| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 87. Ayet (2:87:17) | اَفَكُلَّمَا | افكلما | efekullemâ | öyle mi? | ك ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, Mûsâ’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) verdik. Ondan sonra ard arda peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa’ya mucizeler verdik. Onu Ruhu’l-Kudüs (Cebrail) ile destekledik. Size herhangi bir peygamber, hoşunuza gitmeyen bir şey getirdikçe, kibirlenip (onların) bir kısmını yalanlayıp bir kısmını da öldürmediniz mi? | |||||
| 2 | İsrâ 76. Ayet (17:76:11) | خِلَافَكَ | خلافك | ḣilâfeke | senin ardından | خ ل ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Seni o yerden (Mekke’den) sürüp çıkarmak için neredeyse seni sıkıştıracaklardı. Bunu yapabilselerdi, senin ardından orada pek az kalırlardı. | |||||
| 3 | Nûr 11. Ayet (24:11:4) | بِالْاِفْكِ | بالافك | bil-ifki | iftirayı | أ ف ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O ağır iftirayı uyduranlar, sizin içinizden bir güruhtur. Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın. Aksine o sizin için bir hayırdır. Onlardan her biri için, işledikleri günahın cezası vardır. İçlerinden (elebaşılık ederek) o günahın büyüğünü üstlenen için ise ağır bir azap vardır.[385] | |||||
| 4 | Nûr 12. Ayet (24:12:11) | اِفْكٌ | افك | ifkun | bir iftiradır | أ ف ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu iftirayı işittiğiniz zaman, iman eden erkek ve kadınlar, kendi (din kardeş)leri hakkında iyi zan besleyip de, “Bu, apaçık bir iftiradır” deselerdi ya! | |||||
| 5 | Furkan 4. Ayet (25:4:7) | اِفْكٌۨ | افك | ifkun | yalandan | أ ف ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnkâr edenler, “Bu Kur’an, Muhammed’in uydurduğu bir yalandan başka bir şey değildir. Başka bir topluluk da bu konuda ona yardım etmiştir” dediler. Böylece onlar haksız ve asılsız bir söz uydurdular. | |||||
| 6 | Ankebut 17. Ayet (29:17:8) | اِفْكًاۜ | افكا | ifkâ(en) | yalan şeyler | أ ف ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Siz, Allah’ı bırakarak ancak putlara tapıyorsunuz ve yalan uyduruyorsunuz. Allah’ı bırakarak taptıklarınızın size hiçbir rızık vermeye güçleri yetmez. Öyle ise rızkı Allah’ın katında arayın. O’na kulluk edin ve O’na şükredin. Siz yalnız O’na döndürüleceksiniz.” | |||||
| 7 | Sebe' 43. Ayet (34:43:22) | اِفْكٌ | افك | ifkun | bir yalandan | أ ف ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Âyetlerimiz apaçık bir şekilde onlara okunduğunda, “Bu sadece, atalarınızın tapmakta olduğu şeylerden sizi alıkoymak isteyen bir adamdır” dediler. Bir de, “Bu (Kur’an), uydurulmuş bir yalandır” dediler. Yine hak kendilerine geldiğinde onu inkâr edenler, “Bu, ancak apaçık bir büyüdür” dediler. | |||||
| 8 | Sâffât 151. Ayet (37:151:4) | اِفْكِهِمْ | افكهم | ifkihim | iftiraları | أ ف ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 151,152. İyi bilin ki onlar kendi uydurmaları olarak, “Allah çocuk sahibi oldu” diyorlar. Onlar elbette yalan söylüyorlar. | |||||
| 9 | Ahkaf 11. Ayet (46:11:18) | اِفْكٌ | افك | ifkun | bir yalandır | أ ف ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnkâr edenler, inananlar için, “Eğer o Kur’an iyi bir şey olsaydı, onlar onu kabulde, bizi geçemezlerdi” dediler. Onunla doğru yolu bulamadıkları için; “Bu eski bir uydurmadır” diyecekler. | |||||
| 10 | Ahkaf 28. Ayet (46:28:14) | اِفْكُهُمْ | افكهم | ifkuhum | onların yalanları | أ ف ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ı bırakıp O’na yakınlık sağlamaları için edindikleri ilâhlar kendilerine yardım etseydi ya!? Aksine onları yüzüstü bırakarak uzaklaşıp kayboldular. Bu, onların yalanı ve uydurmakta oldukları şeydir. | |||||
| 11 | Zâriyât 9. Ayet (51:9:4) | اُفِكَۜ | افك | ufik(e) | çevrilen | أ ف ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ondan (Peygamber’den) çevrilen çevrilir. | |||||