| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Âl-i İmran 37. Ayet (3:37:14) | الْمِحْرَابَۙ | المحراب | l-mihrâbe | mihraba | ح ر ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bunun üzerine Rabbi onu güzel bir şekilde kabul buyurdu ve onu güzel bir şekilde yetiştirdi. Zekeriya’yı[88] da onun bakımıyla görevlendirdi. Zekeriya, onun bulunduğu bölmeye her girişinde yanında bir yiyecek bulurdu. “Meryem! Bu sana nereden geldi?” derdi. O da “Bu, Allah katından” diye cevap verirdi. Zira Allah, dilediğine hesapsız rızık verir. | |||||
| 2 | Âl-i İmran 39. Ayet (3:39:7) | الْمِحْرَابِۙ | المحراب | l-mihrâbi | mabedde | ح ر ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Zekeriya mabedde namaz kılarken melekler ona, “Allah sana, kendisinden gelen bir kelimeyi (İsa’yı) doğrulayıcı, efendi, nefsine hâkim ve salihlerden bir peygamber olarak Yahya’yı müjdeler” diye seslendiler. | |||||
| 3 | Meryem 11. Ayet (19:11:5) | الْمِحْرَابِ | المحراب | l-mihrâbi | ma'bed- | ح ر ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Derken Zekeriya ibadet yerinden halkının karşısına çıktı. (Konuşmak istedi, konuşamadı) ve onlara “Sabah akşam Allah’ı tespih edin” diye işaret etti.[339] | |||||
| 4 | Sâd 21. Ayet (38:21:7) | الْمِحْرَابَۙ | المحراب | l-mihrâb(e) | mabed(in duvarına) | ح ر ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sana davacıların haberi geldi mi? Hani onlar duvarı aşarak mabede girmişlerdi. | |||||