"اكله" Analizi

Arapça Metin (Harekesiz) ve benzeşen aramasında 10 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 265. Ayet (2:265:17) اُكُلَهَا اكلها ukulehâ ürününü أ ك ل
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın rızasını kazanmak arzusuyla ve kalben mutmain olarak mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yüksekçe bir yerdeki güzel bir bahçenin durumu gibidir ki, bol yağmur alınca iki kat ürün verir. Bol yağmur almasa bile ona çiseleme yeter. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.
2 Nisâ 161. Ayet (4:161:6) وَاَكْلِهِمْ واكلهم ve eklihim ve yemelerinden ötürü أ ك ل
Diyanet İşleri (Yeni) 160,161. Yahudilerin yaptıkları zulüm ve birçok kimseyi Allah yolundan alıkoymaları, kendilerine yasaklanmış olduğu hâlde faiz almaları, insanların mallarını haksız yere yemeleri sebebiyle önceden kendilerine helâl kılınmış temiz ve hoş şeyleri onlara haram kıldık. İçlerinden inkâr edenlere de acı bir azap hazırladık.
3 Mâide 62. Ayet (5:62:8) وَاَكْلِهِمُ واكلهم ve eklihimu ve yemede أ ك ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan çoğunun günahta, düşmanlıkta, haram yemede birbirleriyle yarıştıklarını görürsün. Yapmakta oldukları şey ne kötüdür!
4 Mâide 63. Ayet (5:63:8) وَاَكْلِهِمُ واكلهم ve eklihimu ve yemelerini أ ك ل
Diyanet İşleri (Yeni) Bunları, din adamları ve bilginler günah söz söylemekten ve haram yemekten sakındırsalardı ya! Yapmakta oldukları şey ne kötüdür!
5 En'am 141. Ayet (6:141:11) اُكُلُهُ اكله ukuluhu ürünleri أ ك ل
Diyanet İşleri (Yeni) O, çardaklı-çardaksız olarak bahçeleri, ürünleri, çeşit çeşit hurmalıkları ve ekinleri, zeytini ve narı (her biri) birbirine benzer ve (her biri) birbirinden farklı biçimde yaratandır.[196] Bunlar meyve verince meyvelerinden yiyin. Hasat günü de hakkını (öşürünü)[197] verin, fakat israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.
6 Yusuf 14. Ayet (12:14:3) اَكَلَهُ اكله ekelehu onu yerse أ ك ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar da, “Andolsun biz kuvvetli bir topluluk iken onu kurt yerse (o takdirde) biz gerçekten hüsrana uğramış oluruz” dediler.
7 Yusuf 17. Ayet (12:17:11) فَاَكَلَهُ فاكله fe-ekelehu onu yemiş أ ك ل
Diyanet İşleri (Yeni) “Ey babamız! Biz yarışa girmiştik. Yûsuf’u da eşyamızın yanında bırakmıştık. (Bir de ne görelim) onu kurt yemiş. Her ne kadar doğru söylesek de sen bize inanmazsın” dediler.
8 Ra'd 35. Ayet (13:35:10) اُكُلُهَا اكلها ukuluhâ meyvesi أ ك ل
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a karşı gelmekten sakınanlara va’dolunan cennetin durumu şudur: Onun içinden ırmaklar akar, yemişleri ve gölgeleri devamlıdır. İşte bu, Allah’a karşı gelmekten sakınanların sonudur. İnkâr edenlerin sonu ise ateştir.
9 İbrahim 25. Ayet (14:25:2) اُكُلَهَا اكلها ukulehâ meyvesini أ ك ل
Diyanet İşleri (Yeni) Bu ağaç, Rabbinin izniyle her zaman meyvesini verir. Öğüt alsınlar diye Allah insanlara misaller getirir.
10 Kehf 33. Ayet (18:33:4) اُكُلَهَا اكلها ukulehâ yemişini أ ك ل
Diyanet İşleri (Yeni) Her iki bağ da meyvelerini vermiş ve ürünlerinden hiçbir şeyi eksik bırakmamıştı. Bu iki bağın arasından bir de nehir fışkırtmıştık.