| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 108. Ayet (2:108:13) | الْكُفْرَ | الكفر | l-kufra | inkarı | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yoksa daha önce Mûsâ’nın sorguya çekildiği gibi, siz de peygamberinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Her kim imanı küfre değişirse, o artık doğru yoldan sapmış olur. | |||||
| 2 | Âl-i İmran 52. Ayet (3:52:5) | الْكُفْرَ | الكفر | l-kufra | inkarı | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İsa, onların inkârlarını sezince, “Allah yolunda yardımcılarım kim?” dedi. Havariler, “Biziz Allah yolunun yardımcıları. Allah’a iman ettik. Şahit ol, biz müslümanlarız” dediler. | |||||
| 3 | Âl-i İmran 80. Ayet (3:80:9) | بِالْكُفْرِ | بالكفر | bil-kufri | inkar etmeyi | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onun size, “Melekleri ve peygamberleri ilâhlar edinin.” diye emretmesi de düşünülemez. Siz müslüman olduktan sonra, o size hiç inkârı emreder mi? | |||||
| 4 | Âl-i İmran 176. Ayet (3:176:6) | الْكُفْرِۚ | الكفر | l-kufr(i) | inkara | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar, Allah’a hiçbir şekilde zarar veremezler. Allah, onlara ahirette bir pay vermemek istiyor. Onlar için büyük azap vardır. | |||||
| 5 | Âl-i İmran 177. Ayet (3:177:4) | الْكُفْرَ | الكفر | l-kufra | inkarı | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İman karşılığında küfrü satın alanlar Allah’a hiçbir zarar veremezler. Onlar için elem verici bir azap vardır. | |||||
| 6 | Mâide 41. Ayet (5:41:9) | الْكُفْرِ | الكفر | l-kufri | küfürde | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey Peygamber! Kalpten inanmadıkları hâlde, ağızlarıyla “İnandık” diyenler (münafıklar) ile Yahudilerden küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar (Yahudiler) yalan uydurmak için (seni) dinlerler[150], sana gelmeyen bir topluluk hesabına dinlerler. Kelimelerin (ifade içindeki) yerlerini bildikten sonra yerlerini değiştirir ve şöyle derler: “Eğer size şu hüküm verilirse, onu tutun. O verilmezse sakının.” Allah, kimin azaba uğramasını istemişse artık sen onun için asla Allah’a karşı hiçbir şey yapamazsın. Onlar, Allah’ın kalplerini temizlemeyi istemediği kimselerdir.[151] Onlara dünyada bir rüsvaylık, ahirette ise yine onlara büyük bir azap vardır. | |||||
| 7 | Mâide 61. Ayet (5:61:7) | بِالْكُفْرِ | بالكفر | bil-kufri | küfürle | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Yanınıza) küfürle girip yine (yanınızdan) küfürle çıktıkları hâlde, size geldiklerinde “İnandık” dediler. Allah, onların saklamakta oldukları şeyi daha iyi bilir. | |||||
| 8 | Tevbe 12. Ayet (9:12:0) | الْكُفْرِۙ | الكفر | l-kufri | küfrün | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer antlaşmalarından sonra yeminlerini bozup dininize dil uzatırlarsa, küfrün elebaşlarıyla savaşın. Çünkü onlar yeminlerine riayet etmeyen kimselerdir. Umulur ki, vazgeçerler. | |||||
| 9 | Tevbe 17. Ayet (9:17:0) | بِالْكُفْرِۜ | بالكفر | bil-kufr(i) | küfrüne | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a ortak koşanların, inkârlarına bizzat kendileri şahitlik edip dururken, Allah’ın mescitlerini imar etmeleri düşünülemez. Onların bütün amelleri boşa gitmiştir. Onlar ateşte ebedî kalacaklardır. | |||||
| 10 | Tevbe 23. Ayet (9:23:0) | الْكُفْرَ | الكفر | l-kufra | küfrü | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Eğer küfrü imana tercih ederlerse, babalarınızı ve kardeşlerinizi bile dost edinmeyin. İçinizden kim onları dost edinirse, işte onlar, zalimlerin ta kendileridir. | |||||
| 11 | Tevbe 37. Ayet (9:37:0) | الْكُفْرِ | الكفر | l-kufr(i) | küfürde | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Haram ayları ertelemek[257], ancak inkârda daha da ileri gitmektir ki bununla inkâr edenler saptırılır. Allah’ın haram kıldığı ayların sayısına uygun getirip böylece Allah’ın haram kıldığını helâl kılmak için haram ayı bir yıl helâl, bir yıl haram sayıyorlar. Onların bu çirkin işleri, kendilerine süslenip güzel gösterildi. Allah, inkârcı toplumu doğru yola iletmez.[258] | |||||
| 12 | Tevbe 74. Ayet (9:74:0) | الْكُفْرِ | الكفر | l-kufri | küfür | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bir şey söylemediklerine dair Allah’a yemin ediyorlar. Hâlbuki o küfür sözünü söylediler ve (sözde) müslüman olduktan sonra inkâr ettiler. Ayrıca başaramadıkları şeye (peygamberi öldürmeye) de yeltendiler. Sırf, Allah ve Resûlü kendi lütfu ile onları zengin kıldığı için intikam almaya kalktılar. Eğer tövbe ederlerse, kendileri için hayırlı olur. Şayet yüz çevirirlerse, Allah onları dünyada ve ahirette elem dolu bir azaba çarptıracaktır. Artık onlar için yeryüzünde ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır. | |||||
| 13 | Nahl 106. Ayet (16:106:16) | بِالْكُفْرِ | بالكفر | bil-kufri | küfre | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kalbi imanla dolu olduğu hâlde zorlanan kimse hariç, inandıktan sonra Allah’ı inkâr eden ve böylece göğsünü küfre açanlara Allah’tan gazap iner ve onlar için büyük bir azap vardır. | |||||
| 14 | Zümer 7. Ayet (39:7:10) | الْكُفْرَۚ | الكفر | l-kufr(a) | küfre | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer inkâr ederseniz, şüphesiz ki Allah sizin iman etmenize muhtaç değildir. Ama kullarının inkâr etmesine razı olmaz. Eğer şükrederseniz sizin için buna razı olur. Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın yükünü yüklenmez. Sonra dönüşünüz ancak Rabbinizedir. O da size yaptıklarınızı haber verir. Çünkü O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilir. | |||||
| 15 | Hucurât 7. Ayet (49:7:23) | الْكُفْرَ | الكفر | l-kufra | küfrü | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bilin ki, aranızda Allah’ın elçisi bulunmaktadır. Eğer o, birçok işlerde size uysaydı, sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah, size imanı sevdirmiş ve onu gönüllerinize güzel göstermiş; inkârı, fasıklığı ve (İslâm’ın emirlerine) karşı çıkmayı da çirkin göstermiştir. İşte bunlar doğru yolda olanların ta kendileridir. | |||||
| 16 | Abese 42. Ayet (80:42:3) | الْكَفَرَةُ | الكفرة | l-keferatu | kafirlerdir | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte onlar, kâfirlerdir, günaha dalanlardır. | |||||