına ve ataların İbrahim, İsmail ve İshak’ın ilâhı olan tek bir ilâha ibadet edeceğiz; bizler O’na boyun eğmiş müslümanlarız.” dedikleri zaman orada hazır mı bulunuyordunuz? | |||||
| 2 | Bakara 133. Ayet (2:133:18) | وَاِلٰهَ | واله | ve ilâhe | ve tanrısına | أ ل ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yoksa siz Yakub’un, ölüm döşeğinde iken çocuklarına, “Benden sonra kime ibadet edeceksiniz?” dediği, onların da, “Senin ilâhına ve ataların İbrahim, İsmail ve İshak’ın ilâhı olan tek bir ilâha ibadet edeceğiz; bizler O’na boyun eğmiş müslümanlarız.” dedikleri zaman orada hazır mı bulunuyordunuz? | |||||
| 3 | Bakara 133. Ayet (2:133:23) | اِلٰهًا | الها | ilâhen | Tanrı'sına | أ ل ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yoksa siz Yakub’un, ölüm döşeğinde iken çocuklarına, “Benden sonra kime ibadet edeceksiniz?” dediği, onların da, “Senin ilâhına ve ataların İbrahim, İsmail ve İshak’ın ilâhı olan tek bir ilâha ibadet edeceğiz; bizler O’na boyun eğmiş müslümanlarız.” dedikleri zaman orada hazır mı bulunuyordunuz? | |||||
| 4 | Bakara 163. Ayet (2:163:1) | وَاِلٰهُكُمْ | والهكم | ve ilâhukum | Tanrınız | أ ل ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sizin ilâhınız bir tek ilâhtır. O’ndan başka ilâh yoktur. O, Rahmân’dır, Rahîm’dir.[44] | |||||
| 5 | Bakara 163. Ayet (2:163:2) | اِلٰهٌ | اله | ilâhun | Tanrı'dır | أ ل ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sizin ilâhınız bir tek ilâhtır. O’ndan başka ilâh yoktur. O, Rahmân’dır, Rahîm’dir.[44] | |||||
| 6 | Bakara 163. Ayet (2:163:5) | اِلٰهَ | اله | ilâhe | tanrı | أ ل ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sizin ilâhınız bir tek ilâhtır. O’ndan başka ilâh yoktur. O, Rahmân’dır, Rahîm’dir.[44] | |||||
| 7 | Bakara 255. Ayet (2:255:3) | اِلٰهَ | اله | ilâhe | tanrı | أ ل ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayandır. Diridir, kayyumdur.[70] O’nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O’nundur. İzni olmaksızın O’nun katında şefaatte bulunacak kimdir?[71] O, kulların önlerindekileri ve arkalarındakileri (yaptıklarını ve yapacaklarını) bilir. Onlar O’nun ilminden, kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. O’nun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır. (O, göklere, yere, bütün evrene hükmetmektedir.) Gökleri ve yeri koruyup gözetmek O’na güç gelmez. O, yücedir, büyüktür.[72] | |||||
| 8 | Âl-i İmran 2. Ayet (3:2:3) | اِلٰهَ | اله | ilâhe | tanrı | أ ل ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayandır. Diridir, kayyumdur.[82] | |||||
| 9 | Âl-i İmran 6. Ayet (3:6:9) | اِلٰهَ | اله | ilâhe | tanrı | أ ل ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, sizi rahimlerde, dilediği gibi şekillendirendir. O’ndan başka ilâh yoktur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 10 | Âl-i İmran 18. Ayet (3:18:5) | اِلٰهَ | اله | ilâhe | tanrı | أ ل ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, melekler ve ilim sahipleri, ondan başka ilâh olmadığına adaletle şâhitlik ettiler. O’ndan başka ilâh yoktur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 11 | Âl-i İmran 18. Ayet (3:18:14) | اِلٰهَ | اله | ilâhe | tanrı | أ ل ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, melekler ve ilim sahipleri, ondan başka ilâh olmadığına adaletle şâhitlik ettiler. O’ndan başka ilâh yoktur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 12 | Âl-i İmran 26. Ayet (3:26:2) | اللّٰهُمَّ | اللهم | (A)llâhumme | Allah'ım | أ ل ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Ey mülkün sahibi olan Allah’ım! Sen mülkü dilediğine verirsin. Dilediğinden de mülkü çeker alırsın. Dilediğini aziz edersin, dilediğini zelil edersin. Hayır senin elindedir. Şüphesiz sen her şeye hakkıyla gücü yetensin.” | |||||
| 13 | Âl-i İmran 62. Ayet (3:62:8) | اِلٰهٍ | اله | ilâhin | tanrı | أ ل ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz bu (İsa hakkındaki) gerçek kıssadır. Allah’tan başka hiçbir ilâh yoktur. Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 14 | Nisâ 87. Ayet (4:87:3) | اِلٰهَ | اله | ilâhe | tanrı | أ ل ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayandır. Andolsun, sizi kıyamet gününde mutlaka bir araya toplayacaktır. Bunda asla şüphe yoktur. Kimdir sözü Allah’ınkinden daha doğru olan? | |||||
| 15 | Nisâ 171. Ayet (4:171:38) | اِلٰهٌ | اله | ilâhun | tanrıdır | أ ل ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey Kitab ehli! Dininizde sınırları aşmayın ve Allah hakkında ancak hakkı söyleyin. Meryem oğlu İsa Mesih, ancak Allah’ın peygamberi, Meryem’e ulaştırdığı (emriyle onda var ettiği) kelimesi ve kendisinden bir ruhtur. Öyleyse Allah’a ve peygamberlerine iman edin, “(Allah) üçtür” demeyin.[136] Kendi iyiliğiniz için buna son verin. Allah, ancak bir tek ilâhtır. O, çocuk sahibi olmaktan uzaktır. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O’nundur. Vekil olarak Allah yeter. | |||||
| 16 | Mâide 73. Ayet (5:73:11) | اِلٰهٍ | اله | ilâhin | ilah | أ ل ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, “Allah, üçün üçüncüsüdür” diyenler kâfir oldu.[155] Hâlbuki bir tek ilâhtan başka hiçbir ilâh yoktur. Eğer dediklerinden vazgeçmezlerse, andolsun onlardan inkâr edenlere elbette, elem dolu bir azap dokunacaktır. | |||||
| 17 | Mâide 73. Ayet (5:73:13) | اِلٰهٌ | اله | ilâhun | ilahtan | أ ل ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, “Allah, üçün üçüncüsüdür” diyenler kâfir oldu.[155] Hâlbuki bir tek ilâhtan başka hiçbir ilâh yoktur. Eğer dediklerinden vazgeçmezlerse, andolsun onlardan inkâr edenlere elbette, elem dolu bir azap dokunacaktır. | |||||
| 18 | Mâide 114. Ayet (5:114:5) | اللّٰهُمَّ | اللهم | (A)llâhumme | Allah'ım | أ ل ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Meryem oğlu İsa, “Ey Allahım! Ey Rabbimiz! Bize gökten bir sofra indir ki; önce gelenlerimize (zamanımızdaki dindaşlarımıza) ve sonradan geleceklerimize bir bayram ve senden (gelen) bir mucize olsun. Bizi rızıklandır. Sen rızıklandıranların en hayırlısısın” dedi. | |||||
| 19 | Mâide 116. Ayet (5:116:13) | اِلٰهَيْنِ | الهين | ilâheyni | iki tanrı | أ ل ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, kıyamet günü şöyle diyecek: “Ey Meryem oğlu İsa! Sen mi insanlara, Allah’ı bırakarak beni ve anamı iki ilâh edinin, dedin?” İsa da şöyle diyecek: “Seni bütün eksikliklerden uzak tutarım. Hakkım olmayan bir şeyi söylemem, benim için söz konusu olamaz. Eğer ben onu söylemiş olsaydım, elbette sen bunu bilirdin. Sen benim içimde olanı bilirsin, ama ben sende olanı bilemem. Şüphesiz ki yalnızca sen gaybları hakkıyla bilensin.” | |||||
| 20 | En'am 19. Ayet (6:19:24) | اٰلِهَةً | الهة | âliheten | tanrılar olduğuna | أ ل ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Şahitlik bakımından hangi şey daha büyüktür?” De ki: “Allah benimle sizin aranızda şahittir.[171] İşte bu Kur’an bana, onunla sizi ve eriştiği herkesi uyarayım diye vahyolundu. Gerçekten siz mi Allah ile beraber başka ilâhlar olduğuna şahitlik ediyorsunuz?” De ki: “Ben şahitlik etmem.” De ki: “O, ancak tek bir ilâhtır ve şüphesiz ben sizin Allah’a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım.” | |||||
| 21 | En'am 19. Ayet (6:19:32) | اِلٰهٌ | اله | ilâhun | Tanrıdır | أ ل ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Şahitlik bakımından hangi şey daha büyüktür?” De ki: “Allah benimle sizin aranızda şahittir.[171] İşte bu Kur’an bana, onunla sizi ve eriştiği herkesi uyarayım diye vahyolundu. Gerçekten siz mi Allah ile beraber başka ilâhlar olduğuna şahitlik ediyorsunuz?” De ki: “Ben şahitlik etmem.” De ki: “O, ancak tek bir ilâhtır ve şüphesiz ben sizin Allah’a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım.” | |||||
| 22 | En'am 46. Ayet (6:46:12) | اِلٰهٌ | اله | ilâhun | tanrı | أ ل ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Ne dersiniz, eğer Allah sizin kulağınızı ve gözlerinizi alır, kalplerinizi de mühürlerse, Allah’tan başka onu size (geri) getirecek ilâh kimmiş?” Bak, biz âyetleri değişik biçimlerde nasıl açıklıyoruz, sonra onlar nasıl yüz çeviriyorlar? | |||||
| 23 | En'am 74. Ayet (6:74:8) | اٰلِهَةًۚ | الهة | âlihe(ten) | tanrılar | أ ل ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani İbrahim, babası Âzer’e, “Sen putları ilâh mı ediniyorsun? Şüphesiz, ben seni de, kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum” demişti. | |||||
| 24 | En'am 102. Ayet (6:102:5) | اِلٰهَ | اله | ilâhe | tanrı | أ ل ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte sizin Rabbiniz Allah. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O, her şeyin yaratıcısıdır. Öyle ise O’na kulluk edin. O, her şeye vekil (her şeyi yöneten, görüp gözeten)dir. | |||||
| 25 | En'am 106. Ayet (6:106:8) | اِلٰهَ | اله | ilâhe | tanrı | أ ل ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey Muhammed! Sen, Rabbinden sana vahyedilene uy. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Allah’a ortak koşanlardan yüz çevir. | |||||
| 26 | A'raf 59. Ayet (7:59:14) | اِلٰهٍ | اله | ilâhin | tanrınız | أ ل ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, Nûh’u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Şüphesiz ben sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum” dedi. | |||||
| 27 | A'raf 65. Ayet (7:65:13) | اِلٰهٍ | اله | ilâhin | tanrınız | أ ل ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Âd kavmine de kardeşleri Hûd’u peygamber olarak gönderdik. Onlara, “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?” dedi. | |||||
| 28 | A'raf 73. Ayet (7:73:13) | اِلٰهٍ | اله | ilâhin | tanrınız | أ ل ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Semûd kavmine de kardeşleri Salih’i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için O’ndan başka bir ilâh yoktur. Gerçekten size Rabbinizden (benim peygamber olduğumu gösterecek) açık bir delil geldi. İşte size bir mucize olarak Allah’ın şu devesi.. Bırakın onu da Allah’ın mülkünde yesin, içsin. Sakın ona bir kötülük etmeyin. Yoksa sizi elem dolu bir azap yakalar.” | |||||
| 29 | A'raf 85. Ayet (7:85:13) | اِلٰهٍ | اله | ilâhin | tanrınız | أ ل ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Medyen halkına da kardeşleri Şu’ayb’ı peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Rabbinizden size açık bir delil gelmiştir. Artık ölçüyü ve tartıyı tam yapın. İnsanların mallarını eksiltmeyin. Düzene sokulduktan sonra yeryüzünde bozgunculuk etmeyin. İnananlar iseniz bunlar sizin için hayırlıdır.” | |||||
| 30 | A'raf 127. Ayet (7:127:13) | وَاٰلِهَتَكَۜ | والهتك | ve âlihetek(e) | ve tanrılarını | أ ل ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Firavun’un kavminden ileri gelenler dediler ki: “Sen (sihirbazları cezalandıracaksın da) Mûsâ’yı ve kavmini, bu ülkede fesat çıkarsınlar, seni ve ilâhlarını terk etsinler diye bırakacak mısın?” Firavun, “Biz onların oğullarını öldüreceğiz, kadınlarını sağ bırakacağız. Biz onların üzerinde ezici bir güce sahibiz?” dedi. | |||||
| 31 | A'raf 138. Ayet (7:138:17) | اِلٰهًا | الها | ilâhen | bir tanrı | أ ل ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İsrailoğullarını denizden geçirdik. Derken, kendilerine ait putlara tapan bir kavme rastladılar. İsrailoğulları, “Ey Mûsâ! Onların kendilerine ait ilâhları (putları) olduğu gibi sen de bize ait bir ilâh yapsana” dediler. Mûsa şöyle dedi: “Şüphesiz siz cahillik eden bir kavimsiniz.” | |||||
| 32 | A'raf 138. Ayet (7:138:20) | اٰلِهَةٌۜ | الهة | âlihe(tun) | tanrıları | أ ل ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İsrailoğullarını denizden geçirdik. Derken, kendilerine ait putlara tapan bir kavme rastladılar. İsrailoğulları, “Ey Mûsâ! Onların kendilerine ait ilâhları (putları) olduğu gibi sen de bize ait bir ilâh yapsana” dediler. Mûsa şöyle dedi: “Şüphesiz siz cahillik eden bir kavimsiniz.” | |||||
| 33 | A'raf 140. Ayet (7:140:5) | اِلٰهًا | الها | ilâhen | bir tanrı | أ ل ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Sizi âlemlere üstün kılmış iken, Allah’tan başka ilâh mı araştırayım size?” | |||||
| 34 | A'raf 158. Ayet (7:158:0) | اِلٰهَ | اله | ilâhe | tanrı | أ ل ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) De ki: “Ey insanlar! Şüphesiz ben, yer ve göklerin hükümranlığı kendisine ait olan Allah’ın hepinize gönderdiği peygamberiyim. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O, diriltir ve öldürür. O hâlde, Allah’a ve O’nun sözlerine inanan Resûlüne, o ümmî peygambere iman edin ve ona uyun ki doğru yolu bulasınız.” | |||||
| 35 | Enfal 32. Ayet (8:32:0) | اللّٰهُمَّ | اللهم | (A)llâhumme | Allah'ım | أ ل ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani onlar, “Ey Allah’ım, eğer şu (Kur’an) senin katından inmiş hak (kitap) ise hemen üzerimize gökten taş yağdır veya bize elem dolu bir azap getir” demişlerdi. | |||||
| 36 | Tevbe 31. Ayet (9:31:0) | اِلٰهًا | الها | ilâhen | bir ilaha | أ ل ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Yahudiler) Allah’ı bırakıp, hahamlarını; (hıristiyanlar ise) rahiplerini ve Meryem oğlu Mesih’i rab edindiler. Oysa, bunlar da ancak, bir olan Allah’a ibadet etmekle emrolunmuşlardır. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O, onların ortak koştukları her şeyden uzaktır. | |||||
| 37 | Tevbe 31. Ayet (9:31:0) | اِلٰهَ | اله | ilâhe | tanrı | أ ل ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Yahudiler) Allah’ı bırakıp, hahamlarını; (hıristiyanlar ise) rahiplerini ve Meryem oğlu Mesih’i rab edindiler. Oysa, bunlar da ancak, bir olan Allah’a ibadet etmekle emrolunmuşlardır. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O, onların ortak koştukları her şeyden uzaktır. | |||||
| 38 | Tevbe 129. Ayet (9:129:0) | اِلٰهَ | اله | ilâhe | tanrı | أ ل ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer yüz çevirirlerse de ki: “Bana Allah yeter. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Ben ancak O’na tevekkül ettim. O, yüce Arş’ın sahibidir.” | |||||
| 39 | Yunus 10. Ayet (10:10:0) | اللّٰهُمَّ | اللهم | llâhumme | Ey Allah'ım | أ ل ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bunların oradaki duaları, “Seni eksikliklerden uzak tutarız Allah’ım!”, aralarındaki esenlik dilekleri, “selâm”; dualarının sonu ise, “Hamd âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur” sözleridir. | |||||
| 40 | Yunus 90. Ayet (10:90:0) | اِلٰهَ | اله | ilâhe | ilah | أ ل ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun da, askerleriyle birlikte zulmetmek ve saldırmak üzere, derhal onları takibe koyuldu. Nihayet boğulmak üzere iken, “İsrailoğulları’nın iman ettiğinden başka hiçbir ilâh olmadığına inandım. Ben de müslümanlardanım” dedi. | |||||
| 41 | Hûd 14. Ayet (11:14:11) | اِلٰهَ | اله | ilâhe | ilah | أ ل ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer size (bu konuda) cevap veremedilerse, bilin ki o (Kur’an) ancak Allah’ın ilmiyle indirilmiştir ve O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Artık müslüman oluyor musunuz? | |||||
| 42 | Hûd 50. Ayet (11:50:13) | اِلٰهٍ | اله | ilâhin | ilah | أ ل ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Âd kavmine de kardeşleri Hûd’u gönderdik. Hûd, şöyle dedi: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. O’ndan başka sizin hiçbir ilâhınız yoktur. Siz, sadece iftira ediyorsunuz.” | |||||
| 43 | Hûd 53. Ayet (11:53:10) | اٰلِهَتِنَا | الهتنا | âlihetinâ | ilahlarımızı | أ ل ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dediler ki: “Ey Hûd! Sen bize açık bir mucize getirmedin. Biz de senin sözünle ilâhlarımızı bırakacak değiliz. Biz sana iman edecek de değiliz.” | |||||
| 44 | Hûd 54. Ayet (11:54:6) | اٰلِهَتِنَا | الهتنا | âlihetinâ | ilahlarımızdan | أ ل ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 54,55. Biz sadece şunu söyleriz: “Seni, ilâhlarımızdan biri fena çarpmış.” Hûd, dedi ki: “İşte ben Allah’ı şâhit tutuyorum. Siz de şâhit olun ki, ben sizin Allah’ı bırakıp da O’na ortak koştuğunuz şeylerden uzağım. Haydi hepiniz toptan bana tuzak kurun, sonra da bana göz açtırmayın.” | |||||
| 45 | Hûd 61. Ayet (11:61:13) | اِلٰهٍ | اله | ilâhin | ilahınız | أ ل ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Semûd kavmine de kardeşleri Salih’i peygamber gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka hiçbir ilâhınız yok. O, sizi yeryüzünden (topraktan) yarattı ve sizi oranın imarında görevli (ve buna donanımlı) kıldı.[276] Öyle ise O’ndan bağışlanma dileyin; sonra da O’na tövbe edin. Şüphesiz Rabbim yakındır ve dualara cevap verendir. | |||||
| 46 | Hûd 84. Ayet (11:84:13) | اِلٰهٍ | اله | ilâhin | ilah | أ ل ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Medyen halkına da kardeşleri Şu’ayb’ı peygamber gönderdik. O, şöyle dedi: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka hiçbir ilâhınız yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın. Ben sizi bolluk içinde görüyorum. Ben sizin adınıza kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum.” | |||||
| 47 | Hûd 101. Ayet (11:101:9) | اٰلِهَتُهُمُ | الهتهم | âlihetuhumu | onların ilahları | أ ل ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz onlara zulmetmedik. Fakat onlar kendilerine zulmettiler. Rabbinin azap emri gelince, Allah’ı bırakıp da taptıkları ilâhları kendilerine hiçbir fayda sağlamadı. İlâhları onların sadece ziyanlarını artırdı. | |||||
| 48 | Ra'd 30. Ayet (13:30:22) | اِلٰهَ | اله | ilâhe | tanrı | أ ل ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Böylece seni, kendilerinden önce nice ümmetlerin geçmiş olduğu bir ümmete gönderdik ki, onlar Rahmân’ı inkâr ederken sana vahyettiğimizi kendilerine okuyasın. De ki: “O, benim Rabbimdir. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Ben yalnız O’na tevekkül ettim, dönüşüm de yalnız O’nadır.” | |||||
| 49 | İbrahim 52. Ayet (14:52:9) | اِلٰهٌ | اله | ilâhun | tanrıdır | أ ل ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu Kur’an; kendisiyle uyarılsınlar, Allah’ın ancak tek ilâh olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri düşünüp öğüt alsınlar diye insanlara bir bildiridir. | |||||
| 50 | Hicr 96. Ayet (15:96:5) | اِلٰهًا | الها | ilâhen | tanrı | أ ل ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 95,96. Şüphesiz biz, Allah ile beraber başka ilâh edinen alaycılara karşı sana yeteriz. İlerde bilecekler. | |||||