Arapça Metin (Harekesiz) ve benzeşen aramasında 12 sonuç bulundu.
Kelime aramasında en sağlıklı sonuç, Harekesiz veya Kök araması ile alınmaktadır.
| Sırası |
Geçtiği Yer |
Arapça |
Harekesiz |
Okunuşu |
Anlamı |
Kökü |
| 1 |
Fâtır 43. Ayet (35:43:5) |
السَّيِّئِۜ |
السيئ |
sseyyi/(i) |
kötü |
س و أ |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Yeryüzünde büyüklük taslamak ve kötü tuzak kurmak için (böyle davranıyorlardı). Oysa kötü tuzak, ancak sahibini kuşatır. Onlar ancak öncekilere uygulanan kanunu bekliyorlar. Sen Allah’ın kanununda hiçbir değişiklik bulamazsın. Sen, Allah’ın kanununda hiçbir sapma bulamazsın. |
| 2 |
Fâtır 43. Ayet (35:43:9) |
السَّيِّئُ |
السيئ |
sseyyi-u |
kötü |
س و أ |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Yeryüzünde büyüklük taslamak ve kötü tuzak kurmak için (böyle davranıyorlardı). Oysa kötü tuzak, ancak sahibini kuşatır. Onlar ancak öncekilere uygulanan kanunu bekliyorlar. Sen Allah’ın kanununda hiçbir değişiklik bulamazsın. Sen, Allah’ın kanununda hiçbir sapma bulamazsın. |
| 3 |
A'raf 95. Ayet (7:95:4) |
السَّيِّئَةِ |
السيئة |
sseyyi-eti |
kötülüğü |
س و أ |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Sonra kötülüğün (sıkıntı ve darlığın) yerine iyiliği (bolluk ve genişliği) getirdik. Nihayet çoğaldılar ve (nankörlük edip): “Atalarımız da darlığa uğramış ve bolluğa kavuşmuşlardı” dediler. Biz de, farkında değillerken onları ansızın yakaladık. |
| 4 |
Ra'd 22. Ayet (13:22:15) |
السَّيِّئَةَ |
السيئة |
sseyyi-ete |
kötülüğü |
س و أ |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Onlar, Rablerinin rızasına ermek için sabreden, namazı dosdoğru kılan, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli olarak ve açıktan Allah için harcayan ve kötülüğü iyilikle ortadan kaldıranlardır. İşte bunlar için dünya yurdunun iyi sonucu vardır. |
| 5 |
Mü'minûn 96. Ayet (23:96:5) |
السَّيِّئَةَۜ |
السيئة |
sseyyie(te) |
kötülüğü |
س و أ |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Kötülüğü, en güzel olan şeyle uzaklaştır. Biz onların yakıştırmakta oldukları şeyleri daha iyi biliriz. |
| 6 |
Kasas 54. Ayet (28:54:9) |
السَّيِّئَةَ |
السيئة |
-sseyyiete |
kötülüğü |
س و أ |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
İşte onların, sabredip kötülüğü iyilikle savmaları ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcamaları karşılığında, mükâfatları kendilerine iki kez verilecektir. |
| 7 |
Fussilet 34. Ayet (41:34:5) |
السَّيِّئَةُۜ |
السيئة |
sseyyi-e(tu) |
kötülük |
س و أ |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
İyilikle kötülük bir olmaz. Kötülüğü en güzel bir şekilde sav. Bir de bakarsın ki, seninle arasında düşmanlık bulunan kimse sanki sıcak bir dost oluvermiştir. |
| 8 |
En'am 160. Ayet (6:160:9) |
بِالسَّيِّئَةِ |
بالسيئة |
bi-sseyyieti |
bir kötülükle |
س و أ |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Kim bir iyilik yaparsa, ona on katı vardır. Kim de bir kötülük yaparsa, o da sadece o kötülüğün misliyle cezalandırılır ve onlara zulmedilmez. |
| 9 |
Ra'd 6. Ayet (13:6:2) |
بِالسَّيِّئَةِ |
بالسيئة |
bi-sseyyi-eti |
kötülüğü |
س و أ |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Bir de senden, iyilikten önce kötülüğün acele gelmesini istiyorlar. Oysa onlardan önce ibret alınacak birçok azap gelip geçmiştir. Şüphesiz Rabbin, insanların zulümlerine rağmen bağışlama sahibidir. Bununla beraber Rabbinin azabı pek şiddetlidir. |
| 10 |
Neml 46. Ayet (27:46:6) |
بِالسَّيِّئَةِ |
بالسيئة |
bi-sseyyieti |
kötülüğe |
س و أ |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Salih, onlara “Ey kavmim! Niçin iyilikten önce kötülüğün acele gelmesini istiyorsunuz? Merhamet edilmeniz için Allah’tan bağışlanma dileseniz ya!” |
| 11 |
Neml 90. Ayet (27:90:3) |
بِالسَّيِّئَةِ |
بالسيئة |
bi-sseyyieti |
kötülük |
س و أ |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Kimler de kötü amel getirirse, yüzüstü ateşe atılırlar. (Onlara), “Ancak yaptıklarınızın karşılığını görüyorsunuz” (denir.) |
| 12 |
Kasas 84. Ayet (28:84:9) |
بِالسَّيِّئَةِ |
بالسيئة |
bi-sseyyieti |
kötülük |
س و أ |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Kim bir iyilik getirirse, ona bundan daha hayırlısı vardır. Kim de bir kötülük getirirse, bilsin ki, kötülük işleyenler ancak yapmakta olduklarının cezasına çarptırılırlar. |
|
|
|
|
|
|
|