| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Âl-i İmran 75. Ayet (3:75:34) | الْكَذِبَ | الكذب | l-keżibe | yalan | ك ذ ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kitap ehlinden öylesi vardır ki, ona yüklerle mal emanet etsen, onu sana (eksiksiz) iade eder. Fakat onlardan öylesi de vardır ki, ona bir dinar emanet etsen, tepesine dikilip durmadıkça onu sana iade etmez. Bu da onların, “Ümmîlere karşı (yaptıklarımızdan) bize vebal yoktur” demelerinden dolayıdır. Onlar, bile bile Allah’a karşı yalan söylerler.[96] | |||||
| 2 | Âl-i İmran 78. Ayet (3:78:27) | الْكَذِبَ | الكذب | l-keżibe | yalan | ك ذ ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlardan (Kitap ehlinden) bir grup var ki, Kitab’dan olmadığı hâlde Kitab’dan sanasınız diye (okudukları) Kitap’tanmış gibi dillerini eğip bükerler ve, “Bu, Allah katındandır” derler. Hâlbuki o, Allah katından değildir. Bile bile Allah’a karşı yalan söylerler. | |||||
| 3 | Âl-i İmran 94. Ayet (3:94:5) | الْكَذِبَ | الكذب | l-keżibe | bir yalan | ك ذ ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Artık bundan sonra Allah’a karşı kim yalan uydurursa, işte onlar zalimlerin ta kendileridir. | |||||
| 4 | Nisâ 50. Ayet (4:50:6) | الْكَذِبَۜ | الكذب | l-keżib(e) | yalan | ك ذ ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bak, Allah’a karşı nasıl yalan uyduruyorlar. Apaçık bir günah olarak bu yeter. | |||||
| 5 | Mâide 103. Ayet (5:103:18) | الْكَذِبَۜ | الكذب | l-keżibe | yalan | ك ذ ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, ne “Bahîre”, ne “Sâibe”, ne “Vasîle”, ne de “Hâm” diye bir şey meşru kılmamıştır. Fakat, inkâr edenler Allah’a karşı yalan uyduruyorlar. Zaten çoklarının aklı da ermez.[162] | |||||
| 6 | Yunus 60. Ayet (10:60:0) | الْكَذِبَ | الكذب | l-keżibe | yalan | ك ذ ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a karşı yalan uyduranların, kıyamet günü hakkındaki zanları nedir? Şüphesiz Allah insanlara karşı çok lütufkârdır, fakat onların çoğu (O’nun nimetlerine) şükretmezler. | |||||
| 7 | Yunus 69. Ayet (10:69:0) | الْكَذِبَ | الكذب | l-keżibe | yalan | ك ذ ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Allah hakkında yalan uyduranlar asla kurtuluşa eremezler.” | |||||
| 8 | Nahl 62. Ayet (16:62:7) | الْكَذِبَ | الكذب | l-keżibe | yalan | ك ذ ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hoşlarına gitmeyen şeyleri Allah’a isnad ederler. En güzel sonuç kendilerininmiş diye dilleri de yalan uyduruyor. Hiç şüphe yok ki onlara cehennem vardır ve onlar oraya en önde sokulacaklardır. | |||||
| 9 | Nahl 105. Ayet (16:105:3) | الْكَذِبَ | الكذب | l-keżibe | yalanı | ك ذ ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yalanı, ancak Allah’ın âyetlerine inanmayanlar uydurur. İşte onlar, yalancıların ta kendileridir. | |||||
| 10 | Nahl 116. Ayet (16:116:6) | الْكَذِبَ | الكذب | l-keżibe | yalan | ك ذ ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dilleriniz yalana alışageldiğinden dolayı, Allah’a karşı yalan uydurmak için, “Şu helâldir”, “Şu haramdır” demeyin. Şüphesiz, Allah’a karşı yalan uyduranlar, kurtuluşa eremezler. | |||||
| 11 | Nahl 116. Ayet (16:116:14) | الْكَذِبَۜ | الكذب | l-keżib(e) | yalan | ك ذ ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dilleriniz yalana alışageldiğinden dolayı, Allah’a karşı yalan uydurmak için, “Şu helâldir”, “Şu haramdır” demeyin. Şüphesiz, Allah’a karşı yalan uyduranlar, kurtuluşa eremezler. | |||||
| 12 | Nahl 116. Ayet (16:116:20) | الْكَذِبَ | الكذب | l-keżibe | yalan | ك ذ ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dilleriniz yalana alışageldiğinden dolayı, Allah’a karşı yalan uydurmak için, “Şu helâldir”, “Şu haramdır” demeyin. Şüphesiz, Allah’a karşı yalan uyduranlar, kurtuluşa eremezler. | |||||
| 13 | Mücadele 14. Ayet (58:14:17) | الْكَذِبِ | الكذب | l-keżibi | yalan | ك ذ ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmez misin? Onlar ne sizdendirler, ne de onlardan. Onlar bile bile yalan yere yemin ederler. | |||||
| 14 | Saf 7. Ayet (61:7:7) | الْكَذِبَ | الكذب | l-keżibe | yalan | ك ذ ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kim, İslâm’a davet olunduğu hâlde, Allah’a karşı yalan uydurandan daha zalimdir? Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez. | |||||