| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Âl-i İmran 13. Ayet (3:13:29) | الْاَبْصَارِ | الابصار | l-ebsâr(i) | gözleri | ب ص ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz, karşı karşıya gelen iki toplulukta sizin için bir ibret vardır: Bir topluluk Allah yolunda çarpışıyordu. Öteki ise kâfirdi. (Onları) göz bakışıyla kendilerinin iki katı görüyorlardı. Allah da dilediğini yardımıyla destekliyordu. Basireti olanlar için bunda elbette ibret vardır.[85] | |||||
| 2 | En'am 103. Ayet (6:103:3) | الْاَبْصَارُۘ | الابصار | l-ebsâru | gözler | ب ص ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Gözler O’nu idrak edemez ama O, gözleri idrak eder.”[187] O, en gizli şeyleri bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır. | |||||
| 3 | En'am 103. Ayet (6:103:6) | الْاَبْصَارَۚ | الابصار | l-ebsâr(a) | gözleri | ب ص ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Gözler O’nu idrak edemez ama O, gözleri idrak eder.”[187] O, en gizli şeyleri bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır. | |||||
| 4 | Yunus 31. Ayet (10:31:0) | وَالْاَبْصَارَ | والابصار | vel-ebsâra | ve gözlere | ب ص ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Sizi gökten ve yerden kim rızıklandırıyor? Ya da işitme ve görme yetisi üzerinde kim mutlak hâkimdir? Ölüden diriyi, diriden ölüyü kim çıkarıyor? İşleri kim yürütüyor?” “Allah” diyecekler. De ki: “O hâlde, Allah’a karşı gelmekten sakınmayacak mısınız?” | |||||
| 5 | İbrahim 42. Ayet (14:42:13) | الْاَبْصَارُۙ | الابصار | l-ebsâr(u) | gözlerin | ب ص ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sakın, Allah’ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Allah, onları ancak gözlerin dehşetle bakakalacağı bir güne erteliyor. | |||||
| 6 | Nahl 78. Ayet (16:78:12) | وَالْاَبْصَارَ | والابصار | vel-ebsâra | ve gözler | ب ص ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, sizi analarınızın karnından, siz hiçbir şey bilmez durumda iken çıkardı. Şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi. | |||||
| 7 | Hacc 46. Ayet (22:46:17) | الْاَبْصَارُ | الابصار | l-ebsâru | gözler | ب ص ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, düşünecek kalpleri, işitecek kulakları olsun? (Dolaştılar, ama ibret almadılar). Çünkü gerçekte gözler değil, göğüslerdeki kalpler (kalp gözleri) kör olur. | |||||
| 8 | Mü'minûn 78. Ayet (23:78:6) | وَالْاَبْصَارَ | والابصار | vel-ebsâra | ve gözleri | ب ص ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hâlbuki O, sizin için kulakları, gözleri ve gönülleri yaratandır. Ne kadar az şükrediyorsunuz! | |||||
| 9 | Nûr 37. Ayet (24:37:19) | وَالْاَبْصَارُۙ | والابصار | vel-ebsâr(u) | ve gözlerin | ب ص ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 36,37. Allah’ın, yüceltilmesine ve içlerinde adının anılmasına izin verdiği evlerde hiçbir ticaretin ve hiçbir alışverişin kendilerini, Allah’ı anmaktan, namazı kılmaktan, zekâtı vermekten alıkoymadığı birtakım adamlar, buralarda sabah akşam O’nu tesbih ederler. Onlar, kalplerin ve gözlerin dikilip kalacağı bir günden korkarlar. | |||||
| 10 | Nûr 43. Ayet (24:43:38) | بِالْاَبْصَارِۜ | بالابصار | bil-ebsâr(i) | gözleri | ب ص ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Görmez misin ki Allah, bulutları sevk eder. Sonra, onları kaynaştırıp üst üste yığar. Nihayet yağmurun, onların arasından yağdığını görürsün. O, gökten, oradaki dağ (gibi bulut)lardan dolu indirir de onu dilediğine isabet ettirir, dilediğinden de geri çevirir. Bu bulutların şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alacak. | |||||
| 11 | Nûr 44. Ayet (24:44:10) | الْاَبْصَارِ | الابصار | l-ebsâr(i) | gözleri | ب ص ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, geceyi ve gündüzü döndürüp duruyor. Şüphesiz bunda basiret sahibi olanlar için bir ibret vardır. | |||||
| 12 | Secde 9. Ayet (32:9:10) | وَالْاَبْصَارَ | والابصار | vel-ebsâra | ve gözler | ب ص ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra onu şekillendirip ona ruhundan üfledi. Sizin için işitme, görme ve idrak duygularını yarattı. Ne kadar az şükrediyorsunuz! | |||||
| 13 | Ahzab 10. Ayet (33:10:10) | الْاَبْصَارُ | الابصار | l-ebsâru | gözler | ب ص ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani onlar size hem üst tarafınızdan hem alt tarafınızdan gelmişlerdi. Hani gözler kaymış ve yürekler ağızlara gelmişti. Siz de Allah’a karşı çeşitli zanlarda bulunuyordunuz. | |||||
| 14 | Sâd 45. Ayet (38:45:8) | وَالْاَبْصَارِ | والابصار | vel-ebsâr(i) | ve basiretli | ب ص ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Güçlü ve basiretli kullarımız İbrahim’i, İshak’ı ve Yakub’u da an. | |||||
| 15 | Sâd 63. Ayet (38:63:6) | الْاَبْصَارُ | الابصار | l-ebsâr(u) | gözler(imiz) | ب ص ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “(Cehennemlik değillerdi de) biz onları alaya mı almış olduk, yoksa (buradalar da) gözlerimizden mi kaçtılar?” | |||||
| 16 | Haşr 2. Ayet (59:2:41) | الْاَبْصَارِ | الابصار | l-ebsâr(i) | akıl | ب ص ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, kitap ehlinden inkâr edenleri ilk toplu sürgünde yurtlarından çıkarandır. Siz onların çıkacaklarını sanmamıştınız. Onlar da kalelerinin, kendilerini Allah’tan koruyacağını sanmışlardı. Ama Allah’ın emri onlara ummadıkları yerden geldi. O, yüreklerine korku düşürdü. Öyle ki, evlerini hem kendi elleriyle, hem de mü’minlerin elleriyle yıkıyorlardı. Ey basiret sahipleri, ibret alın.[531] | |||||
| 17 | Mülk 23. Ayet (67:23:8) | وَالْاَبْصَارَ | والابصار | vel-ebsâra | ve gözler | ب ص ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “O, sizi yaratan ve size kulaklar, gözler ve kalpler verendir. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!” | |||||