| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Nisâ 70. Ayet (4:70:2) | الْفَضْلُ | الفضل | l-fadlu | ni'met | ف ض ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu lütuf Allah’tandır. Hakkıyla bilen olarak Allah yeter. | |||||
| 2 | Neml 16. Ayet (27:16:18) | الْفَضْلُ | الفضل | l-fadlu | bir lutuftur | ف ض ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Süleyman, Dâvûd’a varis oldu ve, “Ey insanlar, bize kuş dili öğretildi ve bize her şey verildi. Şüphesiz bu, apaçık bir lütuftur” dedi. | |||||
| 3 | Fâtır 32. Ayet (35:32:20) | الْفَضْلُ | الفضل | l-fadlu | lutuf | ف ض ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra biz, o kitabı kullarımızdan seçtiğimiz kimselere (Muhammed’in ümmetine) miras olarak verdik. Onlardan kendine zulmedenler vardır. Onlardan ortada olanlar vardır. Yine onlardan Allah’ın izniyle hayırlı işlerde öne geçenler vardır. İşte bu büyük lütuftur. | |||||
| 4 | Şûrâ 22. Ayet (42:22:23) | الْفَضْلُ | الفضل | l-fadlu | lutuf | ف ض ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sen, zalimlerin yaptıkları şeyler tepelerine inerken bu yüzden korku ile titrediklerini göreceksin. İnanıp yararlı işler yapanlar da cennet bahçelerindedirler. Onlar için Rableri katında diledikleri her şey vardır. İşte bu büyük lütuftur. | |||||