| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | A'raf 54. Ayet (7:54:12) | اسْتَوٰى | استوى | stevâ | istiva etti | س و ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratan ve Arş’a[219] kurulan, geceyi, kendisini durmadan takip eden gündüze katan, güneşi, ayı ve bütün yıldızları da buyruğuna tabi olarak yaratan Allah’tır. Dikkat edin, yaratmak da, emretmek de yalnız O’na mahsustur. Âlemlerin Rabbi olan Allah’ın şanı yücedir. | |||||
| 2 | Yunus 3. Ayet (10:3:0) | اسْتَوٰى | استوى | stevâ | kuşattı | س و ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratan, sonra da Arş’a[267] kurulup işleri yerli yerince düzene koyan Allah’tır. O'nun izni olmaksızın, hiç kimse şefaatçi olamaz. İşte O, Rabbiniz Allah’tır. O hâlde O'na kulluk edin. Hâlâ düşünmüyor musunuz? | |||||
| 3 | Ra'd 2. Ayet (13:2:9) | اسْتَوٰى | استوى | -stevâ | istiva etti | س و ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, gökleri gördüğünüz herhangi bir direk olmadan yükselten, sonra Arş’a[288] kurulan, güneşi ve ayı buyruğu altına alandır. Bunların hepsi belli bir zamana kadar akıp gitmektedir. O, her işi (hakkıyla) düzenler, yürütür, âyetleri ayrı ayrı açıklar ki Rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanasınız. | |||||
| 4 | Tâhâ 5. Ayet (20:5:4) | اسْتَوٰى | استوى | -stevâ | istiva etmiş(kurulmuş)tur | س و ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rahmân, Arş’a[354] kurulmuştur. | |||||
| 5 | Furkan 59. Ayet (25:59:11) | اسْتَوٰى | استوى | -stevâ | kuruldu | س و ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Gökleri ve yeryüzünü ve ikisi arasındakileri altı gün içinde (altı evrede) yaratan, sonra da Arş’a[394] kurulan Rahmân’dır. Sen bunu haberdar olana sor! | |||||
| 6 | Secde 4. Ayet (32:4:12) | اسْتَوٰى | استوى | -stevâ | istiva etti | س و ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, gökleri ve yeri, ikisi arasındakileri altı gün içinde (altı evrede) yaratan sonra da Arş’a[432] kurulandır. Sizin için O’ndan başka hiçbir dost, hiçbir şefaatçi yoktur. Hâlâ düşünüp öğüt almayacak mısınız? | |||||
| 7 | Fetih 29. Ayet (48:29:37) | فَاسْتَوٰى | فاستوى | festevâ | derken dikilen | س و ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Muhammed, Allah’ın Resûlüdür. Onunla beraber olanlar, inkârcılara karşı çetin, birbirlerine karşı da merhametlidirler. Onların, rükû ve secde hâlinde, Allah’tan lütuf ve hoşnutluk istediklerini görürsün. Onların secde eseri olan alametleri yüzlerindedir. İşte bu, onların Tevrat’ta ve İncil’de anlatılan durumlarıdır: Onlar filizini çıkarmış, onu kuvvetlendirmiş, kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş, ziraatçıların hoşuna giden bir ekin gibidirler. Allah, kendileri sebebiyle inkârcıları öfkelendirmek için onları böyle sağlam ve dirençli kılar. Allah, içlerinden iman edip salih amel işleyenlere bir bağışlama ve büyük bir mükâfat vaad etmiştir. | |||||
| 8 | Necm 6. Ayet (53:6:3) | فَاسْتَوٰىۙ | فاستوى | festevâ | ve doğruldu | س و ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 5,6,7. (Kur’an’ı) ona, üstün güçlere sahip, muhteşem görünümlü (Cebrail) öğretti. O, en yüksek ufukta bulunuyorken (aslî sûretine girip) doğruldu. | |||||
| 9 | Hadîd 4. Ayet (57:4:10) | اسْتَوٰى | استوى | stevâ | oturan | س و ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, gökleri ve yeri altı günde (altı evrede) yaratan, sonra Arş’a[525] kurulandır. Yere gireni, ondan çıkanı, gökten ineni, oraya yükseleni bilir. Nerede olsanız, O sizinle beraberdir. Allah, bütün yaptıklarınızı hakkıyla görendir. | |||||