| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Tevbe 33. Ayet (9:33:0) | اَرْسَلَ | ارسل | ersele | gönderdi | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, Allah’a ortak koşanlar hoşlanmasalar bile dinini, bütün dinlere üstün kılmak için, peygamberini hidayetle ve hak dinle gönderendir. | |||||
| 2 | Furkan 48. Ayet (25:48:3) | اَرْسَلَ | ارسل | ersele | gönderdi | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 48,49. O, rahmetinin önünde rüzgârları müjdeci olarak gönderendir. Ölü toprağı canlandıralım, yarattıklarımızdan birçok hayvanları ve insanları sulayalım diye gökten tertemiz bir su indirdik. | |||||
| 3 | Fâtır 9. Ayet (35:9:3) | اَرْسَلَ | ارسل | ersele | gönderir | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, rüzgârları gönderendir. Onlar da bulutları hareket ettirir. Biz de bulutları ölü bir toprağa sürer ve onunla ölümünden sonra yeryüzünü diriltiriz. İşte ölümden sonra diriliş de böyledir. | |||||
| 4 | Fetih 28. Ayet (48:28:3) | اَرْسَلَ | ارسل | ersele | gönderendir | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, Peygamberini hidayet ve hak din ile gönderendir. (Allah) o hak dini bütün dinlere üstün kılmak için (böyle yaptı). Şahit olarak Allah yeter. | |||||
| 5 | Saf 9. Ayet (61:9:3) | اَرْسَلَ | ارسل | ersele | gönderdi | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, kendisine ortak koşanlar hoşlanmasa da, dinini bütün dinlere üstün kılmak için peygamberini hidayet ve hak din ile gönderendir. | |||||
| 6 | Yusuf 31. Ayet (12:31:4) | اَرْسَلَتْ | ارسلت | erselet | (haber) gönderdi | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kadın, bunların dedikodularını işitince haber gönderip onları çağırdı. (Ziyafet düzenleyip) onlar için oturup yaslanacakları yer hazırladı. Her birine birer de bıçak verdi ve Yûsuf’a, “Çık karşılarına” dedi. Kadınlar Yûsuf’u görünce, onu pek büyüttüler ve şaşkınlıkla ellerini kestiler. “Hâşâ! Allah için, bu bir insan değil, ancak şerefli bir melektir” dediler. | |||||
| 7 | Bakara 151. Ayet (2:151:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | gönderdiğimiz | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Nitekim kendi aranızdan, size âyetlerimizi okuyan, sizi her kötülükten arındıran, size kitap ve hikmeti öğreten, ayrıca bilmediklerinizi de öğreten bir peygamber gönderdik. | |||||
| 8 | Nisâ 64. Ayet (4:64:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | biz göndermedik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz her peygamberi sırf, Allah’ın izni ile itaat edilmek üzere gönderdik. Eğer onlar kendilerine zulmettikleri zaman sana gelseler de Allah’tan günahlarının bağışlamasını dileseler ve Peygamber de onlara bağışlama dileseydi, elbette Allah’ı tövbeleri çok kabul edici ve çok merhametli bulacaklardı. | |||||
| 9 | En'am 42. Ayet (6:42:2) | اَرْسَلْنَٓا | ارسلنا | erselnâ | (elçiler) gönderdik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, senden önce birtakım ümmetlere de peygamberler gönderdik. (Peygamberlerini dinlemediler.) Sonunda, yalvarsınlar da tövbe etsinler diye onları şiddetli yoksulluk ve darlıklarla yakaladık. | |||||
| 10 | A'raf 59. Ayet (7:59:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | gönderdik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, Nûh’u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Şüphesiz ben sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum” dedi. | |||||
| 11 | A'raf 94. Ayet (7:94:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | göndermedik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz hiçbir memlekete bir peygamber göndermedik ki (karşı çıkmaktan vazgeçip) yalvarıp yakarsınlar diye ora halkını yoksulluk ve sıkıntıya uğratmış olmayalım. | |||||
| 12 | Hûd 25. Ayet (11:25:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | göndermiştik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, biz Nûh’u kavmine peygamber olarak gönderdik. Onlara şöyle dedi: “Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım.” | |||||
| 13 | Hûd 96. Ayet (11:96:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | gönderdik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 96,97. Andolsun, biz Mûsâ’yı âyetlerimizle ve apaçık bir mucize ile Firavun’a ve onun ileri gelen adamlarına peygamber gönderdik de ileri gelenler Firavun’un emrine uydular. Hâlbuki Firavun’un emri doğru değildi. | |||||
| 14 | Yusuf 109. Ayet (12:109:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | göndermedik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz senden önce de, memleketler halkından ancak kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber olarak gönderdik. Yeryüzünde dolaşıp da, kendilerinden önce gelenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Elbette ahiret yurdu Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için daha iyidir. Hâlâ aklınızı kullanmıyor musunuz? | |||||
| 15 | Ra'd 38. Ayet (13:38:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | biz gönderdik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, senden önce de peygamberler gönderdik. Onlara da eşler ve çocuklar verdik. Allah’ın izni olmadan hiçbir peygamber bir mucize getiremez. Her ecelin (vadenin) bir yazısı vardır. | |||||
| 16 | İbrahim 4. Ayet (14:4:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | biz göndermedik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz her peygamberi, ancak kendi kavminin diliyle gönderdik ki, onlara (Allah’ın emirlerini) iyice açıklasın. Allah, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 17 | İbrahim 5. Ayet (14:5:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | göndermiştik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, Mûsâ’yı da, “Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah’ın (geçmiş milletleri cezalandırdığı) günlerini hatırlat” diye âyetlerimizle gönderdik. Şüphesiz bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır. | |||||
| 18 | Hicr 10. Ayet (15:10:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | elçiler gönderdik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey Muhammed! Andolsun, senden önceki topluluklara da peygamber gönderdik. | |||||
| 19 | Nahl 43. Ayet (16:43:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | biz göndermedik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Senden önce de ancak, kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber olarak gönderdik. Eğer bilmiyorsanız ilim sahiplerine sorun.[304] | |||||
| 20 | Nahl 63. Ayet (16:63:3) | اَرْسَلْنَٓا | ارسلنا | erselnâ | elçi gönderdik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a andolsun, senden önceki ümmetlere peygamberler gönderdik. Fakat şeytan onlara işlerini güzel gösterdi. O, bugün de onların dostudur ve onlar için elem dolu bir azap vardır. | |||||
| 21 | İsrâ 77. Ayet (17:77:4) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | gönderdiğimiz | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Senden önce gönderdiğimiz peygamberlerimiz hakkındaki kanun böyledir. Bizim kanunumuzda hiçbir değişme bulamazsın. | |||||
| 22 | Meryem 83. Ayet (19:83:4) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | gönderdik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kâfirlerin başına, onları durmadan (günaha ve azgınlığa) tahrik eden şeytanları gönderdiğimizi görmedin mi? | |||||
| 23 | Enbiyâ 7. Ayet (21:7:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | biz göndermedik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Senden önce de ancak kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber gönderdik. Eğer bilmiyorsanız ilim sahiplerine sorun. | |||||
| 24 | Enbiyâ 25. Ayet (21:25:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | göndermedik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberlere, “Şüphesiz, benden başka hiçbir ilâh yoktur. Öyleyse bana ibadet edin” diye vahyetmişizdir. | |||||
| 25 | Hacc 52. Ayet (22:52:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | göndermemiştik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Senden önce hiçbir resûl ve nebî göndermedik ki, bir şey temenni ettiği zaman, şeytan onun bu temennisine dair vesvese vermiş olmasın. Ama Allah, şeytanın vesvesesini giderir. Sonra Allah, âyetlerini sağlamlaştırır. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.[377] | |||||
| 26 | Mü'minûn 23. Ayet (23:23:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | biz gönderdik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun biz, Nûh’u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka hiçbir ilâhınız yoktur. Allah’a karşı gelmekten hâlâ sakınmaz mısınız?” dedi. | |||||
| 27 | Mü'minûn 44. Ayet (23:44:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | gönderdik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra arka arkaya peygamberlerimizi gönderdik. Her ümmete kendi peygamberi geldikçe, onu yalanladılar. Biz de onları birbiri ardından helâk ettik ve onları birer ibretli hikâye yaptık. Artık inanmayan bir kavim, Allah’ın rahmetinden uzak olsun! | |||||
| 28 | Mü'minûn 45. Ayet (23:45:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | gönderdik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 45,46. Sonra Mûsâ ve kardeşi Hârûn’u mucizelerimizle ve apaçık bir delille Firavun ve ileri gelenlerine peygamber olarak gönderdik de (onlar) büyüklük tasladılar ve kendilerini büyük görüp böbürlenen bir topluluk oldular. | |||||
| 29 | Furkan 20. Ayet (25:20:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | göndermedik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberler de şüphesiz yemek yerler, çarşıda pazarda gezerlerdi. (Ey insanlar!) Sizi birbiriniz için imtihan aracı kıldık. (Bakalım) sabredecek misiniz? Rabbin, hakkıyla görendir. | |||||
| 30 | Neml 45. Ayet (27:45:2) | اَرْسَلْنَٓا | ارسلنا | erselnâ | biz gönderdik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun biz, “Allah’a kulluk edin” diye (uyarması için) Semûd kavmine, kardeşleri Salih’i peygamber olarak göndermiştik. Bir de ne görsün, onlar birbiriyle çekişen iki grup olmuşlar. | |||||
| 31 | Ankebut 14. Ayet (29:14:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | biz gönderdik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, biz, Nûh’u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik. O da dokuz yüz elli yıl onların arasında kaldı. Neticede onlar zulümlerini sürdürürlerken tûfan kendilerini yakalayıverdi. | |||||
| 32 | Ankebut 40. Ayet (29:40:6) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | gönderdik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bunların her birini kendi günahları yüzünden yakaladık. Onlardan taş yağmuruna tuttuklarımız var. Onlardan o korkunç sesin yakaladığı kimseler var. Onlardan yerin dibine geçirdiklerimiz var. Onlardan suda boğduklarımız var. Allah, onlara zulmediyor değildi, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı. | |||||
| 33 | Rum 47. Ayet (30:47:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | biz gönderdik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, senden önce biz nice peygamberleri kendi kavimlerine gönderdik. Peygamberler onlara apaçık mucizeler getirdiler. Biz de suç işleyenlerden intikam aldık. Mü’minlere yardım etmek ise üzerimizde bir haktır. | |||||
| 34 | Rum 51. Ayet (30:51:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | göndersek | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, eğer (ekinlerine zararlı) bir rüzgâr göndersek de o ekini sararmış görseler, ardından mutlaka nankörlük etmeye başlarlar. | |||||
| 35 | Sebe' 34. Ayet (34:34:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | biz göndermedik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz, hangi memlekete bir uyarıcı göndermişsek oranın şımarık zenginleri, “Biz, sizinle gönderileni inkâr ediyoruz” demişlerdir. | |||||
| 36 | Sebe' 44. Ayet (34:44:7) | اَرْسَلْنَٓا | ارسلنا | erselnâ | göndermemiştik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Oysa biz onlara okuyup inceleyecekleri kitaplar vermedik. Onlara senden önce hiçbir uyarıcı da göndermedik. | |||||
| 37 | Yâsîn 14. Ayet (36:14:2) | اَرْسَلْنَٓا | ارسلنا | erselnâ | biz gönderdik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani biz onlara iki elçi göndermiştik de onları yalancı saymışlardı. Biz de onlara üçüncü bir elçi ile destek vermiştik. Onlar, “Şüphesiz biz size gönderilmiş elçileriz” dediler. | |||||
| 38 | Sâffât 72. Ayet (37:72:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | biz göndermiştik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, biz onlara da uyarıcılar göndermiştik. | |||||
| 39 | Mü'min 23. Ayet (40:23:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | biz gönderdik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 23,24. Andolsun ki biz Mûsâ’yı mucizelerimizle ve apaçık bir delille Firavun’a, Hâmân’a ve Kârûn’a[473] gönderdik. Onlar ise; “Bu çok yalancı bir sihirbazdır” dediler. | |||||
| 40 | Mü'min 70. Ayet (40:70:5) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | gönderdiğimiz | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, kitabı (Kur’an’ı) ve elçilerimize gönderdiklerimizi yalanlayanlardır. Onlar bilecekler. | |||||
| 41 | Mü'min 78. Ayet (40:78:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | biz gönderdik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, senden önce de peygamberler gönderdik. Onlardan sana anlattıklarımız da var, anlatmadıklarımız da var. Hiçbir peygamber, Allah’ın izni olmadan bir mûcize getiremez. Allah’ın emri gelince de hak yerine getirilir. İşte o zaman bunu batıl sayanlar hüsrana uğrarlar. | |||||
| 42 | Zuhruf 6. Ayet (43:6:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | biz gönderdik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hâlbuki daha önceki toplumlara da nice peygamberler göndermiştik. | |||||
| 43 | Zuhruf 23. Ayet (43:23:3) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | göndermedik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte böyle, biz senden önce hiçbir memlekete bir uyarıcı göndermedik ki, oranın şımarık zenginleri, “Şüphe yok ki biz babalarımızı bir din üzerinde bulduk. Biz de elbette onların izlerinden gitmekteyiz” demiş olmasınlar. | |||||
| 44 | Zuhruf 45. Ayet (43:45:3) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | gönderdiğimiz | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Senden önce gönderdiğimiz elçilerimize sor: Rahmân’dan başka kulluk edilecek ilâhlar var etmiş miyiz? | |||||
| 45 | Zuhruf 46. Ayet (43:46:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | biz gönderdik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, biz Mûsâ’yı mucizelerimizle Firavun’a ve ileri gelen adamlarına göndermiştik de o, “Şüphesiz ben âlemlerin Rabbinin elçisiyim” demişti. | |||||
| 46 | Zâriyât 41. Ayet (51:41:4) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | gönderdik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Âd kavminde de ibretler vardır. Hani onların üzerine köklerini kesen rüzgârı göndermiştik. | |||||
| 47 | Kamer 19. Ayet (54:19:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | gönderdik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz onların üstüne, uğursuzluğu sürekli bir günde gürültülü ve dondurucu bir rüzgâr gönderdik. | |||||
| 48 | Kamer 31. Ayet (54:31:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | gönderdik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz biz, onların üzerine tek bir korkunç ses gönderdik de, onlar, ağıldaki hayvanların çiğneyip ufaladıkları kuru çöpler gibi oldular. | |||||
| 49 | Kamer 34. Ayet (54:34:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | gönderdik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 34,35. Şüphesiz biz de üzerlerine taşlar savuran bir rüzgâr gönderdik. Yalnız Lût’un ailesi başka. Katımızdan bir nimet olarak bir seher vakti onları kurtardık. Şükredenleri işte böyle mükâfatlandırırız. | |||||
| 50 | Hadîd 25. Ayet (57:25:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | biz gönderdik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, biz elçilerimizi açık mucizelerle gönderdik ve beraberlerinde kitabı ve mizanı (ölçüyü) indirdik ki, insanlar adaleti yerine getirsinler. Kendisinde müthiş bir güç ve insanlar için birçok faydalar bulunan demiri yarattık (ki insanlar ondan yararlansınlar). Allah da kendisine ve Resûllerine gayba inanarak yardım edecekleri bilsin. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir. | |||||