| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 6500 | Yusuf 99. Ayet (12:99:8) | وَقَالَ | وقال | ve kâle | ve dedi | ق و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Mısır’a gidip) Yûsuf’un huzuruna girdiklerinde; Yûsuf ana babasını bağrına bastı ve “Allah’ın iradesi ile güven içinde Mısır’a girin” dedi. | |||||
| 6501 | Yusuf 99. Ayet (12:99:13) | اللّٰهُ | الله | (A)llâhu | Allah'ın | اللَّهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Mısır’a gidip) Yûsuf’un huzuruna girdiklerinde; Yûsuf ana babasını bağrına bastı ve “Allah’ın iradesi ile güven içinde Mısır’a girin” dedi. | |||||
| 6502 | Yusuf 100. Ayet (12:100:4) | الْعَرْشِ | العرش | l-’arşi | tahtın | ع ر ش |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ana babasını tahtın üzerine çıkardı. Hepsi ona (Yûsuf’a) saygı ile eğildiler. Yûsuf dedi ki: “Babacığım! İşte bu, daha önce gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra; Rabbim beni zindandan çıkararak ve sizi çölden getirerek bana çok iyilikte bulundu. Şüphesiz Rabbim, dilediği şeyde nice incelikler sergileyendir. Şüphesiz O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.” | |||||
| 6503 | Yusuf 100. Ayet (12:100:8) | وَقَالَ | وقال | ve kâle | ve dedi | ق و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ana babasını tahtın üzerine çıkardı. Hepsi ona (Yûsuf’a) saygı ile eğildiler. Yûsuf dedi ki: “Babacığım! İşte bu, daha önce gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra; Rabbim beni zindandan çıkararak ve sizi çölden getirerek bana çok iyilikte bulundu. Şüphesiz Rabbim, dilediği şeyde nice incelikler sergileyendir. Şüphesiz O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.” | |||||
| 6504 | Yusuf 100. Ayet (12:100:26) | السِّجْنِ | السجن | ssicni | zindan- | س ج ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ana babasını tahtın üzerine çıkardı. Hepsi ona (Yûsuf’a) saygı ile eğildiler. Yûsuf dedi ki: “Babacığım! İşte bu, daha önce gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra; Rabbim beni zindandan çıkararak ve sizi çölden getirerek bana çok iyilikte bulundu. Şüphesiz Rabbim, dilediği şeyde nice incelikler sergileyendir. Şüphesiz O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.” | |||||
| 6505 | Yusuf 100. Ayet (12:100:30) | الْبَدْوِ | البدو | l-bedvi | çöl- | ب د و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ana babasını tahtın üzerine çıkardı. Hepsi ona (Yûsuf’a) saygı ile eğildiler. Yûsuf dedi ki: “Babacığım! İşte bu, daha önce gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra; Rabbim beni zindandan çıkararak ve sizi çölden getirerek bana çok iyilikte bulundu. Şüphesiz Rabbim, dilediği şeyde nice incelikler sergileyendir. Şüphesiz O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.” | |||||
| 6506 | Yusuf 100. Ayet (12:100:35) | الشَّيْطَانُ | الشيطان | şşeytânu | şeytan | ش ط ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ana babasını tahtın üzerine çıkardı. Hepsi ona (Yûsuf’a) saygı ile eğildiler. Yûsuf dedi ki: “Babacığım! İşte bu, daha önce gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra; Rabbim beni zindandan çıkararak ve sizi çölden getirerek bana çok iyilikte bulundu. Şüphesiz Rabbim, dilediği şeyde nice incelikler sergileyendir. Şüphesiz O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.” | |||||
| 6507 | Yusuf 100. Ayet (12:100:46) | الْعَل۪يمُ | العليم | l-’alîmu | bilendir | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ana babasını tahtın üzerine çıkardı. Hepsi ona (Yûsuf’a) saygı ile eğildiler. Yûsuf dedi ki: “Babacığım! İşte bu, daha önce gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra; Rabbim beni zindandan çıkararak ve sizi çölden getirerek bana çok iyilikte bulundu. Şüphesiz Rabbim, dilediği şeyde nice incelikler sergileyendir. Şüphesiz O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.” | |||||
| 6508 | Yusuf 100. Ayet (12:100:47) | الْحَك۪يمُ | الحكيم | l-hakîm(u) | her şeyi yerli yerince yapandır | ح ك م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ana babasını tahtın üzerine çıkardı. Hepsi ona (Yûsuf’a) saygı ile eğildiler. Yûsuf dedi ki: “Babacığım! İşte bu, daha önce gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra; Rabbim beni zindandan çıkararak ve sizi çölden getirerek bana çok iyilikte bulundu. Şüphesiz Rabbim, dilediği şeyde nice incelikler sergileyendir. Şüphesiz O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.” | |||||
| 6509 | Yusuf 101. Ayet (12:101:5) | الْمُلْكِ | الملك | l-mulki | mülk | م ل ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rabbim! Gerçekten bana mülk verdin ve bana sözlerin yorumunu öğrettin. Ey gökleri ve yeri yaratan! Dünyada ve ahirette sen benim velimsin. Benim canımı müslüman olarak al ve beni iyilere kat.” | |||||
| 6510 | Yusuf 101. Ayet (12:101:9) | الْاَحَاد۪يثِۚ | الاحاديث | l-ehâdîś(i) | düşlerin | ح د ث |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rabbim! Gerçekten bana mülk verdin ve bana sözlerin yorumunu öğrettin. Ey gökleri ve yeri yaratan! Dünyada ve ahirette sen benim velimsin. Benim canımı müslüman olarak al ve beni iyilere kat.” | |||||
| 6511 | Yusuf 101. Ayet (12:101:11) | السَّمٰوَاتِ | السموات | ssemâvâti | göklerin | س م و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rabbim! Gerçekten bana mülk verdin ve bana sözlerin yorumunu öğrettin. Ey gökleri ve yeri yaratan! Dünyada ve ahirette sen benim velimsin. Benim canımı müslüman olarak al ve beni iyilere kat.” | |||||
| 6512 | Yusuf 101. Ayet (12:101:12) | وَالْاَرْضِ | والارض | vel-ardi | ve yerin | أ ر ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rabbim! Gerçekten bana mülk verdin ve bana sözlerin yorumunu öğrettin. Ey gökleri ve yeri yaratan! Dünyada ve ahirette sen benim velimsin. Benim canımı müslüman olarak al ve beni iyilere kat.” | |||||
| 6513 | Yusuf 101. Ayet (12:101:16) | الدُّنْيَا | الدنيا | ddunyâ | dünyada | د ن و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rabbim! Gerçekten bana mülk verdin ve bana sözlerin yorumunu öğrettin. Ey gökleri ve yeri yaratan! Dünyada ve ahirette sen benim velimsin. Benim canımı müslüman olarak al ve beni iyilere kat.” | |||||
| 6514 | Yusuf 101. Ayet (12:101:17) | وَالْاٰخِرَةِۚ | والاخرة | vel-âḣira(ti) | ve ahirette | أ خ ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rabbim! Gerçekten bana mülk verdin ve bana sözlerin yorumunu öğrettin. Ey gökleri ve yeri yaratan! Dünyada ve ahirette sen benim velimsin. Benim canımı müslüman olarak al ve beni iyilere kat.” | |||||
| 6515 | Yusuf 101. Ayet (12:101:20) | وَاَلْحِقْن۪ي | والحقني | ve elhiknî | ve beni kat | ل ح ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rabbim! Gerçekten bana mülk verdin ve bana sözlerin yorumunu öğrettin. Ey gökleri ve yeri yaratan! Dünyada ve ahirette sen benim velimsin. Benim canımı müslüman olarak al ve beni iyilere kat.” | |||||
| 6516 | Yusuf 101. Ayet (12:101:21) | بِالصَّالِح۪ينَ | بالصالحين | bi-ssâlihîn(e) | iyilere | ص ل ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rabbim! Gerçekten bana mülk verdin ve bana sözlerin yorumunu öğrettin. Ey gökleri ve yeri yaratan! Dünyada ve ahirette sen benim velimsin. Benim canımı müslüman olarak al ve beni iyilere kat.” | |||||
| 6517 | Yusuf 102. Ayet (12:102:4) | الْغَيْبِ | الغيب | l-ġaybi | gayb | غ ي ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte bu (kıssa), gayb haberlerindendir. Onu sana biz vahiy yolu ile bildiriyoruz. Yoksa onlar tuzak kurarak işlerine karar verdikleri zaman sen onların yanında değildin. | |||||
| 6518 | Yusuf 102. Ayet (12:102:6) | اِلَيْكَۚ | اليك | ileyk(e) | sana | إِلَىٰ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte bu (kıssa), gayb haberlerindendir. Onu sana biz vahiy yolu ile bildiriyoruz. Yoksa onlar tuzak kurarak işlerine karar verdikleri zaman sen onların yanında değildin. | |||||
| 6519 | Yusuf 103. Ayet (12:103:3) | النَّاسِ | الناس | nnâsi | insanların | ن و س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sen ne kadar şiddetle arzu etsen de insanların çoğu inanacak değillerdir. | |||||
| 6520 | Yusuf 104. Ayet (12:104:8) | اِلَّا | الا | illâ | sadece | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hâlbuki sen buna karşılık onlardan bir ücret de istemiyorsun. O (Kur’an) âlemler içinde ancak bir öğüttür. | |||||
| 6521 | Yusuf 104. Ayet (12:104:10) | لِلْعَالَم۪ينَ۟ | للعالمين | lil-’âlemîn(e) | bütün alemler için | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hâlbuki sen buna karşılık onlardan bir ücret de istemiyorsun. O (Kur’an) âlemler içinde ancak bir öğüttür. | |||||
| 6522 | Yusuf 105. Ayet (12:105:5) | السَّمٰوَاتِ | السموات | ssemâvâti | göklerde | س م و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Göklerde ve yerde nice deliller vardır ki yanlarına uğrarlar da onlardan yüzlerini çevirerek geçerler. | |||||
| 6523 | Yusuf 105. Ayet (12:105:6) | وَالْاَرْضِ | والارض | vel-ardi | ve yerde | أ ر ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Göklerde ve yerde nice deliller vardır ki yanlarına uğrarlar da onlardan yüzlerini çevirerek geçerler. | |||||
| 6524 | Yusuf 106. Ayet (12:106:4) | بِاللّٰهِ | بالله | bi(A)llâhi | Allah'a | اللَّهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onların çoğu Allah’a ancak ortak koşarak inanırlar.[286] | |||||
| 6525 | Yusuf 106. Ayet (12:106:5) | اِلَّا | الا | illâ | dışında | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onların çoğu Allah’a ancak ortak koşarak inanırlar.[286] | |||||
| 6526 | Yusuf 107. Ayet (12:107:7) | اللّٰهِ | الله | (A)llâhi | Alah'ın | اللَّهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yoksa Allah tarafından kendilerini kuşatacak bir azabın gelmeyeceğinden veya onlar farkında olmadan kıyametin ansızın gelip çatmayacağından emin mi oldular? | |||||
| 6527 | Yusuf 107. Ayet (12:107:10) | السَّاعَةُ | الساعة | ssâ’atu | O sa'atin | س و ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yoksa Allah tarafından kendilerini kuşatacak bir azabın gelmeyeceğinden veya onlar farkında olmadan kıyametin ansızın gelip çatmayacağından emin mi oldular? | |||||
| 6528 | Yusuf 108. Ayet (12:108:5) | اِلَى | الى | ila | إِلَىٰ | |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “İşte bu benim yolumdur. Ben ve bana uyanlar bilerek Allah’a çağırırız. Allah’ın şanı yücedir. Ben, Allah’a ortak koşanlardan değilim.” | |||||
| 6529 | Yusuf 108. Ayet (12:108:6) | اللّٰهِ | الله | (A)llâh(i) | Allah'a | اللَّهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “İşte bu benim yolumdur. Ben ve bana uyanlar bilerek Allah’a çağırırız. Allah’ın şanı yücedir. Ben, Allah’a ortak koşanlardan değilim.” | |||||
| 6530 | Yusuf 108. Ayet (12:108:13) | اللّٰهِ | الله | (A)llâhi | Allah'ın | اللَّهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “İşte bu benim yolumdur. Ben ve bana uyanlar bilerek Allah’a çağırırız. Allah’ın şanı yücedir. Ben, Allah’a ortak koşanlardan değilim.” | |||||
| 6531 | Yusuf 108. Ayet (12:108:17) | الْمُشْرِك۪ينَ | المشركين | l-muşrikîn(e) | ortak koşanlar- | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “İşte bu benim yolumdur. Ben ve bana uyanlar bilerek Allah’a çağırırız. Allah’ın şanı yücedir. Ben, Allah’a ortak koşanlardan değilim.” | |||||
| 6532 | Yusuf 109. Ayet (12:109:5) | اِلَّا | الا | illâ | başka | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz senden önce de, memleketler halkından ancak kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber olarak gönderdik. Yeryüzünde dolaşıp da, kendilerinden önce gelenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Elbette ahiret yurdu Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için daha iyidir. Hâlâ aklınızı kullanmıyor musunuz? | |||||
| 6533 | Yusuf 109. Ayet (12:109:6) | رِجَالًا | رجالا | ricâlen | erkeklerden | ر ج ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz senden önce de, memleketler halkından ancak kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber olarak gönderdik. Yeryüzünde dolaşıp da, kendilerinden önce gelenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Elbette ahiret yurdu Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için daha iyidir. Hâlâ aklınızı kullanmıyor musunuz? | |||||
| 6534 | Yusuf 109. Ayet (12:109:8) | اِلَيْهِمْ | اليهم | ileyhim | kendilerine | إِلَىٰ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz senden önce de, memleketler halkından ancak kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber olarak gönderdik. Yeryüzünde dolaşıp da, kendilerinden önce gelenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Elbette ahiret yurdu Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için daha iyidir. Hâlâ aklınızı kullanmıyor musunuz? | |||||
| 6535 | Yusuf 109. Ayet (12:109:11) | الْقُرٰىۜ | القرى | l-kurâ | kentler | ق ر ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz senden önce de, memleketler halkından ancak kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber olarak gönderdik. Yeryüzünde dolaşıp da, kendilerinden önce gelenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Elbette ahiret yurdu Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için daha iyidir. Hâlâ aklınızı kullanmıyor musunuz? | |||||
| 6536 | Yusuf 109. Ayet (12:109:15) | الْاَرْضِ | الارض | l-ardi | yeryüzünde | أ ر ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz senden önce de, memleketler halkından ancak kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber olarak gönderdik. Yeryüzünde dolaşıp da, kendilerinden önce gelenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Elbette ahiret yurdu Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için daha iyidir. Hâlâ aklınızı kullanmıyor musunuz? | |||||
| 6537 | Yusuf 109. Ayet (12:109:20) | الَّذ۪ينَ | الذين | lleżîne | kimselerin | ٱلَّذِى |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz senden önce de, memleketler halkından ancak kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber olarak gönderdik. Yeryüzünde dolaşıp da, kendilerinden önce gelenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Elbette ahiret yurdu Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için daha iyidir. Hâlâ aklınızı kullanmıyor musunuz? | |||||
| 6538 | Yusuf 109. Ayet (12:109:24) | الْاٰخِرَةِ | الاخرة | l-âḣirati | ahiret | أ خ ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz senden önce de, memleketler halkından ancak kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber olarak gönderdik. Yeryüzünde dolaşıp da, kendilerinden önce gelenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Elbette ahiret yurdu Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için daha iyidir. Hâlâ aklınızı kullanmıyor musunuz? | |||||
| 6539 | Yusuf 110. Ayet (12:110:4) | الرُّسُلُ | الرسل | rrusulu | elçiler | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Nihayet peygamberler ümitlerini kesecek hâle gelip yalanlandıklarını düşündükleri sırada, onlara yardımımız geldi de, böylece dilediğimiz kimseler kurtuluşa erdirildi. Azabımız ise, suçlular topluluğundan geri çevrilemez. | |||||
| 6540 | Yusuf 110. Ayet (12:110:18) | الْقَوْمِ | القوم | l-kavmi | topluluğu- | ق و م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Nihayet peygamberler ümitlerini kesecek hâle gelip yalanlandıklarını düşündükleri sırada, onlara yardımımız geldi de, böylece dilediğimiz kimseler kurtuluşa erdirildi. Azabımız ise, suçlular topluluğundan geri çevrilemez. | |||||
| 6541 | Yusuf 110. Ayet (12:110:19) | الْمُجْرِم۪ينَ | المجرمين | l-mucrimîn(e) | suçlular | ج ر م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Nihayet peygamberler ümitlerini kesecek hâle gelip yalanlandıklarını düşündükleri sırada, onlara yardımımız geldi de, böylece dilediğimiz kimseler kurtuluşa erdirildi. Azabımız ise, suçlular topluluğundan geri çevrilemez. | |||||
| 6542 | Yusuf 111. Ayet (12:111:7) | الْاَلْبَابِۜ | الالباب | l-elbâb(i) | akıl | ل ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun ki, onların kıssalarında akıl sahipleri için ibret vardır. Kur’an, uydurulabilecek bir söz değildir. Fakat kendinden öncekileri tasdik eden, her şeyi ayrı ayrı açıklayan ve inanan bir toplum için de bir yol gösterici ve bir rahmettir. | |||||
| 6543 | Yusuf 111. Ayet (12:111:14) | الَّذ۪ي | الذي | lleżî | kimsenin | ٱلَّذِى |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun ki, onların kıssalarında akıl sahipleri için ibret vardır. Kur’an, uydurulabilecek bir söz değildir. Fakat kendinden öncekileri tasdik eden, her şeyi ayrı ayrı açıklayan ve inanan bir toplum için de bir yol gösterici ve bir rahmettir. | |||||
| 6544 | Ra'd 1. Ayet (13:1:1) | الٓمٓرٰ۠ | المر | Elif Lâm Mîm Râ | Elif Lam Mim Ra | الٓمٓرٰ۠ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Elif Lâm Mîm Râ.[287] İşte bunlar Kitab’ın âyetleridir. Sana Rabbinden indirilen gerçektir, fakat insanların çoğu inanmazlar. | |||||
| 6545 | Ra'd 1. Ayet (13:1:4) | الْكِتَابِۜ | الكتاب | l-kitâb(i) | Kitabın | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Elif Lâm Mîm Râ.[287] İşte bunlar Kitab’ın âyetleridir. Sana Rabbinden indirilen gerçektir, fakat insanların çoğu inanmazlar. | |||||
| 6546 | Ra'd 1. Ayet (13:1:5) | وَالَّذ۪ٓي | والذي | velleżî | ٱلَّذِى | |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Elif Lâm Mîm Râ.[287] İşte bunlar Kitab’ın âyetleridir. Sana Rabbinden indirilen gerçektir, fakat insanların çoğu inanmazlar. | |||||
| 6547 | Ra'd 1. Ayet (13:1:7) | اِلَيْكَ | اليك | ileyke | sana | إِلَىٰ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Elif Lâm Mîm Râ.[287] İşte bunlar Kitab’ın âyetleridir. Sana Rabbinden indirilen gerçektir, fakat insanların çoğu inanmazlar. | |||||
| 6548 | Ra'd 1. Ayet (13:1:10) | الْحَقُّ | الحق | l-hakku | haktır | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Elif Lâm Mîm Râ.[287] İşte bunlar Kitab’ın âyetleridir. Sana Rabbinden indirilen gerçektir, fakat insanların çoğu inanmazlar. | |||||
| 6549 | Ra'd 1. Ayet (13:1:13) | النَّاسِ | الناس | nnâsi | insanların | ن و س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Elif Lâm Mîm Râ.[287] İşte bunlar Kitab’ın âyetleridir. Sana Rabbinden indirilen gerçektir, fakat insanların çoğu inanmazlar. | |||||