| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Kehf 6. Ayet (18:6:10) | الْحَد۪يثِ | الحديث | l-hadîśi | söze | ح د ث |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Demek sen, bu söze (Kur’an’a) inanmazlarsa, arkalarından üzülerek âdeta kendini tüketeceksin![324] | |||||
| 2 | Lokman 6. Ayet (31:6:6) | الْحَد۪يثِ | الحديث | l-hadîśi | hadisi (sözü) | ح د ث |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnsanlardan öylesi vardır ki, bilgisizce Allah yolundan saptırmak ve o yolu eğlenceye almak için, eğlencelik asılsız ve faydasız sözleri satın alır. İşte onlar için aşağılayıcı bir azap vardır. | |||||
| 3 | Zümer 23. Ayet (39:23:4) | الْحَد۪يثِ | الحديث | l-hadîśi | sözün | ح د ث |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, sözün en güzelini; âyetleri, (güzellikte) birbirine benzeyen ve (hükümleri, öğütleri, kıssaları) tekrarlanan bir kitap olarak indirmiştir. Rablerinden korkanların derileri (vücutları) ondan dolayı gerginleşir. Sonra derileri de (vücutları da) kalpleri de Allah’ın zikrine karşı yumuşar. İşte bu Kur’an Allah’ın hidayet rehberidir. Onunla dilediğini doğru yola iletir. Allah, kimi saptırırsa artık onun için hiçbir yol gösterici yoktur. | |||||
| 4 | Necm 59. Ayet (53:59:3) | الْحَد۪يثِ | الحديث | l-hadîśi | söz- | ح د ث |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 59,60,61. Şimdi siz gaflet içinde eğlenerek bu söze mi (Kur’an’a mı) şaşıyorsunuz, gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz? | |||||
| 5 | Vâkı'a 81. Ayet (56:81:2) | الْحَد۪يثِ | الحديث | l-hadîśi | sözü | ح د ث |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 81,82. Şimdi siz, bu sözü mü küçümsüyorsunuz ve Allah’ın verdiği rızka O’nu yalanlayarak mı şükrediyorsunuz? | |||||
| 6 | Kalem 44. Ayet (68:44:5) | الْحَد۪يثِۜ | الحديث | l-hadîś(i) | sözü | ح د ث |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Bu sözü (Kur’an’ı) yalanlayanlarla beni baş başa bırak. Biz onları bilemeyecekleri biçimde adım adım helâka yaklaştıracağız. | |||||