"الحق" Analizi

Arapça Metin (Harekesiz) ve benzeşen aramasında 191 sonuç bulundu.
1 - 50 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Sebe' 23. Ayet (34:23:19) الْحَقَّۚ الحق l-hakk(a) "hakkı" ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) Allah katında, O’nun izin verdiği kimseden başkasının şefaati yarar sağlamaz. (Şefaat için izin verilip de) kalplerinden korku giderilince birbirlerine, “Rabbiniz ne söyledi?” diye sorarlar. Onlar da “Gerçeği” diye cevap verirler. O, yücedir, büyüktür.
2 Âl-i İmran 60. Ayet (3:60:1) اَلْحَقُّ الحق el-hakku (Bu,) gerçektir ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) Hak Rabbindendir. O hâlde, sakın şüphe edenlerden olma.
3 Sâd 26. Ayet (38:26:11) بِالْحَقِّ بالحق bil-hakki adaletle ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) Ona dedik ki: “Ey Dâvûd! Gerçekten biz seni yeryüzünde halife yaptık. İnsanlar arasında hak ile hüküm ver. Nefis arzusuna uyma, yoksa seni Allah’ın yolundan saptırır. Allah’ın yolundan sapanlar için hesap gününü unutmaları sebebiyle şiddetli bir azap vardır.”
4 Zümer 69. Ayet (39:69:12) بِالْحَقِّ بالحق bil-hakki adaletle ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) Yeryüzü, Rabbinin nuruyla aydınlanır. Kitap (amel defterleri) ortaya konur. Peygamberler ve şahitler getirilir ve haksızlığa uğratılmaksızın aralarında adaletle hüküm verilir.
5 Enfal 32. Ayet (8:32:0) الْحَقَّ الحق l-hakka bir gerçek ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) Hani onlar, “Ey Allah’ım, eğer şu (Kur’an) senin katından inmiş hak (kitap) ise hemen üzerimize gökten taş yağdır veya bize elem dolu bir azap getir” demişlerdi.
6 Bakara 144. Ayet (2:144:27) الْحَقُّ الحق l-hakku bir gerçek olduğunu ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Biz senin çok defa yüzünü göğe doğru çevirip durduğunu (vahiy beklediğini) görüyoruz. (Merak etme) elbette seni, hoşnut olacağın kıbleye çevireceğiz. (Bundan böyle), yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir. (Ey Müslümanlar!) Siz de nerede olursanız olun, (namazda) yüzünüzü hep onun yönüne çevirin. Şüphesiz kendilerine kitap verilenler, bunun Rabblerinden (gelen) bir gerçek olduğunu elbette bilirler. Allah, onların yaptıklarından habersiz değildir.[38]
7 Hûd 17. Ayet (11:17:32) الْحَقُّ الحق l-hakku bir gerçektir ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) Rabbi katından açık bir delile dayanan kimse, yalnız dünyalık isteyen kimse gibi midir? Kaldı ki, bu delili Rabbinden bir şahit (Kur’an) ve bir de ondan (Kur’an’dan) önce bir önder ve bir rahmet olarak (indirilmiş olan) Mûsâ’nın kitabı (Tevrat) desteklemektedir.[273] İşte bunlar ona (Kur’an’a) inanırlar. Gruplardan her kim onu inkâr ederse, ateş onun varacağı yerdir. Ondan hiç şüphen olmasın. Şüphesiz o, Rabbin tarafından (bildirilmiş) gerçektir. Fakat insanların çoğu inanmazlar.
8 Hûd 120. Ayet (11:120:14) الْحَقُّ الحق l-hakku bir hak ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Peygamberlerin haberlerinden, kendileriyle senin kalbini pekiştirdiğimiz her bir haberi sana aktarıyoruz. Bunlarda, sana hak, mü’minlere de bir öğüt ve hatırlatma gelmiştir.
9 Hacc 54. Ayet (22:54:6) الْحَقُّ الحق l-hakku bir hak (gerçek) olduğunu ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) Bir de kendilerine ilim verilmiş olanlar onun, Rabbinden gelen hak olduğunu bilsinler, böylece ona iman etsinler ve sonuçta da kalpleri ona saygı duysun diye Allah böyle yapar. Hiç şüphe yok ki Allah, iman edenleri doğru yola iletir.
10 Kasas 53. Ayet (28:53:8) الْحَقُّ الحق l-hakku bir haktır ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) Kur’an kendilerine okunduğu zaman, “Ona inandık, şüphesiz o Rabbimizden gelen gerçektir. Şüphesiz biz ondan önce de müslümandık” derler.
11 Bakara 282. Ayet (2:282:40) الْحَقُّ الحق l-hakku borçlu olan ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah’ın kendisine öğrettiği şekilde yazmaktan kaçınmasın, (her şeyi olduğu gibi dosdoğru) yazsın. Üzerinde hak olan (borçlu) da yazdırsın ve Rabbi olan Allah’tan korkup sakınsın da borçtan hiçbir şeyi eksik etmesin (hepsini tam yazdırsın). Eğer borçlu, aklı ermeyen, veya zayıf bir kimse ise, ya da yazdıramıyorsa, velisi adaletle yazdırsın. (Bu işleme) şahitliklerine güvendiğiniz iki erkeği; eğer iki erkek olmazsa, bir erkek ve iki kadını şahit tutun. Bu, onlardan biri unutacak olursa, diğerinin ona hatırlatması içindir. Şahitler çağırıldıkları zaman (gelmekten) kaçınmasınlar. Az olsun, çok olsun, borcu süresine kadar yazmaktan usanmayın. Bu, Allah katında adalete daha uygun, şahitlik için daha sağlam, şüpheye düşmemeniz için daha elverişlidir. Yalnız, aranızda hemen alıp verdiğiniz peşin ticaret olursa, onu yazmamanızdan ötürü üzerinize bir günah yoktur. Alışveriş yaptığınız zaman da şahit tutun. Yazana da, şahide de bir zarar verilmesin.[79] Eğer aksini yaparsanız, bu sizin için günahkârca bir davranış olur. Allah’a karşı gelmekten sakının. Allah, size öğretiyor. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.[80]
12 Kehf 29. Ayet (18:29:2) الْحَقُّ الحق l-hakku bu gerçek ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Hak, Rabbinizdendir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin.” Biz zalimlere öyle bir ateş hazırladık ki, onun alevden duvarları kendilerini çepeçevre kuşatmıştır. (Susuzluktan) feryat edip yardım dilediklerinde, maden eriyiği gibi, yüzleri yakıp kavuran bir su ile kendilerine yardım edilir. O ne kötü bir içecektir! Cehennem ne korkunç bir yaslanacak yerdir.[328]
13 A'raf 159. Ayet (7:159:0) بِالْحَقِّ بالحق bil-hakki doğrulukla ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ’nın kavminden (insanları) hak ile doğru yola ileten ve onunla adaletli davranan bir topluluk da vardı.
14 Bakara 71. Ayet (2:71:20) بِالْحَقِّۜ بالحق bil-hakk(i) doğruyu ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ şöyle dedi: “Rabbim diyor ki; o, çift sürmek, ekin sulamak için boyunduruğa vurulmamış, kusursuz, hiç alacası olmayan bir sığırdır.” Onlar, “İşte, şimdi tam doğrusunu bildirdin” dediler. Nihayet o sığırı kestiler. Neredeyse bunu yapmayacaklardı.
15 Bakara 213. Ayet (2:213:41) الْحَقِّ الحق l-hakki gerçeğe ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler konusunda, aralarında hüküm vermek üzere kitapları hak olarak indirdi. Kendilerine apaçık âyetler geldikten sonra o konuda ancak; kitap verilenler, aralarındaki kıskançlık yüzünden anlaşmazlığa düştüler. Bunun üzerine Allah iman edenleri, kendi izniyle, onların hakkında ayrılığa düştükleri gerçeğe iletti. Allah, dilediğini doğru yola iletir.
16 Mâide 84. Ayet (5:84:9) الْحَقِّۙ الحق l-hakki gerçeğe ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) “Rabbimizin, bizi salihler topluluğuyla beraber (cennete) koymasını umarken, Allah’a ve bize gelen gerçeğe ne diye inanmayalım?”
17 Ahkaf 30. Ayet (46:30:17) الْحَقِّ الحق l-hakki gerçeğe ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) Dediler ki: “Ey kavmimiz! Şüphesiz biz, Mûsâ’dan sonra indirilen, kendinden önceki kitapları doğrulayan, gerçeğe ve doğru yola ileten bir kitap dinledik.”
18 Bakara 42. Ayet (2:42:3) الْحَقَّ الحق l-hakka gerçeği ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) Hakkı batılla karıştırıp da bile bile hakkı gizlemeyin.
19 Bakara 146. Ayet (2:146:12) الْحَقَّ الحق l-hakka gerçeği ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) Kendilerine kitap verdiklerimiz onu (Peygamberi) oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Böyle iken içlerinden birtakımı bile bile gerçeği gizlerler.[39]
20 Âl-i İmran 71. Ayet (3:71:9) الْحَقَّ الحق l-hakka gerçeği ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Kitap ehli! Niçin hakkı batılla karıştırıyor ve bile bile gerçeği gizliyorsunuz?
21 Nisâ 170. Ayet (4:170:7) بِالْحَقِّ بالحق bil-hakki gerçeği ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) Ey insanlar! Peygamber size Rabbinizden hakkı (gerçeği) getirdi. O hâlde, kendi iyiliğiniz için iman edin. Eğer inkâr ederseniz bilin ki, göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah’ındır. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
22 En'am 57. Ayet (6:57:19) الْحَقَّ الحق l-hakk(a) gerçeği ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Şüphesiz ben, Rabbimden (gelen) kesin bir belge üzereyim. Siz ise onu yalanladınız. Sizin acele istediğiniz azap benim elimde değil. Hüküm yalnızca Allah’a aittir. O, hakkı anlatır. O, hakkı batıldan ayırt edenlerin en hayırlısıdır.”
23 A'raf 43. Ayet (7:43:28) بِالْحَقِّۜ بالحق bil-hakk(i) gerçeği ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) Biz onların kalplerinde kin namına ne varsa söküp attık. Altlarından da ırmaklar akar. “Hamd, bizi buna eriştiren Allah’a mahsustur. Eğer Allah’ın bizi eriştirmesi olmasaydı, biz hidayete ermiş olamazdık. Andolsun, Rabbimizin peygamberleri bize hakkı getirmişler” derler. Onlara, “İşte yaptığınız (iyi işler) sayesinde kendisine varis kılındığınız cennet!” diye seslenilir.
24 A'raf 53. Ayet (7:53:17) بِالْحَقِّۚ بالحق bil-hakki gerçeği ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar ise ancak, (“Görelim bakalım!” diyerek) Kur’an’ın bildirdiği sonucu (te’vilini) bekliyorlar. Onun bildirdiği sonuç gelip çattığı gün, önceden onu unutmuş olanlar derler ki: “Gerçekten Rabbimizin peygamberleri hakkı getirmişler. Şimdi bizim için şefaatçılar var mı ki bize şefaat etseler veya (dünyaya) döndürülsek de yaptıklarımızdan başkasını yapsak?” Gerçekten onlar kendilerine yazık etmişlerdir. (İlâh diye) uydurdukları (putlar) da onları yüzüstü bırakarak uzaklaşıp kaybolmuşlardır.
25 Hicr 55. Ayet (15:55:3) بِالْحَقِّ بالحق bil-hakki gerçeği ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) “Biz sana gerçeği müjdeledik. Sakın ümitsizlerden olma” dediler.
26 Hicr 64. Ayet (15:64:2) بِالْحَقِّ بالحق bil-hakki gerçeği ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) “Biz, sana gerçeği getirdik. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz.”
27 Enbiyâ 55. Ayet (21:55:3) بِالْحَقِّ بالحق bil-hakki gerçeği ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) “Bize gerçeği mi getirdin, yoksa sen bizimle eğleniyor musun?” dediler.
28 Mü'minûn 62. Ayet (23:62:9) بِالْحَقِّ بالحق bil-hakk(i) gerçeği ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) Biz hiçbir kimseye gücünün yettiğinden fazla yük yüklemeyiz. Katımızda hakkı söyleyen bir kitab vardır. Onlar zulme, haksızlığa uğratılmazlar.
29 Furkan 33. Ayet (25:33:6) بِالْحَقِّ بالحق bil-hakki gerçeği ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar sana hiçbir misal getirmezler ki (buna karşılık) sana gerçeği ve en güzel açıklamayı getirmiş olmayalım.
30 Ankebut 68. Ayet (29:68:10) بِالْحَقِّ بالحق bil-hakki gerçeği ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a karşı yalan uyduran, yahut kendisine geldiğinde, gerçeği yalanlayandan daha zalim kimdir? Cehennemde kâfirler için bir yer mi yok?
31 Ahzab 4. Ayet (33:4:25) الْحَقَّ الحق l-hakka gerçeği ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, hiçbir adamın içine iki kalp koymamıştır. Kendilerine zıhâr[434] yaptığınız eşlerinizi de anneleriniz yapmamıştır. Yine evlatlıklarınızı[435] da öz çocuklarınız (gibi) kılmamıştır. Bu, sizin ağızlarınızla söylediğiniz (fakat gerçekliği olmayan) sözünüzdür. Allah ise gerçeği söyler ve doğru yola iletir.
32 Sebe' 48. Ayet (34:48:5) بِالْحَقِّۚ بالحق bil-hakki gerçeği ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Şüphesiz Rabbim gerçeği ortaya koyar. O, gaybleri hakkıyla bilendir.”
33 Sâffât 37. Ayet (37:37:3) بِالْحَقِّ بالحق bil-hakki gerçeği ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) Hayır, öyle değil. O, hakkı getirmiş, (önceki) peygamberleri de tasdik etmiştir.
34 Câsiye 29. Ayet (45:29:5) بِالْحَقِّۜ بالحق bil-hakk(i) gerçeği ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) İşte kitabımız, size karşı gerçeği söylüyor. Çünkü biz yapmakta olduklarınızı kaydediyorduk.
35 Şûrâ 17. Ayet (42:17:5) بِالْحَقِّ بالحق bil-hakki gerçeği içeren ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, hak olarak Kitab’ı ve mizanı[481] indirendir. Sen nereden bileceksin belki de o saat (kıyamet) yakındır.
36 Yunus 32. Ayet (10:32:0) الْحَقِّ الحق l-hakki gerçeğin ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) İşte O, sizin gerçek Rabbiniz olan Allah’tır. Hak’tan sonra sadece sapıklık vardır. O hâlde, nasıl oluyor da (Hak’tan) döndürülüyorsunuz?
37 Bakara 109. Ayet (2:109:21) الْحَقُّۚ الحق l-hakk(u) gerçek ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) Kitap ehlinden birçoğu, hak kendilerine belirdikten sonra dahi, içlerindeki kıskançlıktan ötürü sizi, imanınızdan sonra küfre döndürmek isterler. Siz şimdilik, Allah onlar hakkındaki emrini getirinceye kadar affedin, hoşgörün. Şüphesiz Allah, gücü her şeye hakkıyla yetendir.
38 Bakara 147. Ayet (2:147:1) اَلْحَقُّ الحق el-hakku Gerçek ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) Hak (ancak) Rabbindendir. Artık, sakın şüpheye düşenlerden olma!
39 Âl-i İmran 62. Ayet (3:62:5) الْحَقُّۚ الحق l-hakk(u) gerçek ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz bu (İsa hakkındaki) gerçek kıssadır. Allah’tan başka hiçbir ilâh yoktur. Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
40 Nisâ 171. Ayet (4:171:13) الْحَقَّۜ الحق l-hakk(a) gerçek ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Kitab ehli! Dininizde sınırları aşmayın ve Allah hakkında ancak hakkı söyleyin. Meryem oğlu İsa Mesih, ancak Allah’ın peygamberi, Meryem’e ulaştırdığı (emriyle onda var ettiği) kelimesi ve kendisinden bir ruhtur. Öyleyse Allah’a ve peygamberlerine iman edin, “(Allah) üçtür” demeyin.[136] Kendi iyiliğiniz için buna son verin. Allah, ancak bir tek ilâhtır. O, çocuk sahibi olmaktan uzaktır. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O’nundur. Vekil olarak Allah yeter.
41 En'am 30. Ayet (6:30:10) بِالْحَقِّۜ بالحق bil-hakk(i) gerçek ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) Rab’lerinin huzurunda durduruldukları vakit (hâllerini) bir görsen! (Allah) diyecek ki: “Nasıl, şu (dirilmek) gerçek değil miymiş?” Onlar, “Evet, Rabbimize andolsun ki, gerçekmiş” diyecekler. (Allah), “Öyleyse inkâr etmekte olduğunuzdan dolayı tadın azabı!” diyecek.
42 En'am 93. Ayet (6:93:45) الْحَقِّ الحق l-hakki gerçek ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a karşı yalan uyduran veya kendine bir şey vahyedilmemişken, “Bana vahyolundu” diyen, ya da “Allah’ın indirdiğinin benzerini ben de indireceğim” diye laf eden kimseden daha zalim kimdir? Zalimlerin şiddetli ölüm sancıları içinde çırpındığı; meleklerin, ellerini uzatmış, “Haydi canlarınızı kurtarın! Allah’a karşı doğru olmayanı söylediğiniz, ve O’nun âyetlerinden kibirlenerek yüz çevirdiğiniz için bugün aşağılayıcı azap ile cezalandırılacaksınız” diyecekleri zaman hâllerini bir görsen!
43 A'raf 118. Ayet (7:118:2) الْحَقُّ الحق l-hakku gerçek ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) Böylece hak yerini buldu ve onların yapmış oldukları şeylerin hepsi boşa çıktı.
44 Tevbe 29. Ayet (9:29:0) الْحَقِّ الحق l-hakki gerçek ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) Kendilerine kitap verilenlerden Allah’a ve ahiret gününe iman etmeyen, Allah’ın ve Resûlünün haram kıldığını haram saymayan ve hak din İslâm’ı din edinmeyen kimselerle, küçülerek (boyun eğerek) kendi elleriyle cizyeyi verinceye kadar savaşın.
45 Yunus 30. Ayet (10:30:0) الْحَقِّ الحق l-hakk(i) gerçek ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) Orada herkes daha önce yaptığı şeyleri yoklayacak (ve kendi akıbetini öğrenecek), hepsi de gerçek sahipleri olan Allah’a döndürülecekler ve (ilâh diye) uydurdukları şeyler (onları yüzüstü bırakıp) kendilerinden kaybolup gidecektir.
46 Yunus 32. Ayet (10:32:0) الْحَقُّۚ الحق l-hakk(u) gerçek ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) İşte O, sizin gerçek Rabbiniz olan Allah’tır. Hak’tan sonra sadece sapıklık vardır. O hâlde, nasıl oluyor da (Hak’tan) döndürülüyorsunuz?
47 Yunus 76. Ayet (10:76:0) الْحَقُّ الحق l-hakku gerçek ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) Katımızdan kendilerine hak (mucize) gelince, “Şüphesiz bu, apaçık bir sihirdir” dediler.
48 Yunus 94. Ayet (10:94:0) الْحَقُّ الحق l-hakku gerçek ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer sana indirdiğimiz şeyden şüphe içinde isen, senden önce Kitab’ı (Tevrat’ı) okuyanlara sor. Andolsun ki, sana Rabbinden hak gelmiştir. O hâlde, sakın şüphe edenlerden olma!
49 Ra'd 14. Ayet (13:14:3) الْحَقِّۜ الحق l-hakk(i) gerçek ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) Gerçek dua ancak O’nadır. O’ndan başka yalvardıkları ise onların isteklerine ancak, ağzına ulaşmayacağı hâlde, ulaşsın diye avuçlarını suya uzatan kimsenin isteğine suyun cevap verdiği kadar cevap verirler. Kâfirlerin duası daima boşa çıkar.[291]
50 İbrahim 22. Ayet (14:22:10) الْحَقِّ الحق l-hakki gerçek ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) İş bitirilince şeytan da diyecek ki: “Şüphesiz Allah, size gerçek olanı söz verdi. Ben de size söz verdim ama yalancı çıktım. Zaten benim sizi zorlayacak bir gücüm yoktu. Ben sadece sizi çağırdım, siz de hemen bana geliverdiniz. O hâlde beni kınamayın, kendinizi kınayın. Artık ben sizi kurtaramam, siz de beni kurtaramazsınız. Şüphesiz ben, daha önce sizin, beni Allah’a ortak koşmanızı kabul etmemiştim. Şüphesiz, zalimlere elem dolu bir azap vardır.”