| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 126. Ayet (2:126:5) | اجْعَلْ | اجعل | -c’al | kıl | ج ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani İbrahim, “Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah’a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır” demişti. Allah da, “İnkâr edeni bile az bir süre, (bu geçici kısa hayatta) rızıklandırır; sonra onu cehennem azabına girmek zorunda bırakırım. Ne kötü varılacak yerdir orası!” demişti. | |||||
| 2 | Bakara 128. Ayet (2:128:2) | وَاجْعَلْنَا | واجعلنا | ve-c’alnâ | bizi yap | ج ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş kimseler kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ümmet kıl. Bize ibadet yerlerini ve ilkelerini göster. Tövbemizi kabul et. Çünkü sen, tövbeleri çok kabul edensin, çok merhametli olansın.” | |||||
| 3 | Bakara 260. Ayet (2:260:25) | اجْعَلْ | اجعل | -c’al | koy | ج ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani İbrahim, “Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster” demişti. (Allah ona) “İnanmıyor musun?” deyince, “Hayır (inandım) ancak kalbimin tatmin olması için” demişti. “Öyleyse, dört kuş tut. Onları kendine alıştır. Sonra onları parçalayıp her bir parçasını bir dağın üzerine bırak. Sonra da onları çağır. Sana uçarak gelirler. Bil ki, şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.” | |||||
| 4 | Âl-i İmran 41. Ayet (3:41:3) | اجْعَلْ | اجعل | -c’al | o halde ver | ج ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Zekeriya, “Rabbim! (çocuğum olacağına dair) bana bir alâmet ver” dedi. Allah da şöyle dedi: “Senin için alâmet, insanlarla üç gün konuşamaman, ancak işaretleşebilmendir. Ayrıca Rabbini çok an, sabah akşam tesbih et.” | |||||
| 5 | Nisâ 75. Ayet (4:75:22) | وَاجْعَلْ | واجعل | vec’al | ve ver | ج ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Size ne oluyor da, Allah yolunda ve, “Ey Rabbimiz! Bizleri halkı zalim olan şu memleketten çıkar, katından bize bir dost ver, bize katından bir yardımcı ver” diye yalvarıp duran zayıf ve zavallı erkekler, kadınlar ve çocukların uğrunda savaşa çıkmıyorsunuz? | |||||
| 6 | Nisâ 75. Ayet (4:75:27) | وَاجْعَلْ | واجعل | vec’al | ve ver | ج ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Size ne oluyor da, Allah yolunda ve, “Ey Rabbimiz! Bizleri halkı zalim olan şu memleketten çıkar, katından bize bir dost ver, bize katından bir yardımcı ver” diye yalvarıp duran zayıf ve zavallı erkekler, kadınlar ve çocukların uğrunda savaşa çıkmıyorsunuz? | |||||
| 7 | A'raf 138. Ayet (7:138:15) | اجْعَلْ | اجعل | -c’al | yap | ج ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İsrailoğullarını denizden geçirdik. Derken, kendilerine ait putlara tapan bir kavme rastladılar. İsrailoğulları, “Ey Mûsâ! Onların kendilerine ait ilâhları (putları) olduğu gibi sen de bize ait bir ilâh yapsana” dediler. Mûsa şöyle dedi: “Şüphesiz siz cahillik eden bir kavimsiniz.” | |||||
| 8 | Tevbe 19. Ayet (9:19:0) | اَجَعَلْتُمْ | اجعلتم | ece’altum | bir mi tuttunuz? | ج ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Siz hacılara su dağıtmayı ve Mescid-i Haram’ın bakım ve onarımını, Allah’a ve âhiret gününe iman edip Allah yolunda cihad eden kimse(lerin amelleri) gibi mi tuttunuz? Bunlar Allah katında eşit olmazlar. Allah, zâlim topluluğu doğru yola erdirmez. | |||||
| 9 | Yunus 87. Ayet (10:87:0) | وَاجْعَلُوا | واجعلوا | vec’alû | ve edinin (diye) | ج ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mûsâ’ya ve kardeşine, “Kavminiz için Mısır’da (sığınak olarak) evler hazırlayın ve evlerinizi namaz kılınacak yerler yapın. Namazı dosdoğru kılın. Mü’minleri müjdele” diye vahyettik. | |||||
| 10 | Yusuf 55. Ayet (12:55:2) | اجْعَلْن۪ي | اجعلني | -c’alnî | beni tayin et | ج ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yûsuf, “Beni ülkenin hazinelerine bakmakla görevlendir. Çünkü ben iyi koruyucu ve bilgili bir kişiyim” dedi. | |||||
| 11 | Yusuf 62. Ayet (12:62:3) | اجْعَلُوا | اجعلوا | c’alû | koyun! | ج ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yûsuf, adamlarına dedi ki: “Onların ödedikleri zahire bedellerini yüklerinin içine koyun. Umulur ki ailelerine varınca onu anlarlar da belki yine dönüp gelirler.” | |||||
| 12 | İbrahim 35. Ayet (14:35:5) | اجْعَلْ | اجعل | c’al | kıl | ج ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani İbrahim demişti ki: “Rabbim! Bu şehri güvenli kıl, beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut.” | |||||
| 13 | İbrahim 37. Ayet (14:37:16) | فَاجْعَلْ | فاجعل | fec’al | artık kıl | ج ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bazısını, senin kutsal evinin (Kâbe’nin) yanında ekin bitmez bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz! Namazı dosdoğru kılmaları için (böyle yaptım). Sen de insanlardan bir kısmının gönüllerini onlara meylettir, onları ürünlerden rızıklandır, umulur ki şükrederler.” | |||||
| 14 | İbrahim 40. Ayet (14:40:2) | اجْعَلْن۪ي | اجعلني | c’alnî | beni kıl | ج ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Rabbim! Beni namaza devam eden bir kimse eyle. Soyumdan da böyle kimseler yarat. Rabbimiz! Duamı kabul eyle.” | |||||
| 15 | İsrâ 80. Ayet (17:80:9) | وَاجْعَلْ | واجعل | vec’al | ve ver | ج ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Rabbim! (Gireceğim yere) doğruluk ve esenlik içinde girmemi sağla. (Çıkacağım yerden de) beni doğruluk ve esenlik içinde çıkar. Katından bana yardımcı bir kuvvet ver.” | |||||
| 16 | Kehf 95. Ayet (18:95:9) | اَجْعَلْ | اجعل | ec’al | yapayım | ج ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Zülkarneyn, “Rabbimin bana verdiği (imkân ve kudret, sizin vereceğiniz vergiden) daha hayırlıdır. Şimdi siz bana gücünüzle yardım edin de, sizinle onların arasına sağlam bir engel yapayım” dedi. | |||||
| 17 | Meryem 6. Ayet (19:6:6) | وَاجْعَلْهُ | واجعله | ve-c’alhu | ve onu yap | ج ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 5,6. “Gerçek şu ki ben, benden sonra gelecek akrabalarım(ın isyankâr olmaların)dan korkuyorum. Karım ise kısırdır. Bana kendi tarafından; bana ve Yakub hanedanına varis olacak bir çocuk bağışla ve onu hoşnutluğuna ulaşmış bir kimse kıl!” | |||||
| 18 | Meryem 10. Ayet (19:10:3) | اجْعَلْ | اجعل | c’al | (öyle ise) ver | ج ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Zekeriyya, “Rabbim, öyleyse bana (çocuğumun olacağına) bir işaret ver”, dedi. Allah da, “Senin işaretin, sapasağlam olduğun hâlde insanlarla (üç gün) üç gece konuşamamandır” dedi. | |||||
| 19 | Tâhâ 29. Ayet (20:29:1) | وَاجْعَلْ | واجعل | vec’al | ve ver | ج ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Bana ailemden birini yardımcı yap,” | |||||
| 20 | Tâhâ 58. Ayet (20:58:4) | فَاجْعَلْ | فاجعل | fec’al | tayin et | ج ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Biz de mutlaka sana karşı onun gibi bir sihir yapacağız. Bunun için seninle bizim aramızda; uygun bir yerde, senin de, bizim de caymayacağımız bir buluşma vakti belirle.” | |||||
| 21 | Furkan 74. Ayet (25:74:11) | وَاجْعَلْنَا | واجعلنا | ve-c’alnâ | ve bizi yap | ج ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, “Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah’a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle” diyenlerdir. | |||||
| 22 | Şu'arâ 29. Ayet (26:29:6) | لَاَجْعَلَنَّكَ | لاجعلنك | le-ec’alenneke | seni mutlaka yapacağım | ج ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Firavun, “Eğer benden başka bir ilâh edinirsen, andolsun seni zindana atılanlardan ederim.” | |||||
| 23 | Şu'arâ 84. Ayet (26:84:1) | وَاجْعَلْ | واجعل | vec’al | ve nasib eyle | ج ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Sonra gelecekler arasında beni doğrulukla anılanlardan kıl.” | |||||
| 24 | Şu'arâ 85. Ayet (26:85:1) | وَاجْعَلْن۪ي | واجعلني | ve-c’alnî | ve beni kıl | ج ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Beni Naîm cennetinin varislerinden eyle.” | |||||
| 25 | Kasas 38. Ayet (28:38:18) | فَاجْعَلْ | فاجعل | fec’al | ve yap | ج ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Firavun, “Ey ileri gelenler! Sizin benden başka bir ilâhınız olduğunu bilmiyorum. Ey Hâmân! Benim için bir ateş yakıp tuğla pişir de bana bir kule yap! Belki Mûsâ’nın ilâhına çıkar bakarım(!) Şüphesiz ben onun mutlaka yalancılardan olduğunu sanıyorum” dedi. | |||||
| 26 | Sâd 5. Ayet (38:5:1) | اَجَعَلَ | اجعل | e-ce’ale | yaptı mı? | ج ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “İlâhları bir tek ilâh mı yaptı? Gerçekten bu çok tuhaf bir şey!” | |||||
| 27 | Zuhruf 45. Ayet (43:45:8) | اَجَعَلْنَا | اجعلنا | ece’alnâ | yapmış mıyız? | ج ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Senden önce gönderdiğimiz elçilerimize sor: Rahmân’dan başka kulluk edilecek ilâhlar var etmiş miyiz? | |||||