Arapça Metin (Harekesiz) ve benzeşen aramasında 12 sonuç bulundu.
Kelime aramasında en sağlıklı sonuç, Harekesiz veya Kök araması ile alınmaktadır.
| Sırası |
Geçtiği Yer |
Arapça |
Harekesiz |
Okunuşu |
Anlamı |
Kökü |
| 1 |
En'am 148. Ayet (6:148:10) |
اٰبَٓاؤُ۬نَا |
اباؤنا |
âbâunâ |
babalarımız da |
أ ب و |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Allah’a ortak koşanlar diyecekler ki: “Eğer Allah dileseydi, biz de ortak koşmazdık, babalarımız da. Hiçbir şeyi de haram kılmazdık.” Onlardan öncekiler de (peygamberlerini) böyle yalanlamışlardı da sonunda azabımızı tatmışlardı. De ki: “Sizin (iddialarınızı ispat edecek) bir bilginiz var mı ki onu bize gösteresiniz? Siz ancak kuruntuya uyuyorsunuz ve siz sadece yalan söylüyorsunuz.” |
| 2 |
A'raf 70. Ayet (7:70:10) |
اٰبَٓاؤُ۬نَاۚ |
اباؤنا |
âbâunâ |
atalarımızın |
أ ب و |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Onlar, “Sen bize tek Allah’a ibadet edelim, atalarımızın ibadet edegeldiklerini bırakalım diye mi geldin? Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi bizi tehdit ettiğin azabı bize getir” dediler. |
| 3 |
A'raf 173. Ayet (7:173:0) |
اٰبَٓاؤُ۬نَا |
اباؤنا |
âbâunâ |
babalarımız |
أ ب و |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Yahut, “Bizden önce babalarımız Allah’a ortak koşmuşlar. Biz onlardan sonra gelen bir nesiliz. Şimdi batılcıların işlediği yüzünden bizi helâk mı edeceksin?” dememeniz içindir. |
| 4 |
Hûd 62. Ayet (11:62:15) |
اٰبَٓاؤُ۬نَا |
اباؤنا |
âbâunâ |
babalarımızın |
أ ب و |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Onlar şöyle dediler: “Ey Salih! Bundan önce sen, aramızda ümit beslenen bir kimseydin. Şimdi babalarımızın taptıklarına tapmamızı bize yasaklıyor musun? Şüphesiz, biz senin bizi çağırdığın şeyden derin bir şüphe içindeyiz.” |
| 5 |
Hûd 87. Ayet (11:87:10) |
اٰبَٓاؤُ۬نَٓا |
اباؤنا |
âbâunâ |
babalarımızın |
أ ب و |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Dediler ki: “Ey Şu'ayb! Babalarımızın taptığını, yahut mallarımız hakkında dilediğimizi yapmayı terk etmemizi sana namazın mı emrediyor. Oysa sen gerçekten yumuşak huylu ve aklı başında bir adamsın.” |
| 6 |
İbrahim 10. Ayet (14:10:30) |
اٰبَٓاؤُ۬نَا |
اباؤنا |
âbâunâ |
atalarımızın |
أ ب و |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Peygamberleri dedi ki: “Gökleri ve yeri yaratan Allah hakkında şüphe mi var? (Hâlbuki) O, günahlarınızı bağışlamak ve sizi belli bir zamana kadar ertelemek için sizi (imana) çağırıyor. Onlar, “Siz de bizim gibi sadece birer insansınız. Bizi babalarımızın taptıklarından alıkoymak istiyorsunuz. Öyleyse bize apaçık bir delil getirin” dediler. |
| 7 |
Nahl 35. Ayet (16:35:15) |
اٰبَٓاؤُ۬نَا |
اباؤنا |
âbâunâ |
atalarımız |
أ ب و |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Allah’a ortak koşanlar, dediler ki: “Allah dileseydi ne biz, ne de atalarımız O’ndan başka hiçbir şeye tapmazdık, O’nun emri olmadan hiçbir şeyi de haram kılmazdık.” Kendilerinden öncekiler de böyle yapmıştı. Peygamberlere düşen sadece apaçık bir tebliğdir. |
| 8 |
Mü'minûn 83. Ayet (23:83:4) |
وَاٰبَٓاؤُ۬نَا |
واباؤنا |
ve âbâunâ |
ve atalarımıza |
أ ب و |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Andolsun, biz de bizden önce atalarımız da bununla tehdit edildik. Bu, öncekilerin uydurduğu masallardan başka bir şey değildir. |
| 9 |
Neml 67. Ayet (27:67:7) |
وَاٰبَٓاؤُ۬نَٓا |
واباؤنا |
ve âbâunâ |
ve babalarımız |
أ ب و |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
İnkâr edenler dediler ki: “Biz ve babalarımız toprak olmuş iken mi, gerçekten bizler mi (diriltilip) çıkarılacağız?” |
| 10 |
Neml 68. Ayet (27:68:5) |
وَاٰبَٓاؤُ۬نَا |
واباؤنا |
ve âbâunâ |
ve atalarımıza |
أ ب و |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
“Andolsun, bizler de bizden önce babalarımız da bununla tehdit edilmiştik. Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir.” |
| 11 |
Sâffât 17. Ayet (37:17:1) |
اَوَاٰبَٓاؤُ۬نَا |
اواباؤنا |
eve-âbâunâ |
atalarımız da mı? |
أ ب و |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
“Önceden gelip geçmiş atalarımız da mı?” |
| 12 |
Vâkı'a 48. Ayet (56:48:1) |
اَوَاٰبَٓاؤُ۬نَا |
اواباؤنا |
eve-âbâunâ |
atalarımız da mı? |
أ ب و |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
“Evvelki atalarımız da mı?” |
|
|
|
|
|
|
|