"الله" Analizi

Arapça Metin (Harekesiz) ve benzeşen aramasında 2557 sonuç bulundu.
1800 - 1850 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1800 Ankebut 65. Ayet (29:65:6) اللّٰهَ الله (A)llâhe Allah'a اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Gemiye bindikleri zaman dini Allah’a has kılarak O’na dua ederler. Onları kurtarıp karaya çıkardığı zaman ise bir de bakarsın ki, Allah’a ortak koşuyorlar.
1801 Ankebut 67. Ayet (29:67:14) اللّٰهِ الله (A)llâhi Allah'ın اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Çevrelerindeki insanlar kapılıp götürülürken, bizim, onların yurtlarını saygın ve güvenlikli bir yer kıldığımızı görmediler mi? Onlar hâlâ batıla inanıyorlar da Allah’ın nimetini inkâr mı ediyorlar?
1802 Ankebut 68. Ayet (29:68:6) اللّٰهِ الله (A)llâhi Allah'ın اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a karşı yalan uyduran, yahut kendisine geldiğinde, gerçeği yalanlayandan daha zalim kimdir? Cehennemde kâfirler için bir yer mi yok?
1803 Ankebut 69. Ayet (29:69:7) اللّٰهَ الله (A)llâhe Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Bizim uğrumuzda cihad edenler var ya, biz onları mutlaka yollarımıza ileteceğiz. Şüphesiz Allah, mutlaka iyilik yapanlarla beraberdir.
1804 Rum 5. Ayet (30:5:2) اللّٰهِۜ الله (A)llâh(i) Allah'ın اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) 2,3,4,5. Rumlar, yakın bir yerde yenilgiye uğratıldılar. Onlar yenilgilerinden sonra birkaç yıl içinde galip geleceklerdir. Önce de, sonra da emir Allah’ındır. O gün Allah’ın (Rumlara) zafer vermesiyle mü’minler sevinecektir. Allah, dilediğine yardım eder. O, mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.[422]
1805 Rum 6. Ayet (30:6:2) اللّٰهِۜ الله (A)llâh(i) Allah'ın اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, (onlara zafer konusunda) bir vaadde bulunmuştur. Allah, vaadinden dönmez. Fakat insanların çoğu bilmezler.
1806 Rum 6. Ayet (30:6:5) اللّٰهُ الله (A)llâhu Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, (onlara zafer konusunda) bir vaadde bulunmuştur. Allah, vaadinden dönmez. Fakat insanların çoğu bilmezler.
1807 Rum 8. Ayet (30:8:7) اللّٰهُ الله (A)llâhu Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, kendi nefisleri(nin yaratılış incelikleri) hakkında hiç düşünmediler mi? Hem Allah, gökler ile yeri ve ikisi arasındakileri ancak hak ve hikmete uygun olarak ve belirli bir süre için yaratmıştır. Şüphesiz insanların birçoğu Rablerine kavuşacaklarını inkâr ediyorlar.
1808 Rum 9. Ayet (30:9:27) اللّٰهُ الله (A)llâhu Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) (Yine) onlar, yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar kendilerinden daha kuvvetli idiler. Yeryüzünü sürüp işlemişler ve orayı kendilerinin imar ettiğinden daha çok imar etmişlerdi. Onlara da peygamberleri apaçık deliller getirmişlerdi. Allah, onlara asla zulmediyor değildi. Fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.
1809 Rum 10. Ayet (30:10:10) اللّٰهِ الله (A)llâhi Allah'ın اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra, Allah’ın âyetlerini yalanladıkları ve onlarla alay etmekte oldukları için, kötülük işleyenin sonu daha da kötü oldu.
1810 Rum 11. Ayet (30:11:1) اَللّٰهُ الله (A)llâhu Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, başlangıçta yaratmayı yapar, sonra onu tekrar eder. Sonra da yalnız O’na döndürüleceksiniz.
1811 Rum 17. Ayet (30:17:2) اللّٰهِ الله (A)llâhi Allah'ı اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Öyle ise akşama girdiğinizde, sabaha kavuştuğunuzda, Allah’ı tespih edin.[423]
1812 Rum 29. Ayet (30:29:12) اللّٰهُۜ الله (A)llâh(u) Allah'ın اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Fakat, zulmedenler bilgisizce nefislerinin arzularına uydular. Allah’ın (bu şekilde) saptırdığı kimseleri kim doğru yola iletir? Onların hiçbir yardımcıları yoktur.
1813 Rum 30. Ayet (30:30:6) اللّٰهِ الله (A)llâhi Allah'ın اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Hakka yönelen bir kimse olarak yüzünü dine çevir. Allah’ın insanları üzerinde yarattığı fıtrata[425] sımsıkı tutun. Allah’ın yaratmasında hiçbir değiştirme yoktur.[426] İşte bu dosdoğru dindir. Fakat insanların çoğu bilmezler.
1814 Rum 30. Ayet (30:30:14) اللّٰهِۜ الله (A)llâh(i) Allah'ın اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Hakka yönelen bir kimse olarak yüzünü dine çevir. Allah’ın insanları üzerinde yarattığı fıtrata[425] sımsıkı tutun. Allah’ın yaratmasında hiçbir değiştirme yoktur.[426] İşte bu dosdoğru dindir. Fakat insanların çoğu bilmezler.
1815 Rum 37. Ayet (30:37:4) اللّٰهَ الله (A)llâhe Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın, rızkı dilediğine bol verdiğini ve (dilediğine) kıstığını görmediler mi? Bunda inanan bir toplum için elbette ibretler vardır.
1816 Rum 38. Ayet (30:38:13) اللّٰهِۘ الله (A)llâh(i) Allah'ın اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Öyle ise akrabaya, yoksula, ve yolcuya hakkını ver. Bu, Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak isteyenler için daha hayırlıdır. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.
1817 Rum 39. Ayet (30:39:12) اللّٰهِۚ الله (A)llâh(i) Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) İnsanların malları içinde artsın diye faizle her ne verirseniz, Allah katında artmaz. Ama Allah’ın hoşnutluğunu isteyerek her ne zekât verirseniz; işte bunu yapanlar sevaplarını kat kat arttıranlardır.
1818 Rum 39. Ayet (30:39:19) اللّٰهِ الله (A)llâhi Allah'ın اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) İnsanların malları içinde artsın diye faizle her ne verirseniz, Allah katında artmaz. Ama Allah’ın hoşnutluğunu isteyerek her ne zekât verirseniz; işte bunu yapanlar sevaplarını kat kat arttıranlardır.
1819 Rum 40. Ayet (30:40:1) اَللّٰهُ الله (A)llâhu Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, sizi yaratan, sonra size rızık veren, sonra sizi öldürecek ve daha sonra da diriltecek olandır. Allah’a koştuğunuz ortaklardan, bunlardan herhangi bir şeyi yapabilen var mı? O, onların ortak koştuklarından uzaktır, yücedir.
1820 Rum 43. Ayet (30:43:14) اللّٰهِ الله (A)llâh(i) Allah- اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah tarafından, geri çevrilmesi olmayan bir gün gelmeden önce yüzünü dosdoğru dine çevir. O gün insanlar bölük bölük ayrılacaklardır.
1821 Rum 48. Ayet (30:48:1) اَللّٰهُ الله (A)llâhu Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, rüzgârları gönderendir. Onlar da bulutları harekete geçirir. Allah, onları dilediği gibi, (bazen) yayar ve (bazen) yoğunlaştırır. Nihayet yağmurun onların arasından çıktığını görürsün. Onu kullarından dilediklerine uğrattığı zaman bir de bakarsın sevinirler.
1822 Rum 50. Ayet (30:50:5) اللّٰهِ الله (A)llâhi Allah'ın اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın rahmetinin eserlerine bak! Yeryüzünü ölümünden sonra nasıl diriltiyor. Şüphe yok ki O, ölüleri de elbette diriltecektir. O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
1823 Rum 54. Ayet (30:54:1) اَللّٰهُ الله (A)llâhu Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, sizi güçsüz olarak yaratan, sonra güçsüzlüğün ardından bir güç veren, sonra gücün ardından bir güçsüzlük ve yaşlılık verendir. O, dilediğini yaratır. O, hakkıyla bilendir, hakkıyla kudret sahibidir.
1824 Rum 56. Ayet (30:56:10) اللّٰهِ الله (A)llâhi Allah'ın اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Kendilerine ilim ve iman verilmiş olanlar ise onlara şöyle diyeceklerdir: “Andolsun, siz, Allah’ın yazısına göre, yeniden dirilme gününe kadar kaldınız. İşte bu yeniden dirilme günüdür. Fakat siz bilmiyordunuz.”
1825 Rum 59. Ayet (30:59:3) اللّٰهُ الله (A)llâhu Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, bilmeyenlerin kalplerini işte böyle mühürler.
1826 Rum 60. Ayet (30:60:4) اللّٰهِ الله (A)llâhi Allah'ın اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Sabret. Şüphesiz, Allah’ın va’di gerçektir. Kesin imana sahip olmayanlar sakın seni gevşekliğe (ve tedirginliğe) sürüklemesinler.
1827 Lokman 6. Ayet (31:6:10) اللّٰهِ الله (A)llâhi Allah'ın اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) İnsanlardan öylesi vardır ki, bilgisizce Allah yolundan saptırmak ve o yolu eğlenceye almak için, eğlencelik asılsız ve faydasız sözleri satın alır. İşte onlar için aşağılayıcı bir azap vardır.
1828 Lokman 9. Ayet (31:9:4) اللّٰهِ الله (A)llâhi Allah'ın اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) 8,9. Şüphesiz, iman edip salih amel işleyenler için içlerinde ebedî kalacakları Naîm cennetleri vardır. Allah, (bu konuda) gerçek bir vaadde bulunmuştur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
1829 Lokman 11. Ayet (31:11:3) اللّٰهِ الله (A)llâhi Allah'ın اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) İşte Allah’ın yarattıkları! Haydi, Allah’ı bırakıp da taptıklarınızın yarattığını bana gösterin! Hayır, zalimler açık bir sapıklık içindedirler.
1830 Lokman 12. Ayet (31:12:16) اللّٰهَ الله (A)llâhe Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, biz Lokmân’a “Allah’a şükret” diye hikmet verdik. Kim şükrederse, ancak kendisi için şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse, bilsin ki Allah her bakımdan sınırsız zengindir, övülmeye lâyıktır.
1831 Lokman 13. Ayet (31:13:11) بِاللّٰهِۜ بالله bi(A)llâh(i) Allah'a اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Hani Lokmân, oğluna öğüt vererek şöyle demişti: “Yavrum! Allah’a ortak koşma! Çünkü ortak koşmak elbette büyük bir zulümdür.”
1832 Lokman 16. Ayet (31:16:21) اللّٰهُۜ الله (A)llâh(u) Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) (Lokmân, öğütlerine şöyle devam etti:) “Yavrum! Şüphesiz yapılan iş bir hardal tanesi ağırlığında olsa ve bir kayanın içinde, yahut göklerde ya da yerin içinde bile olsa, Allah onu çıkarır getirir. Çünkü Allah, en gizli şeyleri bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır.”
1833 Lokman 16. Ayet (31:16:23) اللّٰهَ الله (A)llâhe Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) (Lokmân, öğütlerine şöyle devam etti:) “Yavrum! Şüphesiz yapılan iş bir hardal tanesi ağırlığında olsa ve bir kayanın içinde, yahut göklerde ya da yerin içinde bile olsa, Allah onu çıkarır getirir. Çünkü Allah, en gizli şeyleri bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır.”
1834 Lokman 18. Ayet (31:18:11) اللّٰهَ الله (A)llâhe Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) “Küçümseyerek surat asıp insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Çünkü Allah, hiçbir kibirleneni, övüngeni sevmez.”
1835 Lokman 20. Ayet (31:20:4) اللّٰهَ الله (A)llâhe Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Göklerde, yerde ne varsa hepsini Allah’ın sizin hizmetinize verdiğini ve açıkça yahut gizlice üzerinizdeki nimetlerini tamamladığını görmediniz mi? Yine de insanlar arasında, hiçbir bilgisi, yol göstericisi ve aydınlatıcı bir kitabı olmadan Allah hakkında tartışıp duranlar vardır.
1836 Lokman 20. Ayet (31:20:23) اللّٰهِ الله (A)llâhi Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Göklerde, yerde ne varsa hepsini Allah’ın sizin hizmetinize verdiğini ve açıkça yahut gizlice üzerinizdeki nimetlerini tamamladığını görmediniz mi? Yine de insanlar arasında, hiçbir bilgisi, yol göstericisi ve aydınlatıcı bir kitabı olmadan Allah hakkında tartışıp duranlar vardır.
1837 Lokman 21. Ayet (31:21:7) اللّٰهُ الله (A)llâhu Allah'ın اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Kendilerine, “Allah’ın indirdiğine uyun” denildiği zaman, “Hayır, biz babalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız” derler. Şeytan, kendilerini cehennem azabına çağırıyor olsa da mı?
1838 Lokman 22. Ayet (31:22:5) اللّٰهِ الله (A)llâhi Allah'a اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Kim iyilik yaparak kendini Allah’a teslim ederse, şüphesiz en sağlam kulpa tutunmuştur. İşlerin sonu ancak Allah’a varır.
1839 Lokman 22. Ayet (31:22:13) اللّٰهِ الله (A)llâhi Allah'a اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Kim iyilik yaparak kendini Allah’a teslim ederse, şüphesiz en sağlam kulpa tutunmuştur. İşlerin sonu ancak Allah’a varır.
1840 Lokman 23. Ayet (31:23:12) اللّٰهَ الله (A)llâhe Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Kim inkâr ederse, onun inkârı seni üzmesin. Onların dönüşleri ancak bizedir. Biz de onlara yaptıklarını haber veririz. Allah, göğüslerin içindekini (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.
1841 Lokman 25. Ayet (31:25:8) اللّٰهُۜ الله (A)llâh(u) Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, eğer onlara, “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye sorsan, mutlaka “Allah” derler. De ki: “Hamd, Allah’a mahsustur.” Fakat onların çoğu bilmezler.
1842 Lokman 26. Ayet (31:26:7) اللّٰهَ الله (A)llâhe Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ındır. Şüphesiz Allah, her bakımdan sınırsız zengin olandır, övülmeye lâyık olandır.
1843 Lokman 27. Ayet (31:27:18) اللّٰهِۜ الله (A)llâh(i) Allah'ın اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer yeryüzündeki ağaçlar kalem, deniz de mürekkep olsa, arkasından yedi deniz daha ona katılsa, Allah’ın sözleri (yazmakla) yine de tükenmez. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
1844 Lokman 27. Ayet (31:27:20) اللّٰهَ الله (A)llâhe Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer yeryüzündeki ağaçlar kalem, deniz de mürekkep olsa, arkasından yedi deniz daha ona katılsa, Allah’ın sözleri (yazmakla) yine de tükenmez. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
1845 Lokman 28. Ayet (31:28:9) اللّٰهَ الله (A)llâhe Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey insanlar!) Sizin yaratılmanız ve öldükten sonra tekrar diriltilmeniz, ancak bir tek insanı yaratmak ve diriltmek gibidir. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.
1846 Lokman 29. Ayet (31:29:4) اللّٰهَ الله (A)llâhe Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Görmedin mi ki, Allah, geceyi gündüzün içine ve gündüzü de gecenin içine sokuyor. Güneşi ve ayı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Her biri (kendi yörüngesinde) belli bir zamana kadar akar gider. Şüphesiz Allah, işlediklerinizden hakkıyla haberdardır.
1847 Lokman 29. Ayet (31:29:22) اللّٰهَ الله (A)llâhe Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Görmedin mi ki, Allah, geceyi gündüzün içine ve gündüzü de gecenin içine sokuyor. Güneşi ve ayı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Her biri (kendi yörüngesinde) belli bir zamana kadar akar gider. Şüphesiz Allah, işlediklerinizden hakkıyla haberdardır.
1848 Lokman 30. Ayet (31:30:3) اللّٰهَ الله (A)llâhe Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Bu böyledir. Çünkü Allah hakkın ta kendisidir, onu bırakıp da taptıkları ise batıldır. Şüphesiz Allah yücedir, büyüktür.
1849 Lokman 30. Ayet (31:30:13) اللّٰهَ الله (A)llâhe Allah'tır اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Bu böyledir. Çünkü Allah hakkın ta kendisidir, onu bırakıp da taptıkları ise batıldır. Şüphesiz Allah yücedir, büyüktür.