"ال" Analizi

Arapça Metin (Harekesiz) ve benzeşen aramasında 15568 sonuç bulundu.
11500 - 11550 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
11500 Sâffât 28. Ayet (37:28:1) قَالُٓوا قالوا kâlû dediler ki ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Şöyle derler: “Siz bize sağdan gelirdiniz. Bize haktan yana görünürdünüz.”
11501 Sâffât 28. Ayet (37:28:6) الْيَم۪ينِ اليمين l-yemîn(i) sağ- ي م ن
Diyanet İşleri (Yeni) Şöyle derler: “Siz bize sağdan gelirdiniz. Bize haktan yana görünürdünüz.”
11502 Sâffât 29. Ayet (37:29:1) قَالُوا قالوا kâlû dediler ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Diğerleri de onlara şöyle derler: “Hayır, siz zaten mü’min kimseler değildiniz.”
11503 Sâffât 33. Ayet (37:33:4) الْعَذَابِ العذاب l-’ażâbi azabda ع ذ ب
Diyanet İşleri (Yeni) Artık onlar o gün azapta ortaktırlar.
11504 Sâffât 34. Ayet (37:34:4) بِالْمُجْرِم۪ينَ بالمجرمين bilmucrimîn(e) suçlulara ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) İşte biz suçlulara böyle yaparız.
11505 Sâffât 35. Ayet (37:35:7) اِلٰهَ اله ilâhe tanrı أ ل ه
Diyanet İşleri (Yeni) Çünkü onlar, kendilerine, “Allah’tan başka hiçbir ilâh yoktur” denildiği zaman, inanmayıp büyüklük taslıyorlardı.
11506 Sâffât 35. Ayet (37:35:8) اِلَّا الا illa başka إِلَّا
Diyanet İşleri (Yeni) Çünkü onlar, kendilerine, “Allah’tan başka hiçbir ilâh yoktur” denildiği zaman, inanmayıp büyüklük taslıyorlardı.
11507 Sâffât 35. Ayet (37:35:9) اللّٰهُ الله (A)llâhu Allah'tan اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Çünkü onlar, kendilerine, “Allah’tan başka hiçbir ilâh yoktur” denildiği zaman, inanmayıp büyüklük taslıyorlardı.
11508 Sâffât 36. Ayet (37:36:4) اٰلِهَتِنَا الهتنا âlihetinâ tanrılarımızı أ ل ه
Diyanet İşleri (Yeni) “Biz, deli bir şair için ilâhlarımızı mı terk edeceğiz?” diyorlardı.
11509 Sâffât 37. Ayet (37:37:3) بِالْحَقِّ بالحق bil-hakki gerçeği ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) Hayır, öyle değil. O, hakkı getirmiş, (önceki) peygamberleri de tasdik etmiştir.
11510 Sâffât 37. Ayet (37:37:5) الْمُرْسَل۪ينَ المرسلين l-murselîn(e) elçileri ر س ل
Diyanet İşleri (Yeni) Hayır, öyle değil. O, hakkı getirmiş, (önceki) peygamberleri de tasdik etmiştir.
11511 Sâffât 38. Ayet (37:38:3) الْعَذَابِ العذاب l-’ażâbi azabı ع ذ ب
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz siz mutlaka elem dolu azabı tadacaksınız.
11512 Sâffât 38. Ayet (37:38:4) الْاَل۪يمِۚ الاليم l-elîm(i) acı أ ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz siz mutlaka elem dolu azabı tadacaksınız.
11513 Sâffât 39. Ayet (37:39:3) اِلَّا الا illâ dışında إِلَّا
Diyanet İşleri (Yeni) Siz ancak işlediklerinizin karşılığı ile cezalandırılırsınız.
11514 Sâffât 40. Ayet (37:40:1) اِلَّا الا illâ (ve) hariçtir إِلَّا
Diyanet İşleri (Yeni) Ancak Allah’ın halis kulları başka.
11515 Sâffât 40. Ayet (37:40:3) اللّٰهِ الله (A)llâhi Allah'ın اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Ancak Allah’ın halis kulları başka.
11516 Sâffât 40. Ayet (37:40:4) الْمُخْلَص۪ينَ المخلصين l-muḣlesîn(e) halis خ ل ص
Diyanet İşleri (Yeni) Ancak Allah’ın halis kulları başka.
11517 Sâffât 43. Ayet (37:43:3) النَّع۪يمِۙ النعيم nna’îm(i) Ni'met ن ع م
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar Naîm cennetlerindedirler.
11518 Sâffât 48. Ayet (37:48:3) الطَّرْفِ الطرف ttarfi bakışlarıyla ط ر ف
Diyanet İşleri (Yeni) Yanlarında bakışlarını yalnızca kendilerine çevirmiş iri gözlü eşler vardır.
11519 Sâffât 51. Ayet (37:51:1) قَالَ قال kâle dedi ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) İçlerinden biri der ki: “Benim bir arkadaşım vardı.”
11520 Sâffât 52. Ayet (37:52:4) الْمُصَدِّق۪ينَ المصدقين l-musaddikîn(e) doğrulayan(lar) ص د ق
Diyanet İşleri (Yeni) “Sen de tekrar dirilmeyi tasdik edenlerden misin?” derdi.
11521 Sâffât 54. Ayet (37:54:1) قَالَ قال kâle dedi ki ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Konuşan o kimse, yanındakilere, “Bakar mısınız, hâli ne oldu?” der.
11522 Sâffât 55. Ayet (37:55:5) الْجَح۪يمِ الجحيم l-cahîm(i) cehennemin ج ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Kendisi de bakar ve onu cehennemin ortasında görür.
11523 Sâffât 56. Ayet (37:56:1) قَالَ قال kâle dedi ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Ona şöyle der: “Allah’a andolsun, neredeyse beni de helâk edecektin.”
11524 Sâffât 56. Ayet (37:56:2) تَاللّٰهِ تالله ta(A)llâhi tallahi اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Ona şöyle der: “Allah’a andolsun, neredeyse beni de helâk edecektin.”
11525 Sâffât 57. Ayet (37:57:6) الْمُحْضَر۪ينَ المحضرين l-muhdarîn(e) (oraya) getirilenlerden ح ض ر
Diyanet İşleri (Yeni) “Rabbimin nimeti olmasaydı, mutlaka ben de cehenneme konulanlardan olmuştum.”
11526 Sâffât 59. Ayet (37:59:1) اِلَّا الا illâ dışında إِلَّا
Diyanet İşleri (Yeni) 58,59. “Nasıl, ilk ölümümüzden başka ölmeyecek miymişiz?[455] Bize azap edilmeyecek miymiş?”
11527 Sâffât 59. Ayet (37:59:3) الْاُو۫لٰى الاولى l-ûlâ ilk أ و ل
Diyanet İşleri (Yeni) 58,59. “Nasıl, ilk ölümümüzden başka ölmeyecek miymişiz?[455] Bize azap edilmeyecek miymiş?”
11528 Sâffât 60. Ayet (37:60:4) الْفَوْزُ الفوز l-fevzu başarının ف و ز
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz bu (cennetteki nimetlere ulaşmak) büyük bir başarıdır.
11529 Sâffât 60. Ayet (37:60:5) الْعَظ۪يمُ العظيم l-’azîm(u) büyük ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz bu (cennetteki nimetlere ulaşmak) büyük bir başarıdır.
11530 Sâffât 61. Ayet (37:61:4) الْعَامِلُونَ العاملون l-’âmilûn(e) çalışanlar ع م ل
Diyanet İşleri (Yeni) Çalışanlar böylesi için çalışsınlar!
11531 Sâffât 62. Ayet (37:62:6) الزَّقُّومِ الزقوم zzakkûm(i) zakkum ز ق م
Diyanet İşleri (Yeni) Ziyafet olarak bu mu daha hayırlı, yoksa zakkum ağacı mı?
11532 Sâffât 63. Ayet (37:63:4) لِلظَّالِم۪ينَ للظالمين li-zzâlimîn(e) zalimler için ظ ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz biz onu zalimler için bir imtihan aracı kıldık.[456]
11533 Sâffât 64. Ayet (37:64:6) الْجَح۪يمِۙ الجحيم l-cahîm(i) cehennemin ج ح م
Diyanet İşleri (Yeni) O, cehennemin dibinde biten bir ağaçtır.
11534 Sâffât 65. Ayet (37:65:4) الشَّيَاط۪ينِ الشياطين şşeyâtîn(i) şeytanların ش ط ن
Diyanet İşleri (Yeni) Onun meyveleri sanki şeytanların kafalarıdır.[457]
11535 Sâffât 66. Ayet (37:66:4) فَمَالِؤُ۫نَ فمالؤن fe-mâliûne ve dolduracaklardır م ل أ
Diyanet İşleri (Yeni) Cehennemlikler ondan yiyecekler ve onunla karınlarını dolduracaklardır.
11536 Sâffât 66. Ayet (37:66:6) الْبُطُونَۜ البطون l-butûn(e) karınlarını ب ط ن
Diyanet İşleri (Yeni) Cehennemlikler ondan yiyecekler ve onunla karınlarını dolduracaklardır.
11537 Sâffât 68. Ayet (37:68:4) لَاِلَى لالى le-ilâ mutlaka إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra onların dönüşleri mutlaka cehennemedir.
11538 Sâffât 68. Ayet (37:68:5) الْجَح۪يمِ الجحيم l-cahîm(i) cehennemdir ج ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra onların dönüşleri mutlaka cehennemedir.
11539 Sâffât 69. Ayet (37:69:2) اَلْفَوْا الفوا elfev buldular ل ف و
Diyanet İşleri (Yeni) Çünkü onlar babalarını sapık kimseler olarak buldular.
11540 Sâffât 69. Ayet (37:69:4) ضَٓالّ۪ينَۙ ضالين dâllîn(e) sapık kimseler ض ل ل
Diyanet İşleri (Yeni) Çünkü onlar babalarını sapık kimseler olarak buldular.
11541 Sâffât 71. Ayet (37:71:5) الْاَوَّل۪ينَۙ الاولين l-evvelîn(e) evvelkilerin أ و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, onlardan önce, evvelkilerin çoğu da sapmıştı.
11542 Sâffât 73. Ayet (37:73:5) الْمُنْذَر۪ينَۙ المنذرين l-munżerîn(e) uyarılanların ن ذ ر
Diyanet İşleri (Yeni) Bak, uyarılanların sonu nasıl oldu!
11543 Sâffât 74. Ayet (37:74:1) اِلَّا الا illâ ancak hariçtir إِلَّا
Diyanet İşleri (Yeni) Ancak Allah’ın ihlâslı kulları başka.
11544 Sâffât 74. Ayet (37:74:3) اللّٰهِ الله (A)llâhi Allah'ın اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Ancak Allah’ın ihlâslı kulları başka.
11545 Sâffât 74. Ayet (37:74:4) الْمُخْلَص۪ينَ۟ المخلصين l-muḣlasîn(e) halis خ ل ص
Diyanet İşleri (Yeni) Ancak Allah’ın ihlâslı kulları başka.
11546 Sâffât 75. Ayet (37:75:5) الْمُج۪يبُونَۚ المجيبون l-mucîbûn(e) kabul buyurmuştuk ج و ب
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, Nûh bize dua edip seslenmişti. Biz ne güzel cevap vereniz!
11547 Sâffât 76. Ayet (37:76:4) الْكَرْبِ الكرب l-kerbi sıkıntı- ك ر ب
Diyanet İşleri (Yeni) Onu ve ailesini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
11548 Sâffât 76. Ayet (37:76:5) الْعَظ۪يمِۘ العظيم l-’azîm(i) büyük ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) Onu ve ailesini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
11549 Sâffât 77. Ayet (37:77:4) الْبَاق۪ينَۘ الباقين l-bâkîn(e) kalıcı ب ق ي
Diyanet İşleri (Yeni) Onun neslini yeryüzünde kalanlar kıldık.