"ال" Analizi

Arapça Metin (Harekesiz) ve benzeşen aramasında 15568 sonuç bulundu.
7400 - 7450 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
7400 Nahl 116. Ayet (16:116:19) اللّٰهِ الله (A)llâhi Allah'a اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Dilleriniz yalana alışageldiğinden dolayı, Allah’a karşı yalan uydurmak için, “Şu helâldir”, “Şu haramdır” demeyin. Şüphesiz, Allah’a karşı yalan uyduranlar, kurtuluşa eremezler.
7401 Nahl 116. Ayet (16:116:20) الْكَذِبَ الكذب l-keżibe yalan ك ذ ب
Diyanet İşleri (Yeni) Dilleriniz yalana alışageldiğinden dolayı, Allah’a karşı yalan uydurmak için, “Şu helâldir”, “Şu haramdır” demeyin. Şüphesiz, Allah’a karşı yalan uyduranlar, kurtuluşa eremezler.
7402 Nahl 117. Ayet (16:117:5) اَل۪يمٌ اليم elîm(un) acıklı أ ل م
Diyanet İşleri (Yeni) (Dünyada elde ettikleri) az bir yararlanmadır. Hâlbuki (ahirette) onlara acıklı bir azap vardır.
7403 Nahl 118. Ayet (16:118:2) الَّذ۪ينَ الذين lleżîne olanlara da ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) Daha önce sana anlattıklarımızı yahudi olanlara da haram kılmıştık. Biz (bununla) onlara zulmetmedik, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.
7404 Nahl 119. Ayet (16:119:6) السُّٓوءَ السوء ssû-e kötülük س و أ
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra, şüphesiz ki Rabbin; cahillik sebebiyle kötülük yapan, sonra bunun ardından tövbe eden ve durumunu düzeltenlerden yanadır. Şüphesiz Rabbin bundan sonra da elbette çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.[308]
7405 Nahl 119. Ayet (16:119:7) بِجَهَالَةٍ بجهالة bi-cehâletin cehaletle ج ه ل
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra, şüphesiz ki Rabbin; cahillik sebebiyle kötülük yapan, sonra bunun ardından tövbe eden ve durumunu düzeltenlerden yanadır. Şüphesiz Rabbin bundan sonra da elbette çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.[308]
7406 Nahl 120. Ayet (16:120:11) الْمُشْرِك۪ينَۙ المشركين l-muşrikîn(e) ortak koşanlar- ش ر ك
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz İbrahim, Allah’a itaat eden, hakka yönelen bir önder idi. Allah’a ortak koşanlardan değildi.
7407 Nahl 121. Ayet (16:121:5) اِلٰى الى ilâ إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) O’nun nimetlerine şükreden bir önderdi. Allah, onu seçmiş ve doğru yola iletmişti.
7408 Nahl 122. Ayet (16:122:3) الدُّنْيَا الدنيا ddunyâ dünyada د ن و
Diyanet İşleri (Yeni) Ona dünyada iyilik verdik. Şüphesiz o, ahirette de salihlerdendir.
7409 Nahl 122. Ayet (16:122:7) الْاٰخِرَةِ الاخرة l-âḣirati ahirette de أ خ ر
Diyanet İşleri (Yeni) Ona dünyada iyilik verdik. Şüphesiz o, ahirette de salihlerdendir.
7410 Nahl 122. Ayet (16:122:9) الصَّالِح۪ينَۜ الصالحين ssâlihîn(e) iyilerdendir ص ل ح
Diyanet İşleri (Yeni) Ona dünyada iyilik verdik. Şüphesiz o, ahirette de salihlerdendir.
7411 Nahl 123. Ayet (16:123:3) اِلَيْكَ اليك ileyke sana إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra da sana, “Hakka yönelen İbrahim’in dinine uy. O, Allah’a ortak koşanlardan değildi” diye vahyettik.
7412 Nahl 123. Ayet (16:123:12) الْمُشْرِك۪ينَ المشركين l-muşrikîn(e) ortak koşanlar- ش ر ك
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra da sana, “Hakka yönelen İbrahim’in dinine uy. O, Allah’a ortak koşanlardan değildi” diye vahyettik.
7413 Nahl 124. Ayet (16:124:3) السَّبْتُ السبت ssebtu cumartesi günü س ب ت
Diyanet İşleri (Yeni) Cumartesi gününe saygı, ancak onda görüş ayrılığına düşenlere farz kılındı. Şüphesiz Rabbin, ayrılığa düşmekte oldukları şeyler konusunda kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.
7414 Nahl 124. Ayet (16:124:5) الَّذ۪ينَ الذين lleżîne kimseler ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) Cumartesi gününe saygı, ancak onda görüş ayrılığına düşenlere farz kılındı. Şüphesiz Rabbin, ayrılığa düşmekte oldukları şeyler konusunda kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.
7415 Nahl 124. Ayet (16:124:13) الْقِيٰمَةِ القيمة l-kiyâmeti kıyamet ق و م
Diyanet İşleri (Yeni) Cumartesi gününe saygı, ancak onda görüş ayrılığına düşenlere farz kılındı. Şüphesiz Rabbin, ayrılığa düşmekte oldukları şeyler konusunda kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.
7416 Nahl 125. Ayet (16:125:2) اِلٰى الى ilâ إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Rabbinin yoluna, hikmetle, güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et. Şüphesiz senin Rabbin, kendi yolundan sapanları en iyi bilendir. O, doğru yolda olanları da en iyi bilendir.
7417 Nahl 125. Ayet (16:125:5) بِالْحِكْمَةِ بالحكمة bil-hikmeti hikmetle ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Rabbinin yoluna, hikmetle, güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et. Şüphesiz senin Rabbin, kendi yolundan sapanları en iyi bilendir. O, doğru yolda olanları da en iyi bilendir.
7418 Nahl 125. Ayet (16:125:6) وَالْمَوْعِظَةِ والموعظة vel-mev’izati ve öğütle و ع ظ
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Rabbinin yoluna, hikmetle, güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et. Şüphesiz senin Rabbin, kendi yolundan sapanları en iyi bilendir. O, doğru yolda olanları da en iyi bilendir.
7419 Nahl 125. Ayet (16:125:7) الْحَسَنَةِ الحسنة l-hasene(ti) güzel ح س ن
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Rabbinin yoluna, hikmetle, güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et. Şüphesiz senin Rabbin, kendi yolundan sapanları en iyi bilendir. O, doğru yolda olanları da en iyi bilendir.
7420 Nahl 125. Ayet (16:125:9) بِالَّت۪ي بالتي billetî (biçimde) ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Rabbinin yoluna, hikmetle, güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et. Şüphesiz senin Rabbin, kendi yolundan sapanları en iyi bilendir. O, doğru yolda olanları da en iyi bilendir.
7421 Nahl 125. Ayet (16:125:22) بِالْمُهْتَد۪ينَ بالمهتدين bil-muhtedîn(e) hidayete erenleri ه د ي
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Rabbinin yoluna, hikmetle, güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et. Şüphesiz senin Rabbin, kendi yolundan sapanları en iyi bilendir. O, doğru yolda olanları da en iyi bilendir.
7422 Nahl 127. Ayet (16:127:4) اِلَّا الا illâ başka إِلَّا
Diyanet İşleri (Yeni) Sabret! Senin sabrın ancak Allah’ın yardımı iledir. Onlardan yana üzülme. Tuzak kurmalarından dolayı da sıkıntıya düşme.
7423 Nahl 127. Ayet (16:127:5) بِاللّٰهِ بالله bi(A)llâh(i) Allah(ın yardımından) اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Sabret! Senin sabrın ancak Allah’ın yardımı iledir. Onlardan yana üzülme. Tuzak kurmalarından dolayı da sıkıntıya düşme.
7424 Nahl 128. Ayet (16:128:2) اللّٰهَ الله (A)llâhe Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz Allah, kendisine karşı gelmekten sakınanlar ve iyilik yapanlarla beraberdir.
7425 Nahl 128. Ayet (16:128:4) الَّذ۪ينَ الذين lleżîne kimselerle ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz Allah, kendisine karşı gelmekten sakınanlar ve iyilik yapanlarla beraberdir.
7426 Nahl 128. Ayet (16:128:6) وَالَّذ۪ينَ والذين velleżîne ve kimselerle ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz Allah, kendisine karşı gelmekten sakınanlar ve iyilik yapanlarla beraberdir.
7427 İsrâ 1. Ayet (17:1:2) الَّذ۪ٓي الذي lleżî O (Allah) ki ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) Kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haram’dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.[309]
7428 İsrâ 1. Ayet (17:1:7) الْمَسْجِدِ المسجد l-mescidi Mescid-i س ج د
Diyanet İşleri (Yeni) Kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haram’dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.[309]
7429 İsrâ 1. Ayet (17:1:8) الْحَرَامِ الحرام l-harâmi Haram'dan ح ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haram’dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.[309]
7430 İsrâ 1. Ayet (17:1:9) اِلَى الى ilâ إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haram’dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.[309]
7431 İsrâ 1. Ayet (17:1:10) الْمَسْجِدِ المسجد l-mescidi Mescid-i س ج د
Diyanet İşleri (Yeni) Kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haram’dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.[309]
7432 İsrâ 1. Ayet (17:1:11) الْاَقْصَا الاقصا l-aksâ Aksa'ya ق ص و
Diyanet İşleri (Yeni) Kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haram’dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.[309]
7433 İsrâ 1. Ayet (17:1:12) الَّذ۪ي الذي lleżî öyle ki ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) Kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haram’dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.[309]
7434 İsrâ 1. Ayet (17:1:20) السَّم۪يعُ السميع ssemî’u işitendir س م ع
Diyanet İşleri (Yeni) Kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haram’dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.[309]
7435 İsrâ 1. Ayet (17:1:21) الْبَص۪يرُ البصير l-basîr(u) görendir ب ص ر
Diyanet İşleri (Yeni) Kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haram’dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.[309]
7436 İsrâ 2. Ayet (17:2:3) الْكِتَابَ الكتاب l-kitâbe Kitabı ك ت ب
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) verdik ve onu, “Benden başkasını vekil edinmeyin” diyerek, İsrailoğullarına bir rehber yaptık.
7437 İsrâ 2. Ayet (17:2:8) اَلَّا الا ellâ diye  أَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) verdik ve onu, “Benden başkasını vekil edinmeyin” diyerek, İsrailoğullarına bir rehber yaptık.
7438 İsrâ 4. Ayet (17:4:2) اِلٰى الى ilâ إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Biz, Kitap’ta (Tevrat’ta) İsrailoğullarına, “Yeryüzünde muhakkak iki defa bozgunculuk yapacaksınız ve büyük bir kibre kapılarak böbürleneceksiniz” diye hükmettik.
7439 İsrâ 4. Ayet (17:4:6) الْكِتَابِ الكتاب l-kitâbi Kitapta ك ت ب
Diyanet İşleri (Yeni) Biz, Kitap’ta (Tevrat’ta) İsrailoğullarına, “Yeryüzünde muhakkak iki defa bozgunculuk yapacaksınız ve büyük bir kibre kapılarak böbürleneceksiniz” diye hükmettik.
7440 İsrâ 4. Ayet (17:4:9) الْاَرْضِ الارض l-ardi o ülkede أ ر ض
Diyanet İşleri (Yeni) Biz, Kitap’ta (Tevrat’ta) İsrailoğullarına, “Yeryüzünde muhakkak iki defa bozgunculuk yapacaksınız ve büyük bir kibre kapılarak böbürleneceksiniz” diye hükmettik.
7441 İsrâ 5. Ayet (17:5:13) خِلَالَ خلال ḣilâle aralarına girip خ ل ل
Diyanet İşleri (Yeni) Nihayet bu iki bozgunculuktan ilkinin zamanı gelince (sizi cezalandırmak için) üzerinize, pek güçlü olan birtakım kullarımızı gönderdik. Onlar evlerinizin arasına kadar sokuldular. Bu, herhâlde yerine gelmesi gereken bir va’d idi.
7442 İsrâ 5. Ayet (17:5:14) الدِّيَارِۜ الديار ddiyâr(i) evlerin د و ر
Diyanet İşleri (Yeni) Nihayet bu iki bozgunculuktan ilkinin zamanı gelince (sizi cezalandırmak için) üzerinize, pek güçlü olan birtakım kullarımızı gönderdik. Onlar evlerinizin arasına kadar sokuldular. Bu, herhâlde yerine gelmesi gereken bir va’d idi.
7443 İsrâ 6. Ayet (17:6:4) الْكَرَّةَ الكرة l-kerrate tekrar ك ر ر
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra onlara karşı size tekrar egemenlik verdik. Mallar ve çocuklarla sizi güçlendirdik; sayınızı daha da çoğalttık.
7444 İsrâ 6. Ayet (17:6:7) بِاَمْوَالٍ باموال bi-emvâlin mallarla م و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra onlara karşı size tekrar egemenlik verdik. Mallar ve çocuklarla sizi güçlendirdik; sayınızı daha da çoğalttık.
7445 İsrâ 7. Ayet (17:7:11) الْاٰخِرَةِ الاخرة l-âḣirati sonuncusunun أ خ ر
Diyanet İşleri (Yeni) İyilik ederseniz kendinize iyilik etmiş olursunuz, kötülük yaparsanız yine kendinize yapmış olursunuz. İkinci bozgunculuğun zamanı gelince, yüzünüzü kara etsinler, daha önce girdikleri gibi yine mescide (Beyt-i Makdis’e) girsinler ve ellerine geçirdikleri her şeyi yerle bir etsinler diye (üzerinize yine düşmanlarınızı gönderdik.)
7446 İsrâ 7. Ayet (17:7:15) الْمَسْجِدَ المسجد l-mescide Mescid'e (Kudüs'e) س ج د
Diyanet İşleri (Yeni) İyilik ederseniz kendinize iyilik etmiş olursunuz, kötülük yaparsanız yine kendinize yapmış olursunuz. İkinci bozgunculuğun zamanı gelince, yüzünüzü kara etsinler, daha önce girdikleri gibi yine mescide (Beyt-i Makdis’e) girsinler ve ellerine geçirdikleri her şeyi yerle bir etsinler diye (üzerinize yine düşmanlarınızı gönderdik.)
7447 İsrâ 9. Ayet (17:9:3) الْقُرْاٰنَ القران l-kur-âne Kur'an ق ر أ
Diyanet İşleri (Yeni) 9,10. Gerçekten bu Kur’an en doğru olan yola götürür ve iyi işler yapan mü’minler için büyük bir mükâfat olduğunu ve ahirete inanmayanlar için elem dolu bir azap hazırladığımızı müjdeler.
7448 İsrâ 9. Ayet (17:9:9) الْمُؤْمِن۪ينَ المؤمنين l-mu/minîne mü'minlere أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) 9,10. Gerçekten bu Kur’an en doğru olan yola götürür ve iyi işler yapan mü’minler için büyük bir mükâfat olduğunu ve ahirete inanmayanlar için elem dolu bir azap hazırladığımızı müjdeler.
7449 İsrâ 9. Ayet (17:9:10) الَّذ۪ينَ الذين lleżîne ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) 9,10. Gerçekten bu Kur’an en doğru olan yola götürür ve iyi işler yapan mü’minler için büyük bir mükâfat olduğunu ve ahirete inanmayanlar için elem dolu bir azap hazırladığımızı müjdeler.