| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Nisâ 48. Ayet (4:48:19) | اِثْمًا | اثما | iśmen | bir günah | أ ث م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Bunun dışında kalan (günah)ları ise dilediği kimseler için bağışlar. Allah’a şirk koşan kimse, şüphesiz büyük bir günah işleyerek iftira etmiş olur. | |||||
| 2 | Nisâ 111. Ayet (4:111:3) | اِثْمًا | اثما | iśmen | bir günah | أ ث م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kim bir günah kazanırsa, onu ancak kendi aleyhine kazanmış olur. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 3 | Mâide 107. Ayet (5:107:6) | اِثْمًا | اثما | iśmen | bir günah | أ ث م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Eğer sonradan) o iki kişinin günaha girdikleri (yalan söyledikleri) anlaşılırsa, o zaman, bu öncelikli şahitlerin zarar verdiği kimselerden olan başka iki adam, onların yerine geçer ve “Allah’a yemin ederiz ki, bizim şahitliğimiz onların şahitliğinden elbette daha gerçektir. Biz hakkı da çiğneyip geçmedik. Çünkü o takdirde, biz elbette zalimlerden oluruz” diye yemin ederler. | |||||
| 4 | Nisâ 50. Ayet (4:50:9) | اِثْمًا | اثما | iśmen | bir günah olarak | أ ث م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bak, Allah’a karşı nasıl yalan uyduruyorlar. Apaçık bir günah olarak bu yeter. | |||||
| 5 | Nisâ 112. Ayet (4:112:5) | اِثْمًا | اثما | iśmen | günah | أ ث م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kim bir hata işler veya bir günah kazanır da sonra onu bir suçsuzun üzerine atarsa, şüphesiz iftira etmiş, apaçık bir günah yüklenmiş olur. | |||||
| 6 | Bakara 182. Ayet (2:182:7) | اِثْمًا | اثما | iśmen | günah(ından) | أ ث م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Vasiyet edenin hataya meyletmesinden ve günaha girmesinden korkan bir kimse, (tarafların) aralarını düzeltirse ona hiçbir günah yoktur. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||
| 7 | Âl-i İmran 178. Ayet (3:178:14) | اِثْمًاۚ | اثما | iśmâ(en) | günahı | أ ث م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnkâr edenler, kendilerine vermiş olduğumuz mühletin, sakın kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Biz, onlara ancak günahları artsın diye mühlet veriyoruz. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır. | |||||
| 8 | İnsân 24. Ayet (76:24:7) | اٰثِمًا | اثما | âśimen | günahkara | أ ث م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O hâlde, Rabbinin hükmüne sabret. Onlardan hiçbir günahkâra ve hiçbir nanköre itaat etme. | |||||
| 9 | Nisâ 112. Ayet (4:112:13) | وَاِثْمًا | واثما | ve iśmen | ve bir günah | أ ث م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kim bir hata işler veya bir günah kazanır da sonra onu bir suçsuzun üzerine atarsa, şüphesiz iftira etmiş, apaçık bir günah yüklenmiş olur. | |||||
| 10 | Ahzab 58. Ayet (33:58:11) | وَاِثْمًا | واثما | ve iśmen | ve bir günah | أ ث م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mü’min erkekleri ve mü’min kadınları işlemedikleri şeyler yüzünden incitenler, bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmişlerdir. | |||||
| 11 | Nisâ 20. Ayet (4:20:16) | وَاِثْمًا | واثما | ve iśmen | ve günaha girerek | أ ث م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer bir eşin yerine başka bir eş almak isterseniz, öbürüne (mehir olarak) yüklerle mal vermiş olsanız dahi ondan hiçbir şeyi geri almayın. İftira ederek ve açık günaha girerek mi verdiğinizi geri alacaksınız?[112] | |||||