"النَّبِيّ۪نَ" Analizi

Arapça Metin (Harekeli) ve benzeşen aramasında 11 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 61. Ayet (2:61:53) النَّبِيّ۪نَ النبين nnebiyyîne peygamberleri ن ب أ
Diyanet İşleri (Yeni) Hani, “Ey Mûsâ! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O hâlde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek, soğan versin” demiştiniz. O da size, “İyi olanı düşük olanla değiştirmek mi istiyorsunuz? Öyle ise inin şehre! İstedikleriniz orada var” demişti. Böylece zillet ve yoksulluk onları kapladı. Onlar, Allah’ın gazabına uğradılar. Bunun sebebi, onların; Allah’ın âyetlerini inkâr ediyor, peygamberleri de haksız yere öldürüyor olmaları idi. Bütün bunların sebebi ise, isyan etmek ve aşırı gitmekte oluşlarıydı.
2 Bakara 177. Ayet (2:177:18) وَالنَّبِيّ۪نَۚ والنبين ve-nnebiyyîne ve peygamberlere ن ب أ
Diyanet İşleri (Yeni) İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah’a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere iman edenlerin; mala olan sevgilerine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, (ihtiyacından dolayı) isteyene ve (özgürlükleri için) kölelere verenlerin; namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren, antlaşma yaptıklarında sözlerini yerine getirenlerin ve zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda (direnip) sabredenlerin tutum ve davranışlarıdır. İşte bunlar, doğru olanlardır. İşte bunlar, Allah’a karşı gelmekten sakınanların ta kendileridir.
3 Bakara 213. Ayet (2:213:7) النَّبِيّ۪نَ النبين nnebiyyîne peygamberleri ن ب أ
Diyanet İşleri (Yeni) İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler konusunda, aralarında hüküm vermek üzere kitapları hak olarak indirdi. Kendilerine apaçık âyetler geldikten sonra o konuda ancak; kitap verilenler, aralarındaki kıskançlık yüzünden anlaşmazlığa düştüler. Bunun üzerine Allah iman edenleri, kendi izniyle, onların hakkında ayrılığa düştükleri gerçeğe iletti. Allah, dilediğini doğru yola iletir.
4 Âl-i İmran 21. Ayet (3:21:7) النَّبِيّ۪نَ النبين -nnebiyyîne peygamberleri ن ب أ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın âyetlerini inkâr edenler, Peygamberleri haksız yere öldürenler, insanlardan adaleti emredenleri öldürenler var ya, onları elem dolu bir azap ile müjdele.
5 Âl-i İmran 80. Ayet (3:80:6) وَالنَّبِيّ۪نَ والنبين ve-nnebiyyîne ve peygamberleri ن ب أ
Diyanet İşleri (Yeni) Onun size, “Melekleri ve peygamberleri ilâhlar edinin.” diye emretmesi de düşünülemez. Siz müslüman olduktan sonra, o size hiç inkârı emreder mi?
6 Âl-i İmran 81. Ayet (3:81:5) النَّبِيّ۪نَ النبين -nnebiyyîne peygamberlerden ن ب أ
Diyanet İşleri (Yeni) Hani, Allah peygamberlerden, “Andolsun, size vereceğim her kitap ve hikmetten sonra, elinizdekini doğrulayan bir peygamber geldiğinde, ona mutlaka iman edeceksiniz ve ona mutlaka yardım edeceksiniz” diye söz almış ve, “Bunu kabul ettiniz mi; verdiğim bu ağır görevi üstlendiniz mi?” demişti. Onlar, “Kabul ettik” demişlerdi. Allah da, “Öyleyse şahid olun, ben de sizinle beraber şahit olanlardanım” demişti.
7 İsrâ 55. Ayet (17:55:10) النَّبِيّ۪نَ النبين nnebiyyîne peygamberlerin ن ب أ
Diyanet İşleri (Yeni) Hem Rabbin göklerde ve yerde kim varsa daha iyi bilir. Andolsun, peygamberlerin bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. Dâvûd’a da Zebûr’u verdik.[318]
8 Meryem 58. Ayet (19:58:7) النَّبِيّ۪نَ النبين nnebiyyîne peygamberler- ن ب أ
Diyanet İşleri (Yeni) İşte bunlar, Âdem’in ve Nûh ile beraber (gemiye) bindirdiklerimizin soyundan, İbrahim’in, Yakub’un ve doğru yola iletip seçtiklerimizin soyundan kendilerine nimet verdiğimiz nebîlerdir. Kendilerine Rahmân’ın âyetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı.
9 Ahzab 7. Ayet (33:7:4) النَّبِيّ۪نَ النبين nnebiyyîne peygamberler- ن ب أ
Diyanet İşleri (Yeni) Hani biz peygamberlerden sağlam söz almıştık. Senden, Nûh’tan, İbrahim, Mûsâ ve Meryem oğlu İsa’dan da. Evet biz, onlardan sapa sağlam bir söz almıştık.
10 Ahzab 40. Ayet (33:40:12) النَّبِيّ۪نَۜ النبين nnebiyyîn(e) peygamberlerin ن ب أ
Diyanet İşleri (Yeni) Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir. Fakat o, Allah’ın Resûlü ve nebîlerin sonuncusudur. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.
11 Zümer 69. Ayet (39:69:8) بِالنَّبِيّ۪نَ بالنبين bi-nnebiyyîne peygamberler ن ب أ
Diyanet İşleri (Yeni) Yeryüzü, Rabbinin nuruyla aydınlanır. Kitap (amel defterleri) ortaya konur. Peygamberler ve şahitler getirilir ve haksızlığa uğratılmaksızın aralarında adaletle hüküm verilir.