| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Mâide 24. Ayet (5:24:11) | فَاذْهَبْ | فاذهب | feżheb | gidin | ذ ه ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dediler ki: “Ey Mûsa! Onlar orada bulundukça, biz oraya asla girmeyeceğiz. Sen ve Rabbin gidin, onlarla savaşın. Biz burada oturacağız.” | |||||
| 2 | Yusuf 87. Ayet (12:87:3) | اذْهَبُوا | اذهبوا | -żhebû | gidin | ذ ه ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Ey oğullarım! Gidin Yûsuf’u ve kardeşini araştırın. Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü kâfirler topluluğundan başkası Allah’ın rahmetinden ümidini kesmez.” | |||||
| 3 | Yusuf 93. Ayet (12:93:1) | اِذْهَبُوا | اذهبوا | iżhebû | götürün | ذ ه ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu gömleğimi götürün de babamın yüzüne koyun ki, gözleri açılsın ve bütün ailenizi bana getirin” dedi. | |||||
| 4 | İsrâ 63. Ayet (17:63:2) | اذْهَبْ | اذهب | -żheb | git | ذ ه ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, şöyle dedi: “Çekil, git.” Onlardan kim sana uyarsa, kuşkusuz cehennem tam bir karşılık olarak hepinizin cezası olacaktır.” | |||||
| 5 | Tâhâ 24. Ayet (20:24:1) | اِذْهَبْ | اذهب | iżheb | sen git | ذ ه ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Firavun’a git, çünkü o azmıştır.” | |||||
| 6 | Tâhâ 42. Ayet (20:42:1) | اِذْهَبْ | اذهب | iżheb | götürün | ذ ه ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Sen ve kardeşin mucizelerim ile (desteklenmiş olarak) gidin ve beni anmakta gevşeklik göstermeyin.” | |||||
| 7 | Tâhâ 43. Ayet (20:43:1) | اِذْهَبَٓا | اذهبا | iżhebâ | ikiniz gidin | ذ ه ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Firavun’a gidin. Çünkü o azmıştır.” | |||||
| 8 | Tâhâ 97. Ayet (20:97:2) | فَاذْهَبْ | فاذهب | feżheb | git (defol) | ذ ه ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mûsâ, “Çekil git! Artık sen hayatın boyunca (hastalanıp) “Bana dokunmak yok!” diyeceksin.[360] Senin için, asla kaçamayacağın bir ceza daha var. Hele şu ibadet edip durduğun ilâhına bak! Biz onu elbette yakacağız ve onu muhakkak denize savuracağız. | |||||
| 9 | Furkan 36. Ayet (25:36:2) | اذْهَبَٓا | اذهبا | -żhebâ | gidin | ذ ه ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlara, “Âyetlerimizi yalanlayan topluluğa gidin” dedik. Nihayet o kavmi yerle bir ettik. | |||||
| 10 | Şu'arâ 15. Ayet (26:15:3) | فَاذْهَبَا | فاذهبا | feżhebâ | ikiniz de gidin | ذ ه ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah dedi ki, “Hayır, korkma! Mucizelerimizle gidin. Çünkü biz sizinle beraberiz, (her şeyi) işitmekteyiz.” | |||||
| 11 | Neml 28. Ayet (27:28:1) | اِذْهَبْ | اذهب | iżheb | götür | ذ ه ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Benim şu mektubumu götür onlara at, sonra da yanlarından ayrıl ve ne sonuca varacaklarına bak.” | |||||
| 12 | Fâtır 34. Ayet (35:34:5) | اَذْهَبَ | اذهب | eżhebe | gideren | ذ ه ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şöyle derler: “Hamd, bizden hüznü gideren Allah’a mahsustur. Şüphesiz Rabbimiz çok bağışlayandır, şükrün karşılığını verendir.” | |||||
| 13 | Ahkaf 20. Ayet (46:20:7) | اَذْهَبْتُمْ | اذهبتم | eżhebtum | zayi ettiniz | ذ ه ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnkâr edenler ateşe sunuldukları gün, (onlara şöyle denir:) “Dünyadaki hayatınızda güzelliklerinizi bitirdiniz, onların zevkini sürdünüz. Bugün ise yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan ve yoldan çıkmanızdan dolayı, alçaltıcı bir azapla cezalandırılacaksınız.” | |||||
| 14 | Nâzi'ât 17. Ayet (79:17:1) | اِذْهَبْ | اذهب | iżheb | git | ذ ه ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Haydi Firavun’a git! Çünkü o azmıştır.” | |||||