| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Nisâ 18. Ayet (4:18:24) | اَل۪يمًا | اليما | elîmâ(n) | acı | أ ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yoksa (makbul) tövbe, kötülükleri (günahları) yapıp yapıp da kendisine ölüm gelip çatınca, “İşte ben şimdi tövbe ettim” diyen kimseler ile kâfir olarak ölenlerinki değildir. Bunlar için ahirette elem dolu bir azap hazırlamışızdır. | |||||
| 2 | Nisâ 138. Ayet (4:138:6) | اَل۪يمًاۙ | اليما | elîmâ(n) | acıklı | أ ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Münafıklara, kendileri için elem dolu bir azap olduğunu müjdele. | |||||
| 3 | Nisâ 161. Ayet (4:161:14) | اَل۪يمًا | اليما | elîmâ(n) | acı | أ ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 160,161. Yahudilerin yaptıkları zulüm ve birçok kimseyi Allah yolundan alıkoymaları, kendilerine yasaklanmış olduğu hâlde faiz almaları, insanların mallarını haksız yere yemeleri sebebiyle önceden kendilerine helâl kılınmış temiz ve hoş şeyleri onlara haram kıldık. İçlerinden inkâr edenlere de acı bir azap hazırladık. | |||||
| 4 | Nisâ 173. Ayet (4:173:17) | اَل۪يمًاۙ | اليما | elîmen | acıklı | أ ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İman edip salih ameller işleyenlere gelince, (Allah) onların mükâfatlarını eksiksiz ödeyecek ve lütfundan onlara daha da fazlasını verecektir. Allah’a kulluk etmekten çekinenlere ve büyüklük taslayanlara gelince; (Allah) onları elem dolu bir azaba uğratacaktır ve onlar kendilerine Allah’tan başka bir dost ve yardımcı da bulamayacaklardır. | |||||
| 5 | Tevbe 39. Ayet (9:39:0) | اَل۪يمًا | اليما | elîmen | acıklı | أ ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer Allah, yolunda sefere çıkmazsanız, sizi elem dolu bir azap ile cezalandırır ve yerinize sizden başka bir toplum getirir. Siz ise O’na hiçbir zarar veremezsiniz. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir. | |||||
| 6 | Tevbe 74. Ayet (9:74:0) | اَل۪يمًا | اليما | elîmen | acıklı | أ ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bir şey söylemediklerine dair Allah’a yemin ediyorlar. Hâlbuki o küfür sözünü söylediler ve (sözde) müslüman olduktan sonra inkâr ettiler. Ayrıca başaramadıkları şeye (peygamberi öldürmeye) de yeltendiler. Sırf, Allah ve Resûlü kendi lütfu ile onları zengin kıldığı için intikam almaya kalktılar. Eğer tövbe ederlerse, kendileri için hayırlı olur. Şayet yüz çevirirlerse, Allah onları dünyada ve ahirette elem dolu bir azaba çarptıracaktır. Artık onlar için yeryüzünde ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır. | |||||
| 7 | İsrâ 10. Ayet (17:10:9) | اَل۪يمًا۟ | اليما | elîmâ(n) | acıklı | أ ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 9,10. Gerçekten bu Kur’an en doğru olan yola götürür ve iyi işler yapan mü’minler için büyük bir mükâfat olduğunu ve ahirete inanmayanlar için elem dolu bir azap hazırladığımızı müjdeler. | |||||
| 8 | Furkan 37. Ayet (25:37:13) | اَل۪يمًاۚ | اليما | elîmâ(n) | acıklı | أ ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Nûh kavmini de, Peygamberleri yalanladıkları vakit suda boğduk. Onları insanlara bir ibret yaptık ve zalimlere elem dolu bir azap hazırladık. | |||||
| 9 | Ahzab 8. Ayet (33:8:8) | اَل۪يمًا۟ | اليما | elîmâ(n) | acıklı | أ ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Allah, bunu) doğru kimseleri doğruluklarından hesaba çekmek için (yapmıştır.) Kâfirlere de elem dolu bir azap hazırlamıştır. | |||||
| 10 | Fetih 16. Ayet (48:16:28) | اَل۪يمًا | اليما | elîmâ(n) | acıklı | أ ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bedevîlerin (savaştan) geri bırakılanlarına de ki: “Siz, güçlü kuvvetli bir kavme karşı teslim oluncaya kadar savaşmaya çağrılacaksınız. Eğer itaat ederseniz, Allah size güzel bir mükâfat verir. Ama önceden döndüğünüz gibi yine dönerseniz, Allah sizi elem dolu bir azaba uğratır.” | |||||
| 11 | Fetih 17. Ayet (48:17:27) | اَل۪يمًا۟ | اليما | elîmâ(n) | acıklı | أ ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya güçlük yoktur. (Bunlar savaşa katılmak zorunda değillerdir.) Kim Allah’a ve Peygamberine itaat ederse, Allah onu, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar. Kim de yüz çevirirse, onu elem dolu bir azaba uğratır. | |||||
| 12 | Fetih 25. Ayet (48:25:40) | اَل۪يمًا | اليما | elîmâ(n) | acıklı | أ ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, inkâr edenler ve sizi Mescid-i Haram’ı ziyaretten ve (ibadet amacıyla) bekletilen kurbanlıkları yerlerine ulaşmaktan alıkoyanlardır. Eğer, oradaki henüz tanımadığınız inanmış erkeklerle, inanmış kadınları bilmeyerek ezmeniz ve böylece size bir eziyet gelecek olmasaydı, (Allah, Mekke’ye girmenize izin verirdi). Allah, dilediğini rahmetine koymak için böyle yapmıştır. Eğer, inananlarla inkârcılar birbirinden ayrılmış olsalardı, onlardan inkâr edenleri elem dolu bir azaba uğratırdık. | |||||
| 13 | Müzzemmil 13. Ayet (73:13:5) | اَل۪يمًا | اليما | elîmâ(n) | acı veren | أ ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 12,13. Çünkü bizim yanımızda (kâfirler için) bukağılar vardır, cehennem vardır, boğazdan zor geçen yiyecekler vardır ve elem dolu bir azap vardır. | |||||
| 14 | İnsân 31. Ayet (76:31:10) | اَل۪يمًا | اليما | elîmâ(n) | acıklı | أ ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, dilediği kimseyi rahmetine sokar. Zalimlere ise elem dolu bir azap hazırlamıştır. | |||||