| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Enfal 8. Ayet (8:8:0) | الْمُجْرِمُونَۚ | المجرمون | l-mucrimûn(e) | suçlular | ج ر م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu, suçlular hoşlanmasa da Allah’ın hakkı ortaya çıkarması ve batılı ortadan kaldırması içindi. | |||||
| 2 | Yunus 17. Ayet (10:17:0) | الْمُجْرِمُونَ | المجرمون | l-mucrimûn(e) | suçlular | ج ر م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Artık, Allah’a karşı yalan uydurandan veya O'nun âyetlerini yalanlayandan daha zâlim kimdir? Şüphe yok ki (böyle) suçlular asla kurtuluşa ermezler. | |||||
| 3 | Yunus 50. Ayet (10:50:0) | الْمُجْرِمُونَ | المجرمون | l-mucrimûn(e) | suçlular | ج ر م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Söyleyin bakalım, O’nun azabı size geceleyin veya gündüzün (ansızın) gelecek olsa, suçlular bunun hangisini acele isterler?!” (Bunların hiçbiri istenecek bir şey değildir.) | |||||
| 4 | Yunus 82. Ayet (10:82:0) | الْمُجْرِمُونَ۟ | المجرمون | l-mucrimûn(e) | suçlular | ج ر م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Suçluların hoşuna gitmese de, Allah, hakkı sözleriyle gerçekleştirecektir.” | |||||
| 5 | Kehf 53. Ayet (18:53:2) | الْمُجْرِمُونَ | المجرمون | l-mucrimûne | suçlular | ج ر م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Suçlular (o gün) ateşi görünce, onun içine düşeceklerini iyice anlayacaklar ve ondan kurtuluş yolu da bulamayacaklardır. | |||||
| 6 | Şu'arâ 99. Ayet (26:99:4) | الْمُجْرِمُونَ | المجرمون | l-mucrimûn(e) | suçlulardan | ج ر م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Bizi ancak (önderlerimiz olan) suçlular saptırdı.” | |||||
| 7 | Kasas 78. Ayet (28:78:28) | الْمُجْرِمُونَ | المجرمون | l-mucrimûn(e) | suçlulara | ج ر م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kârûn, “Bunlar bana bendeki bilgi ve beceriden dolayı verilmiştir” dedi. O, Allah’ın kendinden önceki nesillerden, ondan daha kuvvetli ve daha çok mal biriktirmiş kimseleri helâk etmiş olduğunu bilmiyor muydu? Suçlulukları kesinleşmiş olanlara günahları konusunda soru sorulmaz (Çünkü Allah hepsini bilir). | |||||
| 8 | Rum 12. Ayet (30:12:5) | الْمُجْرِمُونَ | المجرمون | l-mucrimûn(e) | suçlular | ج ر م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kıyametin kopacağı günde, suçlular hayal kırıklığı içinde ümitsizliğe düşeceklerdir. | |||||
| 9 | Rum 55. Ayet (30:55:5) | الْمُجْرِمُونَۙ | المجرمون | l-mucrimûne | suçlular | ج ر م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kıyametin kopacağı gün suçlular, (dünyada) bir andan fazla kalmadıklarına yemin ederler. Onlar (dünyada haktan) işte böyle döndürülüyorlardı. | |||||
| 10 | Secde 12. Ayet (32:12:4) | الْمُجْرِمُونَ | المجرمون | l-mucrimûne | suçluları | ج ر م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Suçlular, Rablerinin huzurunda boyunlarını büküp, “Rabbimiz! (Gerçeği) gördük ve işittik. Artık şimdi bizi (dünyaya) döndür ki, salih amel işleyelim. Biz artık kesin olarak inanmaktayız” dedikleri vakit, (onları) bir görsen! | |||||
| 11 | Yâsîn 59. Ayet (36:59:4) | الْمُجْرِمُونَ | المجرمون | l-mucrimûn(e) | suçlular | ج ر م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Allah, şöyle der:) “Ey suçlular! Ayrılın bu gün!” | |||||
| 12 | Rahman 41. Ayet (55:41:2) | الْمُجْرِمُونَ | المجرمون | l-mucrimûne | suçlular | ج ر م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Suçlular simalarından tanınır da, perçemlerinden ve ayaklarından yakalanırlar. | |||||
| 13 | Rahman 43. Ayet (55:43:6) | الْمُجْرِمُونَۢ | المجرمون | l-mucrimûn(e) | suçluların | ج ر م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte bu suçluların yalanladıkları cehennemdir. | |||||