"ال" Analizi

Arapça Metin (Harekesiz) ve benzeşen aramasında 15568 sonuç bulundu.
9350 - 9400 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
9350 Furkan 70. Ayet (25:70:10) اللّٰهُ الله (A)llâhu Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Ancak tövbe edip de inanan ve salih amel işleyenler başka. Allah işte onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
9351 Furkan 70. Ayet (25:70:14) اللّٰهُ الله (A)llâhu Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Ancak tövbe edip de inanan ve salih amel işleyenler başka. Allah işte onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
9352 Furkan 71. Ayet (25:71:4) صَالِحًا صالحا sâlihan faydalı iş ص ل ح
Diyanet İşleri (Yeni) Kim de tövbe eder ve salih amel işlerse işte o, Allah’a, tövbesi kabul edilmiş olarak döner.
9353 Furkan 71. Ayet (25:71:7) اِلَى الى ila إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Kim de tövbe eder ve salih amel işlerse işte o, Allah’a, tövbesi kabul edilmiş olarak döner.
9354 Furkan 71. Ayet (25:71:8) اللّٰهِ الله (A)llâhi Allah'a اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Kim de tövbe eder ve salih amel işlerse işte o, Allah’a, tövbesi kabul edilmiş olarak döner.
9355 Furkan 72. Ayet (25:72:1) وَالَّذ۪ينَ والذين velleżîne onlar ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, yalana şahitlik etmeyen, faydasız boş bir şeyle karşılaştıkları zaman, vakar ve hoşgörü ile geçip gidenlerdir.
9356 Furkan 72. Ayet (25:72:4) الزُّورَۙ الزور zzûra yalan ve boş söze ز و ر
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, yalana şahitlik etmeyen, faydasız boş bir şeyle karşılaştıkları zaman, vakar ve hoşgörü ile geçip gidenlerdir.
9357 Furkan 72. Ayet (25:72:7) بِاللَّغْوِ باللغو bil-laġvi boş söze ل غ و
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, yalana şahitlik etmeyen, faydasız boş bir şeyle karşılaştıkları zaman, vakar ve hoşgörü ile geçip gidenlerdir.
9358 Furkan 73. Ayet (25:73:1) وَالَّذ۪ينَ والذين velleżîne ve onlar ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, kendilerine Rabblerinin âyetleri hatırlatıldığı zaman, onlara kör ve sağır kesilmezler.
9359 Furkan 74. Ayet (25:74:1) وَالَّذ۪ينَ والذين velleżîne ve onlar ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, “Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah’a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle” diyenlerdir.
9360 Furkan 75. Ayet (25:75:3) الْغُرْفَةَ الغرفة l-ġurfete saraylarda غ ر ف
Diyanet İşleri (Yeni) İşte onlar, sabretmelerine karşılık cennetin yüksek makamlarıyla mükâfatlandırılacaklar ve orada esenlik dileği ve selâmla karşılanacaklardır.
9361 Furkan 76. Ayet (25:76:1) خَالِد۪ينَ خالدين ḣâlidîne ebedi kalacaklardır خ ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Orada ebedî kalırlar. Orası ne güzel bir durak ve ne güzel bir konaktır!
9362 Şu'arâ 2. Ayet (26:2:3) الْكِتَابِ الكتاب l-kitâbi Kitabın ك ت ب
Diyanet İşleri (Yeni) Bunlar, apaçık Kitab’ın âyetleridir.
9363 Şu'arâ 2. Ayet (26:2:4) الْمُب۪ينِ المبين l-mubîn(i) apaçık ب ي ن
Diyanet İşleri (Yeni) Bunlar, apaçık Kitab’ın âyetleridir.
9364 Şu'arâ 3. Ayet (26:3:4) اَلَّا الا ellâ diye  أَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Muhammed! Mü’min olmuyorlar diye âdeta kendini helâk edeceksin!
9365 Şu'arâ 4. Ayet (26:4:6) السَّمَٓاءِ السماء ssemâi gök- س م و
Diyanet İşleri (Yeni) Biz dilesek, onlara gökten bir mucize indiririz de, ona boyun eğmek zorunda kalırlar.
9366 Şu'arâ 5. Ayet (26:5:6) الرَّحْمٰنِ الرحمن rrahmâni Rahman- ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Rahmân’dan kendilerine gelen her yeni öğütten mutlaka yüz çevirirler.
9367 Şu'arâ 5. Ayet (26:5:8) اِلَّا الا illâ إِلَّا
Diyanet İşleri (Yeni) Rahmân’dan kendilerine gelen her yeni öğütten mutlaka yüz çevirirler.
9368 Şu'arâ 7. Ayet (26:7:3) اِلَى الى ilâ إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Yeryüzüne bakmazlar mı, orada her türden nice güzel ve yararlı bitkiler bitirdik.
9369 Şu'arâ 7. Ayet (26:7:4) الْاَرْضِ الارض l-ardi yeryüzüne أ ر ض
Diyanet İşleri (Yeni) Yeryüzüne bakmazlar mı, orada her türden nice güzel ve yararlı bitkiler bitirdik.
9370 Şu'arâ 9. Ayet (26:9:4) الْعَز۪يزُ العزيز l-’azîzu üstündür ع ز ز
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz senin Rabbin, elbette mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.
9371 Şu'arâ 9. Ayet (26:9:5) الرَّح۪يمُ۟ الرحيم rrahîm(u) merhamet edendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz senin Rabbin, elbette mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.
9372 Şu'arâ 10. Ayet (26:10:7) الْقَوْمَ القوم l-kavme kavmine ق و م
Diyanet İşleri (Yeni) 10,11. Hani Rabbin, Mûsâ’ya; “Zalimler topluluğuna, Firavun’un kavmine git! Başlarına geleceklerden hâlâ korkmuyorlar mı?” diye seslenmişti.
9373 Şu'arâ 10. Ayet (26:10:8) الظَّالِم۪ينَۙ الظالمين zzâlimîn(e) zalimler ظ ل م
Diyanet İşleri (Yeni) 10,11. Hani Rabbin, Mûsâ’ya; “Zalimler topluluğuna, Firavun’un kavmine git! Başlarına geleceklerden hâlâ korkmuyorlar mı?” diye seslenmişti.
9374 Şu'arâ 11. Ayet (26:11:3) اَلَا الا elâ  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) 10,11. Hani Rabbin, Mûsâ’ya; “Zalimler topluluğuna, Firavun’un kavmine git! Başlarına geleceklerden hâlâ korkmuyorlar mı?” diye seslenmişti.
9375 Şu'arâ 12. Ayet (26:12:1) قَالَ قال kâle (Musa) dedi ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ, şöyle dedi: “Ey Rabbim! Muhakkak ki ben, beni yalanlamalarından korkuyorum.”
9376 Şu'arâ 13. Ayet (26:13:7) اِلٰى الى ilâ إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) “Göğsüm daralır. Akıcı konuşamam. Onun için, Hârûn’a da peygamberlik ver (ve onu bana yardımcı yap).”[396]
9377 Şu'arâ 15. Ayet (26:15:1) قَالَ قال kâle (Allah) dedi ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Allah dedi ki, “Hayır, korkma! Mucizelerimizle gidin. Çünkü biz sizinle beraberiz, (her şeyi) işitmekteyiz.”
9378 Şu'arâ 16. Ayet (26:16:7) الْعَالَم۪ينَۙ العالمين l-’âlemîn(e) alemlerin ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) “Firavun’a gidin ve deyin: “Şüphesiz biz âlemlerin Rabbinin elçisiyiz”,
9379 Şu'arâ 18. Ayet (26:18:1) قَالَ قال kâle (Fir'avn) dedi ki ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Firavun, şöyle dedi: “Seni biz küçük bir çocuk olarak alıp aramızda büyütmedik mi? Sen ömrünün nice yıllarını aramızda geçirdin.”
9380 Şu'arâ 18. Ayet (26:18:2) اَلَمْ الم elem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Firavun, şöyle dedi: “Seni biz küçük bir çocuk olarak alıp aramızda büyütmedik mi? Sen ömrünün nice yıllarını aramızda geçirdin.”
9381 Şu'arâ 19. Ayet (26:19:3) الَّت۪ي التي lletî ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) “(Böyle iken) sen o yaptığın işi yaptın (adam öldürdün). Sen nankörlerdensin.”
9382 Şu'arâ 19. Ayet (26:19:7) الْكَافِر۪ينَ الكافرين l-kâfirîn(e) nankörler- ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) “(Böyle iken) sen o yaptığın işi yaptın (adam öldürdün). Sen nankörlerdensin.”
9383 Şu'arâ 20. Ayet (26:20:1) قَالَ قال kâle (Musa) dedi ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ, şöyle dedi: “Ben onu, o vakit kendimi kaybetmiş bir hâlde iken (istemeyerek) yaptım.”
9384 Şu'arâ 20. Ayet (26:20:6) الضَّٓالّ۪ينَۜ الضالين ddâllîn(e) dalalette idim ض ل ل
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ, şöyle dedi: “Ben onu, o vakit kendimi kaybetmiş bir hâlde iken (istemeyerek) yaptım.”
9385 Şu'arâ 21. Ayet (26:21:11) الْمُرْسَل۪ينَ المرسلين l-murselîn(e) elçiler- ر س ل
Diyanet İşleri (Yeni) “Sizden korktuğum için de hemen aranızdan kaçtım. Derken, Rabbim bana hüküm ve hikmet bahşetti de beni peygamberlerden kıldı.”[397]
9386 Şu'arâ 23. Ayet (26:23:1) قَالَ قال kâle dedi ki ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Firavun, “Âlemlerin Rabbi de nedir?” dedi.
9387 Şu'arâ 23. Ayet (26:23:5) الْعَالَم۪ينَ العالمين l-’âlemîn(e) alemlerin ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Firavun, “Âlemlerin Rabbi de nedir?” dedi.
9388 Şu'arâ 24. Ayet (26:24:1) قَالَ قال kâle dedi ki ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ, “O, göklerin ve yerin ve her ikisi arasında bulunan her şeyin Rabbidir. Eğer gerçekten inanırsanız bu böyledir.”
9389 Şu'arâ 24. Ayet (26:24:3) السَّمٰوَاتِ السموات ssemâvâti göklerin س م و
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ, “O, göklerin ve yerin ve her ikisi arasında bulunan her şeyin Rabbidir. Eğer gerçekten inanırsanız bu böyledir.”
9390 Şu'arâ 24. Ayet (26:24:4) وَالْاَرْضِ والارض vel-ardi ve yerin أ ر ض
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ, “O, göklerin ve yerin ve her ikisi arasında bulunan her şeyin Rabbidir. Eğer gerçekten inanırsanız bu böyledir.”
9391 Şu'arâ 25. Ayet (26:25:1) قَالَ قال kâle (Fir'avn) dedi ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Firavun, etrafındakilere (alaycı bir ifade ile) “dinlemez misiniz?” dedi.
9392 Şu'arâ 25. Ayet (26:25:4) اَلَا الا elâ  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Firavun, etrafındakilere (alaycı bir ifade ile) “dinlemez misiniz?” dedi.
9393 Şu'arâ 26. Ayet (26:26:1) قَالَ قال kâle (Musa) dedi ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ, “O, sizin de Rabbiniz, geçmiş atalarınızın da Rabbidir” dedi.
9394 Şu'arâ 26. Ayet (26:26:5) الْاَوَّل۪ينَ الاولين l-evvelîn(e) önceki أ و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ, “O, sizin de Rabbiniz, geçmiş atalarınızın da Rabbidir” dedi.
9395 Şu'arâ 27. Ayet (26:27:1) قَالَ قال kâle (Fir'avn) dedi ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Firavun, “Bu size gönderilen peygamberiniz, şüphesiz delidir” dedi.
9396 Şu'arâ 27. Ayet (26:27:4) الَّذ۪ٓي الذي lleżî ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) Firavun, “Bu size gönderilen peygamberiniz, şüphesiz delidir” dedi.
9397 Şu'arâ 27. Ayet (26:27:6) اِلَيْكُمْ اليكم ileykum size إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Firavun, “Bu size gönderilen peygamberiniz, şüphesiz delidir” dedi.
9398 Şu'arâ 28. Ayet (26:28:1) قَالَ قال kâle (Musa) dedi ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ, “O, doğunun da batının da ve ikisi arasındaki her şeyin de Rabbidir. Eğer düşünüyorsanız bu, böyledir” dedi.
9399 Şu'arâ 28. Ayet (26:28:3) الْمَشْرِقِ المشرق l-meşriki doğunun ش ر ق
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ, “O, doğunun da batının da ve ikisi arasındaki her şeyin de Rabbidir. Eğer düşünüyorsanız bu, böyledir” dedi.